Yapay zeka video ile bambaÅŸka gidiyor; Animoto tam gaz!
27 Mart 2008 | Yeni Girişimler, Yenilikler, Video, Verimlilik, Araçlar, Eğlence, Fotoğraf, Analiz | 1 Yorum
Animoto AÄŸustos 2007′de baÅŸladığı serüveninde kendisini her kullanmak istediÄŸimde biraz daha yenilenmiÅŸ oluyor. Son olarak piyasaya girmek isteyen müzisyenlere kapılarını sınırsızca açan sistem, yeni nesil internet uygulamalarının en iyilerinden. Benim bu fikrimi film/tv kategorisinde aldıkları SXSW ödülüyle zaten onaylatmışlardı.
Animoto‘nun yapay zekalı sistemi eklediÄŸimiz resimleri ve müziÄŸi algılayarak bir baÅŸarılı bir yönetmen gibi karar veriyor. Kullandığımız içeriklerle inanılmaz baÅŸarılı birbirine benzemeyen iÅŸler çıkartıyor. Yarattığı videolar tamamen bir prodüksiyon ürünü. Sabit ÅŸekillendirebileceÄŸiniz slaytlar deÄŸil; tamamen müziÄŸin ve resimlerin içeriÄŸine göre oluÅŸmuÅŸ, birbirinden bağımsız ürünler ortaya çıkartabiliyorsunuz - daha doÄŸrusu sistem bunu size hediye ediyor. Bu videoları bilgisayarınıza indirebildiÄŸiniz gibi; ürettiÄŸiniz eserleri bir çok ÅŸekilde paylaÅŸmanız da mümkün. Youtube platformu sayesinde de eserlerinizi Youtube videolarını da dönüştürebiliyorsunuz.

Åžimdilik tanıtım amacıyla 30 sn.’lik videolar yaratabildiÄŸiniz sistemi, dilerseniz belirli bir ücret ödeyerek uzun filmleriniz için de kullanabilirsiniz. Sistemi deneyecek olursanız, tüm bu eser yaratma sürecinin uzun sürdüğünü düşünebilirsiniz, ÅŸimdiden söylemesi bu kullandığımız internet hızıyla ilgili bir yanılgı olacak. Tıpkı eskiden çevirmeli baÄŸlantılarımızla müzik indirmeye çalıştığımız günlerdeki gibi. Biraz geriden gidiyoruz!..
Ben de elimden baÅŸarılı videolar çıkarttığımı söyleyebilirim, yayınlamak da isterdim ama maalesef bir ÅŸekilde sistem ÅŸu an Türkiye’de saÄŸlıksız çalışıyor. Hatta Youtube‘a aktarma özelliÄŸini bile kullanmama raÄŸmen burada sadece linkine yer verebiliyorum.
ÇeÅŸitli kaynaklarda karşılaÅŸtığım yorumculardan Animoto‘nun slayt ÅŸovların yerini aldığını ve Slide benzeri sitelere rakip gösterildiÄŸini okuyorum. Fakat kesinlikle öyle bir iddiası olduÄŸunu düşünmüyor hatta aynı kategoride anmalarını anlamsız buluyorum. Konusu açılmışken yurt dışındaki bilindik kaynakların, iÅŸler orada dönüyor diye, her ÅŸeyi çözebildiklerini deÄŸil; bazen inanılmaz komik yanılgılar içinde olduklarını söyleyebilirim.
Son olarak; Animoto‘nun kurucularının MTV, ABC ve eÄŸlence sektöründen geldiklerini söylersem zaten iÅŸin boyutunun nerelere varacağını; nasıl büyük promosyon anlaÅŸmalarını hatta satın almaları duyacağımızı da tahmin etmek zor deÄŸil.
Şimdiden iyi eğlenceler. Viral pazarlamanın gizli forvetinin elinizin altında olduğunu unutmamanızı hatırlatırım. ; )
İş modeli: Popüler olanı kodla, paketle ve sat!
27 Mart 2008 | Genel, Fırsatlar, Analiz | 1 YorumYanlış olmasın ama herhalde yaklaşık 1 yıldır dikkatimi çeken bir iş modeli var. Dönemin popüler Web 2.0 servislerinin basit yazılımlarının yapılması ve düşük ücretlerle internet üzerinden satılması.
Bunun birçok örneğini del.icio.us, Digg, MySpace, YouTube ve daha onlarca farklı girişimin basit ve hazır kodlarında gördük.
Åžimdi diyebilirsiniz ki “hepsinin ücretsiz olanı var”. DoÄŸru, ama ücretli olan kalitelileri de son derece fazla raÄŸbet görüyor ve önemli bir iÅŸ modeli yaratıyorlar.
Bu alanda çalışan birkaç şirket hemen dikkatimi çekiyor.
Alstrasoft.com - PayPal‘den, Twitter‘a, YouTube‘dan çeÅŸitli sosyal aÄŸlara kadar birçok Web 2.0 modelinin clone yazılımları ÅŸirketin ürünleri arasında satışta. Hatta geçtiÄŸimiz günlerde yeni piyasaya sürdükleri Twitter script’i TechCrunch‘a konu bile oldu. Sizce fiyatı $399 olan Twitter paketinden kaç tane satılmıştır? $300 olan YouTube paketinden sadece Türkiye‘den satın alınmış kaç tane vardır diye de düşünebiliriz.
Kubelabs.com - Ücretsiz olan Digg modelindeki PhpDug‘ın yanında $25‘a oyun siteleri için hazır kodlar, blog uygulaması, istatistik yazılımı, iÅŸ ilanı uygulaması, müşteri destek uygulaması gibi geniÅŸ bir yelpazede hiç de fena gözükmeyen birçok paket yazılımları mevcut. Åžirketin sürümden kazanma politikasının son derece baÅŸarılı iÅŸlediÄŸini görebiliyorum. Burada da flash oyun script’inin sadece Türkiye‘den kaç müşterisi olduÄŸunu merak ediyorum.
Kısacası, internet üzerinde bu tür hazır yazılımları küçük çaplı bir ücret ödeyerek satın alan inanıyorum ki birçok kişi bulunuyordur.
Şimdi tekrar başa dönelim. Peki, neden ücretsizi varken ücretlisini satın alsınlar?
Bu konu tamamen psikolojik. Yeni bir giriÅŸim için hazırlık yapan kiÅŸi, iÅŸe baÅŸlarken kendisini bu tür profesyonel aksiyonlarla motive ediyor diyebiliriz. Örnek olarak BaseCamp‘i düşünelim. Artık ücretli olsa da bir zamanlar BaseCamp kadar baÅŸarılı olduÄŸunu düşündüğüm ve ücretsiz olan ActiveCollab vardı. Elbette onu tercih edenler vardı ama BaseCamp kullanımı da aynı segment kullanıcılar arasında aynı oranda hatta fazlasıyla yüksekti. Neden? Çünkü giriÅŸimci ayda yaklaşık $10 ödeyerek motive oluyor. Yan sebepleri de mutlaka vardır. Yazılım kurmak istememek gibi. Ama bugüne kadar giriÅŸimcilerle gerçekleÅŸtirdiÄŸim birebir görüşmeler (ki hiç de az deÄŸil) bana gösterdi ki, burada ana konu profesyonel yaklaÅŸmak ve bir servisi parasını ödeyerek alarak giriÅŸime katkıyı resmileÅŸtirmek, kendini iyi hissetmek ve motive olmak. Yani psikolojik…
Konumuza dönecek olursam, global pazarlarda birçok yazılımcının ve yazılım şirketinin piyasaya sürdüğü ücretli clone yazılımlar etrafında dönen önemli bir pazar var. Bunun bir sebebi de elbette kolay entegre edilebilen PayPal gibi ödeme sistemlerinin varlığı.
Ülkemizde bu yönde atılımlar, girişimler olsun diye mi anlatıyorum bunları? Hayır. Sadece global pazarlarda bu bir değer ve önemli bir iş modeli durumunda.
Değerlendirmek isteyenlere önerir miyim? Kesinlikle evet.
Hangi servisin yazılımı ile baÅŸlamalılar? Olabilecek en azaltılmış ve sade özelliklere sahip bir FriendFeed clone yaparak… Önümüzdeki birkaç ay içinde Google‘da kaç tane “FriendFeed Clone” aramasının olacağını tahmin edebiliyorum.
İstanbul bağımsız basın merkezi olarak bilinen bağımsız haberciliğin simgesi Indymedia gurubunun İstanbul merkezi de engellenen siteler arasında yerini aldı.
Mail guruplarına üye olduğum siteden aldığım en son içerikte alt kısımda bir rahibin sözleri vardı. Bu şiir TRT sanatçılarının, yorumcularının, habercilerinin işsiz kalacağını duyuran metnin altında yer alıyordu. Nasıl büyük bir tezatın içinde yaşıyoruz, değil mi?
Önce Yahudiler için geldiler,
Sesimi çıkarmadım, çünkü ben Yahudi değildim
Sonra komünistler icin geldiler,
Sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim.
Sonra sendikacılar için geldiler, sendıkacı olmadığım için yine sesimi çıkarmadımSonra benim için geldiler
Ses çıkaracak kimse kalmamıştı…
Pastor Nie Moeller
Türkiye Cumhuriyeti‘nin internet bilgisi hakkında binlerce tehlikeli/zedeleyici/onur kırıcı ithamla bizleri baÅŸbaÅŸa bırakıyorsunuz. Artık yasaklardan hemen sonra adres deÄŸiÅŸikliÄŸi gibi basit bir taktikle önlem alıyorlar. Ve Türkiye Cumhuriyeti’ni bu ÅŸekilde mat ettiklerini dile getiriyorlar.
Bulunduğunuz makamda verdiğiniz bu kararların ülke geleceğini saniyeler içinde yok ettiğinin, senelerce geriye götürdüğünün farkında mısınız?
“İnternet nedir?” önce bu sorudan baÅŸlayın…
Açıklama: Sitenin içeriği (Indymedia) ile ilgili konuların arkasında, önünde ya da yanında değilim. Indymedia sadece bağımsız bir basın gurubudur. Yayınlanan içeriklerden kendileri sorumludur. İçerik ne olursa olsun; özgür medya adına engellemelerin karşısındayım. Çünkü içerikleri özgür beyinlerin okuduklarını ve değerlendirdiklerini düşünüyorum.
YouTube tarafından son eriÅŸim engelleme kararı ile ilgili bir açıklama yapıldı. Anadolu Ajansı tarafından verilen haberde, YouTube‘un eriÅŸiminin engellenmesine sebep olan videoları incelediÄŸi ve servisin içerik politikasına aykırı olması gerekçesiyle videoları yayından kaldırdığı bildirildi.
YouTube‘un açıklamasında Türkiye‘den kullanıcıların siteye eriÅŸiminin engellenmesine üzgün olunduÄŸu da bildiriliyor.
Andolu Ajansı‘nın geçtiÄŸi haberde YouTube‘un açıklamasına ÅŸu ÅŸekilde yer veriliyor.
”Son kapatma kararına neden teÅŸkil eden videoları inceledik ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriÄŸe sahip olmasından dolayı yayından kaldırdık. YouTube’a Türkiye’den kısa bir süre içerisinde eriÅŸimin tekrar saÄŸlanmasını bekliyoruz. YouTube olarak Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriÄŸe iliÅŸkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle iÅŸbirliÄŸine her zaman hazırız.“
Bu geliÅŸme sonrasında YouTube‘un önümüzdeki günlerde hatta belki Cuma gününe kadar yayına tekrar açılacağını tahmin ediyorum.
Önemli olan elbette sitenin şu an için tekrar yayına açılması değil, önemli olan bu tür konularda doğru bir uygulamanın bundan sonra hukuk sistemimizde yer almasıdır.
Tabi ÅŸu da var ki, YouTube‘un madem içerik politikasına aykırı videolar sisteminde yer alıyor, bunun için daha proaktif bir editoryal yapı kurması herhalde beklenebilir. En azından bu sayede engellemenin üzerinden 13 gün geçtikten sonra açıklama yapılması ya da videoların sistemden çıkartılması söz konusu olmazdı.
Benim merak ettiÄŸim baÅŸka bir konu daha var. “Yer saÄŸlayıcı” olarak ilgili devlet kurumlarına kayıt yaptırmak ve bu tür durumlarda direkt haberdar edilmek türünde bir yapı vardı. Hatta en son engelleme kararında sebep YouTube‘un bu bilgileri ilgili kurumlara bildirmemiÅŸ olmasıydı. Peki, sonra ne oldu? Hala mı bildirmedi, yoksa bildirmesine raÄŸmen uyarıldı ama videoları çıkartmadığı için mi engellendi?
Bu yazı tamamen taraflı ve torpilli bir yazı olacaktır. Yazıda bahsedeceÄŸim Sporlog.com isimli blog kardeÅŸim Deniz Kutsal‘ın editörlüğünde hayata geçmiÅŸ ve geliÅŸimini sürdürmekte olduÄŸu için bu taraflı tutumuma hak verirsiniz diye tahmin ediyorum. İnsan kardeÅŸi için ne yapmaz ki?
Sporun birçok alanıyla ilgili ve haberden ziyade içten yorumlara önem veren Sporlog‘u kardeÅŸimle birlikte toplam 5 yazar geliÅŸtiriyor ve yönetiyorlar. Henüz kendilerine yeterli desteÄŸi saÄŸlayamadığımı farkettiÄŸim için buradan sporla da yakından ilgili olabilecek Webrazzi okuyucularına Sporlog‘u sunmak istedim.

Futbol, basketbol, boks, kış sporları, masa tenisi, motor sporları, su sporları, tenis ve zaman içinde artacak farklı spor dallarıyla ilgili yorum ağırlıklı yazıların yer aldığı Sporlog‘u incelemenizi ve güncel yazılarını takip etmenizi öneririm.
Sporlog‘un e-bülten üyeliÄŸi ve RSS aboneliÄŸi seçenekleri mevcuttur. EÄŸer Sporlog‘un yeni yazıları e-posta adresinize gönderilsin isterseniz site üzerinden bu iÅŸlemi yapabilirsiniz. Ayrıca eÄŸer RSS kullanıyorsanız Sporlog RSS adresini okuyucunuza ekleyebilirsiniz ki bunu yapmanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Dediğim gibi torpilli bir yazı oldu ama sporun çeşitli alanlarıyla ilgili kişilerin hoşuna gideceğine inanıyorum.
Bu arada bilmeyenler için, evet benim bir erkek kardeşim var; Deniz Kutsal, ve evet o da blogosferde bir süre önce yerini aldı; Sporlog.com. ![]()
© 2006-2008 Arda Kutsal

