- Konular
- Sosyal Medya
- E-Ticaret
- Girişimler
- Yatırım
- Teknoloji
- Diğer
Google Analytics’in yeni özellikleri
Heni Hazbay | 23 Ekim 2008 | 9 Yorum
Tweet
Google Analytics ekibi dün itibariyle popüler istatistik servisinin yeni özelliklerini duyurdu.
Uzun zamandan beri çeşitli fonksiyonlar ve yeni özellikler hakkında gelen talepleri de değerlendirerek yapılan yenilikler Washinghton’daki eMetrics zirvesinde açıklandı.
Genel olarak websitesi sahiplerinin, sitelerine çektikleri trafik hakında daha geniş fikir sahibi olmalarına yarayacak bu beta güncelleme ve yenilikler sayesinde, hedeflere ulaşımın daha kolay olacağı belirtiliyor. Bunun yanı sıra ücretsiz olan Google Analytics’in çok daha profesyonel bir araç haline geldiği de şüphesiz.
Bu yeniliklere kısaca göz atacak olursak:
Özel Raporlama: Özel Raporlama, görmek istediğiniz bilgileri içeren bir rapor tasarlamanızı sağlayan bir özelliktir. Ayrıca, verilerinizin belirli bir görüntüsünü almak için boyutları ve ölçümleri düzenleyebilirsiniz. Bu yolla, iş gereksinimlerinize uyacak bir rapor oluşturmanız mümkündür.
Gelişmiş segmentler: Bu yenilikle sitenize gelen ziyaretçileri çok daha efektif ve gelişmiş bir şekilde ayırabiliyorsunuz. Örnek olarak, “Siteme gelen yeni ziyaretçilerden, ödemeli trafiğe (adwords) dahil olanlar” gibi bir filtre koyarak site ziyaretçilerinizi daha iyi tanıyor ve/veya trafik çekmek için yapmış olduğunuz aktiviteleri, arama motoru trafiğinizi daha net değerlendirebiliyorsunuz.
Balon Şablonlar (Motion Charts): Ben buna balon şablon diyorum çünkü bir slaytta ya da bir sayfada birden fazla değişken için değerlendirme yapmanın en basit yolu balonlarla anlatmak. Balonun yeri X ve Y eksenine göre X ve Y değerlerini gösterirken balonun büyüklüğü ve rengi üçüncü ve dördüncü bir değişkeni ifade edebiliyor. Ayrıca zaman içerisinde balon aynen bir çizgi film gibi sağa sola giderek ve büyüyüp küçülerek rengi değişerek seçtiğiniz zaman dilimindeki trafiğinizi değerlendirebiliyorsunuz.
Yeni Hesap Yönetim tablosu: Sitenizle ve hesaplarınızla ilgili daha basit ve genel bilgiler vererek ilk anda bir fikir sahibi olmanız sağlanmış.
Bunun yanında özel beta olarak sunulan ve ileride kademeli olarak bütün hesaplara açılacak olan Data Export API, Adwords verisini kullanarak yazılımlar yapmanızı sağlıyor. Burada yaratıcılık size kalmış.
Ve belki de en çok ilgi çekecek olan özellik, AdSense’in de Analytics içerisinde gözüküyor olması. AdSense yayıncıları gelirlerini ve trafiklerini Analytics içerisinde görebilecekler. Bu sayede hedeflerine göre değişiklik yapıp strateji belirleyebilecekler ve potansiyel gelir sağlayacak değişikliklere gidebilecekler.
AdSense hesabınızı Google Analytics’e bağlamak için bu linki, özellikler hakkında daha detaylı bilgi almak, resim ve videoları izlemek için bu linki kullanabilirsiniz. Bağlantıların ingilizce olduğunu da hatırlatalım.
Açıklama: Heni Hazbay Google Türkiye’de stratejist olarak çalışmaktadır ve bu yazıda yazanların tamamı kendi araştırma ve fikirlerini yansıtmaktadır. Bu yazı içeriği kesinlikle Google Türkiye’yi bağlayıcı değildir.
LinkedIn’e 22.7 milyon dolarlık yatırım
Kerem Özkan | 23 Ekim 2008 | 8 Yorum
Tweet
Popüler iş ağı LinkedIn aldığı yatırımlara bugün 22.7 milyon dolar daha kattı. Yatırımcılar arasında SAP, Goldman Sachs, ve McGraw Hill yer alıyor. Bu yeni yatırım şirketin, Haziran ayında aldığı 53 milyon dolarlık yatırıma ek olarak yapıldı. LinkedIn’in bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 100 milyon doları bulurken şirketin değeri 1 milyar doları geçti. Özellikle SAP’nin yatırımcılar arasına girmesiyle, iki şirketin ortak projelere hazırlandıklarını düşünebiliriz.
LinkedIn son dönemde uluslararası pazarda büyümeyi kendine öncelikli hedef olarak belirleyen iş ağlarından bir tanesi. Bu yatırımla beraber şirkette bu yönde yeni yapılanmalar görebiliriz. Ayrıca şirket paralı “premium” servislerine çeşitlilik getirme yönündeki çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin açıkladığı en son servis, pazar araştırmacılarının LinkedIn üyelerine anketler yapmalarına olanak sağlayan LinkedIn Survey.
Şirketin CEO’su Dan Nye’in TechCrunch’a yaptığı açıklamadan öğrendiğimize göre şirket 2006 dan beri kar ediyor. Bunun en önemli nedeni birim reklam fiyatının ortalamanın oldukça üstünde olması. Şu an, LinkedIn’in 30 milyonun üzerinde üyesi var ve servise aylık ortalama 2 milyon yeni üye katılıyor. Bu rakamlar gelecek adına şirket için çok umut verici. Bu yatırımdan da anlaşılacağı gibi, LinkedIn kendini ekonomik krizin uzun vadeli etkilerine karşı çok iyi hazırlıyor.
Devamını OkuMicrosoft’dan korsan yazılıma karşı ilginç önlem
Kerem Özkan | 23 Ekim 2008 | 12 Yorum
Tweet
Microsoft, Çin pazarındaki korsan yazılım problemini çözmek için çok ciddi önlemler almaya başladı. “Windows Genuine Advantage” adı verilen uygulama ile, Microsoft, Çin’de kullanılan herhangi bir bilgisayarda işletim sisteminin korsan olduğunu tespit ettiği anda, bilgisayarın masa üstünü her saat başı siyaha çeviriyor ve uyarı mesaji yolluyor. Ancak işletim sistemine lisans alınırsa, kullanıcılar bu siyah ekrandan kurtulabiliyorlar. Bu karar Çin’de blog yazarı ve avukat tarafından bir çok platformda protesto edilmeye başlandı.
Aslında protestolar o kadar da haksız sayılmaz. Bu uygulama ile, Microsoft kullanıcıların bilgisayarlarına, onlardan izin almadan ulaşıp lisans taraması yapıyor ve dahası, hiç bir hukuki kararı arkasına almadan kullanıcıların bilgisyarlarına müdehalede bulunuyor. Bu durum hem kişisel bilginin mahremiyetinin korunması ilkelerine aykırı bir uygulama hem de Microsoft’un kaçak kullanıma karşı kendi kendine yarattığı yargısız infazdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde temel insan hakları ve özgürlüklerine aykırı bir durum.
Fakat korsan yazılımların ekonomi ve güvenlik açısından büyük bir sorun oluşturduğu da ortada. Lisanssız yazılımın, global olarak yazılım şirketlerine bir yıllık maliyeti 48 milyar doların üzerinde. Bu rakamda Çin’in rolü oldukça büyük. International Data Corporation (IDC)’ın 2007 yılı korsan yazılım araştırma sonuçlarına göre, Çin’de kullanılan yazılımların %82‘si lisanssız, yani korsan yazılım. Türkiye‘de de bu oran bir önceki yıla göre %1 artarak %65‘e ulaşmış durumda. Dünyada korsan yazılımdan en çok zarar gören şirketlerin başında Microsoft geliyor. Dolayısıyla Microsoft’un buna karşı önlem alması doğal karşılanmalı. Ancak, böyle bir yöntemle Microsoft’un, işin kolayına kaçarak ucuza yazılım kullanmak isteyen kullanıcıları hedef almasını doğru bulmuyorum. Microsoft iğneyi başkasına batırmadan önce çuvaldızı kendine batırmalı ve gelişmekte olan ülkelerdeki fiyat politikalarını değiştirerek, bu ülkelerin yazılımlarına ucuza ulaşılabilmelerini sağlamalı. Bu tarz uygulamalar Windows Vista için bazı bölgelerde uygulanmakta olsa da halen oldukça yetersiz.
Görsel Kaynak:NewScientistTech
Devamını OkuWalmart’ın MP3 mağazası ve rekabet avantajı
Arda Kutsal | 22 Ekim 2008 | 4 Yorum
Tweet
Walmart DRM‘siz çalışan MP3 mağazını geçtiğimiz günlerde yeni tasarımı ile yayına almış. TechCrunch‘ın bildirdiğine göre biraz çaktırmadan gerçekleşen bu açılış için şirket herhangi bir duyuru da yapmamış.
Şarkıların piyasanın aşağı yukarı 5 cent altında olduğu gerçeğinin yanında ödeme ekranında görülebileceği üzere malesef uluslararası satış mümkün olmuyor. Fatura adresinizin kredi kartınızın bağlı olduğu adres olması gerekliliğinden ve PayPal desteklememesinden dolayı lisans anlaşmalarının sadece Amerika’yı kapsadığını anlayabiliyoruz.
Tom Peters sunumlarından duyduğum ve oldum olası çok fazla kullandığım bir cümle vardır. “Walmart’la maliyet, Çin ile fiyat konusunda rekabete girmeyi deneme!”
Şimdi DRM’siz MP3 pazarına online satış ile giren Walmart olduğuna göre bundan sonra neler olacak merak ediyorum. Acaba konumuz internet olunca rekabet şartlarını bu cümledeki gibi kabul etmek doğru olur mu?
Diğer taraftan ülkemizde henüz DRM’den vazgeçmeye eğilimli bir uygulama olmadığını da görüyorum. Bu konuda herhangi bir çalışma hakkında bilgisi olan var mı merak ediyorum?
Korsan müzik satışının büyük ölçüde çözümü olarak gördüğüm kolay ulaşılabilir, uygun fiyatlı ve DRM’siz MP3 satışı ile ilgili bir çalışmanın hayata geçmesi bence artık ülkemizdeki müzik endüstrisinin internet ile doğru modelde birlikteliği açısından önemli bir gerekliliktir.
Devamını OkuWebrazzi’ye yeni katılım: Heni Hazbay
Arda Kutsal | 22 Ekim 2008 | 6 Yorum
Tweet
Bugün itibariyle Webrazzi’ye yeni bir katılım gerçekleşmiştir. Google Türkiye‘de çalışmakta olan ve ekibimize “Yazar” olarak dahil olan Heni Hazbay haber ve ürün inceleme yazıları ile içeriğimizin güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Heni Hazbay’a hoşgeldin diyoruz ve kendisini daha yakından tanımanız için kısa özgeçmişini paylaşmak istiyoruz.
Heni Hazbay hakkında:
İstanbul doğumlu olan Heni, orta okul ve lise eğitimini Saint Michel Fransız Lisesi’nde tamamladıktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitirip Galatasaray Üniversitesi’nde Yüksek Lisans yapmıştır.
Çalışma hayatına Danone’de başlayıp sonrasında Total Oil’de pazarlama bölümünde çalışan Heni, 2007 yılından beri Google Türkiye’de Hesap Stratejisti olarak çalışmaktadır. Google Türkiye’nin Finans ve Turizm sektörü müşterilerinden sorumlu olan Heni, müşterilerinin internet reklamcılığı stratejilerini belirlerken uzmanı olduğu Google Analytics için de danışmanlık sağlamaktadır.
Kendisine tekrar aramıza hoşgeldin diyor ve yazılarını beğenerek okuyacağınızı tahmin ediyoruz.
Devamını OkuMynet’in kişiselleştirme özellikleri ve bloglar
Arda Kutsal | 22 Ekim 2008 | 2 Yorum
Tweet
Mynet‘in bir süre önce devreye aldığı “Benim Mynetim” bölümü kullanıcılarının Mynet ana sayfasındaki haberler bölümünü kişiselleştirmesine imkan tanıyor.
İlk açıldığında “Benim Mynetin” popüler sitelerden Finans, Magazin, Spor, Teknoloji, Haber gibi konularda içerikleri çekiyor ancak blogları kapsamıyordu. Konuyla ilgili dün aldığım bilgiye göre Mynet kişiselleştirme seçenekleri arasına artık blogları da dahil etmiş.

Şu an için Kadın, Teknoloji, Pazarlama ve İş Dünyası kategorilerinde blogların kişiselleştirmeye dahil edilebildiği serviste ilgili kategoriler altında şu bloglara yer verilmiş.
Kadın: Devletşah, Portakal Ağacı
Pazarlama ve İş Dünyası: Antifit, Marketallica, A. Selim Tuncer, Marketingma, Pazarlama Cadısı
Teknoloji: Webrazzi, Bildirgeç, Televidyon, Popüler Teknoloji
Mynet ile ilgili haber yaptığımızda sürekli söylediğim birşey vardır. Mynet Türkiye’nin en geniş çaplı kullanıcı kitlesine sahip portalıdır, bu sebeple hayata geçirdiği yeni nesil uygulamalar söz konusu kullanıcı kitlesinin kullanım alışkanlıklarını değiştirmek ve bu tür uygulamalara adaptasyon için değerlidir.
Mynet’in elindeki bu gücü doğru yönde değerlendirmesi durumunda, ki son zamanlarda değerlendirdiğini söyleyebilirim, Türkiye’de eli Web 2.0′a yatkın ve yeni nesil uygulamaları tanıyan bir kitlenin yetişmesi mümkündür. Facebook’un ülkemizde popüler olduğu zamanlarda beni en memnun eden de yine bu yetişme sürecinin hızlanıyor olmasıydı. Son derece gelişmiş özelliklere sahip Facebook’u Türk internet kullanıcılarının büyük bölümünün kullanması, popülasyonun uygulama ekleme, içerik paylaşma gibi eğilimlerini pozitif yönde etkilemiştir ve etkilemeye devam etmektedir.
Bugün paylaştığımız kişiselleştirme seçenekleri, blogları ön plana çıkartmak ve RSS kullanımı gibi çalışmalar Mynet kullanıcı kitlesinin elinin alışması adına önemlidir ve internet pazarı için değerlidir.
Mynet’in “Benim Mynetim” özelliğini sitenin daha geniş bir alanına yaymasının etkili olacağını düşünüyorum ve Türkiye’de geniş kullanıcı kitlesi tarafından henüz kabullenilmemiş başlangıç sayfası modelinin yaygınlaşması için bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum.
Diğer taraftan Mynet’in blogları haber kaynakları arasına alması belki ileride büyük medyanın da ilgisini çekecek bir yaklaşım olabilir ve dünyada şu günlerde sıklıkla duyduğumuz (TechCrunch, ReadWriteWeb, VenturBeat) büyük medya ile blog işbirliklerinin ülkemizdeki yansımasını başlatabilir.
Devamını OkuYeni tasarım Facebook uygulamalarını öldürdü mü?
Kerem Özkan | 22 Ekim 2008 | 15 Yorum
Tweet
Lookery, Facebook uygulamalarına reklam sağlayan en büyük servislerden bir tanesi. Şirket, Facebook kullanıcılarının profil sayfalarında ki demografik bilgilere ulaşarak, Facebook uygulamalarına hedeflemeli, kişiye özel reklam sağlıyor. Geçtiğimiz günlerde Lookery’in kurucusu Scott Rafer yaptığı açıklamada Facebook’un yeni tasarımının yayına geçmesiyle, portfolyolarındaki Facebook uygulamarına olan trafiğin yarıya azaldığını belirtti ve Facebook Platform’unun yeni tasarımla beraber artık öldüğünü iddia etti.
Yeni tasarım hayata geçtiğinden beri bu tarz bir düşüşten bir çok blogda bahsediliyordu fakat benim de dahil olduğum büyük bir grup, bu düşüşün bu kadar da sert ve çabuk olacağını beklemiyordu. Sonuçta Facebook’un bu kadar bağımlılık yapmasında Facebook Platform’unun ve uygulamalarının çok büyük bir rolü var. Fakat Rafer’in yaptığı bu açıklama trafik düşüşünün ne kadar ciddi olduğunun göstergesi.
Bu ilgi azalmasındaki en büyük sebep yeni tasarımda Facebook uygulamaların görününürlüğünün büyük ölçüde azalmış olması. Kullanıcıların, yeni tasarıma alışmaları ve öğrenmeleriyle Facebook uygulamalarına olan trafikte bir toparlanma görsek de, yeni tasarım ile bence Facebook uygulamaları artık uzun vadeli bir yatırım olarak cazibesini tamamen yitirdi. Bu gelişmeleri takiben, Facebook’da karlı bir gelir modeli oluşturamadığı için eleştirilen Mark Zuckerberg’e olan tepkilerin daha da artacağını düşünüyorum.
Scott Rafer’in uygulama geliştiricilerine önerisi Facebook platformunun dışında ki klasik web uygulamalarına yönelmeleri ve bunları Facebook Connect’e entegre etmeleri. Facebook Connect, Facebook Platform‘unun 3. basamağı olarak nitelendirilen ve herhangi bir siteye Facebook kimliğinizi ve bilgilerinizi bağlamanızı sağlayan Facebook’un “Open Social” denemesi. Facebook’un ülkemizdeki kullanıcı sayısı düşünüldüğünde, Facebook Connect’in, Turkiye pazarı için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
Sizce de yeni tasarım, Facebook uygulamalarını öldürdü mü? Facebook Connect, Türkiye için ne gibi fırsatlar sunuyor? Yorumlarda fikirlerinizi bizlerle paylaşın.
Devamını Oku3 ayda 6.892.000 iPhone satıldı!
Arda Kutsal | 22 Ekim 2008 | 5 Yorum
Tweet
MobileCrunch‘ın haberinde bahsedildiği üzere Apple 2008 yılının 3. çeyreğinde 6.892.000 adet iPhone satmış. Bunun yanında 2.6 milyon Mac ve 11 milyon iPod’u da unutmamak gerekiyor.
Bu sayılarla şirket cep telefonu üreticileri arasında Nokia ve Samsung‘dan sonra üçüncülük koltuğuna oturmuş.
Özellikle şu günlerde dünyanın en popüler cep telefonu durumunda olan iPhone’u mobil internet konusunda getirdiği yenilik, kolaylık ve imkanlardan dolayı yakından takip etmek gerektiğine ve internet sektörünü takip ederken Web 2.0 ile birlikte anmak gerektiğine inanıyorum. Yaptığı tüm çalışmaları, geliştirdiği tüm uygulamaları ve web tarafında yarattığı App Store gibi servisleri özellikle izlemek gerektiğini düşündüğüm iPhone, dolayısıyla Apple, internetin gelecek dönemlerdeki kullanımı hakkında değerli fikirler sağlabilmektedir.
İnternetin geleceğinin taşınabilir ve mobil cihazlarda olacağını sürekli konuşuyoruz ve biliyoruz. Bu vizyon çerçevesinde işin uygulamalar boyutunda da iPhone’un çizdiği yolun erken plan yapanlar için fırsatları barındırdığını düşünüyorum.
Web tabanlı uygulamaların iPhone’a entegrasyonu bir dönemin Facebook uygulamaları trendini zaten hali hazırda yaşatıyor, ancak henüz bu alanda herhangi bir şirket tarafından dominasyon sağlanmış değil. Bu sebeple Apple’ın iPhone çalışmalarındaki hareketlerinin ve ürünün büyüme rakamlarının takip edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bugün günlük blog yazılarını iPhone üzerinden okuyan birçok kullanıcı olduğunu ve özellikle FriendFeed başta olmak üzere bilimum servisleri iPhone üzerinden takip eden ciddi bir kitle olduğunu biliyorum. Bu durum zaman içinde iPhone kullanıcılarını internete dönük kullanımlarda daha bağımlı hale getirecektir ve yeni servisler ya da mevcut servislerin iPhone versiyonlarında arayışa itecektir.
Ülkemizde bildiğim kadarıyla TEB ve Garanti Bankası iPhone uyumlu şubelerini hayata geçiren ilk bankalar, ayrıca portal tarafında da eKolay‘ın iPhone uyumlu olduğunu biliyorum. Bu gelişim sürmeye devam edecektir ve hem ülkemizde hem de dünya çapında boş kalan alanlarda iPhone uygulamaları ve servisleri yaratmak değerli olacaktır.
Dediğim gibi henüz dominasyon ve yeterince çeşitliliğin olmadığı bu alana biraz dikkat edilmesini öneriyorum. Ayrıca henüz incelemediyseniz AppLoop, fftogo ve iPhone App Store‘a fikir edinmek adına göz atmanızda fayda olacaktır.
Devamını OkuMelih Cılga’ya hoşgeldin diyoruz!
Arda Kutsal | 21 Ekim 2008 | 4 Yorum
Tweet
Webrazzi’ye bugün itibariyle yeni bir katılım daha gerçekleşti. Aramıza yeni katılan Melih Cılga “Analist Yazar” olarak ekibimiz bünyesinde sektör analizlerini sizlerle paylaşıyor olacak.
Melih Cılga hakkında:
Yaklaşık 15 yıldır reklam ve pazarlama iletişimi sektörünün içinde olan Melih Cılga, birçok uluslararası ve yerel ajansta reklam yazarı, kreatif direktör ve stratejik planlamacı görevlerinde bulundu. Son üç yıldır da, Millward Brown pazar araştırma firması için, dışarıdan freelance hizmet veren “Business Planning Consultant” pozisyonunda çalışmaya devam ediyor.
Melih Cılga 1989 yılında İTÜ Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun olmasına rağmen, kariyer çizgisi farklı yönlerde gelişti. 1998-99 öğretim yılında kısa bir süre Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde part-time öğretim üyesi olarak çalıştı ve “Modern Toplumda Yaşam Tarzları ve Trendler” isimli bir ders anlattı. Pazarlama iletişimi sektörünün hem mühendislik hem de akademisyenlikten daha çekici olduğuna inanmaya bugün de devam ediyor.
Kendisine hoşgeldin diyoruz!
Webrazzi’ye katılımların süreceğini ve önümüzdeki günlerde ekibimizin yeni üyelerini sizlerle tanıştırmaya devam edeceğimizi belirtmek istiyorum.
Devamını OkuKişiselleştirmenin geleceği Strands.com
Erhan Erdoğan | 20 Ekim 2008 | 5 Yorum
Tweet
Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen sayılı şirketlerden biri olan Strands, geniş kadrosu ve vizyoner -risk alan- tutumuyla geleceği şimdiden görebilmiş gözüküyor.
Strands, uzun yıllardır kişiselleştirme fikrine odaklanmış ve kişiselleştirilmiş reklamdan, e-ticarete uzun bir yolculuğa çıkmış durumda. Şimdilik 3 ana yönde; finans, sosyal medya ve kurumsal çözümler üzerine yoğunlaşan 150 kişilik geniş bir kadroya sahip. Ve son zamanların en büyük miktarlı yatırımlarından biri ile destekleniyor, 55 milyon dolarlık bir rakama ulaşmış durumda.
Finans konusunda hizmet verecek olan moneystrands, Strands‘ın sosyal tavsiye motoru ile çalışan Mint benzeri bir girişim. Örneklersem; kazanç, harcama ve diğer kişisel özelliklerinizi ele alarak sizi yatırımlarınız konusunda yönlendirebilecek. Daha uygun fiyatla alışveriş yapabileceğiniz yerleri tavsiye edecek ve bunu yaparken sosyal ağınız ile karşılaştırmalara olanak sağlayacak. Strands bu sistemi baştan kurgulamak yerine Expensr isimli bir startup’ı satın alarak gerçekleştirmiş.
Sosyal medya odaklı olan ve tüm parçaların birleştiği komüniteyi oluşturan da Strands.com, Friendfeed gibi bir hayat akışı uygulaması. Şimdiye kadarki karşılaştırmalarda Friendfeed‘in Strands‘ın mobilite, filtreleme ve kişiselleştirme özellikleri yanında aptal gözüktüğü vurgulandı. Ben de buna inanıyorum fakat üst düzey komüniteyi ve pazarın algısını yakalamış olan ürünün de Friendfeed olduğu şimdilik bir gerçek.
Strands‘ın kişiselleştirme ana motorunun parçalarından biri olan -tıpkı Last.fm gibi- müzik zevkinize uygun kendi keşiflerinizi yapmanızı sağlayan bir ürün de MyStrands. Bu ürün aynı zamanda oluşturduğunuz komünite ve müzik geçmişinize uygun tavsiyeler yaparak size özel sonuçlar sunuyor.
Mobil uygulamalarla birlikte kullanmanızı sağlayarak her an her yerden müzik listenizi güncellemenize izin veriyor. Bunun yanında çeşitli konserler, partiler gibi etkinliklerle de tavsiyelerini çevrimdışına taşıyor. Ayrıca bir de benzer video uygulaması olarak da MyStrands.tv hazırlanıyor.
Strands‘ın kurumsal çözümler olarak sunduğu içerik tavsiyesi sistemi ile de web sitelerinin içeriğinin kişiselleştirilmiş olarak kullanıcya ulaşmasını sağlıyor. Bu servisi de Amazon‘un tavsiye motoruyla karşılaştırabiliriz.
Strands Call for Recommender Start-ups ve İletken Projesi
Strands‘ın fikir aşamasındaki tavsiye motoru projeleri için açtığı 100 bin dolar ödüllü yarışmasına 24 ülkeden, akademisyen ve girişimcilerden oluşan 68 kişilik bir katılım oldu. İlk 5′e kalan ekiplerden birisi de ReadWriteWeb’in deyişiyle “gizemli” Türk ekibinin İletken Projesi‘ydi.
İletken kişilerin hayat akışlarını takip edip, bu verileri değerlendirerek kullanıcının her türlü içeriğe kişiselleştirilmiş olarak ulaşmasını amaçlıyor ve bunu gerçekleştirirken geleneksel sosyal medya araçlarını kullanıyor.
Ekipteki isimler; M.Deniz OKTAR, Fırat Gelbal, Murat Natan, Onur Veziroğlu.
Devamını OkuWebrazzi İlan
Kurumsalhaberler.com, Webrazzi okuyucularına %40 indirim sunuyor!
Sendloop'ta %20 indirim
Webrazzi okuyucularına hepsiburada.com’dan 50 TL indirim fırsatı!
Webrazzi okuyucularına özel NoktaDomains.com'dan %10 indirim!
En güzel alan adlarında Webrazzi okuyucularına %10 indirim!
Birbirinden özel domainlerde Webrazzi ayrıcalığı: %20 indirim
tatilotelleri.com domaini satılıktır !
Bilişim Zirvesi'ne 200TL'ye erken kayıt fırsatını kaçırmayın!
Oyunvitrini.Com satılık!
AdresGezgini'nden Webrazzi okuyucularına 50 TL değerinde Google AdWords reklam fırsatı!
Kategoriler
- 3D
- Alan Adı
- Analiz
- Araçlar
- Arama Servisleri
- Arkadaşlık
- Barındırma Hizmetleri
- Başlangıç Sayfaları
- Bilgi Kaynakları
- Blog
- Bloglar
- Bulut Bilişim
- Dosya Paylaşımı
- E-Kitap
- E-Posta
- E-Ticaret
- Eğitim
- Eğlence
- Etkinlikler
- Finans
- Fırsatlar
- Fotoğraf
- Genel
- Güvenlik
- Haber Servisleri
- İnfografik
- İşletim Sistemi
- İstatistik
- Kariyer
- Konuk Yazar
- Kurumsal Web 2.0
- Lokasyon Bazlı Servisler
- Makale
- Mesajlaşma
- Mobil
- Müzik
- Ödeme Sistemleri
- Oyun
- Pazarlama
- Portal
- Rehber
- Reklam Servisleri
- Resim
- Röportaj
- Sanal Dünya
- Semantik Web
- Seri İlanlar
- Sinema
- Sosyal Ağlar
- Sosyal Medya
- Tablet
- Teknoloji
- Telekom
- Uygulamalar
- Verimlilik
- Video
- VoIP
- Web Tarayıcılar
- WebrazziTV
- Yatırım
- Yazılım
- Yeni Girişimler
- Yenilikler


























