Cember.net‘in bir süre önce Avrupalı yatırım şirketi ile yaptığı anlaşma sonucunda azınlık hisselerini sattığını duyurmuştum. Henüz bu haberin etkisi geçmeden biraz önce Türkiye‘nin en büyük iş sosyal ağının, bu alandaki global dev XING tarafından satın alındığını öğrendim.
Birinci ağızdan aldığım bu haber, global boyutta ülkemizde yapılan önemli bir satın alma olduğu için bence çok dikkatle izlenmeli.
Konuyla ilgili aldığım detaylar var, onları biraz sonra bu yazıda güncelliyor olacağım.
GÜNCELLEME 1:
Cember.net‘in kurucusu Çağlar Erol ile konuyla ilgili konuşmamın ardından sitede de satın alma ile ilgili bir açıklama yapıldı.
GÜNCELLEME 2:
XING tarafından yayınlanan basın bülteni biraz önce bana ulaştı. Bültende özellikle Türkiye pazarında yer almak, XING’in bu konudaki hedefleri ve Cember.net‘in 280.000‘den fazla üyesi ile sahip olduğu lokal güç özetleniyor.
Konuyla ilgili XING AG’nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Lars Hinrichs şunları söylemiş:
“Türkiye kanımızca, bu kıtada en hızla büyüyen ekonomilerden birine sahip. Cember.net kârlı bir kuruluş ve kendini Türkiye’de marka olarak çoktan, başarıyla kabul ettirmiş bulunuyor. Beraberce Türkiye’deki varlığımızı pekiştireceğimiz için sevinçliyiz.”
Çağlar Erol ise satın alma ile ilgili görüşlerini şöyle belirtiyor:
“XING, online profesyonel networking alanında birinci sınıf bir servis sunarak kısa sürede tüm dünyada milyonlarca üyeye ulaştı. Türkiye’nin en başarılı web uygulamalarından biri olan cember.net’le bu birlikteliğin Türkçe konuşan profesyonellere kuruluşundan bu yana yer veren XING açısından Avrupa’da çok önemli bir stratejik adım olduğunu düşünüyorum. Seçkin cember.net üye kitlesi için de bu katılım, çok daha geniş ve global bir topluluğun bir parçası olma, ve XING’in sofistike servislerinden yararlanma olanağı anlamına geliyor. Ben cember.net için de her zaman bir rol modeli olan bu güçlü platformun tüm cember.net üyelerine yeni uluslararası fırsatlar ve profesyonel yaşamlarında çok daha büyük başarılar sunacağına inanıyorum.”
Ayrıca XING tarafından yapılan açıklamada Cember.net kurucuları Çağlar Erol ve Nihan Çolak Erol‘un satın alma sonrasında XING‘in Türkiye‘deki kontakları olarak küçük bir ekiple operasyonda yer almaya devam edeceklerini bildiriliyor.
GÜNCELLEME 3:
XING tarafından yapılan satın almanın toplam değeri €4.36 milyon olarak bildirildi. (kaynak)
Ayrıca XING tarafından yapılan basın açıklamasına da buradan ulaşabilirsiniz.
Link paylaşım servisi EkleBunu.com Nokta İnternet Teknolojileri tarafından satın alındı.
Dünyada bu alandaki popüler servis AddThis.com‘un Türkçe uyarlaması olan EkleBunu.com özellikle bloglar arasında popüler olmuş ve hem global hem de lokal birçok sosyal içerikli servis üzerinden link paylaşımına olanak tanıması sebebiyle ülkemizde AddThis.com‘dan daha fazla ilgi görmüştü.
EkleBunu.com hakkında zamanında bir inceleme yazısı yazmıştım. Servis detaylarını merak ediyorsanız ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Nokta‘nın yapmış olduğu bu satın almayı Türkiye‘de kullanıcılar tarafından yaratılan içeriğin büyük bölümüne sahip olmaları açısından yerinde buluyorum. Blogcu.com, İzlesene.com, Negatif.com, FotoKritik.com gibi kullanıcı tarafından oluşturulan içerik ile beslenen servisleri düşündüğümüzde bu servislerin EkleBunu.com ile desteklenmesi değerli geri dönüşler sağlayacaktır inancındayım.
EkleBunu.com‘un servis olarak yaratacağı istatistik değerini de elbette göz önüne almak gerekiyor. Nokta‘nın bu sayede ülkemizde ve dünyada hangi sosyal paylaşım platformlarının ilgi gördüğünü analiz etmesi çok zor olmayacaktır.
Her iki tarafa da satın alma sonucunun hayırlı olmasını dilerim ve bu tür Web 2.0 araçlarının ülkemizde kullanımının yaygınlaşmasının tüm web girişim ve yatırımcıları için değerli olacağını hatırlatmak isterim.
Geçtiğimiz günlerde bir e-posta aldım. Gönderen kişi postanın ekinde bir de yazı göndermişti. Kısaca Webrazzi‘yi uzun zamandır takip ettiğini ve beğendiğini belirttikten sonra şunları yazmıştı.
“Dışarıdan yazı yayınlıyor musunuz bilmiyorum, ama bu kadar zaman siz değinmeyince içimdeki bir yarayı yazayım dedim.
Bir miktar çalıştığım bir şirket olması ve başka sebeplerle adımın yayınlanmasını istemiyorum.
Elimden geldiği kadar içten olmaya çalıştım yazarken, saygılarımla.“
Her ne kadar Webrazzi‘de yapmadığım bir uygulama olmasına karşılık yazının sizlerin ilgisini çekeceğini düşünerek, gönderen kişinin de gizlilik talebine saygıyla adını yayınlamadan yazısını paylaşmak istiyorum.
EBİ Sitelerine Çok Yazık Oldu
Bir zamanlar EBİ siteleri ortalığı hallaç pamuğu gibi atardı. Bir itiraf.com vardı ki, sürekli olarak bütün gazeteler onu yazardı. Hatta Doğan Grubu ile Uzan Grubu‘nun kavgası bile bir itiraf.com itirafı vesilesiyle Hürriyet‘e olan haberle başlamıştı.
Siberalem.com vardı ki, Türkiye‘nin neredeyse tek komünite/arkadaşlık platformuydu. Hürriyet Gazetesi‘ne manşetten giren tek site olmuştu (Budapeşte single turuyla). Yonja filan ya yoktu, ya çok gerilerdeydi.
Hele ideefixe. Elektronik ticaret sitelerinin kentli, samimi yüzüydü.
Bugün hepsi çok kötü durumlarda. Dün Alexa ilk 20‘de olan siteler çoktan ilk 100‘den düştü.
Özellikle itiraf.com ve siberalem.com için acaba bunlar “modaları geçen” faaliyetlerdi ve o yüzden mi düştüler? Yahut “Facebook varlığı mı hırpaladı bunları?” diye düşünüyor insan.
Fakat, Facebook‘tan yahut Netlog‘dan çok önce başladı düşüş.
Akla gelen makul bir olasılık şu:
Bu siteler, kurum değil kişiler üzerinden yürüyen sitelerdi.
İtiraf.com, Ersan Özer; Siberalem.com da Metin Solmaz adıyla özleşmişti. Ideefixe.com ise, Ersan Özer ve Metin Solmaz‘ın kişisel çabaları ve geçmişte Anet‘te yöneticilik yapmış, şimdi de Doğan Sosyal Platform A.Ş.‘nin Genel Müdürlüğünü yapan Deniz Karabacak‘ın yönetimiyle yürüyordu. Bu isimlerin üçü birden peş peşe gruptan ayrıldı. Yerlerine de asistanları geçti.Bütün bunlar 2004‘ün son, 2005‘in ilk aylarında oldu. Arkasından sitelerin hızlı yükselişi bir yıla yakın bir süre daha devam etti. Eski ve oturmuş siteler olduklarından, internet kullanıcısı sayısı da hızla arttığından bu yükselişi de normal karşılamak lazım.
Geçen zamanda bu üç siteye de neredeyse hiçbirşey yapılmadı. İtiraf.com, olduğu gibi kaldı. Siberalem.com‘un işlevleri olduğu gibi kaldı, kurum kimliği Match.com‘a benzetildi. Herkes sitesini sosyal ağlara yaklaştırırken, Siberalem.com “Yalnızlığın alemi yok” diyerek yalnızların, çaresizlerin sitesiymiş gibi davrandı.
Ideefixe.com, bilgisayar ve sair malzeme satışını durdurdu, kültür ürünlerine döndü. Beklenenin aksine kitap satışı da küçüldü.
Çok gerisindeki KitapYurdu.com yaklaşık dört katı trafik ve satış hacmine ulaştı. Eskiden bir sanal fuar olurdu, herkes onu konuşurdu. Son sanal fuarı duyan oldu mu?Derken geçtiğimiz aylarda Siberalem.com ve İtiraf.com nihayet yeni versiyonlarını açtılar. İtiraf.com, “alkış” filan gibi bir kısım özellik eklemiş olsa da trafiğini kıpırdatamadı. Siberalem.com ise yaklaşık Türkiye‘nin muteber teknoloji firmalarından Yoğurt tarafından 3 yıla yakın süren ve birkaç ay önce açılan “yeni versiyon” yazılımı sonucunda yeni ne yaptı, ben şahsen bulamadım.
Siberalem.com, televizyon lansmanına hazırlanıyormuş. Türkiye’de her batmakta olan iş, lansman yapar. Hatırıma Turk.net, HemAlHemSat.com filan geliyor. Bunların düşüşleri tam lansmanı ertesine denk gelmişti.
Türkiye’den çıkan en orijinal ve başarılı işler arasındaydı bunlar. Çok yazık oldu. Umarım toparlarlar.
Açıklama: Yazının yazarı eski bir EBİ çalışanıdır ve adının açıklanmasını istememektedir.
Kişisel olarak bu yazıya birkaç ekleme yapmak istiyorum. Söylenenlere katılmamak elde değil. Özellikle İtiraf.com ve Ideefixe.com için bir düşüş kesinlikle gözle görülebiliyor. Ancak SiberAlem.com‘un hala kârlı bir yapıda olduğunu da tahmin edebiliyorum. Sosyal ağlar ile arkadaşlık sitelerinin birbirinden farklı kitlelere hitap ettiğini, arkadaşlık sitelerinde arananın sosyal ağlarda bulunamayacağını savunan bir kişi olarak, arkadaşlık sitesi kıvamındaki girişimlerin gelir modellerini sürdürebileceklerine inanıyorum. Ülkemizde SiberAlem.com‘un trafik anlamında bir düşüşü söz konusu olsa bile bunun gelir anlamında ne kadar etki yarattığını ancak yetkili ağızlar bilecektir ama durumun tehlike seviyesinde olacağını tahmin etmiyorum.
Dediğim gibi şu aşamada sadece tahmin ediyorum. Konuda adı geçen sitelerin özünü bilen, detay paylaşmak isteyen ve fikirlerini belirtmek isteyen yetkililer ya da taraflar olursa memnun olurum. Yorumlarla bu yazının çok daha zenginleşeceğine inanıyorum.
Biraz önce TechCrunch‘da okuduğum haber Facebook‘un servisin farklı dillerdeki versiyonlarının açılması için kullanıcılarının desteğine başvurduğunu bildiriyor.
Bu arada Facebook’un geçtiğimiz haftalarda İspanyolca versiyonu açılmış (ki benim haberim yoktu), bugün ise Almanca ve Fransızca yayına alınmış.
$15 milyar olan şirketin tercüme için kullanıcılarından faydalanacağı yöntem şöyle işliyor. Şirket önce davet yöntemiyle belirli kullanıcıları sisteme çağırıyor sonra onlara servisin belirli alanları ile ilgili tercüme edilmesi istenilen bölümleri gönderiyor. Kullanıcıların yaptıkları tercümeler diğer kullanıcıların oylamasına sunuluyor ve Facebook hedeflediği tüm dünya dillerindeki arayüzlerine kavuşuyor. Konuyla ilgili sayfalar burada.
Bir süre önce Türkçe Facebook adı altında yayınlanan Firefox eklentisinin gördüğü yüzbinler seviyesindeki ilgiyi düşünürsek, Facebook‘u Türkçe kullanmak isteyen çoğunluğun böyle bir gelişmeden sonra neler yapabileceğini tahmin edebiliyoruz.
MySpace‘in Türkiye’ye girişi, Facebook‘un Türkçe olma ihtimali, birçok yabancı yatırımcının Türkiye’ye olan ilgisi ve YouTube engellemesi göz önüne alındığında şu günlerde herhalde ülkemiz internet pazarı en hareketli günlerini geçiriyor diyebiliriz.
Ayrıca bu hareketlilik birçok şirket tarafından da son derece dikkatle ve heyecanla izleniyor. Öyle ki, sosyal ağlar ve arkadaşlık sitelerinin geleceğinin bu gelişmelerden sonra şekilleneceğine dair bir inanış var.
Benim görüşümü sorarsanız, etkinin sadece belirli bir segmentteki servisler için olumsuz yönde olacağı yönünde. Ama ne olursa olsun birçok girişimciyi ürküten bu devlerin 2008 yılında bizimle olacağı artık garantilendiğine göre planlarımızı buna göre şekillendirmek de ayrı bir önem teşkil ediyor.
Mesela bu gelişmelerden sonra Türkiye‘deki internet reklamcılığının ne olacağını düşünmeye başlayabiliriz… Haliyle bu sektörün de kuralları biraz değişecek öyle değil mi?
Şu anda YouTube‘a erişimin yine mahkeme kararıyla engellendiği haberini aldım.
Fazla söze gerek yok… Geçmiş olsun…!
GÜNCELLEME:
YouTube‘un dün itibari ile YouTube.com.tr alan adının haklarını tekrar üzerine aldığını öğrendim. YouTube‘un aslında uzun süredir söz konusu alan adını sahte sahibinden geri almadığını ve bunun için bir girişim yapmadığını düşünürsek, bir süre önce başlatılan alan adını geri alma girişiminin dün itibari ile başarıyla sonuçlanmasını değerlendirmemiz gerekebilir. Bu durumu erişim engellemesi ile birlikte düşünürsek YouTube Türkiye açılmak üzereyken karşılaşılan kötü bir sürpriz olarak değerlendirbilir miyiz?
Bu arada ek bir bilgi vermem de faydalı olacaktır.
YouTube.com.tr alan adının WhoIs bilgilerine dayanarak alan adının teknik yönetiminin YouTube, Google ve birçok diğer dev şirketin Türkiye‘deki alan adı ve DNS yönetimlerini gerçekleştiren Devrim Demirel‘in kurucusu olduğu Beril Teknoloji olduğunu söyleyebilirim.
Kendisini konuyla ilgili aradığımda YouTube.com.tr alan adının YouTube için geri alındığını ve çalışmanın dün tamamlandığını kendisi de doğruladı. Ancak konuyla ilgili daha fazla bilgi vermedi.
Tüm bunlardan sonra acaba YouTube önümüzdeki günlerde Türkiye pazarına girecekken biz bu şirkete erişimi engelledik diyebilir miyiz?
Konuyla ilgili Google Türkiye‘nin açıklamasını merakla bekliyorum.
© 2006-2008 Arda Kutsal


