- Konular
- Sosyal Medya
- E-Ticaret
- Girişimler
- Yatırım
- Teknoloji
- Diğer
2008′in popüler trendi yerel sosyal ağlar
Kerem Özkan | 13 Aralık 2008 | 6 Yorum
Tweet
Yıl sonuna geldiğimiz bu günlerde, arama motorları birbiri ardına en çok aranan kelimer listeslerini yayınlıyor. Özellikle Google Zeitgeist‘ın yayınladığı veriler çok kapsamlı bir içerik sağlaması açısından bize çok ilginç veriler sunuyor.
Bu sene global olarak yükselen aramalara baktığımız zaman önemli bir sosyal ağ etkisi geçtiğimiz yıl olduğu gibi kendisini hemen farkettiriyor. Bu etki Google’ın yerel verilerini yayınladığı tüm ülkeler için de geçerli. Fakat ilginç olan global olarak yükselen aramalarda ilk ona giren 4 sosyal ağdan Facebook dışındakilerin yerel sosyal ağlar olmaları. Kısacası Google Zeitgeist’ın bize gösterdiği geçen senelerden farklı olarak 2008′in yükselen trendinin yerel sosyal ağlar olduğu.
Bu sosyal ağlardan ilki İspanyolların Facebook uyarlaması Tuenti. Sadece İspanyol kullanıcıları hedef alan Tuenti davet sistemi ile çalışıyor. Kullanıcıların profil sayfaları oluşturup resim ve video paylaşmalarına olanak sağlayan Tuenti, Alexa verilerine göre İspanya’da Facebook’un hemen önünde yer alıyor.
Google’ın listesinde yedinci sırada yer alan Nasza-klasa, Polonya’da okulların öğrencilerini ve mezunlarını bir araya getirmeyi amaçlayan bir sosyal ağ. Kullanıcıların profillerinde ilgi alanlarını, aldıkları dersleri ve çalıştıkları branşları listelemelerine olanak sağlayan site, öğrenci odaklı bir sosyal ağ olarak düşünülebilir. Alexa verilerine göre Nasza-klasa, Polonya’nın en çok ziyaret edilen ikinci sitesi. Facebook 76′ıncı sırada yer alıyor.
Google’ın listesinde sekizinci sırada Almanya’nın en popüler sosyal ağlarından biri olan Wer-kennt-wen yer alıyor. Servis 14 yaş ve üzerindeki kullancıları hedefliyor. Yaklaşık 5 milyon üyesi olduğu düşünülen Wer-kennt-wen’e kullanıcıların gerçek isimleri dışında isimlerle kayıt olmaları kullanıcı anlaşmasının şartlarına aykırı. Servisinin %49 hissesi RTL‘in elinde.
Google’ın 2008 yılının yükselen aramaları listesi, bize sosyal ağ kullanımının yerel ağlara doğru kaydığını gösteriyor. Global markalar ve yerel yatırımcılar bu geçişi iyi anlar ve uygularlarsa daha başarılı olacakları kesin.
Devamını OkufbFund sonuçlandı 5 uygulama 250′şer bin dolar yatırım aldı
Ali Altuğ Koca | 13 Aralık 2008 | Yorum Yok
Tweet
Facebook’un uygulama geliştiriciler için oluşturduğu fbFund fonunun seçmeleri tamamlandı ve 5 yeni girişim toplam 250′şer bin dolar yatırım aldı. Facebook üzerinden yapılan oylamaya 88.000 kullanıcı katılmış ve 180.000 oy kullanılmış. Kazanan uygulamalar GroupCard, Kontagent, MouseHunt, Weddingbook, ve Wildfire. Uygulamalar dışında dikkat çeken bir diğer olay ise bu 5 uygulamanın 3′ünün sahiplerinin Kanadalı olması. Uygulamaları kısaca tanıyalım.
GroupCard, Facebook arkadaşlarınıza e-kart göndermenizi sağlıyor, yollayacağınız e-kartı diğer arkadaşlarınıza da imzalatabiliyorsunuz. Ortak arkadaşlarınızın doğum günlerini kutlamak için güzel bir uygulama.
MouseHunt arkadaşlarınızla oynayacağınız online bir oyun, adından da belli olduğu gibi fare avlıyorsunuz.
Kontagent, Facebook ve benzeri ağlar için geliştirilen uygulamalara özel istatistik hizmeti sağlıyor.
Weddingbook, evlenme planları yapan çiftler uygulamayı kullanarak düğünlerini planlayabilir ve aynı yoldan daha önce geçmiş insanlardan ipuçları alabiliyorlar.
Wildfire, küçük işletmeler, organizasyonlar hatta blogcular için kampanyalarını, yarışmalarını vb. duyurularını sosyal ağlarda duyurmalarını sağlayan bir uygulama.
Benim değerlendirmeme göre en çok kullanılacak uygulama GroupCard olacak. Doğum günleri uzun süreden beri Facebook’ta kutlanır olmuştu zaten. GroupCard, arkadaşlarına yavan bir duvar yazısından daha güzel bir doğum günü kutlaması yapmak isteyenlere iyi hizmet sunacaktır.
Kontagent fırsatı iyi değerlendirip konusunda en iyi olabilirse ilerki dönemlerde büyük bir şirket tarafından satın alınmasından daha doğal birşey olamaz herhalde.
Facebook’a geliştirilecek uygulamalarda yazılım kısmından çok fikir ön plana çıkıyor. İnsanları uygulamaya bağlamak ve günlük aktif kullanıcı elde etmek asıl hedef. Facebook Connect ile birlikte bu alanda yapılabilecekler biraz daha arttı. İhtiyaç olan ise orjinal bir fikir ve fikre inanmış bir ekip.
Bu güzel haberin arasına kötü bir haber sıkıştırmazsak olmaz. Facebook ile ilgili kötü haber Koobface virüsü daha doğrusu trojanı. Bir süredir Facebook ve MySpace kullanıcılarının hesaplarına musallat olan virüs, bulaştığı bilgisayardan Facebook hesabınıza ulaşarak arkadaşlarınıza mesaj atıyor.
“Bu videodaki sen misin?” gibi tuzak mesajlarla birlikte bir video bağlantısı gönderiliyor. Bu bağlantıya tıklandığında açılan sayfada bir video görüntülenmeye başlamadan önce Flash Player’ınızın güncellenmesi isteniyor. Bu sözde güncelleme sırasında virüs bilgisayara bulaşıyor ve aynı döngü diğer arkadaşlarınızında başına geliyor. Akıllıca hazırlanmış bir virüs, geçen aylarda Msn’de dolaşan IRCBot.aal virüsüne bir hayli benziyor.
Devamını OkuAçız, üşüyoruz, yardım çağıramıyoruz; LeWeb ’08 izlenimleri
Konuk Yazar | 13 Aralık 2008 | 2 Yorum
Tweet
Açıklama: Şekip Can Gökalp Mixxt Türkiye Ülke Müdürü olup bu yazısı konuk yazar olarak Webrazzi’de yayınlanmıştır.
Avrupa’nın en büyük internet ekonomisi etkinliği olan LeWeb bu sene 5. kere düzenlendi. Bu sene ilk defa bloggerlara özel bir akreditasyon programı açtılar ve de bu programın bir parçası olarak ben de etkinliğe katılma şansı buldum. 1680 kişinin katıldığı “aşk” temalı etkinlik, Paris’te bir kültür merkezinde gerçekleştirildi. Bugün yollarda olacağım, ama yazıyı da ertelemek istemedim. O yüzden fazla allayıp pullamadan, üç ana başlıkta olayı ele alacağım.
Açız, üşüyoruz, yardım çağıramıyoruz
Önce kötü kısımlardan başlayayım; İçerisi buz gibiydi, internet özellikle ilk gün yok denecek kadar azdı (bu yüzden kendi bloğumdan planladığımın aksine sadece Asya pazarları hakkındaki panelden canlı yayın yapabildim), 1680 kişiyi kanepelerle doyurmaya çalıştılar (ve başaramadılar). Kayıt kuyruğu, program kaymaları, teknik aksaklıklar vs. bunlara fazla girmiyorum, zira bunlar her konferansın klasikleri sayılır. LeWeb ’08′i yerden yere vuran güzel bir yazı okumak isterseniz, Paul Carr’ın Guardian’daki şu yazısına bakın.
Türkiye nerede?
Son olarak, biliyorum bazen sinir bozucu olabiliyor bu konuda söylediklerim, ama 1680 kişi içinde Türkiye’den sadece 3 kişinin olması da ayrıca üzücüydü bence. Türkiye’den dediğime de bakmayın, bu üç kişiden biri Almanya’da yetişmiş olan İbrahim Evsan diğeri ise UNICEF’den Esra Doğramacı’ydı ki tam olarak bu işlerle bağlantısı nedir bilemiyorum, çünkü kendisini bir türlü yakalayıp konuşamadım. Göz göre göre bir sektörün –hem de diğerlerine kıyasla komik rakamlarla başarı elde edilebilecek yepyeni bir alan açan bu sektörün- daha Türkiye’den kopuk şekilde coşmasını izlemek gerçekten üzücü. Taze girişimciler için belki tüm git-gel masrafları fazla olabilir, ama sektörde buraya gelip bu ortamda bulunma imkanına sahip olan en az 100 kişi vardır, ama sanırım bu tarz ortamlar kısa vadede somut fayda getirmeyeceği düşünülüp yok sayılıyor. Hiç lobi yapmıyoruz, sonra neden Türkiye’den global girişim çıkmıyor diye soruyoruz. Bu işler tesadüfen olmuyor, orada olup kendimizi göstermeliyiz.
Sahnede yıldızlar geçidi
Genelde içerik berbat olur derler böyle konferanslarda, ama yüzde 80′i süperdi konuşmacıların, konukların ve panelistlerin. Program özenle dengelenmişti, bunu da çok iyi buldum. Yani internet neticede herşeyi kapsıyor ve bir iş. Bu yüzden sadece internetçileri çağırmakta fazla fayda görmüyorum. Sektör dışı insanların kattığı tat son derece önemliydi. Her zamanki uçup kaçan sponsor seansları dışında aklımda kalanlar:
David Weinberger: Harvard Üniversitesi’nden bir profesör kendisi. Liderlik anlayışının değişimi ile ilgili son derece kafa açıcı bir konuşma/sunum yaptı. Bulursanız izleyin derim.
Italy Talgam: Aslında orkestra şefi olan bu abimiz de, sevgi temalı LeWeb’de “severek kontrol etme” üzerine eğlenceli bir aksiyon gerçekleştirdi. Yüzlerce ciddi ciddi kadınlar adamlar olarak kalkıp “Bilader Yakup” söyledik.
Paulo Coelho: Aslında ne kitaplarını, ne de yazarlığa bakışını severim Paulo Coelho’nun, ama son derece zeki birisi olduğu su götürmez bir gerçek. Daha önce Frankfurt Kitap Fuarı’nda anlattığı hikayeyi burada da anlattı. Rusya’da yılda 10 bin kitap satarken, tüm kitaplarını Rusça olarak internete koymuş ve o sene 100 bin, sonraki sene 1 milyon kitap satmış Rusya’da. Telif hakları ile ilgili bambaşka bir anlayışın temsilcisi yani.
Susan Wu: ohai’nin CEO’su. Virtual Goods teması ile ilgili son derece ilginç bilgiler verdi ve açılımlardan bahsetti. Virtual Goods konusu Loic Le Meur’un de son derece ilginç bulup bu sene özellikle ön plana çıkardığı alanlardan biriydi. Türkiye’de de örneklerini görmeye başladık aslında; Ersan Özer bu konuda ilk denemeyi yaptı.
Yossi Vardi: Piyasanın gerçek köklü yatırımcılarından biri. Şu lafını Friendfeed’den geçtim bu sözünü, ama tekrarlamakta fayda var: “İş planı bir bilim kurgu alt türüdür.” Kendimizi kandırmayalım diyor. Dikkate değer.
Mike Butcher: Bağırıp çağırıp Avrupa şöyle süper böyle süper dedi. “Büyük Mike” ile olan fotoğrafını gösterip geniş geniş güldü. “İstanbul’da bile” dedi. Eh.
Marissa Mayer: Google kullanıcı deneyimi ve arama ürünleri VP’si. Rahat, samimi, sempatik, kadın, akıllı vs. Salonu kendine aşık etti bir nevi. Nikesh Arora‘nın aksine demeliyim. Adam bir buz dağıydı. Eren Emre Kanal’ın Arora-Le Meur sohbeti hakkındaki yazısını okuyunuz.
The Gillmor Gang: Komik ve şişko bir grup Amerikalı blogger. Michael Arrington – Co-Founder & Editor, TechCrunch, Hugh MacLeod – Cartoonist and professional blogger, gapingvoid.com, Gabe Rivera – Founder, TechMeme, Robert Scoble – Video Blogger, Fast Company, Doc Searls – Senior Editor, Linux Journal ve Steve Gillmor – Founder, The Gillmor Gang. Bu ekibe son anda Loic Le Meur da eklenince konu bir anda Amerika vs. Avrupa çatışmasına dönüştü. Çatışma da denmez gerçi, Loic kibarca savundu, Michael Arrington son derece sert şekilde lafı özetle “Avrupalılar zengin ve tembel, Amerikalılar kazanmayı sevdikleri için deliler gibi çalışıyorlar”a getirdi. Bu konuda söylenecek çok şey var, ama maalesef tartışma fazla da derine inemedi, çünkü Scoble sürekli komiklikler yaparak konuyu dağıttı.
Ve Startup Competition
İlk gün toplamda 30 firmanın yedişer dakikalık sunumlar yaparak kendilerini halk ve jüri oylamasını sundukları startup yarışması, ikinci gün finalistlerin ana sahnede sunum yaptıktan sonra ödüllerini almaları ile son buldu.
1. Viewdle: Video içinde arama yapmayı ve surat tanımlama teknikleri ile herhangi taramaları mümkün kılan, Ukrayna çıkışlı müthiş bir teknoloji. Son derece sade bir sunumla teknolojilerini anlattılar. Gelir modeli ise API’nın kademeli kısıtlamalarla kullanıma açılması. Salondan sürekli “vaay” “ooo” “hmm” sesleri yükseldi. Cidden inanılmaz bir teknoloji. Bunun web tabanına indirgenmiş olması da ayrı bir güzellik tabi.
2. Webnode: Çek Cumhuriyeti’nden gelen bu startup, drag&drop sistemiyle kişilerin/kurumların kendilerine ait web sayfaları veya e-dükkanlar kurmalarına imkan veriyor. Gelir kapısı freemium ve white label satışlar. Ayrıca white label satışlar için reseller vs. benzeri modellemeler de yapmışlar. Çok güzel bir model olduğunu düşünmekle birlikte, webnode’u finalistliğe taşıyan şey sanırım sunumdu. Babaannesinin 2. Dünya Savaşı ile başlayan evlilik hikayesini sunumuna bağlayan webnode, bu şekilde ciddi bir dikkat toplama sorununun önüne geçiyordu.
3. İtiraf etmeliyim adını unuttum. Şimdi açıp bakacağım tabi ki, bunu yazma sebebim ise son derece kârlı, büyük ve sağlam bir operasyon olmasına rağmen, fazla da yaratıcı bir tarafı olmaması. zoover. Kısaca tatil mekanı yorumlama servisi. Gelir kapısı CPA. 13 dilde yayın yapıyor, daha da büyüyecekler tabi.
Benim aklımda kalan iki tane daha startuptan bahsetmek istiyorum.
Birincisi toplam 25 milyon euro yatırım almış olan Nimbuzz. Hollanda çıkışlı bu startup bir adet mobil araç sunuyor ki bu araçla MSN, Skype, ICQ ve Gtalk gibi platformları ve de Facebook, Myspace de dahil olmak üzere 23 sosyal ağ üzerinden arkadaşlarınızı arayabiliyor, mesaj atabiliyor, dosya ve de lokasyon paylaşabiliyorsunuz. Hem de ücretsiz. Öncelikle 25 milyon Avrupa için çok çok yüksek bir rakam. 32 milyonla Sevenload Almanya rekoru kırdı bilindiği gibi. Nimbuzz’ın bu erken aşamada 25 milyon yatırım almış olmasının tek bir açıklaması var: MOBİL! 6 ay sonra Türkiye’de de 3G yürürlüğe gireceği düşünülürse, hazırlıklara başlamakta fayda var. Nimbuzz Türkçe olarak da yayın yapıyor tabi, onu da hesaba katmak lazım.
Diğer startup ise çok daha niş bir alanı çok iyi bir dokunuşla var eden KonoLive. İsrailli girişimcilerin ürünü olan KonoLive instant collaboration sunuyor. Adobe Air üzerinden masaüstünde çalışan ürün, listenizdeki herkesle proje, görev veya grup bazlı olarak iş yapmanızı sağlıyor. Etkinlikler, görevler, dosyalar vs. gibi gerekli olan tüm araçlar işin içinde. Henüz betayı yeni başlatmış olmalarına rağmen ileride çok önemli firmalardan biri olacaklarını düşünüyorum. Instant collaboration kavramı, benim için şu ana kadarki tüm proje yönetim araçlarının en büyük sorununu tek kelimede çözüyor.
LeWeb bence gerçekten de son derece keyifliydi. Arada sırada sinirim bozulmuş ve de yemek kapabilmek için birkaç VC’nin üstüne basmak zorunda kalmış olsam da önemli insanlarla tanıştım, internetin geleceği ile ilgili birçok önemli şey öğrendim diyebilirim. Artık bu tarz etkinliklerin çoğuna bloggerları bir şekilde dahil ediyorlar ve Türkiye gibi önemli ama bir o kadar da gizemli pazarlardan gelen insanlara yönelik büyük ilgi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun verdiği avantajla Etohum organizasyonundan baya bir insana bahsetme ve yaz civarı için İstanbul ziyaretleri sözü alma şansı bulduğumu da inceden çıtlatmış olayım. =)
Devamını OkuWebrazzi.TV iLab Ventures ofisinde…
Arda Kutsal | 08 Aralık 2008 | 9 Yorum
Tweet
Webrazzi.TV ile Kariyer.net, GittiGidiyor.com, Sigortam.net gibi önemli girişimlerin yatırımcısı olan iLab Ventures‘ın Kozyatağı’ndaki ofisine gittik ve şirketin ortağı Cem Sertoğlu ile konuştuk.
iLab Ventures’ın mevcut yatırımları, yatırım kriterleri, planları ve kriz dönemine bakışları gibi çeşitli konuları kapsayan sohbetimizi Webrazzi.TV’den seyredebilirsiniz.
Cem Sertoğlu’na keyifli sohbet ve verdiği değerli bilgiler için teşekkürler.
Devamını OkuDigg gözünü yerel klonlarına dikti!
Ali Altuğ Koca | 05 Aralık 2008 | 3 Yorum
Tweet
Digg CEO’su Jay Adelson, Business Week‘e bir röportaj verdi. Röportajda Digg’in geleceği konusunda pek çok bilgi veren Jay Addelson, bir çok şirket için satın aldı alınacak dedikoduları çıkan Digg’in satılmasının bu noktadan sonra mümkün olmadığını söyledi. Digg Eylül 2008′de üçüncü tur hisse satımıyla $28.9 milyon sermaye sağlamıştı. Bu son sermaye artırımıyla toplam sermayesini $40 milyon‘a çıkaran Digg artık kendine satın alacak klonlarını arıyor. Digg’in toplam değerinin $175 milyon civarında olduğu söyleniyor.
Digg CEO’su Jay Adelson sözlerine şöyle devam ediyor “Dünya’nın hemen her ülkesinde Digg klonları var. Bu pazarlara gidip bu siteleri satın alıp kendi sistemimize dahil edebiliriz. Eğer daha fazla sermayeye ihtiyacım olursa, bunu sağlayabilirim.”. Türkiye’de de aynı modelle çalışan bir çok sosyal imleme sitesi var. Tusul, Oyyla hatta Haber.Gen.tr Türkiye’de başı çekenler, daha pek çokları var. Jay Adelson, bahsettiği satın almaları yapar ve Türkiye pazarına girerek bizim sitelere ortak olur mu ya da ne zaman olur bilinmez. Ama Türk kullanıcısının bu tür siteleri yoğun olarak içerik girmek için aktif kullanmadığı da bilinen bir gerçek.
Jay Adelson’un açıklamalarından devam edecek olursak, şirket geçen seneye göre kazancını 3 kat artırmasına rağmen kâr sağlayamamış. Digg’in kazancının 2009 yılında yine bir 3 kat artması bekleniyor. Jay Addelson bu yıl başında 2 yıl içinde kâr eden bir şirket haline geleceklerini söylüyorken, şimdi mevcut duruma bakarak bir yıl sonra bu hedefin gerçekleşmesini umduğunu belirtmiş.
Adelson, Digg’in aylık 35 milyon ziyaretçi aldığını söylese de comScore, Quantcast, Omniture gibi araştırma ve web analiz şirketleri Digg’in aylık ziyaretçi sayısını 16 milyon ile 22 milyon arasında gösteriyor.
Digg’in önümüzdeki dönemdeki öncelikli planı, satın almalarla genişlemekten çok yeni özelliklerle daha çok kullanıcıyı siteye çekmek üzerine kurulmuş. Bu arada eklemek de fayda var, Addelson, yapmak istedikleri 15-20 şey olduğunu röportajda sözlerine ekliyor. Bu yapılacaklar listesine dair gelişmeleri ve Digg’in pazardaki konumunu global boyutta ve lokal pazarlara odaklı olarak incelemeye devam edeceğiz.
Devamını OkuProfil taşınabilirliği savaşı başladı!
Ali Altuğ Koca | 05 Aralık 2008 | 1 Yorum
Tweet
Ve bugün yeni bir savaş başladı. MySpace Data Availability, Facebook Connect ve Google Friend Connect‘in hepsi eteklerindeki taşları döktüler ve üç serviste bugün kullanılabilir durumda. MySpace’in Data Availaibility servisi bundan aylar önce Haziran’da kullanıma açılmıştı. Rakipleri ise MySpace’e ancak bugün yetişebildi ve servislerini açabildiler.
OpenID destekli Google Friend Connect, Facebook Connect’in açılışına birkaç gün kala çeşitli sitelerde görüntülenmeye başladı. Kolay eklenen koduyla siteye üye olmak, diğer üyeleri arkadaş olarak eklemek ve yorum yapmayı mümkün kılıyor. OpenID’nin birçok siteyi kapsayan üyelik ağıyla anında profil taşıması büyük kolaylık yaratıyor. Destekleyen siteler o kadar geniş ki mutlaka birinde üyeliğiniz bulunuyor.
Facebook Connect hakkında ise zaten daha önce tanıtıcı bir yazı yazmıştık. Basit olarak Facebook profillerini diğer sitelerde kullanımını ve sitede yaptıklarımızı Facebook’ta yayınlanabilmesini sağlıyor. Siteye entegrasyonu ise Google Friend Connect’e göre daha zor. Ama bir o kadar da geniş bir işlevselliğe sahip.
Open ID uzun bir süredir kullanılabilir API’si ile birçok yerde karşımıza çıkıyordu ama belki de ilk kez Google Friend Connect ile geniş bir kitleye ulaşacak. Facebook’un elinin altında ise OpenID’ye oranla çok daha düzenli ve gerçek bir profil yapısıyla çok sadık kullanıcılar var.
Veri taşınabilirliği ve profil transferi gelecekte hemen her sitenin destekleyeceği bir olgu olacak gibi görünüyor. Burada önemli olan ziyaretçi rakamları çok yüksek sitelerin hangi tarafta yer alacağı, mesela Amazon hangi tarafta yer alacak veya bütün profilleri destekleyecek mi? Her sitede yeni üyelik formu doldurmaktan sıkılan kullanıcılar için profil taşınabilirliği bir taraftan güzel bir çözüm olurken diğer taraftan da bir köşe kapma mücadelesi halinde devam edecek. Bu yarışın galibi ise internetin yeni hakim gücü olmaya aday.
Devamını OkustudentSN Avrupalı yatırımcıları arkasına alarak güçlendi
Erhan Erdoğan | 04 Aralık 2008 | 17 Yorum
Tweet
StudentSN isminden de anlaşılacağı gibi öğrenci odaklı bir sosyal ağ projesi. Merkezi Almanya’da bulunan StudentSN, uzun süredir Türk öğrencilerini odak seçerek büyümeye devam ediyormuş.
Sitenin 3 kurucusundandan biri olan İbrahim Tarlığ ile gerçekleştirdiğimiz sohbetlerde ekibin vizyonu ve yurtdışındaki önemli yapılanması hakkında bilgilendim. Çekirdekten sakin bir yayılma stratejisiyle ilerlemeyi tercih eden şirketin bugüne kadar Türkiye’de kayıtlı yüzbinlerce üyesi var.
Avrupalıların Türkiye ilgisinin devam ettiğinin göstergesi olarak; Peter Schüpbach ve Almanyanın en büyük öğrenci sitesi studiVZ’nin yatırımcılarından Christoph F. Maire’nin de bulunduğu melek yatırımcılar studentSN.com’a $500.000 yatırım yaptığını sevinçle yazmak istiyorum.
Gelir modelleriyle farklılık yaratarak global bir ürün olma yolunda ilerlemeyi tercih eden studentSN, reklamsız bir sosyal ağ sitesi ve farklı bir gelir modeli var. Sitenin gelir modeli üyelere satın alınabilir ürünler teklif etmeye dayanıyor.
Bunlar şimdilik, SMS gönderme, digital hediye ekleme, mobil içerik -cep telefonuna oyun yükleme, melodi yükleme- ve uzaktan eğitim gibi satın almaya değer ürünler var. Bu ürünler studentSN ödeme birimi olan Top-Up Kontör kartlarıyla alınabilecek ve bu kartların satışını da studentSN partneri olacak üyeler yapacaklarmış.
Top-Up kontör kartını elime aldığımda mikro-ödeme konusunda iyi bir seçenek olduğunu aklımdan geçirdim, nereden satın alabiliriz sorusunun yanıtı da; okulların kantinlerinde şu an satılıyor oldu. 10 YTL’ye sattıkları kartların içinde 100 kontör bulunuyor ve bu kontörler site içindeki “marketplace”‘de ve diğer seçeneklerle kullanılabiliyor. Her site için böyle mikro-ödeme seçenekleri olsa bir gün diye içimden geçirmiyor değilim.
Son olarak Türkiye’nin önemli problemlerinden birine öğrencilerin baskısı sonucu çözüm üretmiş şirket. Kan bankası kurgulayarak bunu öğrencilerinin kullanımına açmış. Kan bankası hizmetinden yararlanmak isteyen öğrenciler, mobilite sayesinde yakın arkadaşlarına ve çevrelerine kısa süre içinde ulaşıyormuş.
studentSN‘in ekibini tanıtmak gerekirse; kuruculardan Samet Aras İTÜ Maden Mühendisliği mezunu. İbrahim Tarlığ FU Berlin İşletme mezunu, Arthur Andersen’da danışmanlık yapmış. Uğur Tarlığ Humboldt Uni Berlin de Wirtschaftsinformatik okumuş. Kurucuların her üçünün de 10 yıllık başarılı bir telekomünikasyon piyasası geçmişleri var.
Kendilerine Türkiye pazarında şans diliyor, Avrupa’dan gelecek olan yeni yatırımcıları da başarıyla yönlendirmelerini diliyorum.
Devamını OkuTürkTicaret.net ve motive eden yeni girişimleri
Arda Kutsal | 03 Aralık 2008 | 47 Yorum
Tweet
TürkTicaret.net son günlerde uzun zamandır eteğinde biriktirdiği tüm taşları bir seferde dökmeye başladı desek yerinde olacaktır herhalde.
Türkiye’nin özelikle KOBİ’ler seviyesinde en önemli B2B platformu olan şirket önce Web.tv, OK.net gibi önemli alan adı alımları ile gündeme geldi. Şu günlerde ise yeni reklam servisi AdHood ile ilgili gündem yaratmaya hazırlanıyor.
Devamını OkuPronected ve Aktif İleti Grubu’nun basın toplantısı
Arda Kutsal | 02 Aralık 2008 | 10 Yorum
Tweet
13 Kasım‘da verdiğimiz haberde iş ağı Pronected‘ın Aktif İleti Grubu‘undan $1.5 milyon yatırım aldığını paylaşmıştık. Konuyla ilgili o günden bugüne kadar şirketlerden Pronected tarafından Webrazzi’ye yapılan doğrulama dışında herhangi bir resmi açıklama gelmemişti. Ancak bugün yapılan basın toplantısında yatırımın iki tarafı da masaya oturdu ve Webrazzi’nin telâffuz ettiği $1.5 milyon’luk rakamı doğruladı.
Gerçekleşen $1.5 milyon’luk yatırım ile Aktif İleti Grubu Pronected’ın söylediğimiz gibi çoğunluk hissesini almış ve bu oran %70 olarak belirlenmiş.
Bugün gerçekleşen basın toplantısının ardından Milliyet ve Hürriyet gibi büyük medyada da haber yapılan Pronected, şirketin yatırım sonrası hedefleri ile ilgili olarak da yine Webrazzi’de paylaştığımız detaylara yer vermiş.
2009 sonuna kadar 500 bin üyeye ulaşmayı hedefleyen servisin, global açılım planları da gerçekleşen yatırım ile en azından finansman boyutunda kabul edilebilir pozisyona gelmiş.
Konuyla ilgili ilk yazımızda da dediğim gibi aynı cümleyi olduğu gibi kopyalıyorum: Ekonomik kriz belirtilerinin gündem oluşturduğu şu günlerde böylesine bir yatırımın Türkiye internet pazarına olan inancı güçlendireceğini düşünüyorum ve hem Aktif İleti Grubu’nu hem de Pronected’ı kutluyorum.
Devamını OkuMicrosoft – Yahoo! dedikoduları devam ediyor
Ali Altuğ Koca | 02 Aralık 2008 | 6 Yorum
Tweet
Dün John Waples imzasıyla Times Online‘da yayınlanan yazıyla Microsoft’un Yahoo satın almasıyla ilgili yeni bir iddia ortaya atıldı. İddiaya göre Microsoft, Yahoo’ya $20 milyar teklif etmiş ve bu teklif sadece Yahoo’nun arama motoru tarafıyla ilgiliymiş. Bu yeni iddia blogosfere öyle bir düştü ki her yerde bu konu tartışılıyor.
Yahoo’nun son dönemini hatırlatacak olursak. Mart ayında Microsoft’un 46 milyar dolarlık teklifini reddeden Yahoo, Google ile reklam anlaşması yapmıştı. Fakat bu anlaşma rekabet korkuları yüzünden eleştiri almış ve Google anlaşmadan geri çekilmişti. Bundan bir süre sonra Jerry Yang, Yahoo CEO’luğu görevini bırakacağını duyurdu ve şu anda yönetim kurulunun yerine geçecek kişiyi bulmasını bekliyor.
Bu kadar kötü olayın arka arkaya gelmesi ve global finans krizinin de etkisiyle Yahoo hisseleri 9 dolar seviyesine geriledi. Geçen hafta, Microsoft’un teklifini reddeddiği için uzun süredir Jerry Yang’i devirmeye çalışan Carl Icahn daha çok Yahoo hissesi alarak, Yahoo’nun yaklaşık %5.5 ine sahip oldu. Yahoo’nun hisse değeri şu anda $11.51. Böylece Yahoo’nun değeri yeniden $16 milyar seviyesine çıktı.
İddiaya gelecek olursak, konuşulan anlaşma ilk aşamada bir yönetim anlaşması olacak. Microsoft, Frazier Miller ve Ross Levinsohn yönetime dış bir kaynaktan $5 milyar sağlayacak. Bu parayla Yahoo’nun %30 hissesini satın alacak olan ekip, buna karşılık Microsoft’a Yahoo arama motorunun 10 yıllık işletim hakkını bırakacak. Ayrıca anlaşmadan sonraki 2 yıl içinde Microsoft Yahoo’nun arama işini $20 milyar’a satın alma hakkına sahip olacak. Anlaşmayla birlikte Yahoo’nun gelirinin yıllık $2 milyar artması bekleniyor.
Yıllık $40 milyar olan internet reklam ve arama reklamları pastasının %77′sine Google’un hakim olduğunu bilen Microsoft, rakibini bir an önce yavaşlatmak için %18 payla ikinci sıradaki Yahoo’yu kontrol etmek için herşeyi yapıyor. Microsoft’un payı ise sadece %5.
Microsoft direkt saldırgan bir politika izlememiş gibi görünsede, Carl Icahn’ın Yahoo’yu içeriden yıpratmasıyla ne kadar ilişkisiz olduğu tam bir soru işareti. Hele ki, Jerry Yang geri çekildikten, Carl yüklü hisse aldıktan bir hafta sonra ortaya çıkan böyle detaylı bir iddia kafa karıştırıyorken…
Gelinen durumda Yahoo’nun kaçacak fazla bir yeri kalmamış ve bu dedikodular bir anlaşma olmadan son bulmayacak gibi gözüküyor. Diğer taraftan bir gerçek daha var ki, anlaşmanın sağlanması da o kadar uzun sürmeyeceğe benziyor…
Devamını OkuWebrazzi İlan
AdresGezgini'nden Webrazzi okuyucularına 50 TL değerinde Google AdWords reklam fırsatı!
En güzel alan adlarında Webrazzi okuyucularına %10 indirim!
Webrazzi okuyucularına hepsiburada.com’dan 50 TL indirim fırsatı!
Bilişim Zirvesi'ne 200TL'ye erken kayıt fırsatını kaçırmayın!
Birbirinden özel domainlerde Webrazzi ayrıcalığı: %20 indirim
Kurumsalhaberler.com, Webrazzi okuyucularına %40 indirim sunuyor!
Webrazzi okuyucularına özel NoktaDomains.com'dan %10 indirim!
Oyunvitrini.Com satılık!
Sendloop'ta %20 indirim
tatilotelleri.com domaini satılıktır !
Kategoriler
- 3D
- Alan Adı
- Analiz
- Araçlar
- Arama Servisleri
- Arkadaşlık
- Barındırma Hizmetleri
- Başlangıç Sayfaları
- Bilgi Kaynakları
- Blog
- Bloglar
- Bulut Bilişim
- Dosya Paylaşımı
- E-Kitap
- E-Posta
- E-Ticaret
- Eğitim
- Eğlence
- Etkinlikler
- Finans
- Fırsatlar
- Fotoğraf
- Genel
- Güvenlik
- Haber Servisleri
- İnfografik
- İşletim Sistemi
- İstatistik
- Kariyer
- Konuk Yazar
- Kurumsal Web 2.0
- Lokasyon Bazlı Servisler
- Makale
- Mesajlaşma
- Mobil
- Müzik
- Ödeme Sistemleri
- Oyun
- Pazarlama
- Portal
- Rehber
- Reklam Servisleri
- Resim
- Röportaj
- Sanal Dünya
- Semantik Web
- Seri İlanlar
- Sinema
- Sosyal Ağlar
- Sosyal Medya
- Tablet
- Teknoloji
- Telekom
- Uygulamalar
- Verimlilik
- Video
- VoIP
- Web Tarayıcılar
- WebrazziTV
- Yatırım
- Yazılım
- Yeni Girişimler
- Yenilikler




























