Twitter demişken: twshot!

Geçtiğimiz günlerde aldığım e-posta şöyle başlıyordu:

“Son zamanlarda Türkiye’deki internet girişimleri konusunda her ne kadar bir hareketlenme olsa da gene de yeterli olmadığını düşünüyorum. Yaptığımız genel hata bence bu işlere çok geniş ve kompleks perspektiflerden bakmamız, halbuki basit ve kısa çözümler de hayatımızda çok etkili olmuştur. Bu sebeple istedik ki twitter kullanıcıları için hayatı kolaylaştıran basit, uğraştırmayan ve kullanışlı bir servis yapalım, adını da twshot koyalım :) Belki pratik internet servislerine de bir örnek teşkil eder diye düşündük.”

TwshotBu cümle tam da anlatmak istediklerimi anlatıyordu ve global pazarlarda başarılı olmak için anahtar kelimeleri bünyesinde barındırıyordu. Haliyle, twshot‘ı incelememek için geriye de hiçbir sebep bırakmıyordu.

Öncelikle şunu belirteyim servis Metin Kahraman ve Harun Pekşen tarafından geliştirilmiş. Global örnekleri var mı bilemiyorum ancak ben rastlamadım.

Twshot, Twitter kullanıcıları için uzun site adreslerini kendinden kısaltan ve mesajınızla birlikte adresi de ekleyerek durumunuzu kolaylıkla güncellemenize yarayan küçük, eğlenceli ve verimli bir araç.

Tarayıcınıza sürükleyerek aldığınız linke paylaşmak istediğiniz bir sayfa üzerinde tıkladığınızda, mesajınızı yazmanız yeterli oluyor ve Twitter durumunuz güncelleniyor. Twshot‘ın demosunu izlemek isterseniz web sitesi üzerinde mevcut.

Bu arada güvenlik sebebiyle kullanıcıların Twitter bilgilerinin de sistem üzerinde saklanmadığı, onun yerine cookie kullanıldığı da özellikle belirtiliyor.

Twshot‘ın, Twitter kullanıcıları için değerli olacağını tahmin ediyorum ve TechCrunch & Webrazzi MeetUp‘da kendi ellerimle ilgili makamlara sunacağımı garanti ediyorum. ;)

Devamını Oku

Twitter?

Twitter kullanıyor musunuz, kullanmıyor musunuz, ne olduğunu henüz bilmiyor musunuz? Farketmez!

TechCrunch‘da Michael Arrington tarafından yazılmış bu yazı herşeyi anlatıyor.

Twitter! 

Devamını Oku

Google Para Basıyor

Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Google İngiltere, 2008′in ilk 3 ayında 407 milyon sterlin reklam geliri elde etmiş. Kazancını geçen seneye göre %40 artırmış.

İngiltere’nin en çok reklam alan televizyon kanalı ITV ise geçen yıl toplam 1,5 milyar sterlin reklam satışı gerçekleştirmiş. Bu da demek oluyor ki, Google bu yıl itibarıyla İngiltere’nin en çok reklam alan medya şirketi olacak.

Durum dünyada da farklı değil. Google’dan daha fazla reklam geliri elden bir medya kuruluşu daha yok.

ABD’nin ve de dünyanın en büyük medya grubu Time Warner, 2007 yılında 8,8 milyar dolarlık reklam satmış. İkinci büyük firma Viacom ise 4,7 milyar dolarlık reklam toplamış.

Ünlü finans kurumu Morgan Stanley’e göre, Google 2008′de 21,9 milyar dolar reklam geliri elde edecekmiş. Yayıncılara dağıttıklarından sonra eline 15,7 milyar dolar para kalacakmış!

Google Türkiye ne yazık ki rakam açıklamıyor. Bizzat sormuştum. “Maalesef izin vermiyorlar. Ama keşke açıklasak!” demişlerdi. Anlamıştım ki, topladıkları para ziyadesiyle hatırı sayılır.

Hürriyet’i, Kanal D’yi filan geçmiş olabilirler mi bilemem. Sanmıyorum. Ve fakat cümle internet şirketini havada katladıklarına, Türkiye’nin en çok reklam alan internet medyası olduklarına adım gibi eminim.

Şimdi bu başarıyı internete mâl etsek; “Hocam işte internetin gücü!” desek, biz internetçiler kendimizi kandırmış olacağız.

İyisi mi “Google gücü” diyelim, avucumuzu yalamaya devam edelim.

Devamını Oku

TechCrunch & Webrazzi MeetUp – İstanbul

TechCrunch & Webrazzi MeetUp

Webrazzi MeetUp San Francisco‘nun haberini verdiğimde Mayıs ayı içinde İstanbul’da geniş kapsamlı bir etkinlik olacağından bahsetmiştim. Plandığım etkinlik malesef Mayıs ayına yetişmedi, ama sanırım bu gecikmeye de değdi.Başlıktan anlaşılacağı gibi Webrazzi MeetUp‘ın İstanbul ayağı dünyanın en popüler Web 2.0 blogu olan TechCrunch ile birlikte gerçekleşecek ve TechCrunch & Webrazzi MeetUp adıyla hem bizim hem de onların tarafından lanse ediliyor olacak.

28 Haziran 2008‘de gerçekleşecek etkinlik sadece bir buluşma olmayacak ve paneller, demo alanları, ürün lansmanları gibi birçok seansı kapsayan geniş çaplı bir organizasyon olarak karşınıza çıkacak.

TechCrunch‘ın Avrupa‘nın neredeyse tüm şehirlerinde gerçekleştirmekte olduğu etkinliklerinin bir ayağının da herzaman Avrupa ile anılması gereken İstanbul’umuzda olması için verdiğimiz yoğun çalışma sonuç verdi ve etkinlik Webrazzi tarafından organize edilecek şekilde 28 Haziran için netleşti.

TechCrunch ve TechCrunch UK‘in editörü Mike Butcher‘ın katılacağı ve bir de konuşma gerçekleştireceği etkinlik ile ilgili mekan ve program bilgisini çok kısa süre içinde paylaşıyor olacağım.

Mike Butcher‘ın bu etkinliğe katılırken en önemli amacının ülkemizdeki Web 2.0 girişimlerini yakından tanımak olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Etkinliğin programını da olabildiğince değerli kılabilmek için bu vizyonu göz önüne alarak yapmaya çalışıyoruz.

28 Haziran Cumartesi günü akşama kadar sürmesi planlanan TechCrunch & Webrazzi MeetUp için takvimlerinizi işaretlemenizi rica ediyorum. Bu arada o gün herhangi bir Euro 2008 maçı yok :)

Etkinliğin son derece görkemli ve geniş kapsamlı olması için mekanlarla görüşmeler sürerken, elbette tahmin edileceği gibi ciddi anlamda sponsor ihtiyacımız da bulunmaktadır. TechCrunch & Webrazzi MeetUp‘a sponsor olmak isteyen şirketler lütfen benimle en kısa sürede iletişime geçsinler.

Bu arada özellikle belirtmemde fayda var, TechCrunch & Webrazzi MeetUp sponsorları hem Webrazzi hem de TechCrunch üzerinden duyurulacaklardır.

Bu etkinlikle ilgili inanılmaz heyecanlı olduğum için mekan bilgileri netleşmeden TechCrunch ile tüm konularda anlaştığımız anda bu yazıyı yazmak istedim. Umarım heyecanımı ve bu etkinliğin değerini benim kadar sizler de paylaşırsınız.

En kısa sürede detaylarla bilgilendirmeye devam edeceğim.

Devamını Oku

Sosyal medya ve platformlar ancak bu kadar kullanılabilir!

41-29.comAlemşah Öztürk‘ün ortağı olduğu 41-29 isimli yeni medya ajansının Ülker‘in Coco Star ürünü için hazırladığı reklam kampanyası ülkemizde şirketlerin sosyal mecralara gösterdiği ilginin artışı açısından büyük önem teşkil etmektedir.

Konu sadece ilgi artışının da ötesinde sosyal medyanın gücüne olan inancın da göstergesi olarak dikkat çekmektedir.

41-29‘un imza attığı “Yaman Gezgin Kayboldu” projesinden bir süre önce şirketime gelen bir paketi açınca haberdar oldum. İçinde hindistan cevizi, pusula gibi entresan parçaların olduğu bu kutunun söz konusu kampanyanın ana unsuru olan gerçeklik oyunun yardımcı araçları olduğunu ise bu vesile ile öğrendim.

Yaman Gezgin Kayboldu

Projenin detaylarını zaten “Yaman Gezgin Kayboldu” web sitesinden öğrenebilirsiniz, benim bu yazıda değinmek istediğim konu projenin internetteki tüm sosyal mecraları hedef alan yayılımı ve sosyal medyanın en büyük oyuncuları olan blogları hedefleyen gönderimleriydi.Proje hakkında Alemşah’la görüştüğümde aldığım bilgiler kampanyanın boyutunu anlamama yardımcı oldu. “Yaman Gezgin Kayboldu” kampanyası için 11 site, 6 oyun, MSN botu, IVR hattı, E-store, KitapYurdu, Weblebi gibi alışveriş sitelerinde satılan ürünler, Facebook’ta yer alan karakterler, gruplar, fotoğraflar, videolar ve bana da gönderilmiş olan kutular ile kullanılabilecek neredeyse tüm mecralar hedeflenmiş. Elbette bu geniş uygulama projenin ilk 5 gününde 20.000 üyeye ulaşmalarını da sağlamış.

Eminim Ülker bu kampanyadan oldukça menun kalmıştır ve 41-29 için değerli bir hizmet oluşmuştur diye düşünürken, Alemşah’ın sohbetimiz esnasında kısaca değindiği bir konuyu da özetle geçmek istiyorum. Şu an için detayları gizli tutsalar da bu yazının kapsamında özetle paylaşmazsam rahat edemem.

Konu ana hatları ile şu oluyor:

41-29 yeni bir pazarlama ajansı kurmak üzere çalışmaktaymış. Bu ajans şirketlere “Yaman Gezgin Kayboldu” projesinde olduğu gibi çok farklı mecraları kullanarak hedeflerine ulaşmakta yardım edecek ve hedef üzerinden ücretlendirme yapıyor olacakmış. Cümlemin ne kadar anlamlı olduğunu bilmiyorum ancak örnekleme yapacak olursam; bir şirket kampanyasının web sitesi için şirket 50.000 üye istiyorsa ve üye başına 1 kuruş ödemeyi planlıyorsa, ajans sosyal ağlardan, reklam ağlarına, fotoğraf paylaşım sitelerinden, bloglara kadar geniş bir alanda bu kampanyayı çalışıp sadece başarı üzerinden ödeme alıyor olacakmış. Yani şirkete sadece başarı üzerinden faturlandırma yapılmış olacakmış.

41-29′un sahip olduğu Facebook uygulamalarını da düşündüğümde, mecra olarak nerelere gidebileceklerini tahmin edebiliyorum.

Aslında 41-29′un üzerinde çalıştığı yeni şirket dünyada şu dönemlerde trend olan bir model ve birçok pazarlama ajansı tarafından da aktif olarak kullanılıyor. Türkiye’de bunun ilk örnek olacak olması bana kalırsa hem internet pazarı hem de reklam pazarı açısından son derece önemli.

Kendilerine hem yeni şirketleri için başarılar diliyorum hem de sosyalliği tavana vurdurmuş projeleri için tebrik ediyorum. Yeni ajansları ile ilgili yeni bilgileri bu yazımdan sonra benimle detaylı olarak paylaşmak zorunda kalacaklarını tahmin ederek, gelişmeleri yazmaya devam edeceğime emin olabilirsiniz. ;)

Devamını Oku

Ne Olacak Bu 3D Secure?

Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Çarşamba günü Endeavor ile Bankalararası Kart Merkezi‘nin (BKM) ortaklaşa düzenlediği “E-ticareti Güçlendirmek” konulu foruma katıldım. Hem sektörün sorunlarının konuşulması hem de networking açısından faydalı bir faaliyet oldu. Sanatçıların birbirini cenazelerde görmesi gibi biz de internetçiler olarak ancak böyle vesilelerle görüşebiliyoruz.

Forumdaki konuşmaların önemli bir bölümünü 3D Secure oluşturdu. Görünen o ki, BKM, 3D Secure’a güveniyor. Yaygın hale gelmesi için gayret etmekte kararlı. Hali hazırda 1400′e yakın üye işyerinde kullanıldığını söylüyorlar ki bu da sanal posların %15′ini oluşturuyor. (Gerçi bu rakamı kaydadeğer bulmuyorum. Anlamlı olabilmesi için, sanal pos ile tahsil edilen toplam paranın yüzde kaçının 3D Secure’u kullanan sanal poslardan geçtiği verilmeli.)

Orada da dile getirdim: 3D Secure, BKM’nin şu anki yaklaşımıyla sektöre balta vuran bir uygulama. Bunun iki önemli nedeni var:

  1. Ekranlar hiç kullanıcı dostu değil. İnternet kurtları dahi ancak çaba harcayarak sisteme üye olabiliyor. Türkiye’nin en ünlü 2 sitesinin kurucusunun üye olmayı başaramadığını, telefonla destek almak zorunda kaldığını bizzat biliyorum. (Kart bilgilerinin girildiği ilk ekran dışındakiler bankadan geldiği için sitesahipleri bu duruma müdahale edemiyor.)
  2. Tanıtımı için kuruş para harcanmıyor. Chip&Pin’deki penetrasyon ancak on milyonlarca dolarlık bütçelerle yakalanmışken, 3D Secure için ise basın bülteni göndermek dışında iletişim çabasına girilmiyor. Uygulama bizim paramızla, bizim ciromuzda oluşturulan kayıplarla oturtulmaya çalışılıyor.

Kullanım zorluğuna dair bir örnek vereyim. İnternet bankacılığında en iyi olduğunu düşündüğüm bankanın 3D secure ekranında, kullanıcı eğer incik mincik yazıları okumadan “Devam” butonuna tıklarsa hata mesajı dönmüyor! Sadece sayfanın içindeki bankadan gelen frame yenileniyor. Teknik birinin elinden çıktığı belli olan küçük yazıları okursanız bir yerlere tıklamanız gerektiğini anlıyorsunuz. Da, benim gibi yıllardır site yapanlar, o yazıları kimsenin okuma eğiliminde olmadığını, kullanıcının işlemi gerçekleştirmek için en kestirme yolu istediğini gayet iyi biliyor.

Sonuç: Olan sizin paranıza oluyor. Onlarca kişinin emeğiyle yaptığınız siteyi ayakta tutmak için gereken parayı 3D Secure afiyetle yiyor!

Devamını Oku

Beriltech ve Yapayzeki Botego için stratejik ortaklığa gitti

Sonsuz bir alanda top koşturmayı vaad eden bir projede ilk aşamada “gördün mü, adamlar işi bitirmiş” yorumlarını almak kolay değil, daha ziyade “başladıklarında bu kadar iyi değillerdi, ama çok ilerleme sağladılar” yorumları için çalışıyor olacağızEkim Nazım Kaya – 27 Ağustos 2007, Botego’nun Webrazzi’de yayınlanan ilk haberindeki yorumundan hoşuma giden bir alıntı.

Kendini kurumsal firmalar için çağrı merkezi ve internet sitesi kadar olağan hale gelecek bir “müşteri temas kanalı” olarak konumlandırmasıyla yoluna devam eden Botego‘nun kurucusu Ekim Nazım Kaya; Beriltech‘le görüşmek için çıktığı Ankara turlarından yatırım ve strajik birleşme haberiyle dönmüştü.

Şirketin resmi blog’unda yatırım miktarı açıklanmasa da, geçen gün bu yatırımın miktarı hakkında kapalı olarak paylaşmak üzere bilgilendirildim. Şimdilik rakamın 6 basamaklı ve güzel bir rakam olduğunu söyleyebiliyorum. Beriltech ve Yapay Zeki logolarını bir araya getiren Botego‘yu ve özellikle kızımız Merve‘yi bu başarısından dolayı tebrik ediyorum. : )

Botego‘nun bu başarı öyküsünü süsleyen çalışmalar; Merve ve BoTefal gibi WOMM çalışmaları, Yemeksepeti ve Türk Telekom için yapılan SSS uygulaması ve Avea ile TEB’de temsilcilerin bilgiye hızlı erişimini sağlayan bilgi tabanı uygulamaları oldu.

Bunların yanında test ettiğim ama paylaşamadığım yenilikler arasında bir telekomünikasyon şirketi için geliştirilen ürün sihirbazı; bir kariyer sitesi için yapılan ve Haziran ayında duyuralacak olan online mülakat uygulaması; bir de bir banka için geliştirilen uygulama yer alıyor.

Fikir geliştirilmeye çok müsait olduğu için – Botego proje bazlı bir çok yenilikle karşılaşabileceğimiz açık gözüküyor, mesela ürünler arasında gelen mailin içeriğini anlayıp otomatik geri dönüş yapabilen bot da var.

25 milyonuncu sorusunu şimdiden geçen ve bu soruları loglayan Botego‘yu ve Süheyl ve Behzat Uygur’un canlı yayında tavlayamadığı Merve’nin başarılarını izlemeye devam edeceğiz. Botego ekibine Türkiye sınırları içinde gerçek anlamda ‘startup’ yapılabileceğini -en azından bana- gösterdiği için ayrıca teşekkür ederim. Aşama aşama takip ettiğim şirket, benim, Türk girişimcileri için kesinlikle örnek modelimdir.

Devamını Oku

Sahibinden.com’dan hediyeli beta

Sahibinden.com‘da yazılım ve tasarım tarafında çalışmaların olduğunu ve servisin beta.sahibinden.com adresinden yeni versiyonunun testlerini yaptığını 30 Ocak 2007‘de yazmıştım. Görünen o ki çalışmalar artık ana hatları ortaya çıkartmış ve test süreci başlamış. Ancak test sürecinde Sahibinden.com Türkiye’de daha önce görmediğimiz bir model uygulamaya başlamış.

Web 2.0 girişimlerinin beta süreçlerinde kullanıcılarından gelen geri dönüşlerle hata ayıklaması yaptıklarını biliriz. Zaten amaç bu oluyor. Kullanıcılar Web 2.0 girişimlerinin tüm süreçlerinde olduğu gibi test sürecinde de ön planda olurlar ve çoğunlukla karşılık beklemeden destek sağlarlar.

Sahibinden.com bunu bir adım ileriye taşıyarak, destek yolunun sonuna bir de havuç yerleştirerek beta sürecinde kullanıcı katkısını artırmak için bir kampanya başlatmış.

Sahibinden.com‘un beta sürecinde hata bulan kullanıcıların, hatayı şirkete bildirmeleri durumunda, en önemli hatayı bulan1 kişiye 1 hafta boyunca iki kişilik tatil hediye ediliyor. 25 Mayıs 2008 saat 18:00′e kadar geçerli olan kampanya ile ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Bir arkadaşımın uyarısı ile haberdar olduğum bu kampanyayı açıkcası oldukça entresan buldum. Hatta ülkemizde CrowdSourcing‘in ilk uygulaması olduğunu bile düşünüyorum. Yazımın başında da belirttiğim gibi, benim bildiğim bu tarz başka bir uygulama olmadı. Bilen varsa lütfen paylaşsın.

Devamını Oku

McCann’den sosyal medya raporu ve Türkiye verileri

Universal McCann tarafından gerçekleştirilen araştırma dünya çapındaki sosyal medya ile birlikte Türkiye’deki durumu da analiz etmek için değerli bir kaynak oluşturuyor.

Araştırmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz ancak Türkiye ile ilgili benim dikkatimi çeken noktaların özetini isterseniz şunları maddeleyebilirim.

Öncelikle araştırma Türkiye’deki internet kullanıcılarının %69.9‘unun aktif internet kullanıcısı olduğunu söylüyor. Aktif internet kullanıcısının tanımı ise en az iki günde bir internete girenler olarak veriyor.

Araştırma aktif internet kullanıcılarının %39.2‘sinin kendi blogunu açtığını söylüyor. Açılan blogların aktif olması kriterini göz önüne almazsak kabul edilebilir bir değer.

Aktif internet kullanıcılarının %66‘sı yeni bir sosyal ağda profil oluşturmuş. Bu konuda hiç şüphem yok.

Aktif internet kullanıcılarının %48.4‘ü fotoğraf paylaşım sitelerine fotoğraf gönderiyor. Aynı şekilde %41.2‘si video paylaşım sitelerine video gönderiyor.

Aktif internet kullanıcılarının %93.4‘ü online video seyrediyor. Bu konuda da hiç şüphem yok.

Ve bence entresan ve bugüne kadar hiç tahmin yapmadığım bir veri olarak aktif internet kullanıcılarının %32‘si bir RSS’e abone oluyor. Bundan hiç emin değilim, sayı oldukça yüksek geldi.

Burada maddelediğim veriler benim dikkatimi çektiği için paylaştıklarım, fazlası araştırma kapsamında yer alıyor.

Peki, acaba bu dikkat çeken sayılarda dünyadaki konumumuz nedir?

Aktif internet kullanıcı oranlarında dünya sıralamasında 20. sıradayız.

Kendi blogunu açmak konusunda dünyada 11. sıradayız.

Sosyal ağlarda profil oluşturmak konusunda dünyada 9. sıradayız.

Fotoğraf paylaşımı konusunda dünyada 16. sıradayız.

Video paylaşımı konusunda dünyada 11. sıradayız.

Online video seyretmek konusunda dünyada 4. sıradayız.

RSS kullanımı konusunda ise dünyada 13. sıradayız.

Ben kısaca gözüme çarpan noktaları paylaşmak istedim, yazımın başında da belirttiğim gibi detaylı olarak incelemek isterseniz, araştırmayı buradan indirebilirsiniz.

Devamını Oku

Milyonlar unuttukları sağlığı hatırlayacak; Google Health

Yıllardır bahsi geçen ve son olarak Şubat ayında sınırları çizilmiş olan sağlık odaklı fikir, saatler önce Google‘ın basına açık şirket turunda açıklandı. Ürün “Aramanın geleceği” olarak lanse edildi ve bu vurgu aramayı kişiselleştirmek, nişleştirmek ve bundan sonra daha fazla çözüme odaklanılması gerekildiği görüldüğü için yapıldı.

Sağlık odaklı analizini şirket turunda paylaşan Google‘ın rakamları Internet kullanıcısının yüzde 34′ünün doğrudan, kalan %66′sının ise arama yoluyla ilgili siteye ulaştığını gösteriyor. Sık yapılan aramalar ise sırasıyla; hastalık, sağlık problemi, tadavi, prosedür, diyet, beslenme, vitaminler, egzersiz, fit, reçete ve ecza.


Özellikle sunumun analiz(Zeitgeist) kısmının ilgimi çekmesinin nedeni arama sonuçlarının değerine ve yerelleştiremediğimiz bu sonuçların yaşattığı handikaplarına atıf yapmak istememdi. Yepyeni trendleri bilimsel olarak öncesinden görebilen bir dev olan Google, Zeitgeist verileriyle birlikte tüm arama sonuçlarını dünyayla tam ve saydam olarak paylaşmıyor.

Google Health kullanıcıdan sağlık bilgilerini alıyor ve bunları kullanıcı profillerine ekliyor. Kullanıcıya da bu bilgilere her yerden erişme, saklama, kontrol etme hakkıyla birlikte paylaşmasına olanak sağlıyor. Profilinize her türlü sağlık bilginizin eklenmesi için olanak sağlanmış. Bunların arasında medikasyonlar, alerjiler, alerjiler, işlemler, test sonuçları ve bağışıklılarınız da dahil. Hatta çözüm ortaklığı olan kliniklerin müşterileriyseniz ilgili kurumlardan çekebileceğiniz bilgiler sayesinde profilinizi anlık güncelleme şansınız da var.

Sağlam bir bilgi havuzuna sahip olan sistem de hakkında bilgi almak istediğiniz hastalık hakkında; çeşitli semptonları ya da bilgileri paylaştığınızda karşınıza uygun arama sonuçlarını çıkarıyor. Aynı zaman da tüm profilinizi ve hastalık belirtilerinizi ikinci ve üçüncü kişilere açmak da sizin elinizde – ki bunun sonucunda uygun tedaviye ve doktora ulaşabilecek; bundan sonraki seçiminizi daha bilinçli bir şekilde yapabileceksiniz.

Profilinize ekleyebileceğiniz uygulamalar arasında kalp krizi riski hesap makinesi, haplarınızın zamanını hatırlatan bir hatırlatıcı gibi bir kaç uygulamada eklenmiş şimdiden. Bunların çok çeşitleneceği kesin ayrıca bundan sonrasında Google Health API’leri ile gerçekleştirilecek olan girişimler kullanımı daha odaklı hale getirecektir.

Not: Sağlık konusundaki bilgi paylaşımına yoğunlaşan Internet medyası, kullanım sözleşmesini bu sefer daha dikkatli okumanızı öneriyor. Sosyal medyamızın yasal uyarısını eklemeden geçemedim.

Devamını Oku


©2006-2011 Webrazzi
67 queries. 0,579 seconds. v2