Yeni bir internet devrimi: Ubiquity
27 Ağustos 2008 | Araçlar, Fırsatlar, Verimlilik, Yeni Girişimler | 16 Yorum
Mozilla Labs tarafından geliştirilen Ubiquity yeni bir internet devriminin habercisi olarak bugün hayata geçirildi. Henüz 0.1 sürümünde olan Ubiquity bir Firefox eklentisi ve yaptığı iş ise farklı web servislerini kullanarak günlük yaşamda ihtiyaç duyacağımız birçok hizmeti tarayıcı üzerinden gerçekleştirmemize olanak tanımak.
Örnek vermem gerekirse, Webrazzi’de gördüğünüz bir yazının belirli bir bölümünü, ki bu bölümün içinde resim de yer alabilir, bir arkadaşınıza e-posta ile göndermek istiyorsunuz. Normal durumda kopyala yapıştır yöntemiyle e-posta mesajınızın içine aktarıp sonra göndermeniz gerekir. Ubiquity bu işlemi günlük yazım dili kullanarak kolaylıkla yapmanızı sağlayarak direkt tarayıcınız üzerinden gerçekleştirebiliyor.
Daha özel ve ürün lansmanında da kullanılan bir örnek olarak şunu da paylaşayım. Bir toplantı ayarlıyorsunuz ve göndereceğiniz e-posta’nın içine bir de toplantı yapacağınız yerin haritasını dahil etmek istiyorsunuz. Normalde Google Maps üzerinden link olarak haritayı e-posta mesajınıza dahil edersiniz. Ubiquity ile direkt haritayı resim gibi mesajınıza dahil edip göndermeniz mümkün ve bunu yine tarayıcınız üzerinden kolaylıkla yapabiliyorsunuz.
Ubiquity ile ilgili ben ne kadar örnek versem ürünün tanıtım filminin ve demolarının tadını vermeyecek. Bu sebeple aşağıdaki videoyu seyretmenizi öneriyorum.
Henüz çok yeni ve erken sürümlerinde olan Ubiquity‘nin yaptığı aslında popüler web servislerinin API‘ları üzerinden işlem gerçekleştirmek. Bir web sitesinden belirli bir bölümü seçip Twitter‘a göndermek, uzun bir URL’yi seçip onu anında TinyURL‘ye dönüştürmek ve bir web sitesindeki içeriği anında tarayıcı üzerinden tercüme etmek… Tüm bunlar servislerin API‘ları ile yapılan ancak Ubiquity‘nin inovatif modeli sayesinde günlük yazım dilimize entegre edilen devrim niteliğinde özellikler.
İnternetin bir platform olması ve tüm servislerin bu platform üzerinde entegre olarak çalışabilmesi vizyonundan yola çıkarak önemli bir adım olarak gördüğüm Ubiquity ile ilgili bu yazımız konuyu açma niteliğindeki ilk paylaşımımız olsun. İlerleyen dönemlerde bu önemli eklentiyi ve devamında gelecek uygulamaları o kadar çok konuşacağız ki, hazırlık yapmış olmak gerekiyor.
Ubiquity‘yi Firefox kullanıyorsanız denemezi kesinlikle tavsiye ederim. Yeni bir devrin başlangıcını yaşamak için değerli olacaktır.
Bilgi temelli sosyal ağ; Knowband.com
27 Ağustos 2008 | Arama Servisleri, Arkadaşlık, Bilgi Kaynakları, Sosyal Ağlar, Yeni Girişimler | 11 YorumDünyanın her yerinde Google, SlideShare, Youtube, Scribd, Wikipedia, Delicious, vb.. gibi başarılı markalamalar yapan web servisleri kullanılarak bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmak amaçlanıyor. Bunun yanında üniversiteler, özel eğitim kursları da süreçlerinin bazı kısımlarını e-learning’e taşıyorlar. Oluşan bütün bu içeriklerle birlikte tüm bu servisler içinde anlık komüniteler oluşuyor. Site içi gruplar kuruluyor ya da bir şekilde içerik üreticileri takip etme olanağı sağlanmaya çalışılıyor.
İlk kez bilgi ile sosyal ağ kavramını aynı niş çatı altında buluşturacak ve yukarıda bahsettiğim tüm servisleri içine alarak içeriğini temin edecek “bilgi temelli sosyal ağ” projesinin ismi Knowband.
5 Kişilik bir proje ekibinden oluşan Türk şirketi Knowband özgün konseptiyle bu alanda yer alan ilk başarılı markalama.
Projenin PR Direktörü Üçer Aksu “Nasıl çalışır?” sorusuna şu yanıtı veriyor:
“Sistemin nasıl çalıştığını basitçe şöyle özetleyebiliriz. İnsanlar sisteme üye olup bir profil sahibi oluyor ve ilgilendikleri, bir şeyler öğretmek ya da öğrenmek istedikleri herhangi bir konuda “kurs”lar açıyorlar. Kurslar için kurs profili dediğimiz bir sayfa oluşturuluyor ve insanlar bu sayfa aracılığıyla konuyla ilgili presentasyon, ofis dökümanları, resim, video makale vb.. materyalleri paylaşıyor bunlarla ilgili tartışıp yeni şeyler öğreniyor, benzer ilgi alanlarına sahip yeni insanlarla tanışıyor, arkadaş oluyorlar. Bu insanlarla aynı zamanda istediklerinde son derece gelişmiş özelliklere sahip Virtual Classroom uygulamamız olan Knowband Live sayesinde canlı sesli ve görüntülü olarak oturumlar düzenleyebiliyorlar.”
Yeni başlayanlar için hazırladıkları sunuma da bu linkten ulaşabilirsiniz.
İlerleyen dönemlerde üreticiler de bilginin karşılığını sağda solda yer alan profillerde değil, Knowband üzerinden derli toplu olarak paylaşarak -kendi ya da şirket- markalarının değerini yükseltebilecekler.
Ayrıca fikir başından sonuna kadar başarılı bir gelir modeline oturtulmuş ve aldığı close yartırımlarla da geleceğinin parlaklığı kavranılabilmişe benziyor.
Son olarak vizyonlarından bir kaç cümleyi de paylaşmak istiyorum:
“Knowband insanlara “doğal” bir tanışma ortamı sunacak bu sayede insanlar arası bilgi temelli bir sosyal ağın yaratılmasının önü açılmış olacak. Aynı konularla ilgili olan insanlar arasında bir tür “bilgi bağı” “öğrenme ağı” oluşacak. Zihinsel akrabalıklar ortaya çıkmaya başlayacak ve bu gerçek hayata da yansıyacak.
İnternette paylaşılan video döküman vb. içeriğin Knowband üyelerinin birlikte çalışması(collaboration) yoluyla kurslar içerisine eklenip kategorize edilmesi sayesinde projenin semantik webe de büyük bir katkısı olacak.”
Girişimci arkadaşlarımıza çok fazla katkılar yapabileceğini bildiğim Knowband ekibiyle uygun bir tarihte Knowband üzerinden canlı bir oturum düzenlemek için buradan söz almış olalım.
Kontenjan ve oturum tarihini belirlesinler, biz de ilk kapsamlı canlı oturumu hep birlikte gerçekleştirelim. Değil mi Üçer? ; ) Sıkıştırma 2.0 böyle bir şey sanırım.
FriendFeed’in yeni tasarımı beta olarak yayında
26 Ağustos 2008 | Analiz, Sosyal Ağlar, Sosyal Medya, Yenilikler | 5 Yorum
Popülasyonunda Türk kullanıcıların büyük pay sahibi olduğu FriendFeed bir süredir yeni tasarımı ile ilgili çalışmalar sürdürüyordu. Servisin bugün resmi blogundan yaptığı açıklama ile beta.friendfeed.com üzerinden yeni tasarımını kullanıcılarının beğenisine açığını öğrendik.
Yeni tasarımla birlikte FriendFeed‘e yeni birkaç özellik de eklendi.
Bu özelliklerden ilki arkadaş gruplama. Kullanıcıların takip ettikleri kişileri gruplamasına yarayan bu özellik sayesinde FriendFeed‘in genellikle şikayet edilen içerik kalabalığı bir ölçüde aşılmış olacak gibi gözüküyor. Tabi madem içerik kalabalığında şikayet ediyorsun neden herkesi takip ediyorsun derler ama orası başka bir konu.
FriendFeed‘in yeni versiyonunda dikkatimi çeken bir diğer özellik de bir kullanıcının ana sayfasına ulaşma imkanı vermesi. Yani, benim takip ettiğim kişilerin içeriklerini benim gördüğüm gibi diğer kullanıcıların da görebilmesi olarak açıklanabilir. Bu sayede benim takip ettiğim kişileri takibe almadan benim sayfam üzerinden takip yapılması mümkün oluyor. Biraz karışık bir anlatım oldu sanırım ama ana fikir şu “Arda ve Arkadaşları” tarafından sağlanan içerikler sayfası.
Yeni tasarımda sistem üzerinden paylaşım yapmaya yarayan “Share Something” özelliği de geliştirilmiş. Artık bu özelliği kullanarak paylaşılan içeriklere fotoğraf göndermek/yüklemek mümkün.
Kişisel görüşümü sorarsanız yeni tasarım ve özellikler hoşuma gitti. Minimalist ve sakin bir gelişim gösteren FriendFeed‘in yavaş yavaş kullanıcıların arkadaşları ile ilişkilerini de detaylandırarak zaman içinde hakkımızda Facebook kadar bilgi sahibi olmasını olası görüyorum. Elbette bu sayede Web 2.0′ın “dijital kimlik” ve “anti-anonim” vizyonuna da önemli bir platform sağlayacağı kesin.
FriendFeed‘in yeni tasarımının önizlemesini beta.friendfeed.com adresi üzerinden yapabilirsiniz.
Milliyet’ten “Bu haber neden bahsediyor?” oyunu
26 Ağustos 2008 | Analiz, Haber Servisleri, Yenilikler | 18 Yorum
Dünyadaki web gelişmelerini Türkiye’ye uyarlarken bire bir kopyalamalar değil, gerçek anlamda hedef kitleyi gözeterek yapılan uyarlamalar başarılı oluyor. Başarılı bulduğum bir etiketleme uyarlaması olan Milliyet‘in yeni servisi “Bu haber neden bahsediyor?“un bir çok kişiye ilham vermesini isterim.
Öncelikle anlamamız gereken şey son kullanıcının web’den, trendlerden doğrudan anlaması gerekmediğinin kavranması. Web kültürü ile yeni tanışmaya başlayan genel kullanıcımıza yeni nesil teknolojileri bir oyun gibi sunma fikriyle yola çıkan Milliyet‘in son “etiketleme” yaklaşımı gerçekten etkileyici.
Servisin açıklaması da mevcut hedef kullanıcıya böyle özetlenmiş:
“Haberlerin yanındaki “Bu haber neden bahsediyor?” kutusuna haberi en iyi yansıttığını düşündüğün kelimeyi gir, ne kadar çok okur seninle aynı tahminde bulunursa o kadar çok puan kazan.
Tek yapmanız gereken maksimum 35 karakterden oluşan kelimeyi girmek, Kaydet tuşuna basmak ve üye girişinizi yapmak.
Daha önce aynı kelimeyi girmiş ne kadar üyemiz var ise o kadar puan anında senin olacak. Yarışma haftası bitene kadar da ne kadar üye bu kelimeyi girerse puanların eklenerek büyüyecek.”
Gördüğümüz gibi son kullanıcının delicious‘u bilmesine, “Thirteen Tips for Effective Tagging” tarzındaki makaleleri okuyarak kendini .com balonları içinde bulmasına gerek kalmadan, bu teknolojiyi onların anlayabileceği tatta sunan Milliyet‘i tebrik ediyorum.
Tuncay’ın harika çalımının haberinin altında yer alan kutuyu inceleyebilirsiniz. Son olarak da yazımı servisin kendi sunum kapanışıyla bitirmek istiyorum.
Hadi tahmin et bakalım; “Bu haber neden bahsediyor?”
Bu haber sanırım başından beri kapıldığımız “furyadan geri dönülünebilineceğinden” bahsediyor. 35 Karakteri geçmeyen etiketlenmiş halleriyle de: “Yerinde, mantıklı, bravo”dan.
Arkaplanını merak edenler de etiketleme teknolojisinin son trendlerini buradaki linklerden inceleyebilirler. http://friendfeed.com/e/3a8ec01f-b2f0-4744-a9d2-249055b16f02/Want-to-write-about-tagging-now-Are-there-any-new/.
TTNet‘in VDSL2 ile tüm Türkiye’yi 32 Mbit internet ile buluşturacağını geçen yıl gerçekleşen CeBit‘den beri bekliyorduk. Sonunda herkesin beğenisini kazanan Cem Yılmaz‘lı reklam filmleri başladı, her yerde afişlerini, reklamlarını görmeye ve duymaya başladık.
Sonra servisin 32 Mbit download’a karşılık 1 Mbit upload imkanı sunduğunu duyduk… Şaşırdık ve sonra bunun şirketin “Metro Ethernet” satışları için uyguladığı bir pazarlama stratejisi olduğunu öğrendik… Sonra buna rağmen yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını kimsenin 32 Mbit bağlantıya sahip olamadığını öğrendik… Ve sonra birden bir sessizlik oldu…
Evet, TTNet‘in bu kadar yüksek reklam bütçeleri ile lansmanını yaptığı VDSL2‘nin birden sessizliğe bürünmesi dikkatimi çekti ve araştırdım ancak TTNet‘in resmi web sitesinde de VDSL2 sayfaları ve reklamlarının ortadan kalktığını gördüm. Yani, bir anda VDSL2 ile ilgili herşey kuş olup uçmuş gitmiş.
Bunun yanında şirketin bu konudaki tüm reklam kampanyaları da durdurulmuş ve yayınlardaki bannerlar geri çekilmiş.
İşte o gün bu gündür TTNet‘in 32 Mbit VDSL2 hizmetinden eser yok. Kısacası VDSL2 kayıp. Sanki böyle bir hizmet hiç olmadı. Belki de gerçekten olmadı…
TTNet VDSL2 ile ilgili TTNet.net.tr adresinde herhangi bir açıklama ya da herhangi bir mecrada reklam bulan olursa lütfen yorumlarda paylaşsın. Kendisini çok merak ediyoruz…
© 2006-2008 Arda Kutsal
46 queries. 0.637 seconds.






