Facebook parayı vurabilecek mi?

Açıklama: Heni Hazbay Google Türkiye ofisinde Stratejist olarak çalışmaktadır. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Sosyal ağların para kazanma sorunu, sosyal ağlar popüler olalı beri mevcut olan bir sorun. Sosyal ağların bir çoğu bu şekilde geldi geçti. Şu ana kadar gelmiş geçmiş en büyük sosyal ağ olan ve hala yaşayan hatta yakın zamanda Microsoft’un bir kısmını satın almasıyla 15 milyar dolar değer biçilen (aslında hisse bazında kendilerinin 8-9 milyar, Twitter’ın ise 2-4 milyar değer biçtiği) Facebook da para kazanma yollarını arama işini hızlandırdı. 10 milyardan fazla resim bulunduran sunucuları barındırmak azıcık masraflı olsa gerek.

Devamını Oku

SkyFire çıktı, iPhone’umu ütü yaptım.

Sessiz ve derinden reklam sloganını hatırlarsınız. SkyFire da o kadar sessiz çıktı ki iki sarsıp tokatlayıp “kendine gel!” diye bağırasım geldi.

Ben bir iPhone kullanıcısıyım ve kendimi bildim bileli aldığım telefonları alma kararımı tarayıcı (browser) kapasitelerine göre veririm. iPhone şu ana kadar gördüğüm en iyi tarayıcıya sahipti ve gerçekten de ilk gördüğümde şaşırmıştım. Nitekim iPhone çıtayı yükseltti. Daha dün çıkan haberlerde Opera’nın iPhone için yaptığı sürümü Apple’ın reddettiği yazıyordu ve kimi yorumlar SDK’da açıkça kendi javascriptini çalıştıran bir yazılımı Apple’ın kabul etmeyeceğini önceden duyurduğu için Apple’ı haklı bulurken kimileri de Opera’nın iPhone gibi gelişmiş bir cihazda yapmış olduğu tarayıcıyı merak etmekten kendini alamadı. Ben de dahil…

İşte tam bu sessizlik içerisinde SkyFire adlı browser Windows Mobile ve Symbian platformları için tasarlamış olduğu sürümünü duyurdu. Symbian’da Nokia N ve E serilerinin bazılarında çalışan bu yazılım ne daha önce denemiş olduğum Opera Mini ne de diğerlerine benziyor. Yazıya başladığımdan beri şu cümle için hazırlanıyordum daha fazla tutamayacağım:

Youtube’u, bilgisayarınızda gördüğünüz gibi açıyor!

Evet şaka değil yani bu mini browser sizin küçücük ekonomik Nokia telefonunuza Flash desteği getiriyor. Bankaların internet şubesi mi dersiniz, flash bannerlar mı dersiniz hepsi var. Hatta Nokia telefonunuzda Linux çalıştırıp Ubuntu ve Windows Server 2003 aynı anda kurup üstüne network’ten Doom oynayabiliyorsunuz. Sonuncusu şakaydı kaptırmışken yazayım dedim.

Özellikle Youtube şaşırtıcı bir şekilde sesli ve çok hızlı bir şekilde açılıyor ve ciddi bir şekilde müzik dinliyorsunuz. Ne kadar data yediğine bakmadım, bakamadım. Ama önemli değil çünkü bu iPhone’un aşmış Safari’sinin bile yapamadığı bir devrim.

Gecko engine (Firefox’un sayfaları render etme teknolojisi) bazlı bu tarayıcı, bütün data’yı server’da render ettikten sonra telefon ekranına indiriyor. (Youtube’un “yassak hemşerim” yazısına takılmamamın sebebi de bu). Tabi bu özellik sayesinde ne işlemci sorunu kalıyor ne full AJAX sorunu ne de Flash ne de JavaScript.

Daha fazla uzatmadan denemeniz için link‘i veriyorum. Kayıt olduktan sonra keyfini çıkarabilirsiniz.

Devamını Oku

Facebook yok, MySpace yok, iPhone yok!

Sizde olabilir, kullanabilirsiniz, ama günümüz fenomenlerini kullanmayan milyonlarca insan var. Yoğun olarak dünyanın öbür tarafında bir adada yaşıyorlar ve hepsinin gözleri çekik… Evet Japonya’ya Facebook, MySpace ve iPhone fenomeni pek de uğramadı. Nasıl olur da bu 3 fenomen Japonya’da tutmadı? Kuru fasülye Mozambik’te neden tutmadı gibi bir soruya benzese de günümüzün çığır açan sosyal ağlarından Facebook, MySpace ve devrim yaratan iPhone, Japonya’da hiç de popüler değil.

Bunun sebebi Japonya’nın internet dünyasında geriden gelmesi değil, nitekim internet kullanımında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Zaten fazlasıyla yaygın olan internet sektörünün boyutlarını 2007 yılındaki 5.6 milyar dolarlık online reklam pastası açıkça belli ediyor. Peki Japonlar ne yapıyor? İsterseniz Facebook ve MypSpace’ten yani sosyal ağlardan başlayalım. Birbirlerini “poke”lamak ya da resimlerini “tag”lemek onlara göre değil diyorsanız haklısınız. Japonya’da poke’lamanın yasak olduğu Mixi isimli sosyal ağ fenomeni almış başını gidiyor. Mixi en popular 6’ıncı siteyken, Myspace 95’inci sırada Facebook’un ise adı ilk 100’de anılmıyor.

Bu durumun bir kaç sebebi var. Facebook tam bir Amerikan kültürü örneğini yansıtırken kendine ait kapalı bir kültürü olan Japonya bu örneği kendisine yakın bulamadı. Örnek olarak Mixi’de poke’lamak yok, hatta Mixi’de amaç yeni arkadaş edinmek de değil. Sadece iletişim kurmak. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg Tokyo’da Facebook ile ilgili yaptığı bir açıklamada, Facebook’un tutmasının önemli sebeplerinden birinin gerçek isim ve gerçek fotoğrafların kullanılması olduğunu belirtmişti ve gerçek şu ki, bu durum Japon kültürüne tam bir zıtlık oluşturuyor. Mixi’de gerçek isim yok, takma isimler var ve insanlar gerçek yüzlerini ve gerçek resimlerini koymuyorlar. Ayrıca Mixi davetiye usulü ile kullanıcı kabul ediyor.

Bir başka sebep ise “dil”. Facebook’un Japonca’yı dil seçenekleri arasında sunması 4 yıldan fazla sürerken bu süre zarfında Mixi zaten 1 milyondan fazla kullanıcı edinmişti.

Sebeplerin bir tanesi ise “güven”. Japonların Japon olmayan bir markaya güvendiği pek söylenemez. Bu güveni sağlayan ve Japon olmayan siteler Wikipedia, Google, YouTube Twitter ve Amazon olarak sayılabilir ve bunların hiçbiri de bir sosyal ağ değil.

Gelelim iPhone’a. Ülkemize geldi gelmedi, tuttu tutmadı, akşamdan mağazaların önünde kuyruklar oluştu, aylık tarifesi 5 YTL oldu 10 YTL oldu, Berkecan ne yaptı, o kızdan ayrıldı, mokaçino frapuçino derken, iPhone’un hem ülkemizde hem de dünyada bir çığır açtığı gerçek. 3G’nin bile henüz olmadığı ülkemizde bas bas 3G bir telefon satılması apayrı bir “sosyal analiz” gerektirirken, nasıl olur da sevgilli Japon dostlarımız, gelişmiş 3G, 3G+ hatta yakında çıkacak olan 4G ile internette uçarlarken iPhone’a tenezzül etmezler?

Bunun sebepleri çeşitli olabilir. Öncelikle başka gelişmiş cihazların olduğu gerçek ama bu sebeplerin arasında bir tanesi var ki, cevabı duyunca şaşırabilirsiniz: Isırılmış elma sembolü (Apple Logosu) Japonya’da 7 yıl lanet, kötü şans, ölüm, yılan, şeytan anlamına geliyor. Şaka şaka…! Ama gerçek sebep belki bu şakadan bile daha vahim: iPhone’da (henüz) Emoji denilen bir çeşit japon smiley çeşidinin olmaması! Japonlar birbirlerine eposta gönderirken bu karakterlerden kullanıyorlar ve bunlardan kullanılmadığı zaman alınıyorlar ve hakaret olarak algılıyorlar. İşte bu yüzden iPhone da 2.2 sürümünde Emoji desteği sağlayacağını duyurdu.

Kısacası gerçekten de pazarlama ve satış zor işler! Özellikle global pazarlarda farklı kültürlere ulaşmaya çalışıyorsanız…

Görsel Kaynağı: http://flickr.com/photos/inju/187473047/sizes/o/

Devamını Oku

Google Analytics’in yeni özellikleri

Google Analytics ekibi dün itibariyle popüler istatistik servisinin yeni özelliklerini duyurdu.

Uzun zamandan beri çeşitli fonksiyonlar ve yeni özellikler hakkında gelen talepleri de değerlendirerek yapılan yenilikler Washinghton’daki eMetrics zirvesinde açıklandı.

Genel olarak websitesi sahiplerinin, sitelerine çektikleri trafik hakında daha geniş fikir sahibi olmalarına yarayacak bu beta güncelleme ve yenilikler sayesinde, hedeflere ulaşımın daha kolay olacağı belirtiliyor. Bunun yanı sıra ücretsiz olan Google Analytics’in çok daha profesyonel bir araç haline geldiği de şüphesiz.

Bu yeniliklere kısaca göz atacak olursak:

Özel Raporlama: Özel Raporlama, görmek istediğiniz bilgileri içeren bir rapor tasarlamanızı sağlayan bir özelliktir. Ayrıca, verilerinizin belirli bir görüntüsünü almak için boyutları ve ölçümleri düzenleyebilirsiniz. Bu yolla, iş gereksinimlerinize uyacak bir rapor oluşturmanız mümkündür.

Gelişmiş segmentler: Bu yenilikle sitenize gelen ziyaretçileri çok daha efektif ve gelişmiş bir şekilde ayırabiliyorsunuz. Örnek olarak, “Siteme gelen yeni ziyaretçilerden, ödemeli trafiğe (adwords) dahil olanlar” gibi bir filtre koyarak site ziyaretçilerinizi daha iyi tanıyor ve/veya trafik çekmek için yapmış olduğunuz aktiviteleri, arama motoru trafiğinizi daha net değerlendirebiliyorsunuz.

Balon Şablonlar (Motion Charts): Ben buna balon şablon diyorum çünkü bir slaytta ya da bir sayfada birden fazla değişken için değerlendirme yapmanın en basit yolu balonlarla anlatmak. Balonun yeri X ve Y eksenine göre X ve Y değerlerini gösterirken balonun büyüklüğü ve rengi üçüncü ve dördüncü bir değişkeni ifade edebiliyor. Ayrıca zaman içerisinde balon aynen bir çizgi film gibi sağa sola giderek ve büyüyüp küçülerek rengi değişerek seçtiğiniz zaman dilimindeki trafiğinizi değerlendirebiliyorsunuz.

Yeni Hesap Yönetim tablosu: Sitenizle ve hesaplarınızla ilgili daha basit ve genel bilgiler vererek ilk anda bir fikir sahibi olmanız sağlanmış.

Bunun yanında özel beta olarak sunulan ve ileride kademeli olarak bütün hesaplara açılacak olan Data Export API, Adwords verisini kullanarak yazılımlar yapmanızı sağlıyor. Burada yaratıcılık size kalmış.

Ve belki de en çok ilgi çekecek olan özellik, AdSense’in de Analytics içerisinde gözüküyor olması. AdSense yayıncıları gelirlerini ve trafiklerini Analytics içerisinde görebilecekler. Bu sayede hedeflerine göre değişiklik yapıp strateji belirleyebilecekler ve potansiyel gelir sağlayacak değişikliklere gidebilecekler.

AdSense hesabınızı Google Analytics’e bağlamak için bu linki, özellikler hakkında daha detaylı bilgi almak, resim ve videoları izlemek için bu linki kullanabilirsiniz. Bağlantıların ingilizce olduğunu da hatırlatalım.

Açıklama: Heni Hazbay Google Türkiye’de stratejist olarak çalışmaktadır ve bu yazıda yazanların tamamı kendi araştırma ve fikirlerini yansıtmaktadır. Bu yazı içeriği kesinlikle Google Türkiye’yi bağlayıcı değildir.

Devamını Oku


©2006-2011 Webrazzi
69 queries. 1,390 seconds. v2