Dıttt dıttt’ları deÄŸerlendirmenin bir yolu var; Turkcell’den Tonlakazan.com
14 Mayıs 2008 | Yeni Girişimler, Fırsatlar, Analiz, Reklam Servisleri, Telekom | 26 Yorum
Turkcell fark yaratan yeni bir servisle karşımıza çıktı. Åžimdiye kadar yapılmış tüm ‘kontör kazandırma‘ vaatli uygulamaları gölgesinde bırakacak ve dünyayı yepyeni bir reklam mecrasıyla tanıştıracak servisin ismi Tonlakazan.
Biri sizi ararken karşı tarafa arama tonu yerine markalanmış tonlar dinleterek kazanacaksınız. Sisteminin kurgusu gördüğünüz gibi çok basit. Reklamverene mi, reklam dinletene mi yani kullanıcıya mı daha çok kazandırıyor sorusuna yanıt vermekte gerçekten hala zorlanıyorum.
Bir deneme kullanıcısı olarak deneyimlerimi doğrudan sizlere aktarmak ilginizi daha çok çekecektir.

Öncelikle, seçtiÄŸim “İpana” markasının müziÄŸi yani markalanmış tonum karşı tarafta inanılmaz güzel bir etki bıraktı. Telefonu her açtığımda karşılaÅŸtığım “İpana naber?” esprili soruları ya da yanıtlamadığım çaÄŸrılardan sonra gelen “İpana nerdesin?” mesajları gerçekten mecranın etkisini gösteriyor. Tabii ki bu arada ben de yanıtladığım her çaÄŸrıda yıllardır sevdiÄŸim bir markanın üstünden kontör kazanıyorum. Hatta bir kaç günde 24 kontör kazanarak, tüm abonelik ücretlerini ÅŸimdiden çıkardım. Ayrıca markamı da tonumu da çok seviyorum.
“her gün - o güzel uykundan - uyanıp da baktığın o aynadan - gülümsemen bize armaÄŸan - çünkü sen - gülerken gülerken çok güzelsin - sen var ya sen gülerken - sen var ya sen çok güzelsin - sen var ya sen - gülerken ….. - çok güzelsin“

Sistemi internet üzerinden tamamen denetleyebiliyor olmanız ve tüm işlemlerinizi Turkcell güvencesiyle gerçekleştirmeniz servise değer katıyor. Bunun yanında açık bir şekilde yazılmış olan kullanım şartlarında servis kullanıcıya net bilgiler sunuyor.
Kullanım şartlarından çekip çıkarttığım bir diğer not da bu servise üye olarak aynı zamanda Turkcell ÇalarkenDinlet abonesi olduğumuz. Sonuç olarak sistemden zarar etmemeniz için kısa vadede haftada 2-3 kere aranmanız bile yeterli oluyor - ki bu sayının üstüne zaten çok çok çıkıyoruz. Marka yönündeki bir diğer avantajı da yanıtlanmayan çağrılar da markalanmış tonlar uzun uzun dinlenmeye devam ediyor - yani reklamverene sadece harika tonlar yaratmak kalıyor.
Yenilikçi Tonlakazan fikrini dünyaya kazandıran ve bunu ölçümlenebilir bir ücretlendirme modeli olan CPL (Cost per Listening/Dinletme başına maliyet) ile baÅŸarıyla modelleyen 4Play‘e deneme kullanıcısı davetleri için teÅŸekkür ediyorum.
GittiGidiyor’dan yeni giriÅŸim: Cimri.com
13 Mayıs 2008 | Yeni Girişimler, E-Ticaret, Bilgi Kaynakları | 44 Yorum
GittiGidiyor‘un dün itibari ile açık beta yayına aldığı Cimri.com geniÅŸ bir ürün kataloÄŸu ve buna ek olarak fiyat kıyaslama servisi olarak hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Servisle ilgili GittiGidiyor yetkilileri ile görüştüğümde bu konunun özellikle altını çiziyorlar ve “Cimri.com sadece bir fiyat kıyaslama servisi deÄŸildir, Türk kullanıcısının bulamadığı eÅŸsiz bir ürün ansiklopedisidir.” diyorlar.
Cimri.com‘la ilgili ÅŸu an için birçok detay bilgiye sahibim, bunları yazımın devamında paylaÅŸacağım.
Öncelikle GittiGidiyor‘un Cimri.com alan adını Nokta A.Åž.‘den satın aldığı bilgisi ile baÅŸlayalım. Alan adının satın alma rakamı ile ilgili ise ÅŸirket yetkilileri malesef açıklama yapmayı tercih etmiyorlar.
Servisin kapsamının fiyat kıyaslamadan ziyade geniÅŸ bir ürün kataloÄŸu olduÄŸunu yazımın giriÅŸinde belirtmiÅŸtim. Bu sayı ÅŸu an için 40 bin ürün seviyesinde ancak her geçen gün hızla artmaktaymış. Bununla ilgili gerçekleÅŸtirilen çalışmanın son derece uzun sürdüğünü tahmin ederek Cimri.com yetkililerine sorduÄŸumda, sadece katalog oluÅŸturmak ile ilgili 9 kiÅŸinin 14 aydır çalıştığı söylendi. Cimri.com‘un programlanması aÅŸamasında ise 4 kiÅŸi 5 aydır çalışıyormuÅŸ. Toplamda tasarım ve HTML çalışmaları ile birlikte yaklaşık 18 kiÅŸi ile sürdürülen bir proje olduÄŸu belirtiliyor.
Cimri.com‘un tüm altyapısında Java programlama dili kullanılmış ve tüm servis AJAX ile sayfa yüklemesiz olarak modellenmiÅŸ.
Cimri.com anlaşılacağı üzere ürün bilgilerini başka sitelerden çekerek çalışmıyor. Tüm ürün bilgileri sistemde yer alıyor ve fiyat bilgileri için de tedarikçilerle/satıcılarla kurulan bağlantı üzerinden güncel veri alınıyor. Ürünün satış aşamasında ise ilgili e-ticaret sitesine yönlendirme yapılıyor.
Cimri.com‘un önümüzdeki günlerde GittiGidiyor.com ile de bir entegrasyonunun olacağını öğrendim. GittiGidiyor.com‘da hem satıcılar ürün giriÅŸi yaparken hem de alıcılar tarafından yapılan ürün aramalarında Cimri.com verisi sisteme dahil edilecekmiÅŸ. Arama sonuçlarında ürünlerin özet bilgisi Cimri.com verisi ile saÄŸlanacak olup, detay bilgi istenmesi durumunda Cimri.com‘a yönlendirme gerçekleÅŸtirilecekmiÅŸ. Satıcıların GittiGidiyor.com‘a ürün giriÅŸi aÅŸamasında ise ürünle ilgili spesifikasyonların yine Cimri.com üzerinden çekilmesi eminim büyük kolaylık saÄŸlayacaktır.
Söz konusu geniş ürün kataloğu elbette farklı servisler tarafından da şimdiden talep edilmekteymiş, ancak GittiGidiyor yetkilileri bu konudaki çalışmaları projenin ilerleyen fazlarında gündeme getirmeyi planlamaktalar. Bana sorarsanız Cimri.com verisinin, ücretsiz olur mu bilemiyorum ama, ticari olarak paylaşıma açık olacağının sinyalleri bu yaklaşımdan alınabiliyor.
Cimri.com‘un bir de satıcılar için arayüzü bulunuyor. Ürünleri servis üzerinden sergilenen tedarikçiler/satıcılar için modellenen bölümden ürün yetkilileri detaylı raporlara ulaÅŸabiliyorlar. Demo hesabıyla incelediÄŸim yönetim alanında satıcıların ürün kategorisi, alt kategori ya da direkt ürün bazında performans raporlarına anlık ulaÅŸabilmeleri saÄŸlanıyor. Aynı zamanda yine bu bölümdeki ürün yönetim ekranı sayesinde de satıcılar ürünlerini filtreleyerek Cimri.com üzerinden ürün bilgilerine dair güncellemelerini yapabiliyorlar.
Kısacası Cimri.com‘un uzun süredir üzerinde çalışılan ve sahip olduÄŸu veri ile son derece deÄŸerli bir giriÅŸim olduÄŸunu görebiliyorum. Bunun yanında servisin hayata geçirilme aÅŸamasında ve sonrasında oldukça maliyetli bir giriÅŸim olduÄŸu ve olacağı da ortada. GittiGidiyor‘un 1 yıldan uzun süredir Cimri.com‘a kaynak ayırmış olmasını bu alandaki önemli hedefleriyle kesinlikle baÄŸdaÅŸtırabiliriz. Buna ek olarak Cimri.com‘un Cimri A.Åž. isimli ayrı bir ÅŸirket olmasını da “GittiGidiyor eBay olsun, kalan saÄŸlar bizim olsun” gibi bir yaklaşımla deÄŸerlendirebilir miyiz? İşte orasını bilmiyorum ama elbette düşünmeden edemiyorum.
Google hepsini dövdü; Google Friend Connect
13 Mayıs 2008 | Sosyal AÄŸlar, Yenilikler, Fırsatlar, Analiz | 7 YorumGeçen yazıda bahsettiÄŸimiz MySpace Data Availability ve Facebook Connect‘ten sonra trende hızlı bir ÅŸekilde uyum saÄŸlayan Google oldu. Google ismine yakıştığı gibi ÅŸimdiye kadar yapılan en hızlı baÄŸlantı çemberini kurup Google Friend Connect ismiyle yayına koydu. Hem de bunu gerçekleÅŸtirirken diÄŸer büyük isimleri de (Facebook, Orkut, Yahoo, vs..) uygulama ağına sokarak uzun süre önüne geçilmeyecek ÅŸekilde sistemi oturtmuÅŸ gözüküyor.

Bu çemberi tanımlarken günlük yaşantımızdan örnek verirsek; komşularımızı, arkadaşlarımızı ve ailemizi içine alan kendi oluşturduğumuz bir topluluk içinde yaşıyoruz ve çeşitli günlük alışkanlıklarımız var. Yemek yemek, alışveriş yapmak, kitap okumak, vs.. uzayıp giden bu listenin her basamağında topluluğumuzla birlikte hareket etmek bizlere sosyalliğimiz açısından avantaj sağlayacaktır. Daha iyi restoranlar, daha iyi kitaplar ve belki daha ucuz bir alışveriş.
İşte Google Friend Connect aynı çemberi doğrudan internete taşıyor. Hatta günlük yaşantınızda karşınıza sıkça çıkmayan 2. ve 3. dereceden arkadaşlarınızı da ağınıza katarak. Çember uygulamaları halihazırdaki sosyal çılgınlığın tüm bu potansiyelinin kullanılmasını sağlayarak, sosyal ağ sitelerinin potansiyelini tüm site sahipleri ve dolayısıyla tüm web üzerine yaymak istiyor. Bu alışkanlıkla birlikte her web sitesi kendisini paylaşıma açarken, site üzerindeki hareketleri de daha şeffaf bir şekilde ölçümleyebilecek.

Bu web hareketinin bir diÄŸer temel kazanımı ise bu günden sonra bahsettiÄŸim market ya da kitapçının gelen müşterisini ve profilini net bir ÅŸekilde görebilecek ve sitesini sosyalleÅŸtirecek olması. DiÄŸer müşterilere de açılabilecek olan profil, arkadaÅŸlar, vb.. sayesinde de web üzerinde pangea‘yi oluÅŸtarmaya baÅŸlayacağız. Denemeyi örnek sitede yapabilirsiniz.
Bugünden sonra çok hızlı bir şekilde yukarılara çıkıp, web 2.0 dünyasına biraz üstten bakabilmenizi öneriyorum. Trendi en doğru şekilde yakalamalısınız.
Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.
Amerikan internet dünyasındaki trendleri, iş modellerini, satın almaları, risk sermayesi bulanları takip etmek isteyenlere PaidContent.org blogunu öneririm.
Ayrıca burası klon proje yapmak ya da esinlenmek için de iyi bir kaynak. Hangi fikirlerin emek harcanmaya, para yatırılmaya deÄŸer olduÄŸunu görebiliyorsunuz. Gerçi ben sık sık, “Bu projede nasıl bir gelecek görüyorlar ki bunca milyon dolar yatırıyorlar” diye ÅŸaşırmıyor deÄŸilim.
Son 15 günde PaidContent.org‘ta yer alan risk sermayesi bulmuÅŸ siteleri toparladım. Siz olsanız bunlara para yatırır mıydınız?
Hıristiyanlara hitap
Sosyal Ağ Kariyer (Social Networking Jobs) sitesi Jobster 7 milyon dolar daha destek bulmuş. Böylece toplamda aldığı risk sermayesi 48 milyon dolara ulaşmış.
Facebook yeni sunucular (50 bin adet deniyor) alabilmek için 100 milyon dolar risk sermayesi bulmuÅŸ. Facebook‘a daha önce de Microsoft 240 milyon dolar, Hong Konglu milyarder Li Ka-shing 120 milyon dolar yatırmıştı.
Alanadı park sistemine yeni bir boyut getiren (ki ben de ilginç buldum) WhyPark melek yatırımcılardan 230 bin dolar destek bulmuş. Şu an itibarıyla üzerinde park edilen alanadı sayısı 41 binmiş.
Anında mesajlaÅŸma servislerine browser’dan ulaÅŸmayı saÄŸlayan Meebo üçüncü turda 25 milyon dolar sermaye desteÄŸi bulmuÅŸ. İlk iki roundda aldığı 12.5 milyon dolar ile beraber 37.5 milyon doları toplamayı baÅŸarmış.
Çin video paylaşım sitesi Tudou tam 57 milyon dolar sermaye desteÄŸi bulmuÅŸ. Üstelik bu, 4. roundmuÅŸ. Siteye daha önce de 28.5 milyon dolar yatırım yapılmış. Yani 2005′ten bu yana aldığı destek 85.5 milyon dolara ulaÅŸmış.
Facebook aplikasyonları üreten Serious Business, 4 milyon dolar destek bulmuÅŸ. (Bu firma “Sell Your Friends” adlı facebook uygulaması ile tanınıyor.)
Oyun topluluÄŸu sitesi Kongregate Amazon’un kurucusu Jeff Bezos‘un yatırım ÅŸirketinden 3 milyon dolar destek bulmuÅŸ. Önceki 5 milyon dolar ile beraber topladığı para 8 milyon dolara ulaÅŸmış.
Döküman paylaşım sitesi DocStoc ikinci roundda 3.25 milyon dolar sermaye desteği bulmuş. Önceki 750 bin doları da ekleyince 4 milyon dolar toplamış olmuş. Rakibi Scribd de daha önce 4 milyon dolar risk sermayesi bulduğu için böylece oyunda eşitlik sağlanmış.
Göz göze geldik ama konuşamadık denilen durumlar için: Catoen.com
12 Mayıs 2008 | Yeni Girişimler, Sosyal Ağlar, Arkadaşlık | 17 Yorum
Catoen isimli henüz alpha aşamasında olan web girişimi arkadaşlık siteleri arasında farklı bir yaklaşımla yer almak için 3 ay önce yayına girmiş. İngilizce ve Türkçe olarak çalışan servisin ben incelediğimde 9282 üyesi bulunuyordu.
Klasik arkadaşlık sitelerinden ayrıştığı noktaya gelecek olursam, Catoen üyelerinin profiller arasında gezerek kendilerine uygun arkadaşı ya da eşi bulmalarını sağlamıyor. Servisin amacı bir iç ya da dış mekanda gördüğünüz kişiyle tekrar buluşabilmenizi sağlamak.
Üyeler sisteme giriÅŸ yaptıktan sonra beÄŸendikleri kiÅŸiyi gördükleri mekanı ya da yeri belirtiyorlar. Sistemde ÅŸu an için Türkiye, Kanada, Amerika ve Åžili’ye ait mekanlar listeleniyor. EÄŸer aradığınız kiÅŸiyi bir iç mekanda deÄŸil de dış mekanda gördüyseniz, o zaman Google Maps ile entegre çalışan harita üzerinden seçiminizi yapıyorsunuz.
Bulmak istediÄŸiniz kiÅŸi de sisteme girip, sizin seçtiÄŸiniz mekanı seçerse, sistem sizi eÅŸleÅŸtiriyor. EÅŸleÅŸen üyeler Catoen üzerinden arkadaÅŸ olabiliyor ve mesajlaÅŸabiliyorlar. (Bu yazıyı okuyan kaç kiÅŸinin “Bu fikir benim aklıma gelmiÅŸti” dediÄŸini tahmin edebiliyorum.)

Servisin fikir olarak güzel olduÄŸunu düşünüyorum, ancak elbette herkesin düşündüğü gibi baÅŸarıya ulaÅŸması için bilinirliÄŸinin yüksek olması gerekiyor. Kaldı ki böyle bir bilinirlik için belki de önemli bir pazarlama ve reklam kampanyasının baÅŸlaması gerekecektir.Açıkcası birçok iç ve dış mekanda reklam afiÅŸleri olmadan, basında yer bulmadan Catoen‘in baÅŸarılı eÅŸleÅŸtirmeler yapabilmesi bana kalırsa zor gözüküyor. Servisin ÅŸu an için bu yönde bir pazarlama ve reklam kampanyasını kaldırabilir durumda olup olmadığını ise bilemiyorum, ancak eÄŸer baÅŸarırsa deÄŸerli olacağını tahmin edebiliyorum.
Tabi, bir diğer konu da Catoen kendi bilinirliğini sağlamadan Facebook üzerinden benzer amaçla çalışan bir uygulamanın hayata geçirilmesi riskinin söz konusu olması.
Girişimin önümüzdeki günlerde bu riskleri ve olası maliyetleri nasıl karşılayacağını bilemiyorum ancak benim gözüme sistemi ve tasarımı ile hoş gözüken Catoen için yaratıcılarını tebrik ediyorum.
© 2006-2008 Arda Kutsal
