Microsoft’tan yenilikçi bir eğilim: Live.com

Microsoft web 2.0 furyasına ayak uydurmaya karar vermiş gözüküyor. Geçen gün 35 sayfalık yeni Windows Live sunumunu okurken, bir internet şirketi olma yolundaki güzel servis karşılaştırmalarından ve detaylı çalışmasından çok etkilendim. MS’in bu web’de geriden gelme alışkanlığından ve diğer servisler ne yaptıysa derleyip bunu bir ürün haline getirme yaklaşımından gocunmadığını ve çabaladığını görmek güzeldi.

Evet sanırım ileride bu tarihe döndüğümüzde MS’in radikal dönüşüm kilometre taşlarından birinin yeni Windows Live olduğunu göreceğiz. İçinde Google’dan, Friendfeed’den ve Facebook’tan güzel parçaların olduğu Live.com çok yakında home.live.com adresinde beta yayına başlayacakmış. Sizde sunumu ayrıntılı incelemelisiniz, özet olarak çok yönlü bir şekilde mobil ve web’i bir arada düşünebilen dev bir yapılanma içinde bulundukları söylenebilir.

Görüldüğü gibi önümüzdeki günlerde çeşitli servislerin feed’lerini ekleyebileceğiniz, detaylı profiller ve arkadaş listeleri oluşturabileceğiniz Windows Live sayfalarınız olacak. Hali hazırda kullandığınız Microsoft hesaplarınızla giriş yapacaksınız.

Bakalım 100 milyonun üstündeki IM kullanıcısına sahip olan ve bugüne kadar bu kullanıcısını başarıyla profilleyememiş olan şirket bugünden sonra neler yapacak.

Devamını Oku

Risk sermayesi şirketleri nerede yanlış yaptı?

Ekonomik krizin etkilerinin her geçen gün daha da derinleştiği bir dönemden geçiyoruz. 1930′lardaki büyük bunalımdan bu yana yaşanan en büyük ekonomik krize şahit olduğumuz bu günlerde, risk sermayesi firmalarının geleceği de birçok platformda tartışılmaya başlandı. Tartışmaların odağında TheFunded‘in kurucusu Adeo Ressi‘nin geçtiğimiz günlerde Harvard Bussiness School‘da yaptığı bir konuşma var. Konuşmanın sunumuna bu linkden ulaşabilirsiniz.

Ressi yaptığı konuşmada temel olarak, risk sermayesi firmalarının yatırım modellerinin artık çöktüğünü ve bu modelin para kazandıran bir model olmaktan çıktığını belirtmiş. Böyle bir açıklama yapmasının nedeni de risk sermayesi firmlarının artık yaptıkları yatırımların karşılığını alamaz duruma gelmiş olmaları. Kısacası risk sermayesi firmaları büyük yatırımcılardan ve sermaye sahiplerinden topladıkları paraları, start-up’lara yatırıyorlar fakat yatırımların sonucunda artık zarar ediyorlar. Bunun sonucunda da yapılan yatırımlar ekonomiyi büyüterek katma değer yaratmak yerine ekonomiyi küçültüyor ve para kayıplarına sebep oluyor.

Ben bu durumu risk sermayesi modelinin bir çöküşü olarak görmüyorum. Bu durum klasik arz talep dengeleriyle açıklanabilir. Risk sermayesi firmalarının 1990′lardaki büyük kazançlarından sonra, iştahı kabaran bir çok yatırımcı bu sektöre giriş yaptı. Sonuçta sisteme kaldırabileceğinden ve talep ettiğinden çok daha fazla para girişi oldu. Böylece alınan risk ile kazanç arasında orantısızlık oluşmaya başladı. Bu gidişatı takiben, risk sermayesi firmaları gelir modellerini doğru kurabilmiş, teknolojik inovasyon getiren şirketlere yatırım yapmakla yetinmeyip yenilikçi olmayan, herkesin kolayca taklit edebileceği, gelir modeli bile geliştirememiş ve herhangi bir değer yaratmayan birçok şirkete yanlış değer biçerek yüklü miktarda nakit yatırdılar. Yatırılan bu paralar web 2.0 şirketlerinin bir türlü kâr eder duruma geçememesi ve ekonomik krizin de etkisiyle şirket alımlarının azalması ve halka arzların durmasıyla beraber yatırımcılara her hangi bir gelir getirmeyerek onları zarara uğrattı.

Aslında sorunun büyük ölçüde risk sermayesi firmalarının web 2.0′dan nasıl ve ne kadar gelir elde edileceğini ve bu sektörde neyin inovasyon olduğunu tam olarak anlamayarak web 2.0 şirketlerine abartılı değer biçmelerini ve böylece arz-talep dengesinin bozulması olduğunu düşünüyorum.

Fakat ben Ressi kadar umutsuz değilim. Arz talep dengesinde ki bu bozukluk kendi akışı içerisinde dengesini bulacaktır. Yani alınan riskler karşılığında gelen kazancın düşmesiyle yatırımlar azalacak ve risk sermayesi yeniden verimli ve pozitif değer üreten, ekonomiyi büyüten bir model olamaya devam edecektir. Bu süre içerisinde riski azaltmak isteyen yatırım şirketlerinin erken aşama sermaye aktarımlarında önemli azalmalar görülebilir. Risk sermayesi firmaları yatırımlarını iş modelini iyi kurmuş, olgunlaşan ve pazarda yerini kanıtlamaya başlamış servislere yönlendirebilirler. Bunun yanında önümüzdeki dönemde yatırımlar gelişmekte olan ülkelere kayacak gibi duruyor. Çünkü bu ülkelerdeki pazar yatırım açısından henüz doyuma ulaşmadığından, risk sermayesi firmaları göreceli olarak daha az masrafla daha çok hisse alma şansına sahipler. Bu da bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için yeni fırsatlar yaratabilir.

Devamını Oku

Zynga, Facebook Connect’li ilk iPhone oyununu yayınladı

Geçtiğimiz günlerde hizmete sunulan ve bizimde haberini yaptığımız Facebook Connect ilk meyvelerini vermeye başladı. Facebook ve MySpace gibi sosyal ağlara oyun uygulamaları hazırlayan Zynga, iPhone için geliştirdiği Live Poker oyununa Facebook Connect ile bağlanma imkanı sağladı

Bu hizmetle birlikte iPhone’nundan Poker oynamak isteyenler Facebook’tan arkadaşlarını masalarına davet edip, uzun Poker geceleri geçirebilecekler. Tabi iPhone’larının şarjı izin verdiği müddetçe…. Oyunda Facebook dışında Myspace, Bebo, Hi5 ve Zynga’nın kendi profilini de kullanmak mümkün.

Facebook ve MySpace’de en çok oynanan oyunlarından olan Texas Hold’em Poker’in yaratıcısı da olan Zynga, sosyal ağlar ve mobil uygulamaları birleştirerek geleceğin oyun kültürünün en önemli oyuncularından biri olmaya aday.

Zynga oyunlarını çeşitli sosyal ağlarda profillerine ekleyen oyuncu sayısı 10 milyonu geçiyor. Günlük aktif oyuncu sayısı ise 4 milyon civarı olarak söz ediliyor. Apple CEO’su Steve Jobs’un 2008 sonu iPhone 3G satış tahmininin 10 milyon olduğu göz önüne alındığında, Zynga networküne Live Poker ile bir kaç milyon kullanıcı daha dahil olacak diyebiliriz.

Sosyal ağlara yönelik oyun geliştirmenin geleceğinin çok parlak olduğu ve bu piyasadaki şirketlerin milyon dolarlık yatırımcılar bulabildiği görülürken, Türkiye’de neden bu piyasaya ciddi olarak iş yapan şirket bulunmadığı ise büyük bir soru işareti. Bir örnek verecek olursam, Facebook’un en popüler oyunlarından 4′üne imza atan Londra merkezli Playfish geçtiğimiz ay $17 milyon yatırım aldı ve toplam yatırım miktarını $20 milyon’un üzerine çıkardı.

Çok fazla ciddi alınmaması gerektiğini önersek de alternatif azlığından Alexa Türkiye 100‘e bakarsak, listede bir kaç tane oyun sitesi görüyoruz. Bu sitelerin günlük ziyaretçi sayıları milyonları buluyor. Çok basit bir analiz olsada genel olarak şunu çıkartabiliriz ki, Türk internet kullanıcısı söz konusu olunca online oyun piyasası kesinlikle dikkate alınması gereken ve fırsatlarla dolu bir alandır…

Devamını Oku

AliBaba.com HemAlHemSat.com’a ortak oldu!

GÜNCELLEME: AliBaba.com tarafından bize yapılan bildirimde böyle bir ortaklığın söz konusu olmadığı bildirildi. Konuyla ilgili detaylı bilgiyi aldığımızda güncelleme yapıyor olacağız.

Aslında 1 hafta kadar önce aldığımız bir duyumdu ancak bilgimizi netleştirmeden paylaşmak istememiştik. Bugün farklı kaynaklardan da doğruladıktan sonra AliBaba.com‘un HemAlHemSat.com‘un çoğunluk hissesini satın alarak bir süre önce zor zamanlar geçiren servise ortak olduğunu söyleyebiliriz.

Bu satın alma öncesinde HemAlHemSat.com’un yönetim kademesinde de değişikliler olduğunun haberini aldık, ancak bu konuda henüz kesin paylaşım yapmamız doğru olmayacaktır.

Dünyanın en büyük e-ticaret platformlarından olan AliBaba.com’un HemAlHemSat.com’a ortaklığı ile birlikte ülkemizde bu alanda nelerin değişeceğini merak ediyorum. Çünkü TurkTicaret.net ile AliBaba.com’un sıcak ilişkileri olduğunu biliyoruz. Söz konusu satın alma haberi içinde TurkTicaret.net’in payı olup olmadığını bilemiyorum ancak olabilirliğini de oldukça yüksek görüyorum. Detaylı bilgi sahibi olduğumuzda paylaşıyor olacağız.

Diğer taraftan eBay ortaklığındaki GittiGidiyor‘un AliBaba ortaklığındaki HemAlHemSat.com’la Türkiye e-ticaret pazarında önemli bir rekabet noktasına geleceğini de tahmin ediyorum. eBay’in GittiGidiyor’daki hissesini artırıp artırmayacağı henüz duyurulmamış olsada, AliBaba’nın bu kulvara girişinin GittiGidiyor için değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum, ki değerlendireceklerdir.

Elbette hali hazırda alanında lider olan GittiGidiyor’un 2009 başında Türkiye pazarına gireceğini daha önce duyurduğumuz eBay’in sahibi olduğu PayPal ile olası entegrasyonu sayesinde sağlayacağı avantajı da gözardı etmemek gerekiyor. Bunun yanında Doğan Grubu’nun halen HemAlHemSat.com’da azınlık hissesi olduğu söyleniyor ve grubun şirketlerinin oldum olası online ödeme sistemleri ile ilgili olduğunu da unutamayız.

Bir dipnot olarak PayPal.com.tr adresinin ve PayPal Türkçe sayfalarının da yayında olduğunu kısacık geçmiş olalım.

Bu kadar kriz konuşurken aynı gün için Türkiye internet pazarından iki satın alma/yatırım haberi vermiş olmak şahsen beni memnun etti. Umarım bu parlak tablo sakinlik evresinde olduğunu düşündüğümüz pazarımız için bir devamlılık sağlar.

Devamını Oku

Pronected’a 1.5 milyon dolar yatırım

18 Ağustos 2008′de beta yayına geçtiğini duyurduğumuz iş ağı Pronected‘a bugün önemli bir kaynaktan aldığımız duyum ile $1.5 Milyon yatırım yapıldığını öğrendik.

Aktif İleti Grubu tarafından gerçekleştirilen yatırım ile şirket Pronected‘ın çoğunluk hissesini almış.

Pronected’a yapılan bu yatırım ile servis 2009 Şubat ayı itibariyle önce Romanya’ya arkasından 3 aylık aralarla Ukrayna ve Rusya’ya açılacakmış.

Konuyla ilgili Pronected’ın kurucusu Hakan Kadir Erdemir‘le görüştüğümde söz konusu yatırımı doğruladı ancak detayları önümüzdeki günlerde paylaşacaklarını söyledi.

Ekonomik kriz belirtilerinin gündem oluşturduğu şu günlerde böylesine bir yatırımın Türkiye internet pazarına olan inancı güçlendireceğini düşünüyorum ve hem Aktif İleti Grubu’nu hem de Pronected’ı kutluyorum.

Konuyla ilgili resmi açıklama geldiğinde detaylı olarak paylaşıyor olacağız.

Devamını Oku

Web 2.0′nın en etkili kadınları

FastCompany, Web 2.0 sektörünün en etkili ve sözü geçen kadınlarını belirlemiş. Listedeki isimler zaten web dünyasının en tanınan isimleri arasında. Listedekilerin fotoğrafları ve isimleri şöyle:

Soldan sağa: Leah Culver (Pownce’un kurucusu ve geliştiricisi), Rashmi Sinha (Slideshare’in kurucusu ve CEOsu), Dina Kaplin (blip.tv’nin kurucusu), Marissa Mayer (Google’in ilk calışanlarından, arama ürünleri ve kullanıcı deneyimleri bölümünün başkan yardımcısı), Cyan Banister (Zivity’in kurucusu), Lisa Stone, Jory Des Jardins, and Elisa Camahort Page (BlogHer’ün kurucuları), Caterina Fake (Flickr’in kurucularından), Gina Bianchini (Ning’in kurucularından ve CEOsu), Kaliya Hamlin (OpenID Evangalisti), Mena Trott (Six Apart’ın kurucularından ve şirketin başkanı) ve Arianna Huffington (The Huffington Post’un kurucusu ve editörü)

Ülkemizde malesef her konuda olduğu gibi web 2.0 sektöründe da kadınlar yeteri kadar temsil edilmiyorlar ve olmaları gerektiği yerlerde değiller.

Sizce her şeye rağmen Türkiye’deki Web 2.0 sektörü için benzer bir liste oluşturulsa, bu listede kimlerin adı olur? Yorumlarda düşüncelerinizi bizlerle paylaşın.

Devamını Oku

Yahoo!’nun zor zamanları gelişimini engellemiyor

Yahoo anasayfasını yenileme çalışmalarını YUI blogunda resmi olarak duyurdu. Bir süredir internette çeşitli ortamlarda okuduğumuz haber bugün itibariyle kesinlik kazandı. Yahoo’nun yeni anasayfası YUI kütüphanesi üzerinde geliştirmeler yapılarak hayata geçiriliyor. YUI kütüphanesinin kullanımıyla birlikte geliştiricilerin Yahoo platformuna uygulama geliştirmesi teşvik ediliyor.

Yeni tasarımın ne zaman tam olarak hazır olacağı belli olmamakla birlikte, rastgele belirlenen Yahoo kullanıcıları zaman zaman yeni tasarımı görebiliyor. Şahsen bende geçen hafta içinde yeni tasarımı görmüştüm fakat konu hakkında her hangi bir açıklama bulamamıştım.

Yahoo yazılım geliştirme anlamında başarılı çalışmalarına devam ederken ne yazık ki finans anlamında aynı başarıdan söz etmek pek mümkün değil. Şubat 2008′de Microsoft’un satın alma teklifini az bularak reddeden Yahoo, Haziranda Google ile reklam ortaklığı kurmuştu. Geçen hafta yapılan resmi açıklamayla bu anlaşma Google tarafından fes edildi.

Bu kadar olumsuzluğun üzerine geçen hafta San Francisco’da yapılan Web 2.0 Summit’te Yahoo CEO’sunun “Microsoft’un Yahoo’yu alması kendisi için çok iyi olur fakat Yahoo için fiyat az” şeklindeki açıklaması Yahoo’nun güvenilirliğini hepten yerle bir etti.

Bugüne gelecek olursak, Techcrunch’taki habere göre Yahoo’nun Nasdaq’da işlem gören hisseleri 10 dolar seviyesine geriledi ve toplam şirket değeri $14.330 Milyar seviyesine geldi. Böylece Yahoo, değeri $15 milyar olarak telaffuz edilen Facebook’tan da daha az değerli hale geldi.

31 Aralık 1999′da hisse değeri 108 Dolar ile zirve yapan Yahoo’nun değeri bugün 10′da 1′ine düşmüş ise bunun sorumlusu tabi ki en başta Google’ın arama motoru pazarını ele geçirmesini sadece seyreden Yahoo’nun kendisidir.

Bakalım Yahoo kendisini bu keşmekeşten kurtarıp eski gücüne kavuşabilecek mi, bunu önümüzdeki günler gösterecek.

Devamını Oku

Facebook Mobil’de Baş Döndüren Gelişmeler

Facebook, Pazar günü mobil sitesine önemli bir ekleme yaparak, durum güncellemelerine Facebook Mobil üzerinden yorum yazılabilmesine olanak sağladı. Facebook’un bildirdiğine göre uygulamanın hayata geçmesinden sonra ilk 24 saat içerinde Facebook Mobil üzerinden sitedeki durum güncellemelerine 1 milyon yorum bırakıldı. Bu güncellemeden önce kullanıcılar Facebook’un mobil sitesi üzerinden durum güncellemesi yapabiliyor ve arkadaşlarının yazdıklarını görebiliyorlardı. Fakat arkadaşlarının güncellemelerinin altına mobil site üzerinden yorum yazamıyorlardı.

Facebook yeni tasarımı ile beraber durum güncellemelerini ve yorum yazmayı öne çıkararak, kullanıcıların Facebook içerisinde hızlı bir şekilde çok daha fazla bilgiyi arkadaşlarıyla paylaşmalarının önünü açmış oldu. Bu açıdan ben yeni tasarımı, Facebook’un üyelerini pasif kullanıcılardan, aktif katılımcılara dönüştürmek istemesinin bir sonucu olarak görüyorum. Son dönemde de bu dönüşümün bir parçası olarak Facebook bilgi paylaşımını artırmak ve aktif kullanıcı tabanını geliştirmek için mobil servislerinin çeşitliliğini ve kalitesini hızla artırmakta. Bunun sonucu da Facebook Mobil kullanıcı sayılarındaki artışa yansıyor.

Facebook’un yayınladığı rakamlara göre Facebook Mobil’i aktif (geçtiğimiz 90 gün içerisinde kullanmış) olarak kullanan üye sayısı 15 milyona ulaşmış durumda. Bu rakam 2008 başında 5 milyondu. Bunun yanında Facebook’un iPhone uygulaması iTunes da en popüler uygulamalar arasında ve Facebook Blackberry uygulaması da bugüne kadar 1.8 milyon defa indirilmiş. Facebook Mobil standart (m.facebook.com) ve gelişmiş (x.facebook.com) olmak üzere iki farklı adres üzerinden yayın yapmakta.

Devamını Oku

Pilli ve Nokta’dan ortak çalışma: kodaman.org

Pilli ile Nokta el ele vermiş ve yazılım geliştiricileri çok memnun edeceğine inandığım “Kodaman” isimli kaynak siteyi pillinetwork bünyesine katmışlar.

Kodaman.org adresinden yayın yapacak olan yeni pillinetwork üyesi, Nokta tarafından yönetiliyor olup, reklamlarını şirketin reklam servisi Virgül üzerinden alıyor olacakmış.

Diğer tüm pillinetwork sitelerinde olduğu gibi yazarlarının gelir paylaşımına dahil olduğu yapıda içerik tamamen yüksek seviyeli programlama ve web geliştirme üzerine kurgulanmış.

Yarın (Perşembe) yayına alınması planlanan kodaman.org’un tüm altyapısı ve yazılımı Pilli tarafından hazırlanmış ve teknik yönetimi yine kendilerinde olacakmış. Bildiğimiz pillinetwork özelliklerine ek olarak kodaman.org’a kodları boyama ve satır numarası verme gibi imkanlar dahil edilmiş. Bu arada Webrazzi okuyucularına özel bir bilgi olsun, bu özellik için Pilli Google‘ın Prettify isimli JavaScript kütüphanesini kullanmış.

Pilli ile Nokta arasında gerçekleşen ve ülkemizde çok fazla alışkın olmadığımız internet şirketleri arası işbirliğinin ilerleyen dönemlerde ne aşamaya geleceğini bilemiyoruz ancak şahsen çalışma tarzlarını birbirlerine yakın gördüğüm iki şirketin sinerjisinin yüksek olacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemlerde Nokta ile Pilli’nin birbirlerinin eksikliklerini gidererek çok daha dikkat çeken işbirlikleri kurabileceklerini tahmin ediyorum.

Sosyal ağ ve komünite seviyesinde eksik olan Nokta için Pilli’nin sağlayabileceklerinin yanında, trafik, teknik altyapı ve finansman seviyesinde Nokta’nın sağlayabileceklerinin nasıl bir güç oluşturacağını düşünmek heyecanlı oluyor. Elbette bu söylediklerimin şu an için sadece “düşünce” seviyesinde olduğunu hatırlatmak isterim, kimse benim gibi heyecan yapmasın…

Sinerjisinin yanında içeriği konusunda da önemli bir açığı kapatacağını düşündüğüm kodaman.org’un Nokta ekibinin yüksek trafik sahibi sitelerinden sağladığı yazılım tecrübesi ile değerli bir kaynak olacağına inanıyorum.

Devamını Oku

Google görüntülü konuşmayı Gmail’e getirdi

Google, mail servisi Gmail‘i rakiplerinin önüne taşımak için hamlelerini birbiri ardına sıralıyor. Bugün itibariyle Gmail üzerinden görüntülü konuşma sistemi devreye girdi. Görüntülü iletişim için tek yapılması gereken internet tarayıcısına küçük bir eklenti kurmak. Eklenti kurulduktan sonra Gmail hesabının sol menüsünde bulunan “Sohbet” bölümünden konuşmak istediğimiz kişinin üzerine gelip, açılan menüden “Video ve Daha Fazlası” sekmesinden videolu veya sesli konuşmayı başlatabiliyoruz.

Görüntülü konuşma işlemi internet tarayıcısı üzerinden yapıldığı için işletim sistemi ayırt etmeksizin çalışıyor. Belli başlı internet tarayıcıları için eklenti mevcut. Firefox, Internet Explorer, Safari ve tabi ki Chrome.

Google blogundaki açıklamaya göre görüntülü konuşma özelliği İsveç ve Amerika’daki Google ofislerinin ortak çalışması sonucu ortaya çıkmış. Google Nisan 2007′de İsveç merkezli videolu e-meeting start up’ı Marratech’i satın alığından beri bu iş üzerinde çalıştırıyordu büyük ihtimalle.

Garip olan ise Google’un masaüstü chat programı Google Talk‘ta herhangi bir video özelliğinin bulunmaması. Google’un hayata geçirdiği, basit internet tarayıcısı üzerinden görüntülü iletişim kurmak, başta Skype olmak üzere bu konseptte hizmet veren bütün şirketleri etkileyecektir.

Google köşesinden verebileceğimiz bir diğer haber ise Google Reader‘a eklenen otomatik çeviri özelliği. Google, Translate ile elde ettiği becerisini birer birer diğer ürünlerine entegre ediyor. Türkiye’de de çok popüler olan Google Reader’a eklenen otomatik çeviri özelliğiyle farklı dillerdeki sitelerin RSS beslemelerini kolayca İngilizce’ye veya başka bir dile çevirerek okuma imkanı veriyor. Ne yazık ki Google hala Türkçe’yi çeviri dilleri arasına eklemedi. Yani bu özellik bizim için çok bir anlam ifade etmeyecek. Japonca veya Çince internet sitelerini takip ediyorsanız tabi büyük kolaylık sağlayacaktır.

Devamını Oku


©2006-2012 Webrazzi
49 queries. 0,504 seconds. v2