- Konular
- Sosyal Medya
- E-Ticaret
- Girişimler
- Yatırım
- Teknoloji
- Diğer
Kapı görsün millet, işte Force’lu bir e-devlet
Erhan Erdoğan | 20 Ocak 2009 | 3 Yorum
Tweet
“Salesforce Ideas çözümünü ilk uygulayan şirketlerden olan Dell, IdeaStorm ile 8900 fikre ve 615.000 oylamaya ulaştı; şimdi de sırada sistemin dünya lansmanı diyebileceğimiz mikro-site MyStarbucksIdea var. Yaklaşık 50 milyon müşterisi ve 170.000 çalışanı olan Starbucks‘ın bu çözümü seçmesi Salesforce‘un kullandığı oylama ve kategorilendirme mantığını sarsacağa ve ilerleyen günlerde süslemeler yapmasına neden olacağa benziyor. Sistem son geri dönüşerle zaten Starbucks‘ı da karşılayabiliyorsa, tüm diğer şirketlerin kullanmaması için hiç bir neden kalmayacak.”
Bu alıntı geçtiğimiz senenin Mart ayındaki bir Webrazzi yazımdan – yazıda Salesforce‘un Ideas çözümünden hayranlıkla bahsetmiştim.
Kısa bir özetle; Salesforce Ideas, dünyadaki tüm “dilek ve şikayet kutuları”nı ortadan kaldıran, bu verileri tüm müşterilerin etkileşimiyle oylatan, yorumlatan hizmet. Yani tahta kutuları sosyalleştiren bir web uygulaması.
Devamını Okuetohum girişimleri açıklanıyor
Arda Kutsal | 19 Ocak 2009 | 2 Yorum
Tweet
etohum‘un bugüne kadar süren başvuru ve değerlendirme sürecinin ardından hem etkinliğin ilk haftasonu gündüz buluşması olacak olan hem de yatırım yapılabilecek 15 girişim adayının açıklanacağı toplantısı 31 Ocak Cumartesi günü İTÜ Maçka İşletme Fakültesi‘nde gerçekleşecek.
Açıklanacak olan 15 girişimcinin sunumlarının yanında etkinlik kapsamında “2009′da Türkiye’de İnternet Girişimciliği” isimli bir de panel düzenlenecekmiş.
31 Ocak Cumartesi günü saat 11:00′de başlayacak olan etkinliğin programı şöyle:
11:00 – 11:30 Kayıt
11:30 – 12:30 Çay, kahve ve internet girişimcileriyle sohbet
12:30 – 14:00 Panel konusu: “2009′da Türkiye’de İnternet Girişimciliği”
- Yemeksepeti.com – Nevzat Aydın
- Nokta.com – Tumay Asena
- Gittigidiyor.com – Cenk Angın
14:00 – 14:30 Çay kahve molası
14:30 – 16:00 Yeni internet şirketleri paneli
- Etohum – Burak Buyukdemir
- Etohum adayı internet girişimcilerinin kısa sunumları
16:00 – 17:00 Kapanış
Katılmak isteyenler yerlerini buradan ayırtabilirler.
Devamını OkuTurk.Net’ten video ve ücretsiz e-posta
Arda Kutsal | 19 Ocak 2009 | 5 Yorum
Tweet
Türkiye’nin önde gelen ve en eski portallarından olan Turk.Net‘in satın alınma haberini yaklaşık 1 yıl önce vermiştik. Satın alma sonrasında TNN olan marka tekrar özüne yani Turk.Net’e dönüştürülmüştü.
Satın almayı takip eden süreçte Turk.Net’in önce tasarımının değiştiğine şahit olmuştuk, sonrasında ise portalın gelişiminin devam ettiği yönünde haberleri almaktaydık.
Bugün yine ilk kez Webrazzi’de yayınlanmak üzere aldığımız bilgiye göre Turk.Net yakında video bölümünü resmen yayına alacakmış.
Şu anda test aşamasında bulunan ve site üzerinden herhangi bir linkleme olmayan bölüme video.turk.net üzerinden bağlanabilirsiniz ve herkesten önce siz inceleyebilirsiniz.
İncelediğinizde farkedeceksiniz ki Turk.Net’in video bölümünün benzerlerinden farkı Anadolu Ajansı tarafından sadece televizyon kanalları ile paylaşılan videolara yer veriliyor olması. Konuyla ilgili Turk.Net tarafından aldığımız bilgiye göre bu içeriğin direkt olarak paylaşıldığı başka web sitesi bulunmuyormuş.
Turk.Net’in video bölümünde şirketin vizyonu ve hedef kitlesine uygun olarak gerçekleştirdiği bu seçimle, ağırlıklı olarak eğlenceye odaklı video sitelerine bir alternatif oluşturup, sitenin hali hazırdaki kullanıcı tabanına uygun içerik sunmak planlanmaktaymış.
Belirttiğim gibi şu anda test amacıyla açık olan video bölümünün basın bildirimlerini Turk.Net önümüzdeki hafta içinde gerçekleştirecekmiş.
Turk.Net’in henüz paylaşmadığı bir diğer yenilik de Turk.Net e-posta hesapları. Aldığımız bilgiye göre şirket yakında @turk.net şeklinde e-posta adreslerini ücretsiz olarak dağıtmaya başlayacakmış. Şu an için sadece şirketin internet servisi sağladığı kullanıcılara sunulan bu hizmet yapılacak genişletmeyle herkese açık hale getirilecekmiş. Ücretsiz e-posta servisine ek kota, ya da POP3 erişimi isteyen kullanıcılara sunulacak olan ücretli seçenekler de lansman ile birlikte hizmete alınacakmış.
Türkiye’de portal alanında önemli boşluk olduğunu son zamanlarda yaptığımız analizlerde görüyoruz. Turk.Net’in bu atağı umarız ki pazarımıza portallar anlamında biraz olsun renk katar.
Devamını OkuCrunchPad prototipi hazır
Ali Altuğ Koca | 19 Ocak 2009 | 3 Yorum
Tweet
Temmuz ayında Michael Arrington’ın okuyucularıyla paylaştığı web tablet fikri 1000′in üzerinde yorum almış ve çok beğenilmişti. Bunun üzerine çalışmalarına başlanan web tabletin bugün ikinci prototipinin görüntüleri yayınlandı. Temel fikir olarak sadece internete ulaşmamızı sağlayan son derece basit bir arayüze sahip ve olabildiğince ucuz dokunmatik ekranlı bir cihaz yapılmak isteniyor. İnternet kullanımı bağımlılık derecesine gelen web profesyonellerinin hayallerini süsleyen cihaz şu anda planlanan birçok fonksiyonunu gerçekleştirebilir vaziyette. Geliştirme çalışmalarına devem edilen cihaza şimdilik konulan isim ise CrunchPad.
CrunchPad 12-inç büyüklüğünde ve 4:3 görüntüleme oranına sahip, 1024 X 768 çözünürlükte bir dokunmatik ekrandan oluşuyor. Tek dokunuşlu bir ekranı var. Multi-touch maliyetleri artıracağı için kullanılamamış. CruchPad’de İşlemci olarak Via Nano kullanılmış. Intel Atom ile yapılan denemelerde fazla bir fark görülmediği için Via Nano seçilmiş. 1 GB Ram ve 4 GBlık flash belleğe sahip olacak cihaz kablosuz olarak internete bağlanacak. Son dönem cihazların olmazsa olmazlarından akseloremetre de (hareket algılayıcı) unutulmamış. Üzerinde VGA bir kameraya sahip olacak olan cihaz 4-hücreli bir batarya kullanacak. Batarya ömrü konusunda bir bilgi bulunmuyor.
İşletim sistemi Ubuntu olarak seçilmiş. Ubuntunun üzerinde özel versiyon bir Webkit tarayıcısı yerleştirilmiş. Tek işlevi internete girmek olacak olan CrunchPad’in en önemli yazılımsal kısmı kuşkusuz Webkit olacak. Performans ve pil ömrü artışını sağlamak için Ubuntu’nun orjinal versiyonu yerine sadece ihtiyaç olan özelliklerin bulunduğu daha hafif bir Ubuntu versiyonu kullanılacak gelecekmiş prototiplerde.
CrunchPad, 3 lbs yani 1.5 kilogram ağırlığında . Başlangıçta $200 ila $300 arasında olması planlanan cihazın $300 olması daha gerçekçi gözüküyor. CrunchPad’in geliştirme çalışmalarının başında ise Altavista arama motorunun kurucularından Lois Monier bulunuyormuş. Lois, Temmuz ayında Google’un yeni rakibi olarak lanse edilen Cuil‘in Genel Müdür Yardımcılığı görevinden Eylül ayında ayrılmıştı.
2009 yılının mobil cihazların yılı olacağı konusundaki öngörünün en büyük dayanak noktası olan internet kullanım ihtiyacını karşılamaya yönelik bu projenin fiyatında veya dağıtılmasıyla ilgili bir problem olmaz ise bütün dünyada çok satılan bir ürün olacağını tahmin ediyorum. Birinci bilgisayardan çok ikincil bir internete bağlantı ürünü olarak düşünülmesi gereken CrunchPad’in uygulama alanlarını düşünürsek, satış rakamlarının milyonları bulmaması için hiçbir sebep yok. Buzdolabınıza yapıştırdığınız web tabletinizden yemek tariflerine bakarak, yemek yapmanın ne kadar kolay olacağını bir düşünsenize. Kullanım alanlarını çok daha genişletmek mümkün. Bilgisayarlara bağımlı kalmadan internete bağlanacak web tabletlerin hayatımızdaki yerlerini almalarına fazla zaman kalmadı sanırım…
Görsel Kaynak: TechCrunch
Devamını OkuGoogle nerede yanlış yaptı?
Kerem Özkan | 16 Ocak 2009 | 7 Yorum
Tweet
Google yaptığı açıklama ile altı tane servisini geliştirmeyi durdurduğunu ve bunlardan bazılarını kapattığını açıkladı. Bu servisler Google Video, Jaiku, Google Notebook, Catalog Search, Dodgeball ve Mashup Editor.
Yapılan açıklamaya göre kullanıcılar artık Google Video’ya video ekleyemeyecekler. YouTube’a göre çok geride kalan Google Videonun kapatılması beklenen bir karardı. Umarım YouTube bundan faydalanır ve yüklemeye izin verilen video uzunlukları arttırılır.
Kullanıcıların notlar almalarına olanak sağlayan Google Notebook da artık yeni kullanıcı kabul etmeyecek, fakat eski kullanıcılar servisi kullanmaya devam edebilecekler. Google Video gibi Notebook da son zamanlarda Google Documents’ın gerisinde kalmıştı.
Oldukça gereksiz bir uygulama haline dönüşen ürün kataloğu tarayıcısı, bir zamanların gözde Optical Character Recognition uygulaması Google Catalog da tamamen kapatılan servisler arasında. Ancak Google’ın açıklamasına göre Catalog altyapısı Google Book Search’ün geliştirilmesinde kullanılmış. Mashup Editor ise zaten Google’ın tam olarak hayata geçirmediği bir kod geliştirme uygulamasıydı. Yahoo Pipes‘a benzer bir uygulama olan Mashup, daha güçlü bir App Engine geliştirmek adına kapatılmış. Buraya kadar saydığım ürünlerin tümü bir şekilde Google’ın benzer veya daha gelişmiş ürünlerinin gerisinde kalan servisler. Fakat Jaiku ve Dodgeball en gözde zamanlarında hızlı bir şekilde Google tarafından satın alınan ve sonrasında da hiçbir yatırım ve geliştirme çalışması yapılmayarak kullanılmaz hale getirilmiş iki site.
Dodgeball
Dodgeball kullanıcıları SMS üzerinden arkadaşları ile bulundukları konumları paylaşmalarını sağlayan birinci nesil bir lokasyon bazlı sosyal ağ. Google’ın yaptığı açıklamaya göre Dodgeball önümüzdeki 1-2 ay içerisinde tamamen kapatılacak. Google, 2005 yılında satın aldığı Dodgeball’ı bunca zamandır hiç geliştirmedi, ve servis yeni nesil GPS tabanlı GeoTag destekli sosyal ağların arasında kendine yer bulamadı. Mobil sosyal ağlara 2005 yılında giriş yapan Google’ın geçtiğimiz 3-4 yıllık süre içerisinde Dodgeball’ın potansiyelini gerektiği gibi kullanamadığı kanısındayım.
Jaiku
Mobil uygulamaların öneminin 2009 yılında daha da artacağını konuştuğumuz bu günlerde, Google’ın Jaiku’yu geliştirmeyi durdurmasını ben biraz yadırgadım. Google kısa bir süre sonra Jaiku’yu App Engine üzerinde, Apache lisansı ile açık kaynak olarak yayınlayacak. Bir dönem Twitter ile beraber micro-blogging platformları arasında başı çeken Finlandiyalı Jaiku, Ekim 2007’de Google tarafından yaklaşık 20 milyon dolara satın alınmıştı. Google satın aldığı zaman Jaiku’nun Symbian/Nokia platformu için geliştirdiği uygulamaya herkes şapka çıkarıyordu. Özellikle Nokia S60 için geliştirilen lokasyon bazlı uygulaması da çok umut vaad ediyordu.
Fakat, Google bu satın almadan sonra servisi geliştirmek için neredeyse hiçbir şey yapmadı. Tam tersine Jaiku’nun kurucularını (Jyri Engestrom ve Petteri Koponen) Google içerisinde başka projelere kaydırdı. Halbuki Google, servisin alt yapısını güçlendirseydi ve Jaiku’yu diğer ürünlerine, özellikle Android’e, entegre etseydi, bugün Jaiku çok başka yerlerde olabilirdi. Ama açık kaynak olarak da bu güzel uygulamanın birçok alanda faydalı olabileceğini düşünüyorum. Mesela Jaiku kodlarını firmalar kendilerine ait mobil tabanlı kurumsal micro-blogging uygulamaları yaratmakta kullanabilirler…
Devamını OkuNokta e-ticareti sevdi: FotoKritik Market yayında!
Arda Kutsal | 15 Ocak 2009 | 5 Yorum
Tweet
Nokta‘nın yeni yayına aldığı el işi ürünlere özel satış sitesi Pasaj.com‘un ardından şirket tarafından gelen yeni bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.
Nokta aynı anda bir e-ticaret servisini daha devreye almış ve popüler fotoğraf komünitesi FotoKritik‘e eklediği Market bölümü ile kullanıcılarının ikinci el fotoğrafçılık ekipmanlarını alıp satabilmelerini sağlamış.
FotoKritik Market ismi verilen servis bünyesinde Pasaj.com’da olduğu gibi herhangi bir listeleme ücreti yok. Satışın gerçekleşmesi durumunda alınan komisyon bedelleri ise Pasaj.com’a kıyasla biraz farklı.
500 TL’ye kadar %10 olan komisyon oranı satış fiyatı yükseldikçe düşüyor ve 1750 TL üzerinde %7 seviyesine geliyor.
Negatif.com’dan farklı olarak fotoğrafçılıkla ciddi anlamda ilgili kullanıcıları bünyesinde barındıran FotoKritik’in yaklaşık 175 bin üyesinin kullanımına açılan FotoKritik Market’in de Pasaj.com gibi önemli bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum.
E-ticaret’e dikey alanlardan giriş yapan Nokta’nın uyguladığı stratejinin son derece doğru modellendiğini söylemeden de geçemeyeceğim. Klasik e-ticaret modellerinin aksine komünite ve ilgi alanları bazında geliştirdiği iş modellerinin, olumsuz haberlerinden sıkıldığımız e-ticaret sektörü için taze kan yaratacağına inanıyorum.
Henüz çok yeni olmasına rağmen FotoKritik kitlesi tarafından sahiplenilmiş gözüken FotoKritik Market’te şu an için yaklaşık 70 kadar ürün listeleniyor. Tasarım olarak Nokta çizgisini hissettiren servisin fotoğrafçılık meraklıları için değerli bir nimet olacağı tartışılmaz.
Nokta’nın e-ticaret konusunda sıradaki adımının ne olacağını ya da bir sonraki basamakta hangi alanda olacağını bilemiyoruz. Ancak görünen o ki, şirket reklama dayalı gelir modellerine klasik iş modelleri ile de destek sağlamaya başlıyor ve haliyle pazardaki değerini artırıyor.
Devamını OkuTürk blog komünitesi Bloxoo’ya taşınıyor
Arda Kutsal | 15 Ocak 2009 | 16 Yorum
Tweet
Bir süredir kurucu ortağı olduğum Blograzzi‘deki gelişmeler hakkında açıklama yapmak için bekliyordum. Bugün itibariyle söz konusu açıklamaları yapmam için herhangi bir engel kalmadı.
Öncelikle bana en çok sorulan sorunun cevabıyla konuya gireyim.
Bloxoo nedir? Blograzzi ile ne ilgisi var?
Blograzzi artık yoluna Bloxoo olarak devam edecek ve benim Bloxoo’da bir ortaklığım bulunmuyor. Blograzzi’deki haklarımı yaptığımız anlaşma gereğince Inveon‘a devrettim ve projeden ayrıldım. Blograzzi ismi ise “razzi” uzantılı isimlerin Webrazzi ve dolayısıyla benimle özdeşleşmiş olmasından dolayı bizde kaldı. Inveon artık Bloxoo’nun tek sahibidir ve yenilenmiş arayüzlerle, Bloxoo adıyla blogküredeki çalışmalarını sürdürecektir.
Inveon’la herhangi bir problemimiz olmadı ve son derece dertsiz bir şekilde Blograzzi projesindeki devir işlemlerini gerçekleştirdik. Bunu özellikle açıklama ihtiyacı duydum çünkü bu da oldukça fazla soruldu.
Önümüzdeki birkaç ay Blograzzi.com alan adı Bloxoo.com‘a yönlendirilmiş olacak. Bunun sebebi ise hali hazırda Blograzzi.com’a üye olan 14916 kullanıcı ve toplamda 9933 olup 6752 tanesi sahiplenilmiş blogu mağdur etmemek. Herkesin ayağı ve sistemi Bloxoo.com’a alıştıktan sonra bu yönlendirme son bulacak ve Blograzzi.com alan adı açığa çıkacak.
Peki Blograzzi.com alan adı ne olacak? Yeni bir Blograzzi geliyor mu?
Bu da çok sorulan bir soru oldu şu son 2 haftada. Evet Blograzzi.com boş kalmayacak ve yeni bir Blograzzi gelecek!
Eski Blograzzi.com’un Haziran 2007′de açılışından itibaren geçen sürede Türkiye’deki blogküre ve blocular hakkında ciddi anlamda tecrübem oldu. Türk blogcuların, blog komünitesini hedefleyen servislerden çoğunlukla ne beklediğini, bu tür servislerde nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve elbette blogküreyi nasıl değerlendirmemiz gerektiğini fazlasıyla öğrendim diyebilirim.
Buradan yola çıkarak bu tecrübeyi Blograzzi.com için tekrardan değerlendireceğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Proje detaylarına şu an için girmem çok doğru olmayacaktır. Bunun sebebi de bir tek projeden değil birden fazla projeden bahsediyor olmam. Şu an için hangisi Blograzzi.com üzerinde çalışacak bilemiyoruz. Hatta belki ikisi birden bu alan adını kullanır gibi durumlar söz konusu.
Sonuçta tecrübeden dolayı bildiğimiz şu: Türk blogküresi için ne değer yaratır ve blogcular ne istiyor? Bunun uygulama şekli, markalama stratejisi ve konumlandırması ayrı bir konu. Şu günlerde ise bu tür bilinmezlerin detaylı analizini yapmakta olduğumuzdan, yanlış bir bilgi verip bunu Webrazzi’de kayda geçirmek çok doğru gelmiyor. Hatta riskli geliyor
Türkiye’nin en büyük blog komünitesindeki ortaklığımdan ayrılmış olmak biraz hüzün yaratsa da blog küre için hayata geçirmeyi planladığımız yeni Blograzzi(ler) için de heyecan duymuyor değilim. Hatta bu heyecan burukluğu bastırıyor diyebilirim.
Şimdi sözü fazla uzatmadan Blograzzi’de kayıtlı blogu olan herkesi, özellikle sahiplenme kodlarını değiştirmek üzere, Bloxoo‘ya yönlendirmek istiyorum. Ne kadar hızlı Bloxoo’ya geçiş yapılırsa o kadar hızlı Blograzzi.com boşa çıkacak dersem çok ayıp olur mu?
Şaka bir yana bir kez daha kendi adıma Inveon’a ve Bloxoo’ya başarılar diliyorum. Inveon bu ülkede kendileriyle çalıştığımız süredeki tecrübeye istinaden rahatlıkla söyleyebilirim ki, Blograzzi gibi detaylı bir sistemi bu kadar kısa süre içinde hayata geçirebilecek ve ayakta tutabilecek sayılı şirketlerden biridir ve disiplinli çalışmaları ile kesinlikle yazılım sektöründe adından daha çok söz ettirecektir.
Inveon’a ve Blograzzi’de bize destek veren herkese teşekkürler.
Devamını OkuEl emeği göz nuru ürünler Pasaj.com’da
Arda Kutsal | 15 Ocak 2009 | 18 Yorum
Tweet
Nokta‘nın çiçeği burnunda girişimi Pasaj.com kullanıcıların yarattıkları el işi ürünlerin satıldığı yeni bir e-ticaret servisi olarak yayına girdi.
Dünyada özellikle Amerika’da oldukça popüler olan Etsy.com‘un modelinde çalışan Pasaj.com özellikle hizmet verdiği coğrafyada kullanıcıların kendi ürettikleri ürünleri eBay‘de satmak yerine tercih ettikleri bir mecra konumuna gelmiş ve bu sebeple oldukça dikkat çekmişti. Hatta aldığı $31.6 milyon seviyesindeki yatırım ile de bu dikkati çektiğini ispatlamıştı.
Nokta’nın e-ticaret alanındaki ilk girişimi olma özelliğini de taşıyan Pasaj.com’da şu an için 30′a yakın ürün var. Henüz test aşamasında olan ve yayın süresi saatlerle ölçülen servisin örgü, dantel, mücevher, kağıt işleri, mumlar, işleme ve patchwork gibi birçok ürün kategorisi bulunuyor.
Türk internet kullanıcılarının özellikle bayanlar tarafından tercih edilen el işi içeriğine olan ilgisi, ülkemizde birçok şehirde dikkatinizi çekebileceğini düşündüğüm el işi ürün tezgahları ve elbette bu tür içeriğe sahip önemli sayıda blogu bünyesinde barındıran Blogcu.com’un Nokta bünyesinde yer alması değerlendirildiğinde Pasaj.com’un yakın zamanda son derece önemli bir seviyeye geleceğini tahmin etmek zor olmuyor.
Kısaca Pasaj.com sisteminden de bahsetmem gerekirse. Servise üye olan kullanıcılar eğer ürün satmayı istiyorlarsa kendi pasajlarını açıyorlar ve ürünlerini listelemeye başlıyorlar. Pasaj.com kullanıcıların yapacakları satışlardan sadece satış sonrasında %10 komisyon alıyor ve listeleme için ek bir ücret talep etmiyor. Söz konusu %10′luk komisyonun da %6-7 kadarlık kısmı Pasaj.com hesabına geçiyor ve geri kalanı vergi ve banka masrafları olarak dışarıya ödeniyor.
Türkiye’de uzun süredir ihtiyaç olduğunu düşündüğüm bu modelin Nokta tarafından başarılı bir uygulama ile hayata geçirilmiş olmasına memnun olduğumu söylemek isterim. Ayrıca şu anda ürünün test aşamasında olduğunu da tekrar belirtmem yerinde olacaktır. Henüz çok sıcak olan açılışla ilgili gelişmeleri öğrendikçe detayları paylaşmaya devam edeceğiz.
Devamını OkuFacebook 2008 değerlendirmesi ve artan Türk popülasyonu
Ali Altuğ Koca | 15 Ocak 2009 | 7 Yorum
Tweet
Facebook şüphesiz geçen yılın en yükselen değeriydi. Toplam aktif üye sayısının 150 milyona ulaştığı geçen hafta şirket blogundan Mark Zuckerberg tarafından duyuruldu. 140 milyondan 150 milyon üyeye ulaştığı zaman aralığını göz önüne alacak olursak hergün 450 bin yeni kullanıcı kayıt olmuş demektir ki bu ciddi bir rakam. Son durumda Facebook’un nüfusu 150 milyon oldu ve bu sayıyla eğer Facebook bir ülke olsaydı dünyanın 8. en büyük nüfusa sahip ülkesi olacaktı diyebiliriz.
Facebook’ta böyle bir büyüme olurken özellikle Amerika’daki en büyük rakibi MySpace’in gerilemesini hemen her istatistikte görmek mümkün. Compete‘in verilerine göre Aralık 2008′de Facebook ziyaretçi sayısında MySpace’i yakalamış. Facebook’un Amerika’daki büyümesi aylık %3.8 iken MySpace’in büyüme oranı %0.8‘de kalıyor. Bu istatistiğe dayanacak olursak Facebook Myspace’in Amerikadaki üye sayısını 2010 yılında yakalayacak. Şu anda Amerikan Facebook üye sayısı 42 milyon civarlarında. Yıllık üye sayısındaki artışı baz alacak olursak Facebook’ta %57‘lik bir büyüme varken, MySpace’te bu oran %10 olarak gözüküyor.
Bir diğer dikkat çekici bilgi ise 150 milyon Facebook kullanıcısından 20 milyon kadarının mobil cihazlarla siteyi kullanmaları ki bu kullanıcıların diğer kullanıcılardan %50 daha aktif olduğu söylenmiş Facebook COO’su Sherly Sandberg tarafından. Mobil cihazlardan internet kullanımının 2009′da hızlanarak artacağının bir başka göstergesi olarak kabul edilebilir bu bilgi.
Türkiye Facebook’taki 4. en büyük popülasyon olarak Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Kanadanın arkasından geliyor. Türkiye’den kullanıcı sayısı 8 milyonu geçmiş durumda. Facebook’taki Türk üye sayısı geçmişten gelen lineer yükselişine devam ediyor. 8 milyon kullanıcıyla Facebook’un Türkiye penetrasyonu % 10‘a ulaşmış. (İnternet kullanıcısı bazında penetrasyon hesabı yapacak olursak bu değer %31 civarında çıkacaktır.) Diğer taraftan Facebook’ta 830 civarında Türkçe uygulama bulunuyor. Bu uygulamaların büyük bölümünü il, meslek ve üniversitelere özel uygulamalar oluşturuyor. Kişisel tahminine göre özgün uygulama sayısı 400 civarındadır.
Facebook uygulamaları dünyasına bakacak olursak artık bazı şeylerin oturmuş olduğunu görebiliriz. Örnek olarak, Erhan Erdoğan’ın da Devamını Oku
YouTube’da sessiz video dönemi başladı
Kerem Özkan | 15 Ocak 2009 | 4 Yorum
Tweet
YouTube telif hakkı ihlallerini engellemek için yeni bir uygulamayı test etmeye başladı. Yeni yöntem ile YouTube, telif hakkına aykırı bir şekilde kullanılan müzikleri içeren videoları siteden çıkarmak yerine sesini kapatıyor. İnsanın ilk duyduğunda inanası gelmiyor ama bu uygulama ile YouTube onlarca sessiz video ile dolmaya başladı bile. Bu şekilde sesi kapatılan videoların altında şöyle bir uyarı mesajı yayınlanıyor.
Mesaj şöyle diyor: “Bu videoda kullanılan müzik için telif hakkı sahiplerinden izin alınmamıştır. Bu sebepten ses hizmet dışı bırakılmıştır.”
Fakat işin anlamsız tarafı kullanıcılar tarafından yaratılan videolarda da bu uygulamanın test edilmesi. Yani bu uygulama ile artık kullanıcılar kendi videolarında telif hakkını almadıkları müzikleri kullanamayacaklar.
Tahmin edildiği üzere, YouTube lisanssız müzikleri tespit eden bir yazılım hayata geçirmiş ve lisanssız müziklerin olduğu tüm videoların sesi otomatik olarak kısılıyor. Yasal açıdan bakıldığında bu uygulama doğru bile olsa, bunu sadece müzik klipleri için uygulamak yerine, kullanıcılar tarafından yaratılan videolarda da uygulamanın çok tepki çekeceğini ve YouTube’a zarar vereceğini düşünüyorum.
Sizler bu uygulama için neler düşünüyorsunuz?
Webrazzi Kariyer
- iOS Developer - iOS Gelişirici
Sui Bilgi Teknolojileri Ltd. Sti. - .Net Web Developer (SD002)
Servisimo.com - Mobile Application Developer
IKON Interactive - Web Application Developer
IKON Interactive - System Administrator
IKON Interactive - Project Manager
Voden - Flash Developer
Voden - Front -End Developer
Voden - Php Yazılım Geliştirme Uzmanı
İnfratech Bilgi Teknolojileri - Project Manager
Lowe Istanbul
Kategoriler
- 3D
- Alan Adı
- Analiz
- Araçlar
- Arama Servisleri
- Arkadaşlık
- Barındırma Hizmetleri
- Başlangıç Sayfaları
- Bilgi Kaynakları
- Blog
- Bloglar
- Dosya Paylaşımı
- E-Kitap
- E-Posta
- E-Ticaret
- Eğitim
- Eğlence
- Etkinlikler
- Finans
- Fırsatlar
- Fotoğraf
- Genel
- Güvenlik
- Haber Servisleri
- İnfografik
- İşletim Sistemi
- İstatistik
- Kariyer
- Konuk Yazar
- Kurumsal Web 2.0
- Lokasyon Bazlı Servisler
- Makale
- Mesajlaşma
- Mobil
- Müzik
- Ödeme Sistemleri
- Oyun
- Pazarlama
- Portal
- Rehber
- Reklam Servisleri
- Resim
- Röportaj
- Sanal Dünya
- Semantik Web
- Seri İlanlar
- Sinema
- Sosyal Ağlar
- Sosyal Medya
- Tablet
- Teknoloji
- Telekom
- Uygulamalar
- Verimlilik
- Video
- VoIP
- Web Tarayıcılar
- WebrazziTV
- Yatırım
- Yazılım
- Yeni Girişimler
- Yenilikler

















