- Konular
- Sosyal Medya
- E-Ticaret
- Girişimler
- Yatırım
- Teknoloji
- Diğer
Facebook’un yeni tasarımı sade ve işlevsel
Erhan Erdoğan | 21 Temmuz 2008 | 30 Yorum
Tweet
Nisan ayından itibaren geliştiriciler için açık olan yeni tasarım bugün itibarıyla beta olarak yayına girdi. Aylardır new.facebook.com üzerinden geri dönüşlerin bir kısmını karşılamak amacıyla kısmen paylaşılan tasarım, resmi olarak yayına alındı. new.facebook.com Adresine girdiğiniz anda yeni haline geçmiş olacaksınız. Mark Zuckerberg dünkü basın bülteninde şu an yayınlanan son halinin bir kaç hafta içinde tüm kullanıcılara standart olarak sunulacağını belirtti.

Netleştirilen çerçeveler; yenilenmiş menü çubuğu; klasik sekmelerin (Duvar, Bilgi, Fotoğraflar, vs..) yanısıra kendi ekleyebileceğiniz sekmeler; Twitter‘dan esinlenilerek göz önüne getirilen “Şu anda ne yapıyorsun?” sorusu, Friendfeed‘den esinlenilerek genişletilmiş “Mini Feed“e ek olarak duvar yazılarının da tek sekme altında toplanması fark edilen önemli değişiklikler.

Bunun yanısıra kullanıcının Facebook içinde daha çok zaman geçirmesi için “Yeni not ekle, Fotoğraf ekle, Link ekle” gibi paylaşım kanalları daha çok ön plana çıkartılmış durumda. Kullanıcıya daha esnek bir kullanım sunmak için de Seesmic‘in popüleritesi göz önünde bulundularak eklenen kamera ile yorum ekleme seçeneği var. Ayrıca kamera ile çektiğiniz fotoğrafları doğrudan albümünüze ekleyebiliyorsunuz. Bir süre sonra anlık video görüşmesi özelliğini de ekleyecekleri izlenimine kapıldım, henüz hazırlar mı bu ek yük için bilmiyorum.
Gördüğünüz gibi Facebook popüler web teknolojilerinden esinlendiği yeni özelliklerle halihazırdaki kullanıcının reflekslerini yakalayabilmiş duruma geldi, hatta bir adım ötesine giderek bunu yaparken menülerini sadeleştirdi.
Ben keyif aldım, bakalım Facebook‘un bu son halini sizler de benim gibi kullanışlı bulacak mısınız?
Güncelleme: Yaşanılan kullanıcı problemleri doğrultusunda ek bir açıklama yapmak zorunda kaldım. Henüz FB üyelerinin bir kısmı bu yeni tasarımı aktive edebilecek durumdalar. Bir şekilde geçiş sürecinde sistem. Bu sorunla ilgili geri dönüşlerinizi Facebook.com üzerinden yapabilirsiniz.
Devamını OkuSoundirect yeni versiyonunda globali seçti: Soonga
Arda Kutsal | 21 Temmuz 2008 | 1 Yorum
Tweet
2006 yılında Webrazzi‘de hakkında bir yazı yazdığım Soundirect tamamen yenilendi ve yeni versiyonu ile global pazarları hedefleyerek Soonga adında yayına başladı.
Zamanında Soundirect‘i bilenler Soonga‘nın konseptini bileceklerdir. Büyük değişime rağmen site ana konusundan ve yapısından birşey kaybetmemiş. Grup ve sanatçıların kendi sayfalarını açtıkları, müziklerini, videolarını ve resimlerini yükledikleri, kısacası mevcut dinleyici ve potansiyel dinleyicilerine kendilerini duyurma imkanı buldukları bir platform.
Eski versiyonu (Soundirect) sadece Türkçe ve Türk müzisyenlere açık olan Soonga şu anda Türkçe, İngilizce ve Almanca olmak üzere 3 dilde yayın yapıyor. Ancak sitede görülebileceği gibi Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce gibi farklı diller de planlanıyor.
Soonga aslında ana hatlarıyla 4 bölümden oluşuyor: Müzik, Kullanıcı, Video ve Etkinlik. Yani, müzik dinleyebilir, kullanıcıları ve onların favori sanatçılarını inceleyebilir, videoları seyredebilir ve etkinlikleri takip edebilirsiniz.
Diğer müzik servislerinin aksine Soonga‘da sadece sisteme dahil olan ve müzik gönderen sanatçıların şarkılarını dinlemeniz mümkün. Aynı şekilde videolar da yine sistemdeki sanatçılara ait.
Bana bir zamanların MP3.com‘unu hatırlatan Soonga‘nın global boyutta başarılı olmasını umuyorum ancak ana sayfasında sistemi hangi dilde kullandığınız farketmeden popüler müzik ve etkinliklerin sürekli Türkiye’den olmasının bu bağlamda diğer zorlukların yanında biraz daha negatif etki yaratacağını düşünüyorum. Diğer taraftan müzisyenlerin yoğun şekilde tercih ettiği MySpace gibi dev rakipler karşısında bu alanda ne yapabilir bilemiyorum.
Genel olarak ülkemiz için önemli bir girişim ve başarılı bir uygulama olarak gördüğüm Soonga‘nun global arenada başarılı olmasını umuyorum ancak şu aşamada ülkemizi bu girişimin başarısı için daha potansiyel görüyorum.
Devamını OkuOnpunto’ya ne oldu?
Erhan Erdoğan | 18 Temmuz 2008 | 20 Yorum
Tweet
2006 Yılından beri Doğan Online bünyesinde onbinlerce kullanıcısına hizmet vermekte olan blog platformu Onpunto, 9 Temmuz’da ana sayfasına aşağıdaki .jpg uzantılı açıklamayı yerleştirerek Türk internetinin kaybet-kaybet-kaybet öyküsü olarak yayın hayatına veda etti.

Araştırma yaparken karşılaştığım bir çok şey vardı. Kullanıcı yazıları, kapanışı hazmedemeyen yazarların açtıkları isyan blogları ve benim için en önemli ayrıntı Yenibiris‘teki “son başvuru tarihi: 30.11.2008” olan iş ilanı. Bu ilanla Onpunto‘nun ne kadar ani bir kararla dağıtıldığını resmen anlayabiliyoruz.
Onpunto şu saniye gerek alan adı olsun, gerek mevcut kullanıcısı olsun değerlendirilmesi gereken fırsatlardan biri. Site içinde tanıdığım yazarların hepsi öğrenmeye ve yazmaya çok aç ve bu ismi gerçekten kaybetmek istemiyorlar. Projenin kendi içinde yaşadığı iletişim sorunları nedeniyle, bugüne kadar kullanıcısıyla ve bizlerle başarılı bir ilişki kuramadıklarını eklemeliyim. Bu da tabii ki bu projedeki genel başarısızlığı getiren bir diğer önemli etkendi.
Son olarak; sitenin kuruluşunda yer alan Türkiye’nin ilk blogger’ı olduğunu kabul ettiğim Cihan Salim‘in yazısı ve o yazı içindeki Hürriyet yazarı ve projenin lider kadrosundan Yurtsan Atakan‘ın yorumu dışında yayınlayacak ve benim üstüne diyecek bir sözüm yok.
“Doğan Online altında özellikle azbuz.com, daha az bilinen e-kolay’ın blog platformu, hatta blog sayfası tutma imkanı veren gayet.net gibi rakipler varken Doğan Grubu altında Hürriyet’in Sen de Yolla, hatta sonrasında YazarKafe girişimleri, Milliyet’in Milliyet Blog‘u OnPunto’ya sadece aynı bina altında bile ne kadar rakip olduğunu anlamak açısından önemli. Hele Hürriyet ve Milliyet’in platformlarının gazetelerin marka gücü ve de yazarın yayınlanma şansı hissetmesi nedeniyle, OnPunto ile aynı kulvarda yarışmıyor gibi görünse de, ne kadar güçlü rakipler olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı…
Lafın kısası, OnPunto’nun arzulanan popülariteye ulaşmamasının bir nedeni içinde bulunduğu medya grubunda ciddi rekabete maruz kalmasıdır. Bu durumu olumlu ya da olumsuz görmek yaklaşıma göre değişir. Hedef kitle, pazarını az da olsa farklılaştırabilen kurum içi “rakipler” pek çok durumda rebaketin sağladığı çeviklik, yenilikçiliği göstererek kurumu dinamik ve başarılı kılabilir, ama bunu başarmak zordur. Genellikle şirket bir ürününün satışını arttırırken diğerinin düşmesini engelleyemez.
OnPunto da test yayınına başladıktan ancak iki yıl sonra Hürriyet gazetesi ilk sayfasına haber taşıyabilmiş, anasayfada haberin devamı (ve belki kaynağı da diyebiliriz) 15 günde bir yayınlanan e.Yaşam ilavesi olarak gösterilmiştir. e.Yaşam ilavesi dışında OnPunto’nun Hürriyet’in sayfalarında en fazla 1-2 kez anılmış olması “Hürriyet’in desteğine rağmen kapandı” savının doğru olmadığını göstermektedir.” Cihan Salim
“Onpunto kapanmış olabilir ama vizyonu bitmedi. Dünyanın bir yerinde başka Onpunto’ların doğduğundan ve en azından birinin yaşayacağından eminim.” Yurtsan Atakan
Sonuç, Onpunto‘nun kullanıcısına bir şekilde ayıp oldu ve Türk interneti kullanıcısını üzerek ve kırarak bir adım geriye gitti!
Devamını OkuHakia daha fazla Türkçe yayına hazırlanıyor!
Arda Kutsal | 16 Temmuz 2008 | 11 Yorum
Tweet
Geçtiğimiz günlerde Hakia CEO‘su Dr. Rıza Berkan‘la İstanbul’da bir görüşmemiz oldu. Görüşme esnasında hem Hakia‘nın Türkiye operasyonu hem de şirketin genel ve merak edildiğini düşündüğüm konularını konuştuk.
Öncelikle Hakia bugünden itibaren daha Türkçe bir yapıya kavuşuyor. Ana sayfasının yeni Türkçe tasarıma geçeceğini öğrendiğim Hakia‘nın bu kapsamda Türk kullanıcılara sunduğu yeni özellikler ve imkanlar da olacakmış.
Bunlardan ilki Türkçe web sitesi sahiplerini ilgilendiriyor. Türkçe web sitesi sahiplerinin Hakia‘nın site taramalarında yer alması için bildirim yapmaları bekleniyor. Türkçe web sitelerinin Hakia taramalarında yer alması ve Türkçe içeriğin arama sonuçlarında çoğunluğunun artması bence başlangıç için oldukça önemli olacaktır. Bu konudaki linkler yeni Türkçe arayüzler devreye girdiğinde sanırım detaylı olarak paylaşılıyor olacaktır.
Diğer bir Türkçe’ye özel konu da Hakia‘nın galeri sayfalarının sizinle ilgili aramalar için özelleştirilebilmesi. Yani, Hakia‘da sizin adınızla yapılan aramalarda sizin belirlediğiniz arama sonuçlarının çıkmasını sağlayabilirsiniz. (örnek: Mustafa Kemal Atatürk, Sakıp Sabancı, Vehbi Koç, Emin Çölaşan) Bunun için Hakia Club‘a üye olmanız ve kendi galerinizi oluşturmanız gerekiyor. Galerinizi oluştururken sonuçları sıralayabilir, düzenleyebilir ve arama sonuçlarında yer almasını istemediğiniz sonuçları silebilirsiniz. Kısacası adınıza karşılık gelen arama sonuçları sizin galerinizi düzenlediğiniz şekilde gözüküyor olacak. Açıkcası galeri özelliğinin Türk kullanıcılar tarafından oldukça tercih edileceğini ve düzenleneceğini düşünüyorum.


Bunun yanında Hakia‘nın hali hazırda Türkçe olan “Aynı Soruyu Soranlarla Tanışın” bölümünü de farklı bir markalamaya alacağını öğrendim. Bununla ilgili çalışmaları sürüyormuş ancak “Aynı Telden Çalanlar” olarak değiştirilmesi muhtemeldir. Benden duymuş olmayın
Hakia‘nın Türkçe sayfalarındaki yenilikleri yazımın başında da dediğim gibi bugün içinde göreceğimizi öğrendim. Türkiye pazarının global internet pazarlarındaki kullanıcı etkisini düşünerek Hakia‘nın lokal pazarda güçlenerek globaldeki başarısını desteklemesi bence çok değerli olacaktır.
Hedeflenen başarı ekseninde belirlenen rakibin Google olduğunu düşünerek, pazar liderinden lokal pazar payları kaparak büyümenin bu aşamada önemli bir strateji olacağına inanıyorum.
Bu arada yeri gelmişken arama motorları pazarında Google‘ın lider konuma geçemediği bazı lokal pazarlardaki durum ile ilgili benim de yeni edindiğim kısa bazı istatistikleri paylaşayım.
- Çin‘in pazar payı %55 ile en büyük olan arama motoru Baidu ve 2000 yılında kurulmuş. Google arama motorunun bu pazardaki payı ise %23.
- Güney Kore‘de ise pazar lideri Naver isimli arama motoru. 1999 yılında kurulmuş ve Google‘ın bu pazardaki payı %1.7
- Rusya‘da da arama motoru pazarındaki en büyük oyuncu Yandex. Servis 1997′de kurulmuş ve en yakın rakibi Google‘ın Rusya’daki pazar payı %31.
- Çek Cumhuriyeti‘nde ise Seznam %60 pazar payı ile arama motoru pazarının lideri. 1996 yılında kurulmuş ve Google‘ın bu pazardaki payı %30.
- Estonya‘da ise bu alandaki pazar lideri %65 pazar payı ile Neti.ee ve 1996 yılında kurulmuş. Google‘ın buradaki pazar payı bilinmiyor.
Dr.Rıza Berkan ile gerçekleştirdiğimiz sohbetimizde kendisine elbette yakın zamanda gerçekleşen Microsoft‘un semantik arama motoru PowerSet satın almasını da sordum. Daha önce ilgili yazımda belirttildiği gibi bu satın almanın semantik arama teknolojisinin önemini vurguladığını söyledi. Buna ek olarak Microsoft‘un Hakia ile PowerSet satın alması öncesinde görüşüp görüşmediğini sordum ve Dr.Rıza Berkan böyle bir görüşme olduğunu doğruladı. Ancak bu tür görüşmelerin sadece Microsoft‘la değil farklı yatırımcı ve şirketlerle de yapıldığını ekledi. Tabi benim için özellikle önemli olan Microsoft‘un Hakia ile satın alma öncesinde görüştüğünün doğrulanmış olması oldu.
Haliyle aklıma bir de Google‘ın günün birinde Hakia ile semantik arama teknolojisi konusunda ilgilenmesi geliyor. Bununla ilgili olarak Dr.Rıza Berkan, Hakia‘nın mevcut yatırımcılarının dünyada ses getirecek bir sonuç beklediğini belirtti. Yani bu açıklamadan bu tür satın almalarla çok fazla ilgilenmediklerini anlayabiliyoruz. Bu arada Hakia‘nın bugüne kadar toplam $21 milyon yatırım aldığını da söylemiş olayım.
Son olarak küçük bir bilgiyi daha paylaşmakta fayda var. Merak edenler için Hakia‘da şu anda günde ortalama 200 bin arama yapılıyormuş.
Yaklaşık 1-1,5 saatlik bir sohbeti konsantre olarak paylaşmaya çalıştım. Zaten Hakia‘nın yeni Türkçe bölümlerini ve özelliklerini bugün içinde görüyor olacağız, diğer istatistikler ve bilgiler de umarım faydalı olmuş ve merak edilen sorulara cevap vermiştir.
Devamını OkuWeb.tv ile ilgili TurkTicaret.net’ten açıklama geldi
Arda Kutsal | 15 Temmuz 2008 | 25 Yorum
Tweet
TurkTicaret.net Genel Müdürü Murat Yanıklar bugün beni aradı ve Web.tv haberimizle ilgili bazı noktalara açıklık getirdi.
Öncelikle Web.tv projesi yapımcı Osmantan Erkır‘la ortak yürütlen bir girişim değilmiş. Osmantan Erkır‘la başka bir projede birlikte hareket ediyorlarmış. Söz konusu diğer projenin ne olduğu ile bilgi vermedi. Bildiğimiz, Web.tv projesi olmadığı.
Web.tv girişimi benim de umduğum gibi global olacakmış. Ancak sadece bir yapım yani program için olmayacakmış.
Proje hakkında detaylı bilgi verilmese de ana hatlarıyla üzerinde çalışılan girişim şu şekildeymiş.
Öncelikle bilindiği üzere Web.tv alan adı TurkTicaret.net tarafından satın alınmış durumda. Proje kapsamında da bahsettiğim gibi global bir girişim hayata geçirilecekmiş. Türkçe dahil olmak üzere birçok dilde yayın yapacak olan servis üzerinden kullanıcılar isim.web.tv gibi alan adları alabilecekmiş. Zaten bugün Web.tv ana sayfasına giderseniz işlevsiz ama fikir veren bir uygulamanın ana sayfaya yerleştirildiğini görebilirsiniz. (İlgili yazının yorumları arasında buna değinildiğini hatırlarsınız.)
Burada alan adları ücretsiz olarak sağlanacakmış. Ancak jenerik isimler ve markalar için özel bir prosedür uygulanacakmış. Yani, istanbul.web.tv alan adı İstanbul ile ilgisi olmayan bir kullanım için verilmeyecekmiş. Kısacası rezerve isimler olacağını anlayabiliyoruz.
Alınan alan adlarının video altyapısı ise tahmin edeceğiniz gibi Web.tv tarafından sağlanıyor olacakmış.
Murat Yanıklar tarafından açıklığa kavuşturulan diğer bir nokta da Web.tv projesinde herhangi bir yatırımcının olmadığı oldu. Şu an için sadece TurkTicaret.net tarafından finanse edilen ve yürütülen bir girişimmiş.
Bu hatlarıyla projenin global boyutta başarılı olması için arayüzlerin, uygulamanın, altyapının ve süreçlerin doğru modellenmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer doğru modellenmiş süreçler başarılı bir pazarlama kampanyasıyla birleşir ve hedeflenen global pazarlarda viral olarak yayılabilirlerse Web.tv girişiminin başarısız olması için sebep görmüyorum.
Son bir bilgi de Web.tv‘nin TurkTicaret.net tarafından satın alınan tek değerli alan adı olmadığı. TurkTicaret.net‘in sahibi olduğu ve bir başka proje için değerlendireceği bir de Ok.net alan adı varmış. Projenin ne olduğunu sorduğumda paylaşmak istemediler. Bununla ilgili de herhalde ilerleyen dönemlerde duyumları almaya başlarız.
Devamını OkuKariyer.net yeni nesil pazarlamayı ve sosyal olmayı çok sevdi
Arda Kutsal | 15 Temmuz 2008 | 7 Yorum
Tweet
Kariyer.net‘in Facebook uygulaması ile pazarlama aktivitelerinde yeni nesil stratejileri tercih ettiğini biliyoruz. Zaten konuyla ilgili Kariyer.net‘in Pazarlama Direktörü Ayça Arsan‘ın TechCrunch & Webrazzi MeetUp‘da katıldığı panelde yaptığı açıklamaları izleyenler bilecektir. (Etkinliğe katılamamış olanlar Sosyal Platformlar ve Sosyal Medya’da Pazarlama isimli panelin videolarına Webrazzi.TV üzerinden ulaşabilirler.)
Adonomics‘e göre Kariyer.net‘in Facebook uygulaması toplam 11.000 kere yüklenmiş. Kariyer.net‘in uygulamayı kendi kaynakları ile geliştirdiğini düşünürsek, klasik reklam kampanyalarının aksine düşük maliyetli ve önemli ölçüde hedefli geri dönüşler sağladığını söylemek mümkün.
Şirketin yeni nesil pazarlama kampanyalarına yaklaşmasının ve sosyal medya etkisi büyük girişimler hayata geçirmesinin ana etkenini de bu tür uygulamalardan klasik pazarlama uygulamalarına kıyasla çok daha etkili, ölçülebilir ve hedef/maliyet dengesi pozitif geri dönüşler yakalamasına bağlıyorum.
Kariyer.net‘in bu vizyonla yeni hayata geçirdiği ÖSS Bahane isimli uygulaması işte tam bu noktada benim dikkatimi çekti. Bu yıl ÖSS sınavında başarılı olamamış kişilerin neden başarılı olamadıklarına dair bahanelerini yazdıkları sitenin sloganı ise “İş bulmak için üniversite mezunu olmak şart değil.“.
Bu slogan ile Kariyer.net‘in öğrencileri OssBahane.com‘a davet etmesini ve buradan yakaladığı sosyal pazarlama etkisini anlamak mümkün.
Hazır siteye girmişken birkaç ÖSS’yi kazanamama bahanesi de benim dikkatimi çekti.
- Burada soruları ben sorarım dedim. Sınavdan atıldım.
- Deneme sınavı diye gittim. Gerçek çıktı.
- Kitapçık rengini beğenmedim.
- Önemli olan sadece katılmaktı o da güzel bişey
- Şıklar arasında haksızlık olmasın diye hepsini işaretledim.
Şirketlerin kullanıcı tarafından yaratılan içeriğe, sosyal platformlara, sosyal medyaya kısacası Web 2.0‘a olan yakınlaşmaları Türkiye’deki hem internet girişimcileri, hem yatırımcıları hem de elbette online reklam pazarı için önemli bir gelişmedir. Kariyer.net‘in bu alanda bu tür uygulamalarla başarılı olması birçok kurumun bu alana olan ilgisini artıracak ve tüm pazar için önemli geri dönüşleri beraberinde getirecektir.
Benzer çalışmaları daha çok göreceğimizi tahmin ediyorum ve şirketlerin bu alandaki fırsatları bir an önce farketmesini umuyorum.
NOT: Yazıyı hazırlarken 5 Kasım 2006 tarihli “Kariyer.net Web 2.0′a yaklaşıyor” isimli yazıma denk geldim. Görünen o ki, o günden bugüne Kariyer.net Web 2.0‘a gerçekten yaklaşmış.
Devamını OkuSoy ağacı ürünü Kindo Türkiye’de de yerelleşiyor!
Erhan Erdoğan | 15 Temmuz 2008 | 4 Yorum
Tweet
İngiltere başlangıçlı olan fakat bir çok ülkede yerelleşerek ağını genişleten Kindo, Skype ve Last.fm geçmişleri olan yüksek-profilli bir ekibin yatırım yaptığı bir soy-ağacı, seçere bulma uygulaması. Türkiye’de de bu yerelleşme çalışmalarını Ülke Müdürü Oğuzhan Aygören yürütüyor. Meetup’taki StartupPad’de sunum yapan uygulamalardan biriydi, hatırlayanlarımız vardır. (Öhöm öhöm kaçıranlar Webrazzi.TV‘den izleyebilirler.)
Konuya şöyle döneyim; zamanında soy ağacı bilgime ulaşmak için Nüfus İl Müdürlüğü’nün yolunu tutmuş fakat orası kayıtlı olduğum kütük olmadığı için başvuru yapamamıştım, başka bir sefere kalmıştı. Garip bir eksikliğimizdir soy ağaçlarımız gerçekten, kurumlarımızın düzensiz işlemesi mi nedeni, yoksa kültürümüzle mi ilgili gerçekten net bir şekilde bilmiyorum. Bunu sorgularken yazarını bilmediğim güzel bir yazıyla karşılaştım ondan alıntılar yapacağım.
“Maalesef neseb (ilm-i neseb=jenealoji=soy ağacı) bilgisine en uzak milletlerden birisi de biziz. Ellerinde şeceresi olan aile yok denecek kadar azdır. Bunun bence iki sebebi var. Birincisi Türk-İslâm kültüründe neseb üstünlüğünden ziyade ahlâk üstünlüğüne kıymet verilmesidir. İkinci sebep de ata ve dedelerimizin yaşadığı harp, işgal, hastalık, göç gibi felaketlerin böyle lükslere imkân bırakmamış olmasıdır.“
Meetup’ta Oğuzhan Aygören de başka bir açıdan konuya yaklaştıklarını belirterek sunumunun başında ailesi uzak şehirlerde yaşayanların el kaldırmasını istemişti. Yani Kindo‘nun aileleri bir arada tutan bir köprü olabileceği düşüncesiyle Türkiye’deki memleket-metropol bağlantısına da yoğunlaştıklarını gösterdi.
Kindo basit bir şekilde ailenizdeki kişileri e-mail bilgisini girerek soy ağacınızı bildiğiniz yere kadar çıkarabileceğiniz bir şema sunuyor. E-posta daveti sayesinde ailedeki diğer kişileri de bu crowdsourcing‘e dahil ediyorsunuz, onların da kendi katkıları ve öz profillerini güncellemeleri sayesinde de ağaç büyüyor. Tabii ki alternatif süslerle aile içi etkileşimi arttırmayı amaçlıyor. Bu süsler arasında doğum günü takvimi, doğum günleri için iş ortağı yerel şirketler üzerinden hediye seçenekleri bulunuyor. (Şu an bazı aşamalarda olduğu gibi bu aşamada da çalışmalar sürüyor.)
Ayrıca sitenin kendi içerikleri arasında ünlü soy ağaçları; haberlerle, fotoğraflarla ve videolarla destekli ünlü profil sayfaları da var. Ama site diğer kompleks rakiplerinden (MyHeritage, Ancestry, Genealogy gibi) ayrışmak için odaklı ve basit kalarak fark yaratıyor.

Kindo da yapacağınız bir çalışmayı desteklemek için bulduğum yazıdan öneriler de şunlar; ailenin ihtiyarları, nüfus sicilleri, takvimler, resmi arşivler, aile arşivleri ve mezar taşları. İlm-i neseb‘den bir haber kalmamamız gerekiyor, sonuç olarak gideceğimiz yer belli olsa da hani!
Ayrıca eskiden soy ağaçları şöyle olurmuş:
1.Bahçeli Kahramanzade Ahmed Ağa 1875-1929
1.a.Güzelköylü Hacıağazade Ayşe Edibe (Veli ve Hadice) 1878-1899, ev.1898
1.b.Bahçeli Körkamiloğullarından Behiye (M. Emin ve Hasene) 1885-1960, ev.1899
1.c.Bahçeli Tepecikgilden Neriman (Yusuf ve Kerime) 1899-1972, ev. 1919
1.a.1.Mehmed 1899-1899
Bu konuya benim gibi takanlar önce sadece bulduğum ve sonrasında ise içeriğini harika bulduğum yazının devamını okuyabilirler.
Kindo yerelleştirme sırasında sunulacak ilgili parlak fikirlere ve tekliflere açık bir şirket. Türkiye ofisi olan yabancı şirketlerin PR’ı, biz de yarattıkları rahatlıkları da bir başka oluyor hani! ; )
Devamını OkuTechCrunch AOL tarafından satın alınacak mı?
Arda Kutsal | 15 Temmuz 2008 | 3 Yorum
Tweet
Geçen hafta PaidContent.org‘un bağlı olduğu şirket ContentNext Media‘nın Guardian Media Group tarafından $30 milyon’a satın alınmasıyla bu alanda bir hareketlilik yaşanmıştı.
Bugün ise Guardian bloglarından Digital Content‘in verdiği bir haberle gözler uzun süredir dedikoduları kulaktan kulağa yayılan TechCrunch‘a döndü.
Dünyanın en büyük Web 2.0 blogu ve 900 bin‘e yakın RSS takipçisi ile bu alanda klasik medyadan daha etkili bir konumda bulunan TechCrunch‘ın $20 – $30 milyon arasında bir rakamla AOL tarafından satın alınacağı konuşuluyor.
2007 yılında $3 milyon gelir elde ettiği Michael Arrington tarafından açıklanan TechCrunch‘ın 2008 yılında bu rakamı en az %100 artışla 2 katına çıkartmış olabileceği düşüncesi bana çok da uzak gelmiyor. Bu durumda böylesine bir satışın $25 milyon seviyesinden gerçekleşmesine olası bakıyorum. Yani AOL için bedelini ödemenin çok da zor olmayacağı ve etkisi son derece yüksek olacak başarılı bir yatırım olur diyebilirim.
AOL‘in zamanında Weblogs Inc.‘i satın almasıyla bünyesine Engadget gibi son derece önemli blogları kattığını biliyoruz. Ayrıca beklenenin aksine dev internet medya şirketinin bu satın alma sonrasında bünyesine kattığı blogları büyütmeye devam ettiği de ortada.
TechCrunch’da durum farklı olabilir mi?
Michael Arrington tarafından kurulan ve zaman içinde editör ve yazarların katıldığı TechCrunch‘ın her ne kadar bugün bir CEO‘su olsada sonuçta halen Michael Arrington etrafında dönen bir marka olarak algılanıyor.
Diğer taraftan şöyle bir de gerçek var ki, TechCrunch‘ın tek başına da bir marka olduğunu yapmış olduğu büyük organizasyonlardan ve klasik medya ile sağlanan işbirliklerinden görebiliyoruz.
Kişisel görüşüm olası bir satın alma sonrasında Michael Arrington‘ın TechCrunch‘ın içinde kalması ile AOL bünyesinde daha da büyüyebileceği ancak hedef kitlesinde bazı ayrışmaların söz konusu olacağıdır. Hatta Michael Arrington‘ı AOL‘de üst düzey yönetici olarak görürsek de şaşırmamak gerekir.
Devamını OkuGlobal pazarda web tabanlı oyun sitelerine ilgi hat safhada!
Erhan Erdoğan | 15 Temmuz 2008 | 8 Yorum
Tweet
Çin’den Amerika’ya kadar hemen her ülkede online-oyun siteleri reyting olarak en üst sıralarda yer alıyor. Yeni nesil web projelerinin benzer etkileşimiyle bu rakamları buluşturmak için sayısız sıcak hamle var. Son zamanlarda Jeff Bezos gibi bir liderin 15 milyon dolarlık yatırımıyla birlikte bu yeni projelerin vizyonlardan çıkıp, pazara yepyeni oyuncular olarak inmesi için start verilmiş oldu.
Dünyada Çin’in başını çektiği bu oyun çılgınlığı sayesinde elinde hali-hazırda komüniteleri olan siteler de çeşitli satın almalarla kendilerini güçlendiriyorlar. Bunların arasında sosyal ağlara eplikasyon geliştiren oyun platformu şirketleri hatta Çin’de sosyal ağlara yatırımlar yaparak hazır komünite satın alan büyük oyuncular var.
Bugünden sonra çılgın rakamlı satın almaların devamı da gelecek. Çin’deki 7-8 sıfırlı rakamlara ulaşmayacak olsa da Türk pazarının da bu rüzgardan nasibini alması olası. Bir kaç veriyle pazarımızın ne kadar canlı olduğunu görelim.

Mynet, Ekolay ve Superonline gibi portallarımızdaki oyun bölümleri elle tutulur bir şekilde -belki de bazılarında haber içeriğinden çok- ilgi görüyor. Ayrıca Facebook‘u oyun oynamak için kullanan Türk kullanıcı sayısı da uyulamaların kullanım oranlarıyla ülkemizdeki kullanıcı sayısını karşılaştırınca göz kararı seçilebiliyor.Bunun dışında Alexa sıralamasında ilk 100′de Kraloyun, Oyunlar1, Travian, Ikariam, Ogame, Oyuncehennemi ve Klansavaşları gibi oyun siteleri bulunuyor. Bunların yanına bir de şimdiye kadar hep ilgimi çekmiş olan Google Zeitgeist’lerdeki “oyun, oyunlar” aramalarını da eklersem; Türkiye’deki web kullanıcısının gözardı edilemeyecek bir yüzdesinin vaktini oyunlara ayırdığını söyleyebiliriz. (6-7 yaş hatta altı çocuklarımızın da ilgisi fazlasıyla oyunlara, hatta bazılarının Google’da yazabildiği ilk kelimeler bunlar.)
Sizin gibi üst düzey kullanıcılardan da, yazdığımız 3D sosyal ağları haberleri ile ilgili yorumlarınızda WoW gerçeğine değinenleriniz oldu. Bunca reddedilemeyecek veriye sahip olmamıza rağmen, pazarımızda bu yönde bir kaç girişim ya da satın alma ile ilgili duyum olmaması beni şaşırtıyor.
‘Sosyal ağlar + Oyun’un bir sonraki büyük konsept olacağını görmek zor değil, bu yöndeki fırsatları değerlendirebilir ve ilk hareket edenlerden olabilirsiniz. Komüniteleri daha yoğun bir etkileşimde tutabileceğiniz çeşitli iş birlikleri ya da yeni girişimlerden çok büyük geri dönüşler alınacaktır.
Devamını OkuWeb.tv sadece alan adı ticareti değil!
Arda Kutsal | 14 Temmuz 2008 | 20 Yorum
Tweet
2 Haziran 2008′de Webrazzi‘de Ersan Özer imzalı “TurkTicaret.net Web.tv’yi satın mı aldı?” isimli yazıyı yayınladığımızda konuyla ilgili özellikle alan adı ticareti ekseninde dönen oldukça fazla yorum yapılmıştı.
Sadece Web.tv alan adı için AfterNIC üzerinden istenen rakamın $2 milyon olduğu göz önüne alınınca, TurkTicaret.net‘in buradaki planları Webrazzi okuyucularını düşündürmüştü.
Bu konuyla ilgili güvenirliğine tamamen inandığım çok önemli bir kaynaktan bazı duyumlar aldım. Web.tv‘nin TurkTicaret.net tarafından sadece alan adı ticareti için değil, tamamen yeni bir web girişimi için alındığı bilgisine ulaştım.
Söz konusu girişimin tarafları TurkTicaret.net, şu anda ismini bilmediğim ancak çok yüksek rakamlar yatırmış olduğunu duyduğum bir yatırımcı ve Popstar, Popstar Alaturka gibi programların yapımcısı olarak tanıdığımız Osmantan Erkır.
Web.tv, Popstar gibi programları internet üzerinden gerçekleştirecek olan web tabanlı son derece büyük bir yatırımın sadece alan adı tarafı oluyor.
Proje için yapılmış olan yatırımın seviyesini alan adının değerini de göz önüne alarak hesaplayabilirsiniz.
Kişisel görüşüm eğer Web.tv projesi Osmantan Erkır gibi önemli televizyon projelerine imza atmış bir yapımcı, yüksek yatırımlar ve TurkTicaret.net altyapısıyla yayına girerse, Türkiye’de internet yayıncılığı için önemli bir dönüm noktası yaratacak ve bu alana olan özellikle reklam ilgisini yükseltecektir.
Projenin ses getirecek yapımlara ev sahipliği yapacağını ve internete reklamveren olarak giriş yapmamış birçok markayı getireceğini düşünürsek, ne tür yeni açılımlar sağlayacağını anlamak mümkün.
Şu an için sadece duyum olarak ama son derece güçlü bir duyum olarak paylaştığım Web.tv ile ilgili projenin kapsamı bu şekilde. Konuyla ilgili daha fazla bilgi alabilirsem paylaşmaya devam edeceğim. Bu süreçte eğer sizlerin bildiğiniz detaylar varsa paylaşırsanız sevinirim.
Şu anda öğrenmek istediğim, böylesine global değer taşıyan bir alan adının kullanıldığı bu projenin kapsamının hangi pazarları hedeflediği. Sadece Türkiye mi yoksa global bir girişim mi?
Devamını OkuWebrazzi Kariyer
- iOS Developer - iOS Gelişirici
Sui Bilgi Teknolojileri Ltd. Sti. - .Net Web Developer (SD002)
Servisimo.com - Mobile Application Developer
IKON Interactive - Web Application Developer
IKON Interactive - System Administrator
IKON Interactive - Project Manager
Voden - Flash Developer
Voden - Front -End Developer
Voden - Php Yazılım Geliştirme Uzmanı
İnfratech Bilgi Teknolojileri - Project Manager
Lowe Istanbul
Kategoriler
- 3D
- Alan Adı
- Analiz
- Araçlar
- Arama Servisleri
- Arkadaşlık
- Barındırma Hizmetleri
- Başlangıç Sayfaları
- Bilgi Kaynakları
- Blog
- Bloglar
- Dosya Paylaşımı
- E-Kitap
- E-Posta
- E-Ticaret
- Eğitim
- Eğlence
- Etkinlikler
- Finans
- Fırsatlar
- Fotoğraf
- Genel
- Güvenlik
- Haber Servisleri
- İnfografik
- İşletim Sistemi
- İstatistik
- Kariyer
- Konuk Yazar
- Kurumsal Web 2.0
- Lokasyon Bazlı Servisler
- Makale
- Mesajlaşma
- Mobil
- Müzik
- Ödeme Sistemleri
- Oyun
- Pazarlama
- Portal
- Rehber
- Reklam Servisleri
- Resim
- Röportaj
- Sanal Dünya
- Semantik Web
- Seri İlanlar
- Sinema
- Sosyal Ağlar
- Sosyal Medya
- Tablet
- Teknoloji
- Telekom
- Uygulamalar
- Verimlilik
- Video
- VoIP
- Web Tarayıcılar
- WebrazziTV
- Yatırım
- Yazılım
- Yeni Girişimler
- Yenilikler




