Adhood

Ne olacak bu 3D Secure?

22 Mayıs 2008 | Analiz, E-Ticaret, Konuk Yazar | 11 Yorum

Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Çarşamba günü Endeavor ile Bankalararası Kart Merkezi‘nin (BKM) ortaklaşa düzenlediği “E-ticareti Güçlendirmek” konulu foruma katıldım. Hem sektörün sorunlarının konuşulması hem de networking açısından faydalı bir faaliyet oldu. Sanatçıların birbirini cenazelerde görmesi gibi biz de internetçiler olarak ancak böyle vesilelerle görüşebiliyoruz.

Forumdaki konuşmaların önemli bir bölümünü 3D Secure oluşturdu. Görünen o ki, BKM, 3D Secure’a güveniyor. Yaygın hale gelmesi için gayret etmekte kararlı. Hali hazırda 1400′e yakın üye işyerinde kullanıldığını söylüyorlar ki bu da sanal posların %15′ini oluşturuyor. (Gerçi bu rakamı kaydadeğer bulmuyorum. Anlamlı olabilmesi için, sanal pos ile tahsil edilen toplam paranın yüzde kaçının 3D Secure’u kullanan sanal poslardan geçtiği verilmeli.)

Orada da dile getirdim: 3D Secure, BKM’nin şu anki yaklaşımıyla sektöre balta vuran bir uygulama. Bunun iki önemli nedeni var:

  1. Ekranlar hiç kullanıcı dostu değil. İnternet kurtları dahi ancak çaba harcayarak sisteme üye olabiliyor. Türkiye’nin en ünlü 2 sitesinin kurucusunun üye olmayı başaramadığını, telefonla destek almak zorunda kaldığını bizzat biliyorum. (Kart bilgilerinin girildiği ilk ekran dışındakiler bankadan geldiği için sitesahipleri bu duruma müdahale edemiyor.)
  2. Tanıtımı için kuruş para harcanmıyor. Chip&Pin’deki penetrasyon ancak on milyonlarca dolarlık bütçelerle yakalanmışken, 3D Secure için ise basın bülteni göndermek dışında iletişim çabasına girilmiyor. Uygulama bizim paramızla, bizim ciromuzda oluşturulan kayıplarla oturtulmaya çalışılıyor.

Kullanım zorluğuna dair bir örnek vereyim. İnternet bankacılığında en iyi olduğunu düşündüğüm bankanın 3D secure ekranında, kullanıcı eğer incik mincik yazıları okumadan “Devam” butonuna tıklarsa hata mesajı dönmüyor! Sadece sayfanın içindeki bankadan gelen frame yenileniyor. Teknik birinin elinden çıktığı belli olan küçük yazıları okursanız bir yerlere tıklamanız gerektiğini anlıyorsunuz. Da, benim gibi yıllardır site yapanlar, o yazıları kimsenin okuma eğiliminde olmadığını, kullanıcının işlemi gerçekleştirmek için en kestirme yolu istediğini gayet iyi biliyor.

Sonuç: Olan sizin paranıza oluyor. Onlarca kişinin emeğiyle yaptığınız siteyi ayakta tutmak için gereken parayı 3D Secure afiyetle yiyor!

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Sonsuz bir alanda top koşturmayı vaad eden bir projede ilk aşamada “gördün mü, adamlar işi bitirmiş” yorumlarını almak kolay değil, daha ziyade “başladıklarında bu kadar iyi değillerdi, ama çok ilerleme sağladılar” yorumları için çalışıyor olacağızEkim Nazım Kaya - 27 Ağustos 2007, Botego’nun Webrazzi’de yayınlanan ilk haberindeki yorumundan hoşuma giden bir alıntı.

Kendini kurumsal firmalar için çağrı merkezi ve internet sitesi kadar olağan hale gelecek bir “müşteri temas kanalı” olarak konumlandırmasıyla yoluna devam eden Botego‘nun kurucusu Ekim Nazım Kaya; Beriltech‘le görüşmek için çıktığı Ankara turlarından yatırım ve strajik birleşme haberiyle dönmüştü.

Şirketin resmi blog’unda yatırım miktarı açıklanmasa da, geçen gün bu yatırımın miktarı hakkında kapalı olarak paylaşmak üzere bilgilendirildim. Şimdilik rakamın 6 basamaklı ve güzel bir rakam olduğunu söyleyebiliyorum. Beriltech ve Yapay Zeki logolarını bir araya getiren Botego‘yu ve özellikle kızımız Merve‘yi bu başarısından dolayı tebrik ediyorum. : )

Botego‘nun bu başarı öyküsünü süsleyen çalışmalar; Merve ve BoTefal gibi WOMM çalışmaları, Yemeksepeti ve Türk Telekom için yapılan SSS uygulaması ve Avea ile TEB’de temsilcilerin bilgiye hızlı erişimini sağlayan bilgi tabanı uygulamaları oldu.

Bunların yanında test ettiğim ama paylaşamadığım yenilikler arasında bir telekomünikasyon şirketi için geliştirilen ürün sihirbazı; bir kariyer sitesi için yapılan ve Haziran ayında duyuralacak olan online mülakat uygulaması; bir de bir banka için geliştirilen uygulama yer alıyor.

Fikir geliştirilmeye çok müsait olduğu için - Botego proje bazlı bir çok yenilikle karşılaşabileceğimiz açık gözüküyor, mesela ürünler arasında gelen mailin içeriğini anlayıp otomatik geri dönüş yapabilen bot da var.

25 milyonuncu sorusunu şimdiden geçen ve bu soruları loglayan Botego‘yu ve Süheyl ve Behzat Uygur’un canlı yayında tavlayamadığı Merve’nin başarılarını izlemeye devam edeceğiz. Botego ekibine Türkiye sınırları içinde gerçek anlamda ’startup’ yapılabileceğini -en azından bana- gösterdiği için ayrıca teşekkür ederim. Aşama aşama takip ettiğim şirket, benim, Türk girişimcileri için kesinlikle örnek modelimdir.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Sahibinden.com’dan hediyeli beta

22 Mayıs 2008 | Genel, Yenilikler | 3 Yorum

Sahibinden.com‘da yazılım ve tasarım tarafında çalışmaların olduğunu ve servisin beta.sahibinden.com adresinden yeni versiyonunun testlerini yaptığını 30 Ocak 2007‘de yazmıştım. Görünen o ki çalışmalar artık ana hatları ortaya çıkartmış ve test süreci başlamış. Ancak test sürecinde Sahibinden.com Türkiye’de daha önce görmediğimiz bir model uygulamaya başlamış.

Web 2.0 girişimlerinin beta süreçlerinde kullanıcılarından gelen geri dönüşlerle hata ayıklaması yaptıklarını biliriz. Zaten amaç bu oluyor. Kullanıcılar Web 2.0 girişimlerinin tüm süreçlerinde olduğu gibi test sürecinde de ön planda olurlar ve çoğunlukla karşılık beklemeden destek sağlarlar.

Sahibinden.com bunu bir adım ileriye taşıyarak, destek yolunun sonuna bir de havuç yerleştirerek beta sürecinde kullanıcı katkısını artırmak için bir kampanya başlatmış.

Sahibinden.com‘un beta sürecinde hata bulan kullanıcıların, hatayı şirkete bildirmeleri durumunda, en önemli hatayı bulan1 kişiye 1 hafta boyunca iki kişilik tatil hediye ediliyor. 25 Mayıs 2008 saat 18:00′e kadar geçerli olan kampanya ile ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Bir arkadaşımın uyarısı ile haberdar olduğum bu kampanyayı açıkcası oldukça entresan buldum. Hatta ülkemizde CrowdSourcing‘in ilk uygulaması olduğunu bile düşünüyorum. Yazımın başında da belirttiğim gibi, benim bildiğim bu tarz başka bir uygulama olmadı. Bilen varsa lütfen paylaşsın.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Universal McCann tarafından gerçekleştirilen araştırma dünya çapındaki sosyal medya ile birlikte Türkiye’deki durumu da analiz etmek için değerli bir kaynak oluşturuyor.

Araştırmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz ancak Türkiye ile ilgili benim dikkatimi çeken noktaların özetini isterseniz şunları maddeleyebilirim.

Öncelikle araştırma Türkiye’deki internet kullanıcılarının %69.9‘unun aktif internet kullanıcısı olduğunu söylüyor. Aktif internet kullanıcısının tanımı ise en az iki günde bir internete girenler olarak veriyor.

Araştırma aktif internet kullanıcılarının %39.2’sinin kendi blogunu açtığını söylüyor. Açılan blogların aktif olması kriterini göz önüne almazsak kabul edilebilir bir değer.

Aktif internet kullanıcılarının %66’sı yeni bir sosyal ağda profil oluşturmuş. Bu konuda hiç şüphem yok.

Aktif internet kullanıcılarının %48.4‘ü fotoğraf paylaşım sitelerine fotoğraf gönderiyor. Aynı şekilde %41.2’si video paylaşım sitelerine video gönderiyor.

Aktif internet kullanıcılarının %93.4‘ü online video seyrediyor. Bu konuda da hiç şüphem yok.

Ve bence entresan ve bugüne kadar hiç tahmin yapmadığım bir veri olarak aktif internet kullanıcılarının %32’si bir RSS’e abone oluyor. Bundan hiç emin değilim, sayı oldukça yüksek geldi.

Burada maddelediğim veriler benim dikkatimi çektiği için paylaştıklarım, fazlası araştırma kapsamında yer alıyor.

Peki, acaba bu dikkat çeken sayılarda dünyadaki konumumuz nedir?

Aktif internet kullanıcı oranlarında dünya sıralamasında 20. sıradayız.

Kendi blogunu açmak konusunda dünyada 11. sıradayız.

Sosyal ağlarda profil oluşturmak konusunda dünyada 9. sıradayız.

Fotoğraf paylaşımı konusunda dünyada 16. sıradayız.

Video paylaşımı konusunda dünyada 11. sıradayız.

Online video seyretmek konusunda dünyada 4. sıradayız.

RSS kullanımı konusunda ise dünyada 13. sıradayız.

Ben kısaca gözüme çarpan noktaları paylaşmak istedim, yazımın başında da belirttiğim gibi detaylı olarak incelemek isterseniz, araştırmayı buradan indirebilirsiniz.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Yıllardır bahsi geçen ve son olarak Şubat ayında sınırları çizilmiş olan sağlık odaklı fikir, saatler önce Google‘ın basına açık şirket turunda açıklandı. Ürün “Aramanın geleceği” olarak lanse edildi ve bu vurgu aramayı kişiselleştirmek, nişleştirmek ve bundan sonra daha fazla çözüme odaklanılması gerekildiği görüldüğü için yapıldı.

Sağlık odaklı analizini şirket turunda paylaşan Google‘ın rakamları Internet kullanıcısının yüzde 34′ünün doğrudan, kalan %66’sının ise arama yoluyla ilgili siteye ulaştığını gösteriyor. Sık yapılan aramalar ise sırasıyla; hastalık, sağlık problemi, tadavi, prosedür, diyet, beslenme, vitaminler, egzersiz, fit, reçete ve ecza.


Özellikle sunumun analiz(Zeitgeist) kısmının ilgimi çekmesinin nedeni arama sonuçlarının değerine ve yerelleştiremediğimiz bu sonuçların yaşattığı handikaplarına atıf yapmak istememdi. Yepyeni trendleri bilimsel olarak öncesinden görebilen bir dev olan Google, Zeitgeist verileriyle birlikte tüm arama sonuçlarını dünyayla tam ve saydam olarak paylaşmıyor.

Google Health kullanıcıdan sağlık bilgilerini alıyor ve bunları kullanıcı profillerine ekliyor. Kullanıcıya da bu bilgilere her yerden erişme, saklama, kontrol etme hakkıyla birlikte paylaşmasına olanak sağlıyor. Profilinize her türlü sağlık bilginizin eklenmesi için olanak sağlanmış. Bunların arasında medikasyonlar, alerjiler, alerjiler, işlemler, test sonuçları ve bağışıklılarınız da dahil. Hatta çözüm ortaklığı olan kliniklerin müşterileriyseniz ilgili kurumlardan çekebileceğiniz bilgiler sayesinde profilinizi anlık güncelleme şansınız da var.

Sağlam bir bilgi havuzuna sahip olan sistem de hakkında bilgi almak istediğiniz hastalık hakkında; çeşitli semptonları ya da bilgileri paylaştığınızda karşınıza uygun arama sonuçlarını çıkarıyor. Aynı zaman da tüm profilinizi ve hastalık belirtilerinizi ikinci ve üçüncü kişilere açmak da sizin elinizde - ki bunun sonucunda uygun tedaviye ve doktora ulaşabilecek; bundan sonraki seçiminizi daha bilinçli bir şekilde yapabileceksiniz.

Profilinize ekleyebileceğiniz uygulamalar arasında kalp krizi riski hesap makinesi, haplarınızın zamanını hatırlatan bir hatırlatıcı gibi bir kaç uygulamada eklenmiş şimdiden. Bunların çok çeşitleneceği kesin ayrıca bundan sonrasında Google Health API’leri ile gerçekleştirilecek olan girişimler kullanımı daha odaklı hale getirecektir.

Not: Sağlık konusundaki bilgi paylaşımına yoğunlaşan Internet medyası, kullanım sözleşmesini bu sefer daha dikkatli okumanızı öneriyor. Sosyal medyamızın yasal uyarısını eklemeden geçemedim.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu
Crenvo

© 2006-2008 Arda Kutsal
46 queries. 0.858 seconds.