Sevgili üst düzey yönetici! Tumblr seni çağırıyor!
29 Şubat 2008 | Genel, Yeni Girişimler, Sosyal Ağlar, Fırsatlar, Analiz | 4 Yorum
Bir şey hayal edelim. Hem çok işinize yarayacak, her gün kullanacaksınız; hem de o kadar sade olacak ki, sahip olduğu bütün özelliklere hakim olabilecek ve bu özellikleri kullanmak isteyeceksiniz. Bununla birlikte bu şey her gün yenilenecek ve sizin istekleriniz doğrultusunda kendini geliştirmeye devam edecek. Ne hayal ettiğinizi, aklınıza nelerin geldiğini gerçekten çok merak ediyorum.
Fakat benim aklıma son versiyon geliÅŸtirmelerinden sonra sadece Tumblr geliyor. “Åžey” kelimesini özellikle seçmemin nedeni de, bu özelliklere sahip bir “ÅŸey“i sadece internet üzerinde deÄŸil; hayatın her alanında aramamdı.
Her zaman olduÄŸu gibi aslında yine yepyeni bir fikirle deÄŸil, elimizin altında; gözümüzün önünde olan bir fikrin farklı bir sunumuyla karşı karşıyayız. Tumblr sizlere blog kavramının fast-food hali diye nitelendirebileceÄŸimiz, mikro-blog ya da kendi tabirleriyle Tumblelog‘u sunuyor. Blog tutmayı daha eÄŸlenceli hale getirebileceÄŸini vaad etmesinin yanında, uyum içinde çalıştığı Technorati, Google, vb.. sistemlerle de en hızlı ve verimli iletiÅŸimi sunacaklarını garanti ediyor.
Kendilerinin de tanıtımlarında vurguladıkları gibi 10 saniye içinde hatta çok daha kısa bir sürede bir blog’unuz oluyor ve bu blog’a yani web alanına sahip olduktan sonra sizi bekleyen hiç bir zorluk yok. Kullanım kolaylığı açısından Wordpress, Blogger ya da Typepad‘den keskin bir çizgiyle ayırıyor kendini. Bir sub-domain(alanadı.tumblr.com) olarak kullanıldığı gibi aynı zamanda kendi alan adınız(alanadı.com) altında da çalıştırabiliyorsunuz.
Flickr, Twitter, Digg, Del.ici.ous, vb.. tüm uygulamaların en güzel özelliklerini bir arada sunan bir blog sistemi; beni çok kısa süre içinde kendine baÄŸladı ve gerçekten tüm isteklerimi karşılayacağına inandıran sistem tüm içerik düzenleyicileriyle uyum içinde çalışmayı ve kendi açık API’leri sayesinde trafiÄŸini alternetif kullanımlarla katlamayı hedefliyor.

Kısaca Tumblelogger olduÄŸunuz anda sistemin size sunacaklarını karışık bir ÅŸekilde sıralamak istiyorum. Dashboard sistemiyle çalışan sistemde çok fazla zaman kaybetmeyeceksiniz, arkadaÅŸlarınızı ve diÄŸer Tumblelogger‘ları takip etmeniz çok kolay olacak; istediÄŸiniz zaman takip listenize yeni mikro-blogger‘lar ekleyebilecek ve kimin sizi takip ettiÄŸini göreceksiniz ve bunları yaparken; “Re-Blog” tuÅŸuyla tanışacak ve gördüğünüz içeriÄŸi tekrar kendi blog’unuzda paylaÅŸacaksınız.
ÇeÅŸitli konularda gizli ya da genel guruplar kurabilecek bu guruplarla ortak paylaşımlarda bulunabileceksiniz. Åžimdiye kadar hiç bir blog sisteminde yakalanamayan mobil yeniliklerden maksimum ÅŸekilde faydalanacaksınız. Tumblr ana sayfası üzerindeki Tumblr Radar sayesinde tüm kullanıcıların son paylaşımlarını takip edebilecek, inanılmaz bir görselliÄŸe sahip olan arÅŸivi sayesinde kendinizin ve tüm diÄŸer blogger‘ların içeriklerine göz atabileceksiniz… Sistemin içinde daha çok büyük yenilikler ve kullanım kolaylığı var, listeyi dakikalarca daha sürdürebilirdim. (devamını buradan inceleyin)
Bu kadar yeniliğin ve bu kadar kolaylığın dünyada gördüğü karşılık, ülkemizdeki tiz yankısına oranla çok daha fazla yüksek. Şu anda 180.000 kullanıcısı var ve her ay ortalama 17.000 kullanıcı sisteme dahil oluyor. Büyüme ivmesini katlı olarak arttıracağını düşündüğüm sistem 2008 yılı sonlarındaki hedefi 1 milyon kullanıcıya çok kolay bir şekilde ulaşacak. 180.000 kullanıcı günlük olarak ortalama 43.000 içerik yolluyorlar. İşte bu veri biraz etkileyici, çünkü 2,3 milyon Wordpress kullanıcısının günlük ortalaması yalnızca 106.000.
Mikro-blogging konusunda şu ana kadar karşısında bir rakip olduğuna ve uzun zaman çıkabileceğine inanmıyorum. (secondbrain, soup.io rakip olarak anılıyor) Ayrıca çok yakında çok büyük bir teklif alacağını düşündüğüm şirketin şu ana kadar aldığı yatırım sadece 750.000$. Çeşitli röportajlarından takip ettiğim 21 yaşındaki yaratıcısı David Karp sektörün yeni yıldızı olacak, karşımıza çok başka yenilikçi fikirlerle çıkacak.
Bakalım blogger olmak buraya tıkladıktan sonra kaç saniye sürecek? Bu arada ben de en yakın zamanda kiÅŸisel blog’umda kesinlikle bu alt yapıya geçeceÄŸim. : )
Not: Bu yazı sevgili Murat Buyurgan‘ın bir sohbetimizdeki -Türkiye’de üst düzey yöneticilerin blog tutmadığı- izlenimine ithafen yazılmıştır. Tabii ki üstüne alınmak isteyen üst düzey yöneticilerimiz de aramızda olabilir. : )
AliBaba.com nedir diye soranlar olabilir. Dünyanın en büyük e-ticaret platformlarından birisidir. Çin mallarının global ve lokal ticaretinin yapıldığı önemli bir pazar yeridir. Åžu anda aldığım bir haber sonrasında siteyi incelediÄŸimde eriÅŸimin engellediÄŸini gördüm. Açıkcası fazlasıyla dumur oldum. Söz konusu engellemenin bende yarattığı algı Amazon.com engellendi, ya da eBay.com engellendi ile aÅŸağı yukarı aynı. AliBaba.com‘a eriÅŸimin engellenmesini hayretle karşılıyor ve sebebi gerçekten merak ediyorum.
Bu sefer hangi mahkeme tarafından kapatıldığı ile ilgili bir bilgi de yok harika görselli erişim engellendi sayfasında.
AliBaba.com‘u Türkiye’den birçok ithalat/ihracat firmasının kullandığını yakın çevremden biliyorum. Bu sefer artık klasik bilgiye ulaşımın engellenmenin ötesinde, ticari itibar, ticari kayıp gibi konuların gündeme geleceÄŸini tahmin ediyorum.
Bana konuyu aktaran kiÅŸi adını paylaÅŸmamı ister mi bilemedim o yüzden yazmıyorum ama gönderdiÄŸi e-posta’da çok güzel bir yorumu oldu. Anlayışına sığınarak aynen paylaÅŸmak istiyorum.
“Sebebini bilmiyorum. Ama ihtimal, “bu Çinliler çok satış yapıyor” fikrinden çıkmıştır.”
Gerçekten sebep bu olabilir mi? “Türk mallarının satışını etkiliyor, tekstil sektörümüz yara alıyor, yedek parça üretimi düşüyor, en iyisi AliBaba.com‘u kapatalım”
Ya da ÅŸu olabilir. Bir firma yetkilisi Çin mallarının satışından doÄŸan zararına karşılık bir dava açmış ve mahkeme de “Evet, haklısınız AliBaba.com size zarar vermiÅŸ. Bu sebeple siteye eriÅŸimin engellenmesine karar verilmiÅŸtir.” demiÅŸ olabilir mi?
Alternatif komik tahminler yapabilirim. Umarım bunların hiçbirisi gerçek değildir ve daha mantıklı bir sebep söz konusudur. Aksi takdirde Türk interneti ve internet sektörünün gelişimi için hep birlikte soğuk sularımızı hazırlayalım.
Bir yazı önce global devlerin Türkiye ilgisinden bahsedip bir yazı sonra bu haberi vermek inanın beni üzdü.
Yahoo! Türkiye için destek istiyor, MySpace hala personel arıyor
28 Åžubat 2008 | Genel | 3 YorumYahoo!‘nun Türkiye‘ye giriÅŸ planlarını bir süredir konuÅŸuyorduk. Geçen gün bir toplantı esnasında bu konuyla ilgili entresan birÅŸey öğrendim. Yahoo! Türkiye‘nin oluÅŸumu aÅŸamasında üniversitelerin desteÄŸini istiyormuÅŸ. Neden derseniz, hiçbir fikrim yok. Sadece bilgi kaynağımın ÅŸahit olduÄŸu bir konuÅŸmanın içinde geçen cümleyi sizlerle paylaşıyorum. Bir yetkilinin dile getirdiÄŸi konu akademik bir ortamda konuÅŸulmuÅŸ ve açık olarak Türkiye’deki akademik çevrelerden destek istenmiÅŸ. Çok fazla detay bilmiyorum, dediÄŸim gibi sadece ilginç geldiÄŸi için paylaÅŸmak istedim.
Bunun yanında MySpace‘in “İnsan Kaynakları” departmanı gibi oldum ama bu sefer de ÅŸirket Türkiye operasyonu için Pazarlama Direktörü (Marketing Director) arıyor. Aklıma gelen o kadar çok aday var ki, herkese ayrı ayrı ulaÅŸmak yerine buradan ilgili kiÅŸileri bilgilendirmek istedim. Ayrıca elbette MySpace‘de beklenen önemli habere yaklaşıyoruz diyebilmek açısından da dikkat çekmek istedim. Söz konusu ilana bu adresten ulaÅŸabilirsiniz.
Hareketli günler yaklaşıyor gibi hissediyorum.
Biri FriendFeed ile seni, beni değil artık hepimizi gözetliyor!
27 Şubat 2008 | Genel, Yeni Girişimler, Sosyal Ağlar, Fırsatlar, Analiz | 10 Yorum
Resmi lansmanı hafta başı yapılan önümüzdeki yılların aktif oyuncusu olacağına inandığım ve kendini sevdirenler listeme eklediÄŸim bir baÅŸka oluÅŸum da FriendFeed; hiç bir ÅŸans kırıntısı olmadan tamamen baÅŸarıya gideceÄŸi öngörülen ve Google‘ın çekirdek ekibinde yer almış 4 ismin bize hediye ettikleri ürün.
Kasım 2007‘de “private beta” olarak baÅŸlayan sistem özet olarak; farklı sitelerde yer alan sizin, arkadaÅŸlarınızın ve hatta arkadaÅŸlarınızın-arkadaÅŸlarının içeriklerini ve internetteki hareketlerinin tümünü tek bir havuzda topluyor. 4 aylık süreçte tüm geliÅŸtirmelerini takip ettiÄŸim site bugüne kadar 28 web sitesindeki üyelikleri kendi havuzuna dahil edebiliyor. Yani hemen hemen bütün sık kullandığımız siteler ÅŸimdiden sistemin içindeler; sistem geliÅŸtirilmeye ve ilerleyen basamaklarda yerelleÅŸtirilmeye çok açık.
Bu fikir tabii ki yeni bir fikir deÄŸil. Daha önce uygulanmak istendi bir çok giriÅŸimde de. Ama ben ÅŸunu çok net biliyorum ki, bu ekip ÅŸimdiye kadar olan uygulanmış tüm giriÅŸimleri izlediler, kullandılar ve tüm eksikliklerini bilerek bu iÅŸe daha saÄŸlam baÅŸladılar. Spokeo bu mantığı başından yakalayan ve FriendFeed‘in resmi lansmanına kadar kullanıcıyı avlayan en güçlü isimdi. Fakat ÅŸirket yatırım çekme konusunda FriendFeed kadar baÅŸarılı olamadı; buna karşılık FriendFeed resmi lansmanında belirtilen alınan yatırım miktarı $5 milyon‘dı. (Ek bilgi olarak; ÅŸirkette 6 kiÅŸi çalışıyor.)
Türk girişimcileri ve yatırımcıları için de bu başarı hikayesi örnek alınmalı diye düşünüyorum. Ya da tam tersinden bakarsak; pazarda halihazırda varolan tüm şirketlerin çok daha dikkatli hareket etmeleri ve öncelikle sahip oldukları müşteri ilişkilerini gözden geçirmeleri gerekiyor.Şimdiden hediyelik eşyaları satışta olan sitenin, alternatif modülleri arasında; bloglar için özel olarak geliştirilmiş çok faydalı bir widget ve tüm arkadaşlarınızın web hareketlerini size günlük ya da haftalık özet olarak sunan mail servisi de bulunuyor.
Facebook‘u ve Facebook‘ta kullandığınız “News Feed“i eleÅŸtirdiÄŸimiz bugünlerde; bu servisin yaratabileceÄŸi etkileri ve önümüzdeki aylardaki geniÅŸleyecek kullanım alanlarını izlemek eÄŸlenceli olacak! Düşünsenize; arkadaşınız yeni bir giysi aldı, arkadaşınızın bir arkadaşı erkek arkadaşından ayrıldı, vs.. liste tüm karmaşıklığıyla ve tüm yeni nesil çılgınlıklarla uzayacak. Åžimdiden iyi gözetlemeler ve gözetlenmeler diliyorum. Sonuç olarak olumlu ya da olumsuz kullanımı yakalamak biz kullanıcıların elinde.
Truveo iÅŸbirliÄŸi ile tüm dünya videoları artık İzlesene.com’da
26 Åžubat 2008 | Yenilikler, Video, Analiz | 10 Yorum
İzlesene.com, Ocak 2006‘da AOL tarafından satın alınan ve dünya çapında en popüler video arama servislerinden olan Truveo ile gerçekleÅŸtirdiÄŸi iÅŸbirliÄŸi sonucunda bünyesine 100 milyondan fazla video eklediÄŸini açıkladı.
Yapılan iÅŸbirliÄŸi kapsamında bundan böyle YouTube.com, Google Video gibi global video servislerinin videolarını İzlesene.com‘dan aramak, bulmak ve izlemek mümkün oldu.
İzlesene.com bu anlaşmayı neden yaptı ve bünyesine neden farklı, hatta rakip servislerin videolarını dahil etti diye düşünebiliriz. Bu sebeple, konuyla ilgili biraz veri biraz da görüş paylaşmak istiyorum.
YouTube‘un ülkemizden eriÅŸiminin engellenmesi ile İzlesene.com‘un yükselen trafiÄŸini hepimiz biliyoruz. Bu konuda basında da çeÅŸitli haberler yer aldı. Konuyla ilgili İzlesene.com yetkilileri ile görüştüğümde aldığım önemli bir bilgiyi de paylaÅŸmak isterim. YouTube eriÅŸiminin engellendiÄŸi Cuma günü normalde 350.000 günlük tekil ziyaretçi seviyesinde olan İzlesene.com trafiÄŸi 660.000 seviyesine yükselmiÅŸ.
Söz konusu durum benim tezimi doÄŸruluyor ve bize gösteriyor ki, web giriÅŸimlerinde özellikle sosyal aÄŸ, video, fotoÄŸraf gibi alanlarda rekabet lokal pazarlarla limitli kalmıyor. Reklam pazarının da global boyutta çalışabilir olması ve dünyanın popüler servislerine Türk reklamverenlerin giriÅŸinin mümkün olması gibi durumlar da deÄŸerlendirildiÄŸinde İzlesene.com‘un video pazarında rakipleri arasında global servisleri rahatlıkla düşünebiliriz.
Truveo ile ilgili geliÅŸme için İzlesene.com yetkilileri ile görüştüğümde de önemli bilgiler aldım. Öncelikle Truveo ile yapılan iÅŸbirliÄŸinin teklifi İzlesene.com‘a karşı taraftan gelmiÅŸ. Bunun dışında İzlesene.com‘un arama sonuçlarına Truveo API‘lerini dahil etmeleri ve bunu açıklamaları aslında yaklaşık 1 haftalık test sürecinin sonucuymuÅŸ. Yani yaklaşık 1 haftadır İzlesene.com arama sonuçları global sonuçları döndürmekteymiÅŸ. İzlesene.com‘un site içi aramalarına global sonuçları dahil etmelerini takiben günlük 120.000 farklı sorgu seviyesinde olan site içi arama, 260.000 farklı sorgu seviyesine yükselmiÅŸ. Aynı ÅŸekilde normalde site ziyaretçilerinin %15‘i site içi arama gerçekleÅŸtirirken YouTube‘un eriÅŸiminin engellenmesi ile bu oran %35‘e yükselmiÅŸ. Buradaki sorgu sayısı ise eriÅŸimin engellendiÄŸi gün için 615.000 seviyesinde olmuÅŸ.

Tüm bu veriler bize şunu gösteriyor diyebilir miyiz?
Türk internet kullanıcılarının YouTube kullanan kesimi, yani global video servislerini tercih edenler, arama özelliğini daha yoğun kullanıyorlar ve global servislerdeki arama sonuçlarından daha çok tatmin oluyor.
Bu baÄŸlamda İzlesene.com‘da gerçekleÅŸtirilen sorgu miktarlarının Truveo iÅŸbirliÄŸi ile artmasını da şöyle deÄŸerlendirebilir miyiz? Global arama sonuçlarını sistemine dahil etmesi ve bu sonuçları videonun yer aldığı servisin video oynatıcısı ile göstermesi kullanıcılar için tatmin edici oldu. Bence kabul edilebilir bir cevap olacaktır.
YouTube gibi dünyanın en büyük video servisinin İzlesene.com ile olan rekabeti için bir de ÅŸu bilgiyi paylaÅŸmak isterim. Webrazzi‘de bu habere yer vermemiÅŸtim ancak bilenler bilecektir, Pazar günü YouTube 21:00 - 22:30 saatleri arasında teknik bir sorundan dolayı eriÅŸilemez durumdaydı, bu saat aralığında İzlesene.com trafiÄŸini ikiye katlamış. Yani, böylesine kısa süreli bir siteye eriÅŸememe bile lokal video servislerinin trafiÄŸini olumlu yönde etkileyebiliyor.
Bu arada YouTube‘un engellenmesi ya da herhangi bir sebeple eriÅŸilemez olması durumlarında trafiÄŸni artıran sadece İzlesene.com olarak algılanmamalı. DiÄŸer popüler video servisleri olan VidiVodo.com ve PiknikTube.com‘un da trafiklerinde gözle görünür artışlar olduÄŸunu çok güvenilir bulmasak da Alexa istatistiklerinden inceleyebiliyoruz.
Kısacası yoÄŸun video izleyecisinin büyük çoÄŸunluÄŸunun global servisleri tercih ettiÄŸini biliyoruz. (Global servisler derken YouTube demek sanırım daha doÄŸru olacaktır.) Buradaki tercihin ana sebebinin baÄŸlantı hızı olduÄŸunu düşünmüyorum ve yazı kapsamında paylaÅŸtığım verilerden yola çıkarak aranılan video içeriÄŸine ulaÅŸabilmek olduÄŸunu söyleyebiliyorum. İzlesene.com‘un video arama alanında en popüler servislerden olan Truveo ile gerçekleÅŸtirmiÅŸ olduÄŸu iÅŸbirliÄŸi ile önemli bir geliÅŸim gösterdiÄŸine inanıyorum. Özellikle global video, çok çeÅŸitli video ve geniÅŸ içerik isteyen kullanıcı kitlesi için İzlesene.com‘u tercih edilir kılacağı süphesiz. Ayrıca sayfa gösterim sayılarında da önemli artış olacağı tahmin edilebilir. Bunun yanında yapılan anlaÅŸma kapsamında Truveo‘nun Türkçe bölümünde hali hazırda yer alan video içerik saÄŸlayıcılar (kanallar olarak nitelendiriliyor) arasına İzlesene.com‘un da girmesini servis için deÄŸerli görüyorum.
Hemen belirtmek isterim ki Truveo‘ya içerik saÄŸlayan hali hazırda AzBuz, Superonline, Milliyet, Yonja, VidiVodo, Sabah, CNNTürk, Hürriyet, PiknikTube gibi birçok Türkçe servis bulunuyor. (bkz. tr.Truveo.com)
Son olarak İzlesene.com‘un yabancı kaynaklarda yer alan videoları kendi sitesinde göstermesinin yakın zamanda gündemimizde olacak olan video reklamları ile stratejik olarak çeliÅŸtiÄŸi düşünülebilir. Ya da YouTube‘un buna nasıl izin verdiÄŸi gibi konular tartışılabilir. Bu konularla ilgili ilerleyen günlerde ayrı bir yazı yayınlıyor olacağım. Ama kısaca YouTube‘un bu tür geliÅŸmelerden hoÅŸnutsuz olmak yerine potansiyel reklam yayın kanallarını geliÅŸtirdiÄŸi için son derece mutlu olduÄŸunu tahmin edebiliyorum.
NOT: Truveo‘nun gerçekleÅŸmiÅŸ olan iÅŸbirliÄŸi ile ilgili yayınladığı basın bültenine buradan ulaÅŸabilirsiniz.
© 2006-2008 Arda Kutsal
