2008′de neler olacak?

28 Aralık 2007 | Analiz | 30 Yorum

Yıl sonlarında adettendir bir sonraki yıl için öngörüler yazılır. Bende bu sebeple Webrazzi’nin birçok okuyucusunun merak ettiÄŸini düşündüğüm 2008 öngörülerimi paylaÅŸmak istedim.

  • 2008‘de internet reklam pazarı Türkiye‘de önemli büyüme yaÅŸayacak. Bu önemli büyüme birçok medya ÅŸirketinin içerik sitelerine odaklanmasını ve bu alanda satın alma yapmasını hızlandıracak. Büyüme ile ilgili birçok kiÅŸi ve kurumun %20 olan beklentisi benim tahminimle %50 seviyesinde olacak.
  • MyNet ile ilgili bir satın alma haberi gerçekleÅŸecek. Ya büyük bir hisse devri ya da tamamen satış olabilir.
  • Telekom sektörünün internet ve mobil içeriÄŸe ilgisi çok büyük olacak. Bu alanda yeni giriÅŸimler ve satın almalar gerçekleÅŸebilir.
  • Yasal müzik alanında TTNet‘in giriÅŸimi ile büyük hareketlilik yaÅŸanacak. Bu alanda da yeni giriÅŸimler ve devamında hızlı satın almalar söz konusu olabilir.
  • Facebook‘a olan Türk kullanıcı ilgisi segment deÄŸiÅŸtirecek. Bu durum deÄŸer yaratan Türk internet kullanıcısının lokal servislere dönüşünü beraberinde getirecek.
  • Facebook uygulamalarının popülaritesi 2008‘in ilk yarısına kadar sürecek sonrasında Türk ÅŸirketleri için deÄŸeri kalmayacak. Bu alanda iÅŸ yapan ya da yapmayı planlayan kiÅŸi ya da ÅŸirketlerin gelir elde edebilmeleri için son 6 ay diyebilirim.
  • Cember.net‘e rakip birden fazla iÅŸ sosyal ağı hayata geçirilecek. Bu alandaki fırsat Facebook‘un popülaritesini yitirmesi ile artacak.
  • Hepsiburada.com‘la ilgili bir satış haberi alacağız.
  • MySpace Türkiye sitesi açılacak.
  • Yahoo Türkiye sitesi açılacak. Ana hedefi Türkiye‘de reklam satışı olacak.
  • Avrupa‘ya açılan deÄŸerli birden fazla Türk web giriÅŸimi olacak. Bunlar arasında e-ticaret ve seri ilan konularına odaklı giriÅŸimler olacak.
  • Birden fazla yabancı risk sermayesi ÅŸirketi internet odaklı yatırımlar için Türkiye‘ye giriÅŸ yapacak.

Emre Sokullu‘nun da bu konuya eklemeleri olacak. Ayrıca benim de atladığım noktalar varsa eklemelerim olabilir. Ama ÅŸimdilik bu kadar.

Sizlerin 2008 ile ilgili öngörüleriniz nelerdir? Paylaşırsanız sevinirim.

Tüm okuyucularıma mutlu, sağlıklı ve başarılı bir yıl dilerim. Herşey gönlünüzce olsun.

Yeni yılınız kutlu olsun! :)

Büyük medyanın web girişimlerine ilgisi

27 Aralık 2007 | Analiz | 15 Yorum

Son haftalarda Ciner Grubu‘nun web giriÅŸimlerini satın almasıyla ilgili birçok haber basında yer aldı. Kendi çevremden de bu konuda birçok soru almaya baÅŸladım. Hatta kısa süre önce bir yazımın yorumlarında da bu konuda yazı talebi gelmiÅŸti.

Aynı dönemlerde DoÄŸan Grubu‘nun da internet reklam pastasındaki payını büyütmek ile ilgili agresif stratejileri olduÄŸu duyumlarını almaya baÅŸladım. Zaten buradaki yazımda da DoÄŸan Grubu‘nun bu yönde bir stratejisi olduÄŸunu belirtmiÅŸtim.

Hatta DoÄŸan Grubu‘nun sahibi olduÄŸu tüm medya ÅŸirketlerinin (Televizyon ve gazete ağırlıklı olarak) web sitelerinin gelir elde etmesi ile ilgili önemli kararlarını tüm yönetim kademelerine aktardığı yönünde duyumlar aldığımı da söyleyebilirim. Söz konusu kararlara örnek vermem gerekirse DoÄŸan Grubu artık web sitesinden gelir elde etmeyen medya ÅŸirketi olmasını istemiyor. Bunun için de tüm web sitelerinde revizyon yapmak ve reklam vereni çekebilecek trafiÄŸe ve içeriÄŸe sahip olmak istiyor. Grubun önemli gazetelerinin bazılarının offline reklam gelirinin yaklaşık %20’si seviyesinde online reklam geliri elde etmesiyle bu tür kararların sebebini anlamak mümkün aslında.

DoÄŸan Grubu ile ilgili bir dikkat çeken konu da ÅŸirketin Gayet.net‘ten olan yüksek gelir beklentilerini karşılayamamış olmasına raÄŸmen servisin Overteam‘e ait olan azınlık hisselerini (yaklaşık %30 olduÄŸu yönünde duyumlarım var) geri almasıdır. Bu yaklaşımı ÅŸu aÅŸamada servisi kendi kurallarıyla yönetmek istemelerine baÄŸlıyorum. Kısacası 2008‘de Gayet.net kapsamında bir deÄŸiÅŸim, ya da yoÄŸun medya kampanyaları görmek olasıdır.

Ciner Grubu‘yla ilgili konulara dönecek olursam, ÅŸirketin web giriÅŸimi satın almaları ile ilgili stratejisi basında oldukça abartılı olarak yer aldı. Åžirketin hali hazırda hepimizin bildiÄŸi HaberTürk satın alması bulunuyor. Televizyon satın alması ile birlikte HaberTurk.com‘a da sahip olan Ciner Grubu‘nun bunun yanında zaten yaklaşık 1 yıldır İstanbul.net, Ankara.net, İzmir.net ve Uzman.tv‘yi bünyesinde barındıran Magnet BiliÅŸim Hizmetleri‘nde yaklaşık %35 ortaklığı bulunuyordu. Yani, bu çok da yeni bir konu deÄŸil.

Bunlara ek olarak şirket bir de Guncel.net (1), Timsah.com ve şu anda test yayınında olan Sevgi.net isimli sitelere 4-5 ay öncesinde yine %35 seviyesinde ortak olmuş.

Kısacası yapmış olduÄŸum araÅŸtırmalardan edindiÄŸim bilgilerle basında yer aldığı gibi ÅŸu aÅŸamada Ciner Grubu‘nun ilgilendiÄŸi ya da satın aldığı 50 web sitesi bulunmuyor.

Sonuç olarak ortada şöyle bir gerçeÄŸimiz bulunuyor. Türkiye‘deki online reklam harcaması 2008 yılı içinde büyük ölçüde büyüme sergileyecek (Bu konudaki öngörülerimi bir sonraki yazımda paylaşıyor olacağım.). Durum böyle olunca da ÅŸirketler pazardaki gelir potansiyellerini yüksek tutmak ve cirolarını arttırmak için hem mevcut kaynaklarını hem de önemli gördükleri alanlardaki içerik servislerini deÄŸerlendirmek istiyorlar.

Farklı büyük şirketlerin internet stratejileri ile ilgili bilgi paylaşmak isteyen okuyucularım olursa benim iletişime geçebilir ya da yorumlarda paylaşımlarını gerçekleştirebilirler.

TTNet‘in 2008 yılı itibari ile ücretsiz yasal müzik servisi sunacağını duyurmamdan sonra bu alanda rekabetin bundan sonraki boyutunun ne olacağı yönünde birçok sohbetin içinde yer aldım. Genel düşünce TTNet‘in bu hareketinin rekabet edilmesi zor bir durum oluÅŸturduÄŸu yönünde oldu.

Kişisel görüşüm, bu zor rekabet durumu şirketin ücretsiz yasal müzik servisini nasıl modelleyeceği ile ilgili. Bu konunun detaylarına girmeden kısaca düşüncelerimin ana fikrini açıklamak istiyorum.

TTNet eÄŸer ADSL kullanıcılarının paketlerine baÄŸlı bir kotalı müzik indirme hakkı verirse, ki öyle olacak, bu alanda hala müzik satışı ya da benzer servislerin tutunması mümkün olacaktır. Yani, rekabet çok da imkansız olmaz. Ücretsiz müzik dinleme konusunda ise tüm paketlerde bu hizmetin sınırsız olarak sunulacağı söyleniyor. Bu alanda baÅŸarı için ise, TTNet‘in oluÅŸturduÄŸu web uygulaması önemli olacaktır. Çünkü kullanılabilir olmayan, topluluk ruhunu barındırmayan bir servis önemli rekabet üstünlüğü yaratmayacaktır.

Bundan sonrasındaki rekabet kararını sizlere bırakarak ben şu günlerde popülaritesi hızla yükselen bir ücretsiz yasal müzik servisinden bahsetmek istiyorum.

Musicopat.comMusicopat isimli servis MÜ-YAP ve diğer meslek birlikleri ile anlaşmalı olarak kullanıcılarının Türkçe şarkıları web tabanlı olarak ücretsiz dinlemesine imkan tanımaktadır. Servis kapsamında yabancı şarkılar da yer almakta ve telif hakkı sahibi şirketlerle birebir yapılan anlaşmalar ile bu kategorideki şarkılar da kullanıcıların dinlemesine ücretsiz olarak sunulmaktadır.

Servis yetkilileri ile yapmış olduÄŸum görüşmede 1 Eylül 2007 itibari ile yayına girmiÅŸ olan Musicopat‘da ÅŸu anda 190 binden fazla ÅŸarkı olduÄŸunu öğrendim.

Last.fm modelini uygulayan Musicopat‘da kullanıcılar sisteme ücretsiz üye olduktan sonra diÄŸer kullanıcılar ile müzik zevkleri etrafında oluÅŸan bir aÄŸda birleÅŸmiÅŸ oluyorlar. Servisin bünyesinde yer alan gruplar özelliÄŸi de bu etkileÅŸimi güçlendiriyor diyebilirim.

Musicopat.com

Musicopat‘da ayrıca müzik türlerine göre kurulmuÅŸ radyolar, en popüler albüm, ÅŸarkı ve sanatçı listeleri de yer almaktadır.

Servis yetkililerinin belirttiğine göre, hala üzerinde yoğun çalışma gerçekleştirilen Musicopat henüz açılış lansmanını yapmamış ve beta aşamasında gelişimini sürdürmekteymiş.

Musicopat‘ın detaylı kullanımına daha fazla girmeden ilgili okuyucularımın servisi denemesini öneriyorum.

Yasal müzik alanında güçlü bir topluluk olarak gördüğüm oyuncuyu paylaÅŸtıktan sonra ÅŸunu belirtmek istiyorum. TTNet‘in bu alanda hayata geçireceÄŸi servisin göreceÄŸi ilgi kuÅŸkusuz, ancak bu alana girebilecek giriÅŸimler için halen baÅŸarı potansiyelinin olduÄŸu da topluluk gücü söz konusu olduÄŸunda ortadadır.

Mynet ve YonjaDün, Sabah Gazetesi‘nde yayınlanan bir haber MyNet‘in, Yonja.com‘a %50 oranında ortak olduÄŸunu bildirdi. Gazetenin haberinde söz konusu ortaklık için MyNet‘in ÅŸirkete $15 milyon ödediÄŸi iddia edilmiÅŸti.

Konuyla ilgili Yonja.com‘un da bünyesinde bulunduÄŸu Yonja Media Group CEO’su Kerim Baran‘la görüştüğümde, MyNet‘in ortağı Tiger (Tiger, MyNet‘in %25‘ine sahiptir) ile birlikte Yonja.com‘un %50’sine sahip olduÄŸunu doÄŸruladı. Ancak Sabah Gazetesi‘nde çıkan rakamla ilgili bir yorum yapmadı.

Kerim Baran, rekabetin arttığı internet sektöründe iki ÅŸirketin kuvvetlerini birleÅŸtirmesinin hem ÅŸirketlere, hem de Tükiye’deki internet kullanıcılarına bir çok katkısı olacağına inandığını belirtti.

Yonja.com‘un bir süre önce azınlık hisselerini içlerinde Saran Holding‘in de olduÄŸu 3 ÅŸirkete sattığını hatırlıyoruz. MyNet ortaklığı ile birlikte daha da güçlenmiÅŸ olan Yonja.com‘un bundan sonraki geliÅŸimini takip ediyor olacağız.

Ancak benim asıl merak ettiÄŸim MyNet‘in son dönemlerde yoÄŸun olarak üzerinde çalıştığı, önceleri Expredo adıyla lanse ettiÄŸi, sonraları beÄŸenmeyip dış kaynak kullanarak baÅŸtan hazırlattığı ve son olarak MyNet Eksenim ismiyle yayına aldığı sosyal aÄŸ uygulaması bu vizyonda nerede konumlandırılmış durumda?

Zargan ve online sözlük pazarı

12 Aralık 2007 | Analiz | 13 Yorum

Yaklaşık 1 yıl önce yazdığım bir yazıda, Türkiye’nin Google’larının online sözlük pazarından gelebileceÄŸini öne sürmüştüm. Beni bu iddiaya iten, internetteki içeriÄŸin devasa bir bölümünün İngilizce olması, ve Türkiye’deki İngilizce okur-yazarlık oranının düşük oluÅŸuydu. İşte bu ters oranti, internet okyanusuna giren Türk internet kullanıcılarının, online sözlüklere saldıracağının birincil iÅŸaretiydi benim için.

Tam bunun üzerine, Seslisözlük‘ten sonra en büyük online sözlük oyuncusu Zargan‘ın kurucularından UÄŸur Yorulmaz benimle iletiÅŸime geçti; Zargan’dan bazı rakamları bizlerle paylaÅŸtı. Tablo iç açıcı:

Aylık Tekil Ziyaretçi Sayısı: 800,000
Günlük Sayfa Gösterimi: 1,000,000
Ek bilgiler için şu adrese bakın: http://www.zargan.com/livemembers.asp

Buna göre Zargan ziyaretçi sayısı 10 ayda 7 katına çıkmış. Sayfa gösterimi de 2 katına fırlamış. UÄŸur bunu ADSL’nin yaygınlaÅŸmasına, önceki yazımda da ÅŸikayet ettiÄŸim üyelik sistemini kaldırmalarına ve yeni tasarımdaki sözcük önerme gibi sayfa gösterimini arttırıcı etkenlere baÄŸlıyor.

Gerçek olan tek ÅŸey tablonun etkileyici olduÄŸu. Yazının başındaki savımı destekleyen bir diÄŸer örnek de Facebook’dan geldi. Medyamızın ÅŸiÅŸirmesiyle Türkçe alternatifleri bırakıp Facebook’a hücum eden Türk kullanıcısı, Facebook’u kullanabilmek için yıllarca deÄŸiÅŸtiremediÄŸi tarayıcısını TürkçeFacebook adlı Greasemonkey destekli Firefox’la deÄŸiÅŸtirdi! Ve tabi bu da, yapımcılarını epeyce ödüllendirmiÅŸtir diye tahmin ediyoruz.

Son olarak, oynanabilirliÄŸi ÅŸu götürmez bir gerçek olsa da bakmaktan hala vazgeçemediÄŸimiz kaynak, Alexa da UÄŸur’un söylediklerini onaylıyor. İşte Zargan ve onun en önemli rakibi Seslisözlük’ün karşılaÅŸtırmaları:

Seslisözlük hala daha büyük, ama Zargan’ın arabirimi, ÅŸahsen benim kalbimi daha çok çalıyor.

Pekiyi herÅŸey bu kadar mi? Hayır, online sözlük rekabetçilerinin daha çok tarayıcı eklentisi ve GreaseMonkey script’i ile iÅŸlerimizi daha kolaylaÅŸtırması lazım. Seçili metni otomatik çeviren bir eklenti çok iÅŸimize yarardı mesela.

Web sayfa içeriklerini kelime kelime deÄŸil de direkt tercüme etmek için çalışan makine çevirisi sitelerine gelince… Bu konuda uzun süre çalışmış biri olarak, ne mevcut hemencevir benzerlerinden, ne de TTGV tarafından 1,5 sene önce $500,000 ile desteklenen geliÅŸtirme aÅŸamasındaki projemizden umutluyum. Makine çevirisi ciddi bir bilimsel araÅŸtırma konusu ve tatmin edici sonuçları sadece Türkler deÄŸil, kimse tam anlamıyla henüz alamadı. Bu konuda Google’ın yeni istatistiksel yaklaşımı bir noktaya kadar umut verici; üstelik modüler yapısı sayesine yeni bir dili desteklemeleri, daha önce hiç olmadığı kadar kolay. Dolayısıyla birkaç yıl içinde, Google Translate‘in Türkçe’yi desteklediÄŸini ve bu pazarı sarstığını görürsek ÅŸaşırmayalım.


© 2006-2008 Arda Kutsal