Yaptığım çok küçük çaplı bir çalışma esnasında Kevin Rose‘un yeni girişimi olan Pownce‘a yolum düştü. İstatistikleri ile oynarken birşey dikkatimi çekti.
Pownce‘un henüz kapalı beta aşamasındayken yakaladığı kullanıcı yoğunluğu ve bunu takip eden süreçteki davetiyeler ile genişleyen trafiği elbette kabul edilebilir. Sonuçta Digg‘in kurucusunun girişiminden bahsediyoruz. (Kaynak: Alexa)
Ancak söz konusu servise en yoğun trafiği sağlayan ülkelere baktığımızda ilk 10 içinde Türkiye‘nin olması dikkat çekiciydi.
Böyle bir değer bekliyordum zaten, istatistiklerin o tarafına girmemin sebebi de buydu. Ancak aklımdaki tahminin gerçekleşmesi ve Türk internet kullanıcısının global Web 2.0 girişimlerine olan ilgisi beni bir kez daha mutlu etti.
Peki, sizce Pownce‘un modelinde bir girişim Pownce‘dan önce Türkiye‘de açılsaydı aynı ilgiyi görür müydü? Cevaplarınızı merakla bekliyorum.
Çocuklar için güvenli internet Firefox’la çok kolay
5 Temmuz 2007 | Yeni Girişimler, Araçlar | 1 Yorum
Glubble isimli Firefox eklentisi sayesinde aileler çocuklarını internet üzerinde zararlı olabilecek içeriklerden kolaylıkla uzak tutabiliyorlar.
Diğer tüm Firefox enlentileri gibi kolaylıkla kurulan Glubble, Firefox‘a hem çocuklara özel bir arayüz yaratıyor hem de ailelerin çocuklarının internet aktivitelerini rahatlıkla takip etmesine olanak tanıyor.
Glubble‘ın çok önemli birkaç özelliği var. Bunlardan birincisi aile ve çocuk olarak kullanıcı hesaplarını iki kategoriye bölmüş olması. Aile hesabının şifresi ile giriş yapıldığında Firefox normal moduna dönüyor, çocuk hesabında ise bahsettiğim özel çocuk arayüzü ile kısıtlanmış Firefox özellikleri devreye giriyor.
Örnek vermek gerekirse, çocuk hesabı ile giriş yapıldığında tüm favoriler ve diğer kurulu eklentiler devre dışı kalıyor.

Glubble‘ın çocuklar için de iki ayrı hesap seçeneği var. Okuma yazma bilen çocuklar ve bilmeyen çocuklar şeklinde. Bu hesaplar arasındaki en önemli fark ise, okuma yazma bilmeyen çocuklar için adres barının yerine ikonlar ve bunlara bağlı önceden ayarlanmış web sitelerinin kullanılabiliyor olması.Kişisel görüşümü soracak olursanız normalde ücretli olan bu tür uygulamaların Firefox eklentisi olarak sunuluyor olması ve tabi ki ücretsiz olması aileler için bulunmaz bir nimet. İlerleyen dönemlerde Glubble‘ın ücretli versiyonları da olacakmış ancak sitelerinde belirttikleri kadarıyla herzaman bir ücretsiz paketi bulunacakmış.
Firefox eklentisi olması dolayısıyla kolay kullanım ve kurulum imkanları sunan Glubble‘ı denemeye değer diye düşünüyorum.
Kaynak: ReadWriteWeb
Web 2.0′ın sadeliği hosting hizmetine yansıdı
5 Temmuz 2007 | Yeni Girişimler | İlk Yorumu Yazmak İster Misiniz?37Signals‘ın Getting Real yaklaşımı ile özdeşleştirdiğimiz yeni nesil web girişimlerinin sadelik temelinde kurgulanması, artık neredeyse Web 2.0‘ın ana elementlerinin de arasına girdi.
Web 2.0‘ın en çok telaffuz edilen özelliklerinden olan içeriğin ön plana çıkartılması ve paylaşılması vizyonu dahilinde, teknolojinin de etkisiyle kendiliğinden gelişen bu sadelik akımı bugün dikkatimi çeken bir hosting (barındırma) şirketinin web tabanlı uygulamalarında da kendini gösterdi.
Slamdot isimli hosting şirketi basit ve sade arayüzleri ile bu alanda belki de proje yönetiminde Basecamp‘in sahip olduğu farklılığı yakalayabilir.
Slamdot‘un sadelik, basitlik ve kolay kullanım anahtar kelimeleri ile sunduğu servisin detayları için site turunu inceleyebilirsiniz.
Google‘ın FeedBurner‘ı satın almasının ardından ne zaman bu gelişmenin etkilerini göreceğiz diye beklerken, FeedBurner‘dan beklenen açıklama geldi.
Satın almanın ilk etkileri FeedBurner‘ın ücretli olan servislerinin ücretsiz olması ile kendisini gösterdi.
FeedBurner‘ın iki önemli özelliği olan FeedBurner Stats PRO ve MyBrand artık tamamen ücretsiz.
Kısaca söz konusu iki servisin özelliklerinden bahsetmem gerekirse, Stats PRO normalde FeedBurner kullanıcılarına sağlanan RSS kullanım istatistiklerinin üst versiyonuydu. Hem RSS hem de blogunuz ile ilgili detaylı istatistiklere ulaşabileceğiniz Stats PRO servisi artık tüm FeedBurner kullanıcılarının hesaplarına otomatik olarak dahil edildi.
MyBrand ise, blog sahiplerinin RSS adreslerini feeds.feedburner.com/SiteAdı şeklinde kullanmak yerine, kendi alan adlarına bağlı kullanmalarına olanak tanıyan bir servisti. Bu servis de artık ücretsiz olarak FeedBurner kullanıcılarına açıldı.
Bu gelişmeler elbette RSS servisini FeedBurner üzerinden yöneten tüm blog sahipleri için değerli olacaktır. Ancak kişisel görüşüm ve eminim benim gibi herkesi de ilgilendiren iki haber var ki aslında hepimiz onları bekliyoruz.
1. Google AdSense’in FeedBurner’a entegre olması.
2. Google Analytics’in FeedBurner’a entegre olması.
(ya da her ikisinin de tam tersi)
Bu iki madde için de çok uzun beklememiz gerekeceğini sanmıyorum. Ama gerçekleştiklerinde sevineceğimize eminim.
Şubat ayında ekran görüntüleri ilk kez Webrazzi‘de yayınlanan ve o dönemlerde özel beta aşamasında olan Buzla artık yeni özellikleri ile birlikte yayında.
İlk incelemelerini yaptığımda sadece RSS okuyucu özelliği bulunan Buzla, geçen süre içinde sistemine link saklama özelliğini de eklemiş.
Buzla‘nın mevcut özelliklerine baktığımızda karşımıza başarılı bir RSS okuyucu, bir o kadar başarılı bir link paylaşım platformu ve verimlilik arttıracağını düşündüğüm Buzla araçları çıkıyor.
Söz konusu özellikler Buzla kullanıcılarının RSS kaynaklarından içerik takip etmesini sağlarken, beğendikleri her türlü içeriğin de linkinin saklanmasına olanak tanıyor. Buzla araçları ile de tarayınıza ekleyeceğiniz düğmelerle link saklama işleminizi kolaylaştırabiliyorsunuz.
Yakın zamanda sisteme dahil olacak olan “Arkadaşlarım” bölümü sayesinde de Buzla‘nın link paylaşım özelliğinin daha güçleneceğini tahmin ediyorum.
Ülkemizin sayılı RSS okuyucuları arasında olduğu için kısa sürede büyük ilgi göreceğini tahmin ettiğim Buzla‘nın, kullanıcıları için özel profil sayfaları sunuyor olması da sosyal link saklama tarafının güçlenmesi açısından büyük avantaj sağlayacaktır.
NOT: Buzla ile ilgili bir inceleme yazısı da Sunipeyk‘de yer alıyor. Detaylı incelemeyi okumanızı tavsiye ederim.
© 2006-2008 Arda Kutsal

