Patlican.com.tr, Patlican.com’a karşı

Patlican.com.trAVEA‘nın gençlik portalı Patlıcan ile ilgili hem özel beta zamanında, hem de yayına alınmasını takip eden dönemde inceleme yazıları yazmıştım. İlk yazımda servisin henüz dışarıya kapalı testleri gerçekleştiriliyor ve ismi GenCinSan olarak belirlenmişti. AVEA servisi yayına aldığında isminin Patlıcan olduğunu öğrendik.

AVEA‘nın isim seçimi ile ilgili kararı nasıl aldığını bilmiyorum. Mutlaka seçimin arkasında önemli kriteleri vardır. Ancak alan adı olarak patlican.com.tr‘yi seçmeleri ile ilgili destekleyici fikirleri ne olursa olsun stratejik bir hata olduğu tartışılmaz.

Konuyu çok fazla detaylandırmadan sadece bir örnekle düşüncemi desteklemek istiyorum.

Burada yazacaklarıma ilk dikkatimi çeken Nokta A.Ş. tarafından geçtiğimiz aylarda satın alınan Blogcu.com‘un ve Beril Teknoloji‘nin kurucusu Devrim Demirel‘in ilgili yazıma yazdığı yorum olmuştu.

Nokta A.Ş.‘ye ait olan patlican.com üzerinde herhangi bir servisin çalışmadığı park edilmiş bir alan adı ve bu söz konusu boş site AVEA‘nın yoğun reklam ile gerçekleştiği Patlıcan lansmanından patlican.com.tr‘den çok daha yüksek fayda sağlamış gibi duruyor.

Aşağıdaki Alexa günlük erişim grafiğinden söz konusu farklılığı kolaylıkla görebilirsiniz.

Patlican.com vs Patlican.com.tr

Buradan ne çıkartıyoruz?
AVEA
‘nın Patlıcan için yaptığı büyük yatırım, lansman ve çalışmalar küçük gibi gözüken isim seçimi sebebiyle neredeyse yarı yarıya zarar görmüş. Patlıcan yayına alınmasını takip eden dönemde sahip olabileceği kullanıcı kitlesinin 2 katını alan adı sebebiyle patlican.com‘a yönlendirmiş.

Bir süre sonra alan adları arasındaki fark kapanmış gibi gözükse de halen patlican.com.tr‘ye giren kullanıcı sayısı kadar patlican.com‘a yanlışlıkla yönelen bir kitle söz konusu. Yani, hiçbişey yapmadan patlican.com, AVEA‘nın patlıcan.com.tr‘si kadar trafik alıyor.

AVEA‘nın bu stratejik hatasını telafi edip etmeyeceğini, daha da önemlisi hatanın farkında olup olmadığını gerçekten merak ediyorum. Eğer firmadan bu konuda bir açıklama gelirse, ya da Nokta A.Ş. bizi AVEA‘nın kendilerinden patlican.com ile ilgili bir talebi olup olmadığı yönünde aydınlatırsa çok memnun olacağım.

Bu arada Turkcell‘in de Turkcell-im Benim girişimi ile ilgili yanlış isim seçimi yaptığını bu konuyla ilgili yazımda dile getirmiştim. Halen seçimin yanlış olduğunu düşünüyorum. Ancak Turkcell‘in Turkcell-im markası için TurkSelim.com‘u bile almış olmasını takdirle karşılıyorum.

GÜNCELLEME: Konuyla ilgili Nokta A.Ş. Genel Müdürü, Burçin Didinedin‘den açıklama geldi. Yorumlardaki açıklamayı buradan okuyabilirsiniz.

Devamını Oku

Kevin Rose’dan yeni girişim Pownce

Pownce.comDigg‘in kurucusu Kevin Rose tarafından duyurulan ve henüz özel beta aşamasında sadece davetiye ile üye kabul edilen Pownce bir tür web tabanlı paylaşım platformu.

Dosya, link, etkinlik ve mesaj gönderim imkanı sunan servis, oluşturduğunuz sosyal ağınız dahilindeki kullanıcılarla web üzerinden ya da masaüstü uygulaması ile paylaşım gerçekleştirebilmenizi sağlıyor.

Pownce‘ın masaüstü uygulaması eski adı Apollo olan Adobe Integrated Runtime (AIR) ile yaratılmış.

Hem sosyal ağ hem de paylaşım odaklı bir yapıda modellenmiş olan Pownce‘ın yayına alındıktan sonra inanılmaz bir ilgi göreceği ve büyük ses getireceği konusunda hiç şüphem yok.

Dilerseniz Kevin Rose‘un Pownce‘daki profil sayfasını inceleyebilir ve servis hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Devamını Oku

Nokta’dan girişimcilere destek geliyor!

Geçtiğimiz günlerde Nokta A.Ş.‘nin Genel Müdürü Burçin Didinedin ile gerçekleştirdiğim sohbet esnasında Webrazzi okuyucuları için çok önemli olacağını düşündüğüm bazı bilgilere sahip oldum.

Öğrendiğime göre şirket önümüzdeki dönemlerdeki satın alma stratejilerine bağlı olarak girişimciler ve proje sahipleri için destek çalışmalarını hayata geçiyor olacakmış.

Söz konusu çalışmaları kısaca özetlemem gerekise;

Nokta A.Ş. bugüne kadar gerçekleştirdiği satın almaların ardından, bu senenin ikinci yarısından itibaren içerikten ziyade teknoloji ve know-how yatırımlarına başlayacakmış. Burçin Didinedin bu süreci satın almalardaki 2. faz olarak isimlendiriyor.

Satınalmaların 3. fazında ise şirket girişimcilerle ortak projeler geliştirecekmiş.

Bu çalışma için Nokta A.Ş. sahibi olduğu yaklaşık 5000 Türkçe jenerik alan adını, tüm ürünlerinin API‘larını ve sistem altyapılarını proje geliştirmek isteyen girişimcilere açacağını dile getiriyor.

Şirket aynı zamanda bu tür projeler geliştirmek isteyen girişimcileri maddi olarak da destekleyecekmiş.

Kısacası Nokta A.Ş., sahibi olduğu alan adlarına bağlı üretilen fikirlere her türlü teknik desteği verirken, proje sahibini maddi olarak da destekliyor olacak.

Bu yazımda yer vermeyi düşünmediğim ancak genel olarak üzerinden geçmek istediğim bir diğer konu ise şirketin yeni servisi hakkında.

Nokta A.Ş.‘nin yakın zamanda bir de reklam ürünü piyasaya süreceğini öğrendim. Söz konusu reklam ürünü sadece şirketin sahibi olduğu servisler için değil, kaliteli içeriğe sahip tüm servislerin kullanımına açılacakmış.

Nokta A.Ş.‘nin reklam ürünü hakkında sahip olduğum detaylı bilgileri göz önüne aldığımda, ülkemizdeki girişim sahipleri için çok değerli bir servis olacağını söyleyebilirim.

Son olarak,sürekli dile getirdiğim ve bir kez daha vurgulamak istediğim bir konuya dikkat çekmek istiyorum.

Ülkemizde internet girişimcileri için büyük fırsatların olacağı yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde sektörü sürekli takip etmek, girişim alanlarını doğru analiz etmek ve zaman kaybetmeden aksiyon almak hem ülkemiz interneti için kaliteli web servislerinin oluşumunu hem de girişimciler için buna bağlı değerli geri dönüşleri ve avantajları beraberinde getirecektir.

Devamını Oku

Yeni bir müzik sosyal ağı SoundPedia.com!

Pandora‘nın Amerika dışında kullanılamamasının ardından talebin Last.fm‘e kayacağı konuşulmuştu. Diğer taraftan Pandora‘da kullanıcıların istedikleri şarkıları dinleyememesi de her ne kadar lisanslarla ilgili olsa da, kullanıcılar tarafından bir tür eksiklik olarak nitelendiriliyordu.

İşin istenilen şarkıyı dinleyebilme boyutunda karşımıza RadioBlogClub.com çıkmıştı. Kişisel olarak çok beğendiğim bir servis olmasının yanında bazı küçük eksikleri vardı.

SoundPedia.comŞimdi ise çok daha geniş özelliklere sahip bir servis gündemimize girdi. TechCrunch‘da yayınlanan inceleme yazısını okuyunca SoundPedia.com isimli servisi detaylı incelemeye aldım.

Tamamen yasal olduğu söylenen servisin birçok özelliği ile müzik severler için tercih edilen bir pozisyona gelebileceğini tahmin ediyorum.
Sanatçılar, gruplar, albümleri ve şarkıları bazında listeleme yapılan sistemde sadece ses kayıtları değil, videolara da yer verilmiş. Ayrıca dinlediğiniz şarkıların sözlerine ulaşabiliyorsunuz.

SoundPedia.com

Servise ücretsiz üye olduğunuzda istediğiniz şarkılardan listelerinizi oluşturabiliyor ve SoundPedia.com komünitesine de dahil olabiliyorsanız. Bu belirttiğim yapı dahilinde bir sosyal ağ niteliği de taşıyan servisin, incelemelerim sürecince tamamen kesintisiz müzik keyfini de yaşattığını söyleyebilirim.

SoundPedia.com‘un bu derece geniş albüm içeriği ve bunlara bağlı lisanlar göz önüne alındığında ne kadar süre ile tüm dünyaya hizmet verebileceğini bilemiyorum. Ancak müzik severler için şu aşamada keyifli bir girişim olduğunu düşünüyorum.

Devamını Oku

Last.fm Türkçe yayına başladı!

Last.fmLast.fm Türkiye Müdürü Şerife Akman‘dan aldığım e-posta ile haberdar olduğum gelişmeye gerçekten memnun oldum.

Sosyal müzik alanındaki en büyük ağ olan Last.fm‘in Türkçe ve aynı zamanda lastfm.com.tr adresinden de yayına başlaması ülkemizin global platformlarda fırsat olarak görüldüğünün önemli bir göstergesidir.

Konuyla ilgili basın bülteninde şirketin kurucu ortaklarından Martin Stiksel şöyle diyor;

“Last.fm sırf toplumun yönlendirdiği bir müzik tecrübesine sahiptir. Last.fm Türkçe/Türkiye yeni insanları sosyal ağımıza katmak için önemli bir adım olacaktır.
Last.fm müzik severleri harekete geçirdi, sadece arkalarına yaslanıp, en son önerileri takip ederek yada Last.fm müzik tabanının derinliklerini kazıyarak kişisel yoldan kendi müziklerini keşfetme olanağı sağladı.”

Last.fm‘in bu gelişmeyi takip eden süreçte Türk internet kullanıcıların çok daha yüksek ilgi göreceğine inanıyorum. Buna bağlı olarak da ülkemizdeki bazı büyük oyunculardan bu yönde girişimlerin de yayına alınacağını tahmin edebiliyorum.

Bakalım Last.fm‘in ülkemizden ilk rakibi kim olack?

Devamını Oku

Yonja’dan yeni bir servis Nolyo

Nolyo.comÜlkemizin en popüler arkadaşlık ve sosyal ağ servislerinden olan Yonja, yeni bir servisi kullanıma açtı.

Nolyo adını verdikleri servis, dünya çapında son dönemlerde büyük ses getiren Twitter modelinde çalışan bir uygulama.

Nolyo‘nun amacı yaratıcıları tarafından “kullanıcılarının arkadaşlarına ve tüm dünyaya nerede, ne yaptıklarını kolay ve hızlı olarak duyurmak” olarak özetleniyor.

Yonja‘nın kurucusu Kerim Baran‘dan aldığım davetiye ile haberdar olduğum Nolyo, son derece sade ve kullanışlı arayüzlere sahip.

Nolyo.com

Nolyo‘da Twitter‘dan farklı olarak SMS ile entegrasyonlu bir mesaj takip sistemi bulunmuyor. Ayrıca servisin çok yeni olmasından dolayı olsa gerek henüz RSS entegrasyonu da göremedim.

Ancak bunun yanında Nolyo‘ya mesaj göndermek için farklı seçenekler sunulmuş. Şu an için e-posta, Google Talk ve direk site üzerinden servise mesajınızı göndermeniz mümkün.

Takip etmek için ise, dilerseniz tüm Nolyo kapsamındaki kullanıcıların mesajlarını, dilerseniz de sadece arkadaş listenizdeki kullanıcıların mesajlarını site üzerinden izleyebilirsiniz.

Yonja‘nın mevcut kullanıcı kitlesinin Nolyo‘ya yönelmesi ile servisin kısa sürede popüler olacağına eminim. Ayrıca kullanımına katılacağını tahmin ettiğim ek özellikler ve sadeliği ile de çok daha geniş gruplara yayılacağına inanıyorum.

Henüz çok yeni olan Nolyo‘yu incelemenizi ve ileride çok ses getirecek olan bu servisin ilk kullanıcıları olmanızı tavsiye ediyorum.

Devamını Oku

Herşey birarada Zurna.com’da…

Zurna.comBir dönemin popüler sohbet (IRC) kanalı Zurna’yı internetin o yıllarını bilenler mutlaka hatırlayacaktır. Binlerce kişinin aynı anda sohbet ettiği Zurna kanalını 1997 yılında web üzerinden erişilebilir hale getirmek için kurulan Zurna.com geçen yıllar içinde büyük değişimler yaşadı ve bugünkü herşey birarada modelindeki platformuna sahip oldu.

Servisin yaratıcısı Onur Günday ile gerçekleştiğim yoğun e-posta trafiğinden sonra sahip olduğum bilgiler açıkcası beni şaşırttı. Çünkü Zurna.com o günlerden bugünlere büyük gelişim ile gerçek anlamda güçlü ve zengin bir servis yapısına kavuşmuş.

Onur Günday hakkında kısaca bilgi vermem gerekirse, kendisi Stanford Üniversitesi mezunu ve tüm çalışmalarını Amerika’da Silikon Vadisi’nde sürdüyor. Zurna.com’un geliştirilmesi de yine Silikon Vadisi’ndeki OutCubator isimli şirketlerinde devam ediyor.

Servisin gelişimi ile ilgili bilgileri alırken, bu alanda çok erken yol alındığını farkettim. Örnek vermem gerekirse.

2001 yılında sosyal ağ özelliklerini bünyesine katan Zurna.com’da o dönemlerde kullanıcılar sisteme resim ekleyebiliyor ve profillerini oluşturabiliyorlarmış.

Zurna.com’un şu anda aktif 215 bin üyesi bulunuyormuş, günlük ortalama 20 bin tekil ziyaretçisi ile yaklaşık 300 bin sayfa görüntülenmesine sahipmiş.

Servis ile ilgili detayları öğrenirken beni en çok etkileyen nokta, Zurna.com’un blog sisteminin hayata geçirilmesi oldu. 2001 yılında yayına alınan Zurna’nın blog servisi aynı zamanda günümüzün popüler blog altyapısı WordPress’in de kurucularından olan Michel Valdrighi ile birlikte geliştirilmiş.

Zurna Blog

2002 yılında Amerika’da şiddetini arttıran ve internet şirketlerini büyük ölçüde vuran kriz ile birlikte Zurna.com’un geliştirilmesi durdurulmuş ve bu alanda işe devam etmeme kararı verilmiş.

2005 yılında ise bugünkü yeni Zurna.com yayına alınmış.

Günümüzdeki Zurna.com özelliklerine baktığımızda tam da yazımın başlığında sözünü ettiğim gibi herşey birarada bir servis ile karşılaşıyoruz.

Blog, grup, fotoğraf, video ve sohbet (chat) gibi bir çok ek servis Zurna.com sosyal ağına değer katıyor.

Kullanıcıların profil sayfalarını MySpace.com modelindeki gibi kişiselleştirebilmesi, Ning.com modelindeki grup özelliği, video seyretmenin yanında video kaydetme özelliği, forumlar, seri ilanlar ve hatta Çorba adını verdikleri bir de Ekşi Sözlük modelinde sözlük uygulamaları mevcut.

Zurna.com’un tüm modüllerini teker teker incelemeye çalışırsam okuyucularım için bir yazı dizisi hazırlamam gerekecek gibi göründüğü için detayları sizlere bırakıyorum. Servisi inceler ve sözünü ettiğim modüller hakkındaki yorumlarınızı paylaşırsanız memnun olurum.

Ancak son bir konuyu özellikle vurgulamak istiyorum.

OutCubator.comYazımın başında sözünü ettiğim şirket, OutCubator, Silikon Vadisi merkezli bir şirket ve yeni oluşumlara yazılım desteği sağlıyor. Ayrıca kendi projelerini de geliştiren şirket, sağladığı danışmanlık hizmetinin yanında ve girişimciler ile ortak projelere de giriyor.

OutCubator’ün Silikon Vadisi, Palo Alto’dan sonra New York, Kiev, Londra ve İstanbul’da da ofisleri açılmış.

Girişimci ve işbirliği fırsatlarını takip eden okuyucularım için değerli bir kontak noktası olabileceğini düşündüğüm için yazımın sonunda özellikle OutCubator ile ilgili de kısa bir bilgi vermek istedim.

Devamını Oku

MyNet, YumiYum’u satın aldı!

MyNet ve YumiYumİlk olarak 21 Eylül 2006‘da hakkında bir yazı yayınladığım sosyal link paylaşım servisi YumiYum.org, MyNet tarafından satın alındı. Biraz geç haberim oldu hatta konu BTHaber‘de dahil yayınlandı ama tamamen kişisel bir girişim olan YumiYum.org‘un satışını paylaşmam gerektiğini düşündüm.

Dünyadaki örneklerinden del.icio.us modelinde çalışan YumiYum.org, kişisel görüşümü soracak olursanız ülkemizde beklenen ilgiyi görememişti. Aslında bu tür uygulamaları tanıyan kullanıcı kesimi sayesinde istatistikleri belirli bir seviyede tutunabilmiş ancak çok büyük yükselme sağlayamamıştı.

Elbette söz konusu durum servisin yapısından değil, ülkemizdeki potansiyel kullanıcıların alışkanlıkları ile ilgiliydi.

Zaman içinde yaygınlaşma potansiyeli olan bu tür sosyal paylaşım platformlarından en önemlisini MyNet‘in bünyesine katmasını doğru bir adım olarak görüyorum. Ancak kullanıcılarının bu tür servisleri sahiplenmesi açısından firma için yoğun çalışma gerektiren bir süreç olduğuna inanıyorum.

Ülkemizde yeni nesil web alanındaki geniş bir kullanıcı kitlesi için yabancı gözüken uygulama ve servis modellerini tabana yaymak vizyonuyla, özellikle MyNet gibi firmaların destek sağlaması gerekmektedir.

Tahmin ediyorum ki, YumiYum.org satın alması ve MyNet‘in öncesinde gerçekleştirmiş olduğu alımların etkisiyle firma bu konularda kendi üstüne düşen görevi alacak ve sahip olduğu Türkiye‘nin en büyük kullanıcı kitlesini bu tür yaklaşımlara yönlendirecektir.

Devamını Oku

ekolay.net harita servisinin beta gösterimi!

Henüz yayına alınmamış ve aldığım bilgiye göre üzerinde çalışmaları yoğun olarak süren ekolay.net‘in harita servisinin ilk görüntüleri tarafıma ulaştı.

haritasitesi.ekolay.net adresinden inceleyebileceğiniz servis hakkında şirketten aldığım bilgilere göre sistem verileri İki Nokta isimli firma tarafından sağlanmaktaymış.

Önümüzdeki hafta tam anlamıyla beta yayınına başlayacak olan servisin özellikleri ekolay.net‘in planları dahilinde şekillenirken, kullanıcılardan gelen geri bildirimler ile de genişletilecekmiş.

ekolay.net harita

Planlanan çalışmaların ilk fazında şehir rehberi, sinema, etkinlik takvimi ve kullanıcıların kendi haritalarını oluşturarak paylaşmalarına olanak tanıyan özellikler haritaya entegre edilecekmiş. Bunların yanında elbette adres, okul, nöbetçi eczane, hastane, karakol arama gibi fonksiyonaliteler de servisdeki yerini alacakmış.

ekolay.net harita

ekolay.net‘in harita servisi ile bu tür uygulamalara ihtiyaç duyabilecek tüm girişim, proje ve şirketlerle işbirliğine hazır olduğunu da söyleyebilirim.

Eğer söz konusu harita servisinin içeriği güçlü ve verileri de farklı platformlar ile kolaylıkla paylaşılabiliyor olursa, ülkemiz için lokal çözümler açısından değerli bir çalışma olacağını düşünüyorum.

Ayrıca, ekolay.net‘in özellikle Webrazzi okuyucularının görüş, fikir ve önerilerini duymak ve değerlendirmek istediğini de belirtmek istiyorum.

Servisi incelemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku

Kullanıcı dostu sinema sitesi SinemaSeans.com

SinemaSeans.comSinemaSeans.com yakın zamanda beta yayınına başlamış olan, adından da anlaşılabileceği üzere yeni bir sinema sitesi.

Keyifli bir tasarıma sahip ve yapısında Web 2.0‘ın ana özelliklerinden büyük bölümünü kapsayan servisin hayata geçirilmesindeki en büyük amaç, reklam kirliliğinden uzak bir platform oluşturmak olarak dile getiriliyor.

Tamamen kişisel bir girişim olan SinemaSeans.com‘un tarafıma bildirilmesinden sonra, servisin yaratıcısı Ender Ayna‘dan girişimi hakkında detaylı bilgiler aldım.

SinemaSeans.com yaratıcısı Ender Ayna girişimi hakkında şunları söylüyor:

Bu sitenin en büyük anlamı reklam kirliliğinden ve kullanıcı dostu olmayan arayüzlerden şikayetçi, gideceği filmi bilinçli seçen sinemaseverlere alternatif olabilmek.

SinemaSeans.com‘un büyük bölümünde sayfa yüklemesi gerçekleşmiyor ve içerik AJAX destekli olarak sunucu tarafından yükleniyor. Elbette bu durum da kullanıcılar için keyifli bir tecrübe yaratıyor.

Her ne kadar genelde bu derece yoğun AJAX kullanımını tercih etmesemde, SinemaSeans.com‘da bu durum beni kesinlikle rahatsız etmedi diyebilirim.

Servis şu an için sadece ana özellikleri ile yayın yapıyor. Testleri sürmekte olan SinemaSeans.com‘a ilerleyen dönemlerde farklı özellikler de dahil olacakmış.

Ender Ayna‘dan aldığım bilgilere göre, SinemaSeans.com‘un ikinci fazında kişiselleştirilebilir seans seçimi, RSS üzerinden veri paylaşımı, üyelerin beğendikleri filmleri paylaşabilecekleri özel sayfalar, üyelerin seçimlerine göre vizyona giren filmlerin e-mail ile bildirilmesi ve SinemaSeans.com‘un mobil versiyonu yayına alınacakmış.

Mevcut sürümünde yer alan özelliklere baktığımızda film bilgilerinin il, salon gibi kriterler bazında sorgulanabilmesinin yanında film etiketleme, yorumlama, oylama ve paylaşma özellikleri de bulunuyor.

Burada en ilginç gördüğüm özellik “paylaşma” bölümünde karşıma çıktı. Bugüne kadar hiçbir sinema sitesinde rastlamadığım del.icio.us, Digg, StumbleUpon gibi servisler üzerinden içeriğin linkinin paylaşımı sağlanmış. Umarım ilerleyen günlerde bu listeye ülkemizin aynı modelde çalışan servisleri de eklenir.

Tamamen kullanıcıyı memnun etmeye odaklı SinemaSeans.com‘un şu an için barındırma ile ilgili bir sponsor arayışı varmış. Ayrıca servisin sürekliliğini sağlayabilmek ve reklamlardan olabildiğince uzak durmak adına da bir proje sponsoru arayışı bulunuyormuş.

Kişisel fikrimi soracak olursanız sinema sektöründe yer alan şirketlerin SinemaSeans.com‘a sponsor olması kendileri için son derece değerli olacaktır. Eğer servis reklamsız yaşayacağını ya da en azından yeterli seviyede reklam alacağını amaçları kapsamında dile getiriyorsa, uzun vadede geniş bir kitleye ulaşabilecek potansiyele de sahip olacaktır. Elbette bu durum sinema sektöründeki sponsorları için de önemli geri dönüşler sağlayacaktır.

Devamını Oku


©2006-2011 Webrazzi
71 queries. 1,453 seconds. v2