Webrazzi.TV: Golden Horn Ventures ile risk sermayesi üzerine

Webrazzi.TV‘nin yeni programı için Golden Horn Ventures‘ın Zincirlikuyu’daki ofisine gittik ve şirketin ortaklarından Mehtap Özkan ile şirketin yatırımları, yatırım kriterleri, yatırımlarından beklentileri üzerine konuştuk.

Ben keyifli ve bilgilendirici bir sohbet olduğunu düşünüyorum, umarım beğenirsiniz.

Devamını Oku

22dakika.org web kanalı Keylife.tv üzerinden yayında

Pilli‘nin popüler dizi sitesi 22dakika.org, yeni bir web televizyonu olan Keylife.tv üzerinden yayına başladı. Şu anda 3. bölümü yayınlanan 22dakika.org kanalının yapımcıları ise Nur Gürbüz ile Pilli’nin ortaklarından Hasan Yalçınkaya‘nın eşi Aylin Yalçınkaya.

22dakika.org konseptine uygun olarak hazırlanan program Keylife.tv için sanırım değerli bir trafik kaynağı olacaktır. Haliyle pillinetwork‘ün önemli sitelerinden olan 22dakika.org‘un takipçilerinin büyük ölçüde dikkatini çekecek bir yayın olacağını tahmin ediyorum.

Keylife.tv‘ye gelecek olursak. Bir süredir testleri gerçekeleştirilen servis kısa süre önce aktif olarak yayına başladı. Gökçen Karan‘ın da destek verdiği servisin şu anda bünyesinde 22dakika.org dışında Müzik, Astroloji, “Aman Kaçırma TV”, “İxbir”, Otomotiv, “Kültür Kazanı” kanallarını barındırıyor.

MYK Medya‘nın servisi olan Televidyon‘a birebir rakip olarak gözüken Keylife.tv‘nin altyapısı ise KEY isimli Radyo-TV yayıncılık şirketi tarafından sağlanıyor.

Programların videolarını bilgisayara indirme seçeneği de sunan Keylife.tv‘nin henüz çok yeni olmasına karşılık Alexa istatistikleri yazımın başında da bahsettiğim Pilli komünitesinin etkisiyle hiç de fena gözükmüyor.

Türkiye’de bu tür girişimlerin artmasını ve sadece video değil her alanda rekabetin oluşmasını isterim. Keylife.tv‘nin önümüzdeki günlerde ne tür yayınları bünyesine katacağını henüz bilemiyorum ancak bu alanda çeşitliliğin artacağına kesin gözüyle bakıyorum.

Devamını Oku

Çağlar Erol’dan bir satın alma mı geliyor?

Ocak ayında XING tarafından satın alınan Cember.net‘in kurucusu Çağlar Erol‘un şu günlerde sadece yazılarını paylaştığı blogunu güncellediğini biliyoruz. Yeni girişimler üzerinde çalıştığını bilmeme rağmen kendisine sırada neler var diye sorduğumda ise yorum yapmak ve detay paylaşmak istemiyor. Benimle yeni girişim fikirlerini paylaşsa ne olabilir ki? :)

İşin şakası bir yana, bugünlerde Çağlar’ın yeni bir girişim ile ilgilendiğinin duyumlarını alıyorum. Kendisine bunu sorduğumda yorum yapmak istemesede çok büyük olasılıkla çok yakında haberini alacağımız bir satın almanın söz konusu olduğunu söyleyebilirim.

Peki, nedir bu yeni girişim?

Çağlar’ın sağlık sektörüne ilgisinin olduğunu blogunu yazmaya başladıktan sonra yazdığı şu yazıdan tahmin edebiliyorduk ve tahminler şu anda doğru çıktı diyebilirim.

Dediğim gibi Çağlar Erol konu ile ilgili yorum yapmasada şu günlerde DoktorSitesi.com ile bir satın alma görüşmesi yaptığını biliyorum.

Sağlık sektörü bence de Türkiye’de önemli bir alan. İlaç sektöründeki reklam yasaklarına rağmen sektörün inanılmaz pazarlama bütçeleri olduğunu biliyoruz. Bunun yanında ilaç satışı için şirketlerin kırk dereden su getirerek doktorlara ulaşma kanalları yaratmaya çalıştığı da bilinen bir gerçektir.

Çağlar’ın iş ağlarını yönetme tecrübesini özel bir alana aktarıp burada doktorları biraraya toplaması ise bence çok zor olmayacaktır ve komünite tecrübesi olan bir girişimci için başarının birkaç gerekliliğini ortadan kaldıracaktır.

DoktorSitesi.com‘un olası bir satın almasının gerçekleşmesi durumunda, Çağlar’ın sağlayacağı yatırımla zaten kazandığı ivmeyi devam ettireceğini tahmin edebiliyorum.

Bu arada doktor.com‘un da halen GittiGidiyor üzerinden satışta olduğunu hatırlatmak isterim. Şu anda 88.000 YTL‘den açık artırmada olan alan adının 11 dilde aynı anlama geliyor olması herhalde sağlık sektörü ile ilgili girişimciler için değerli olacaktır. “Hemen AL!” fiyatı 125.000 YTL olan alan adının zamanında $100.000 karşılığında alındığını duymuştum ancak kesin bir rakam değildir.

Ben duyduklarımı yazdığıma göre artık Çağlar Erol’un konuyla ilgili yorum yapmasını beklemek kalıyor. ;)

Devamını Oku

Mobil sektör Altın Sim Kart Ödülleri’nde yarışıyor

Cep telefonları, GSM operatörleri ve mobil teknoloji ana kategorilerinde en iyilerin belirleneceği ve bu 3 kategori altında toplam 20 ödülün verileceği Altın Sim Kart Ödülleri Mobiletisim.com tarafından hayata geçirildi.

Yarışma kapsamında şu kategoriler bulunuyor:

  • Yılın Cep Telefonu
  • Yılın Müzik Telefonu
  • Yılın Multimedya Telefonu
  • Yılın İş Telefonu
  • Yılın Kamera Telefonu
  • Yılın Çift SIM Kartlı Telefonu
  • Yılın Stil Telefonu
  • Yılın En Beğenilen Operatörü
  • Yılın En İyi Tarifesi
  • Yılın En İyi Kampanyası
  • Yılın En İyi Operatör Yan Sitesi
  • Yılın En iyi Operatör Servisi
  • Yılın En İyi Mobil(Wap) Sitesi
  • Yılın En İyi Kamu Mobil(Wap) Sitesi
  • Yılın En İyi Mobil Bankalık Servisi
  • Yılın En İyi Mobil Servisi

Halen sponsor alımının ve aday belirleme sürecinin devam ettiği Altın Sim Kart Ödülleri‘nde halk oylaması 5 Eylül‘de başlıyor. Yani, bu zamana kadar aday ya da sponsor olmak isteyen firmalar başvurularını yapabilirler.

5 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan halk oylamasının sonucunda ise Cebit Bilişim Eurasia fuarında 10 Ekim‘de ödül töreni gerçekleştirilecek.

Halk oylamasına katılanlara dizüstü bilgisayar, cep telefonu gibi ödüllerin verileceği Altın Sim Kart Ödülleri‘nde, 100′den fazla adayın yarışacağı belirtiliyor.

Jüri üyeleri arasında yer aldığım ve Webrazzi’nin medya sponsorlarından olduğu Altın Sim Kart Ödülleri‘nin detaylarına yarışmanın web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku

YouTube’dan açıklama yapıldı

YouTube aylardır sürmekte olan erişim engelleme kararı ve devamında gelişen konularla ilgili bir açıklama yaptı. Şirketin yaptığı açıklama şöyle:

“YouTube olarak söylenti ve spekülasyonlar üzerine yorum yapmamayı tercih ediyoruz. Türkiye’den YouTube’a erişim halen sağlanamamaktadır. Fakat Türkiye’deki kullanıcılarımıza erişimin sağlanması için çalışmalarımız devam etmektedir. YouTube geniş, küresel bir izleyici kitlesine ulaşmakta, tüm dünyadan insanlara güvenli ve yasal düzenlemelere uygun bir şekilde, videolar paylaşarak kendilerini ifade edebilecekleri bir platform sunmaktadır.”

Bildiğiniz üzere YouTube ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor ve en yetkililer bile durum ile ilgili kesin cevaplar veremiyor. Yılan hikayesine dönen YouTube erişim engelleme konusunun ne kadar garantili olarak ne zaman çözüleceğini de haliyle şu anda kimse bilmiyor. Ancak bu durumun Türkiye’nin global internet pazarındaki imajı için yarattığı negatif etkiyi tahmin edebiliyoruz.

Problemin özünde ne yatıyor ve bu kadar çözülemez olan nedir sorusunun cevabı ise yine bir muamma. Umarım yakın zamanda bilen birileri varsa herkesi aydınlatır. Ama sanıyorum ki bunu YouTube bile bilmiyor ya da anlatamıyor…

Devamını Oku

Yeni bir internet devrimi: Ubiquity

Mozilla Labs tarafından geliştirilen Ubiquity yeni bir internet devriminin habercisi olarak bugün hayata geçirildi. Henüz 0.1 sürümünde olan Ubiquity bir Firefox eklentisi ve yaptığı iş ise farklı web servislerini kullanarak günlük yaşamda ihtiyaç duyacağımız birçok hizmeti tarayıcı üzerinden gerçekleştirmemize olanak tanımak.

Örnek vermem gerekirse, Webrazzi’de gördüğünüz bir yazının belirli bir bölümünü, ki bu bölümün içinde resim de yer alabilir, bir arkadaşınıza e-posta ile göndermek istiyorsunuz. Normal durumda kopyala yapıştır yöntemiyle e-posta mesajınızın içine aktarıp sonra göndermeniz gerekir. Ubiquity bu işlemi günlük yazım dili kullanarak kolaylıkla yapmanızı sağlayarak direkt tarayıcınız üzerinden gerçekleştirebiliyor.

Daha özel ve ürün lansmanında da kullanılan bir örnek olarak şunu da paylaşayım. Bir toplantı ayarlıyorsunuz ve göndereceğiniz e-posta’nın içine bir de toplantı yapacağınız yerin haritasını dahil etmek istiyorsunuz. Normalde Google Maps üzerinden link olarak haritayı e-posta mesajınıza dahil edersiniz. Ubiquity ile direkt haritayı resim gibi mesajınıza dahil edip göndermeniz mümkün ve bunu yine tarayıcınız üzerinden kolaylıkla yapabiliyorsunuz.

Ubiquity ile ilgili ben ne kadar örnek versem ürünün tanıtım filminin ve demolarının tadını vermeyecek. Bu sebeple aşağıdaki videoyu seyretmenizi öneriyorum.

Henüz çok yeni ve erken sürümlerinde olan Ubiquity‘nin yaptığı aslında popüler web servislerinin API‘ları üzerinden işlem gerçekleştirmek. Bir web sitesinden belirli bir bölümü seçip Twitter‘a göndermek, uzun bir URL’yi seçip onu anında TinyURL‘ye dönüştürmek ve bir web sitesindeki içeriği anında tarayıcı üzerinden tercüme etmek… Tüm bunlar servislerin API‘ları ile yapılan ancak Ubiquity‘nin inovatif modeli sayesinde günlük yazım dilimize entegre edilen devrim niteliğinde özellikler.

İnternetin bir platform olması ve tüm servislerin bu platform üzerinde entegre olarak çalışabilmesi vizyonundan yola çıkarak önemli bir adım olarak gördüğüm Ubiquity ile ilgili bu yazımız konuyu açma niteliğindeki ilk paylaşımımız olsun. İlerleyen dönemlerde bu önemli eklentiyi ve devamında gelecek uygulamaları o kadar çok konuşacağız ki, hazırlık yapmış olmak gerekiyor.

Ubiquity‘yi Firefox kullanıyorsanız denemezi kesinlikle tavsiye ederim. Yeni bir devrin başlangıcını yaşamak için değerli olacaktır.

Devamını Oku

Bilgi temelli sosyal ağ; Knowband.com

Dünyanın her yerinde Google, SlideShare, Youtube, Scribd, Wikipedia, Delicious, vb.. gibi başarılı markalamalar yapan web servisleri kullanılarak bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmak amaçlanıyor. Bunun yanında üniversiteler, özel eğitim kursları da süreçlerinin bazı kısımlarını e-learning’e taşıyorlar. Oluşan bütün bu içeriklerle birlikte tüm bu servisler içinde anlık komüniteler oluşuyor. Site içi gruplar kuruluyor ya da bir şekilde içerik üreticileri takip etme olanağı sağlanmaya çalışılıyor.

İlk kez bilgi ile sosyal ağ kavramını aynı niş çatı altında buluşturacak ve yukarıda bahsettiğim tüm servisleri içine alarak içeriğini temin edecek “bilgi temelli sosyal ağ” projesinin ismi Knowband.

5 Kişilik bir proje ekibinden oluşan Türk şirketi Knowband özgün konseptiyle bu alanda yer alan ilk başarılı markalama.

Projenin PR Direktörü Üçer AksuNasıl çalışır?” sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Sistemin nasıl çalıştığını basitçe şöyle özetleyebiliriz. İnsanlar sisteme üye olup bir profil sahibi oluyor ve ilgilendikleri, bir şeyler öğretmek ya da öğrenmek istedikleri herhangi bir konuda “kurs”lar açıyorlar. Kurslar için kurs profili dediğimiz bir sayfa oluşturuluyor ve insanlar bu sayfa aracılığıyla konuyla ilgili presentasyon, ofis dökümanları, resim, video makale vb.. materyalleri paylaşıyor bunlarla ilgili tartışıp yeni şeyler öğreniyor, benzer ilgi alanlarına sahip yeni insanlarla tanışıyor, arkadaş oluyorlar. Bu insanlarla aynı zamanda istediklerinde son derece gelişmiş özelliklere sahip Virtual Classroom uygulamamız olan Knowband Live sayesinde canlı sesli ve görüntülü olarak oturumlar düzenleyebiliyorlar.”

Yeni başlayanlar için hazırladıkları sunuma da bu linkten ulaşabilirsiniz.

İlerleyen dönemlerde üreticiler de bilginin karşılığını sağda solda yer alan profillerde değil, Knowband üzerinden derli toplu olarak paylaşarak -kendi ya da şirket- markalarının değerini yükseltebilecekler.

Ayrıca fikir başından sonuna kadar başarılı bir gelir modeline oturtulmuş ve aldığı close yartırımlarla da geleceğinin parlaklığı kavranılabilmişe benziyor.

Son olarak vizyonlarından bir kaç cümleyi de paylaşmak istiyorum:

“Knowband insanlara “doğal” bir tanışma ortamı sunacak bu sayede insanlar arası bilgi temelli bir sosyal ağın yaratılmasının önü açılmış olacak. Aynı konularla ilgili olan insanlar arasında bir tür “bilgi bağı” “öğrenme ağı” oluşacak. Zihinsel akrabalıklar ortaya çıkmaya başlayacak ve bu gerçek hayata da yansıyacak.

İnternette paylaşılan video döküman vb. içeriğin Knowband üyelerinin birlikte çalışması(collaboration) yoluyla kurslar içerisine eklenip kategorize edilmesi sayesinde projenin semantik webe de büyük bir katkısı olacak.”

Girişimci arkadaşlarımıza çok fazla katkılar yapabileceğini bildiğim Knowband ekibiyle uygun bir tarihte Knowband üzerinden canlı bir oturum düzenlemek için buradan söz almış olalım.

Kontenjan ve oturum tarihini belirlesinler, biz de ilk kapsamlı canlı oturumu hep birlikte gerçekleştirelim. Değil mi Üçer? ; ) Sıkıştırma 2.0 böyle bir şey sanırım.

Devamını Oku

FriendFeed’in yeni tasarımı beta olarak yayında

Popülasyonunda Türk kullanıcıların büyük pay sahibi olduğu FriendFeed bir süredir yeni tasarımı ile ilgili çalışmalar sürdürüyordu. Servisin bugün resmi blogundan yaptığı açıklama ile beta.friendfeed.com üzerinden yeni tasarımını kullanıcılarının beğenisine açığını öğrendik.

Yeni tasarımla birlikte FriendFeed‘e yeni birkaç özellik de eklendi.

Bu özelliklerden ilki arkadaş gruplama. Kullanıcıların takip ettikleri kişileri gruplamasına yarayan bu özellik sayesinde FriendFeed‘in genellikle şikayet edilen içerik kalabalığı bir ölçüde aşılmış olacak gibi gözüküyor. Tabi madem içerik kalabalığında şikayet ediyorsun neden herkesi takip ediyorsun derler ama orası başka bir konu.

FriendFeed‘in yeni versiyonunda dikkatimi çeken bir diğer özellik de bir kullanıcının ana sayfasına ulaşma imkanı vermesi. Yani, benim takip ettiğim kişilerin içeriklerini benim gördüğüm gibi diğer kullanıcıların da görebilmesi olarak açıklanabilir. Bu sayede benim takip ettiğim kişileri takibe almadan benim sayfam üzerinden takip yapılması mümkün oluyor. Biraz karışık bir anlatım oldu sanırım ama ana fikir şu “Arda ve Arkadaşları” tarafından sağlanan içerikler sayfası.

Yeni tasarımda sistem üzerinden paylaşım yapmaya yarayan “Share Something” özelliği de geliştirilmiş. Artık bu özelliği kullanarak paylaşılan içeriklere fotoğraf göndermek/yüklemek mümkün.

Kişisel görüşümü sorarsanız yeni tasarım ve özellikler hoşuma gitti. Minimalist ve sakin bir gelişim gösteren FriendFeed‘in yavaş yavaş kullanıcıların arkadaşları ile ilişkilerini de detaylandırarak zaman içinde hakkımızda Facebook kadar bilgi sahibi olmasını olası görüyorum. Elbette bu sayede Web 2.0′ın “dijital kimlik” ve “anti-anonim” vizyonuna da önemli bir platform sağlayacağı kesin.

FriendFeed‘in yeni tasarımının önizlemesini beta.friendfeed.com adresi üzerinden yapabilirsiniz.

Devamını Oku

Milliyet’ten “Bu haber neden bahsediyor?” oyunu

Dünyadaki web gelişmelerini Türkiye’ye uyarlarken bire bir kopyalamalar değil, gerçek anlamda hedef kitleyi gözeterek yapılan uyarlamalar başarılı oluyor. Başarılı bulduğum bir etiketleme uyarlaması olan Milliyet‘in yeni servisi “Bu haber neden bahsediyor?“un bir çok kişiye ilham vermesini isterim.

Öncelikle anlamamız gereken şey son kullanıcının web’den, trendlerden doğrudan anlaması gerekmediğinin kavranması. Web kültürü ile yeni tanışmaya başlayan genel kullanıcımıza yeni nesil teknolojileri bir oyun gibi sunma fikriyle yola çıkan Milliyet‘in son “etiketleme” yaklaşımı gerçekten etkileyici.

Servisin açıklaması da mevcut hedef kullanıcıya böyle özetlenmiş:

“Haberlerin yanındaki “Bu haber neden bahsediyor?” kutusuna haberi en iyi yansıttığını düşündüğün kelimeyi gir, ne kadar çok okur seninle aynı tahminde bulunursa o kadar çok puan kazan.

Tek yapmanız gereken maksimum 35 karakterden oluşan kelimeyi girmek, Kaydet tuşuna basmak ve üye girişinizi yapmak.

Daha önce aynı kelimeyi girmiş ne kadar üyemiz var ise o kadar puan anında senin olacak. Yarışma haftası bitene kadar da ne kadar üye bu kelimeyi girerse puanların eklenerek büyüyecek.”

Gördüğümüz gibi son kullanıcının delicious‘u bilmesine, “Thirteen Tips for Effective Tagging” tarzındaki makaleleri okuyarak kendini .com balonları içinde bulmasına gerek kalmadan, bu teknolojiyi onların anlayabileceği tatta sunan Milliyet‘i tebrik ediyorum.

Tuncay’ın harika çalımının haberinin altında yer alan kutuyu inceleyebilirsiniz. Son olarak da yazımı servisin kendi sunum kapanışıyla bitirmek istiyorum.

Hadi tahmin et bakalım; “Bu haber neden bahsediyor?”

Bu haber sanırım başından beri kapıldığımız “furyadan geri dönülünebilineceğinden” bahsediyor. 35 Karakteri geçmeyen etiketlenmiş halleriyle de: “Yerinde, mantıklı, bravo”dan.

Arkaplanını merak edenler de etiketleme teknolojisinin son trendlerini buradaki linklerden inceleyebilirler. http://friendfeed.com/e/3a8ec01f-b2f0-4744-a9d2-249055b16f02/Want-to-write-about-tagging-now-Are-there-any-new/.

Devamını Oku

Kayıp aranıyor: TTNet VDSL2 ile 32 Mbit internet!

TTNet‘in VDSL2 ile tüm Türkiye’yi 32 Mbit internet ile buluşturacağını geçen yıl gerçekleşen CeBit‘den beri bekliyorduk. Sonunda herkesin beğenisini kazanan Cem Yılmaz‘lı reklam filmleri başladı, her yerde afişlerini, reklamlarını görmeye ve duymaya başladık.

Sonra servisin 32 Mbit download’a karşılık 1 Mbit upload imkanı sunduğunu duyduk… Şaşırdık ve sonra bunun şirketin “Metro Ethernet” satışları için uyguladığı bir pazarlama stratejisi olduğunu öğrendik… Sonra buna rağmen yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını kimsenin 32 Mbit bağlantıya sahip olamadığını öğrendik… Ve sonra birden bir sessizlik oldu…

Evet, TTNet‘in bu kadar yüksek reklam bütçeleri ile lansmanını yaptığı VDSL2‘nin birden sessizliğe bürünmesi dikkatimi çekti ve araştırdım ancak TTNet‘in resmi web sitesinde de VDSL2 sayfaları ve reklamlarının ortadan kalktığını gördüm. Yani, bir anda VDSL2 ile ilgili herşey kuş olup uçmuş gitmiş.

Bunun yanında şirketin bu konudaki tüm reklam kampanyaları da durdurulmuş ve yayınlardaki bannerlar geri çekilmiş.

İşte o gün bu gündür TTNet‘in 32 Mbit VDSL2 hizmetinden eser yok. Kısacası VDSL2 kayıp. Sanki böyle bir hizmet hiç olmadı. Belki de gerçekten olmadı…

TTNet VDSL2 ile ilgili TTNet.net.tr adresinde herhangi bir açıklama ya da herhangi bir mecrada reklam bulan olursa lütfen yorumlarda paylaşsın. Kendisini çok merak ediyoruz…

Devamını Oku


©2006-2011 Webrazzi
68 queries. 0,527 seconds. v2