Böyle eÄŸlenceli baÅŸlıkları ancak eÄŸlendiÄŸim çalışmalarla karşılaşınca atıyorum. BilinirliÄŸi bugünlerde yeni yeni artmaya baÅŸlayan bir betayı daha sizlerle paylaÅŸmak istiyorum. Web’i kullanalım, sevelim, elleyelim böyle oyuncaklarını diyemeden de geçemeyeceÄŸim. Alexa reytinglerinde bayrağımız hep yükseklerde olsa; daha güzel olacak her ÅŸey! Konu yine sosyal aÄŸlar. Sosyal aÄŸlar yavaÅŸ yavaÅŸ ayrışacak ve farklılaÅŸacak. Åžu an sadece bir iletiÅŸim aracı, anlık mesajlaÅŸma servisi algısıyla kullanmaya baÅŸladığımız uygulamaların kendi kendilerini farkında olmadan öldürdüklerini bir çok yönden kuÅŸbakışı ÅŸekilde görecek, nerede yanlış yaptıklarını tek tek parmakla göstereceÄŸiz ~2 sene içindeki süreç sonunda. Åžimdi söz .docstoc‘ta!

Profesyonel ya da profesyonel olmayan dökümanlar paylaşılmazsa çoğalmayacak olan bilginin ürünleri. Bilgiler bir şekilde insanlara ait ve insanlar odaklı bir şekilde bilgiye sahip olmayı sürdürmek - ilgilendiği konularda uzmanlaşmakla yükümlü. Oyunun doğası gereği bu böyle! İşte tam bu oyuna göre kurgulanmış bir uygulama daha olan Docstoc beta yayında şu an.


Docstoc sadece bir stok değil. Dökümantasyonlarınızı kullanıcı dostu bir hale getirmek, onu web havuzunda anlamlandırmak ve bu sırada ilgili konularda kendinizi veya şirketinizi göz önüne çıkartabilecek trafiği sağlamak için başarıyla kurgulanmış. Benzerlerinden farkı da; sosyal ağı kurgusundaki sihirli formülde diyebilirim. Kullanıcıyı ön plana çıkartması. Bunu kullanıcının webdeki tüm diğer araçlarını bir arada profilinde paylaşmasına izin vererek, ilgili konulardaki insanları birbirlerine ve dökümanlara başarılı bir şekilde yönlendirerek yapıyor. Ayrıca arama motorlarıyla uyumunu koruduğunuz sürece şirketinizin hakim olduğu konularda paylaştığınız dosyalar, arama motorlarından trafik(doğrudan pazarlama) olarak geri dönebilir.

Ortaya atılan ve uygulanan yaratıcı fikirleri severim ama uygulanmış bir fikri yeniden ele alıp doÄŸru bir ÅŸekilde tekrardan uygulayıp-baÅŸarmak çok daha ayrı bir iÅŸ. Gönül rahatlığıyla dökümantasyon uygulamalarının Youtube‘una hoÅŸgeldin diyorum!

Ayrıca ben yazıyı yazarken Selim Yörük‘le birbirimize sataÅŸma fırsatı bulduk. Selim Docstoc‘un benzer uygulama olan Scribd yanındaki ÅŸansının az olduÄŸunu söyledi. Ama mecra konusundaki görüşümüz onunla aynıydı: “googledocs microsoft’un katı office’inden alıp online dökümana çevirdi bu mecrayı ve ÅŸimdi de google’dan daha hızlı olanlar, youtube benzeri bir atakla dökümanları daha paylaşılabilir kıldılar“.

Ne diyeyim web 2.0 kazansın! ; )

Web 2.0 Expo‘da kayıt sonrasında içecek birÅŸeyler almak için sırada beklerken tam önümde tanıdık bir yüz gördüm. Emre Sokullu :) Biraz sohbet sonrasında Emre ile birlikte Grou.ps‘un San Francisco‘daki ofisine geçtik ve burada sohbete devam ettik. Sohbet ederken sorularıma verdiÄŸi cevapları Webrazzi üzerinden yazıp tüm okuyucularımla paylaÅŸmamın daha deÄŸerli olacağını düşündüm.

Sonuç olarak Emre Sokullu ile sohbetimizin soru ve cevapları aşağıda.

Arda Kutsal (A.K.) Emre, öncelikle tebrikler aynı gün içinde hem TechCrunch‘da hem VentureBeat‘de konu oldun. Biraz sonra da Webrazzi’de olacaksın :) Nasıl bir duygu?

Emre Sokullu (E.S.) Aslında TechCrunch ve VentureBeat çok etkilemedi çünkü bunlar sadece baÅŸlangıç. Oralarda yer almamız bizim ÅŸu anda sahip olduÄŸumuz kullanıcı tabanımızın bir sonucu. Bu tür haberlerle trafiÄŸin tavana vurması çok önemli deÄŸil, bizim asıl olayımız gerçek kullanıcı tabanımızı mutlu etmek, onlara iyi bir servis vermek ve elbette bu tabanı geniÅŸletmek. Webrazzi’de yer almak ise bambaÅŸka bir zevk :)

A.K. Senden önce TechCrunch 40‘da olduÄŸu için BeFunky TechCrunch’da yer almıştı, sen bu durumda kendi kendine yayınlanan ilk Türk Web 2.0 giriÅŸimisin diyebilir miyiz?

E.S. Bilmiyorum… :)

(A.K. Bu arada rastlantı mı bilmiyorum ama BeFunky de Golden Horn Ventures tarafından yatırım saÄŸlanan giriÅŸimlerden. Her ikisi de TechCrunch’a çıktı. Golden Horn ve Grou.ps’un yatırım konularına biraz sonra geliyoruz.)

A.K. Grou.ps’un ÅŸu anki durumu ile ilgili biraz bilgi verebilir misin? Kaç üye, kaç grup vs…?

E.S. Åžu anda 150.000 kullanıcımız, 10.000‘in üzerinde de grubumuz var. Son 3-4 aydır önemli bir büyüme gösteriyoruz. Mart 2008′de günlük ortalama 1000 kullanıcı, 100 grup seviyesini yakaladık. EÄŸer bu hızla devam edersek 2009′un ilk çeyreÄŸinde 500.000 kullanıcı seviyesini yakalamış olacağız. Elbette diÄŸer bir hedefimiz de günlük büyüme ivmemizi artırmak.

A.K. Åžu anda Grou.ps’da gelinen nokta vizyonunuzun ne kadarı diyebiliriz ve gidilen yön neresidir?

Emre SokulluE.S. Daha herÅŸeyin çok başındayız. Beta yayını bile yeni devreye aldık. Grou.ps’da uyguladığımız model Social Groupware olarak adlandırılıyor ve bu platform yapısının gelecekte sosyal aÄŸlar kadar popüler olacağına inanıyoruz. Yahoo! Groups’un 100 milyon grubu bulunuyor. Bu bize söz konusu potansiyeli gösteriyor. Vizyonumuza paralel olarak en önemlisi bizim yazılım alanında da yapmamız gereken birçok iÅŸimiz bulunuyor. Özellikle kullanılabilirlik ve yeni özelliklerimiz açısından listemiz kabarık. Kısacası dediÄŸim gibi yolun daha çok başındayız.

A.K. Grou.ps’un Golden Horn Ventures’dan aldığı bir yatırım olduÄŸunu biliyorum, bununla ilgili biraz konuÅŸalım. Yatırım miktarını paylaÅŸabiliyor musun?

E.S. Bu şirketle yapmış olduğumuz anlaşma gereği paylaşamayacağım bir bilgi. Kusura bakma Arda. Ama önümüzdeki günlerde daha şeffaf ve oldukça büyük haberleri paylaşıyor olacağız.

A.K. Bu yatırım ile birlikte Grou.ps için neler değişti?

E.S. Ekibimiz genişledi, kafamdaki planları gerçekeleştirebilir oldum, daha ölçeklenebilir bir altyapı sistemine yatırım yapabildik, nitekim dün yaşanan TechCrunch ve VentureBeat olaylarını sağ salim atlatabildik. :)

A.K. Golden Horn yatırımından önce Grou.ps’un görüştüğü ÅŸirketler var mıydı? Bunlarla ilgili bilgi verebilir misin?

E.S. Evet görüştümüz ÅŸirketler oldu. Bu ÅŸirketler Amerika merkezli ÅŸirketlerdi. Zaten benim Amerika’ya gelmemin sebebi de buydu. Çünkü gelmeden önce kaçırdığım fırsatlar oldu.

A.K. Facebook uygulamaları arasından satın almalar yaptığınızı biliyorum, bunlarla ilgili konuÅŸalım biraz. Benim bildiÄŸim “Memleket Neresi?” isimli uygulama var satın aldığınız. Buradaki amaç nedir, neden Facebook uygulaması satın alıyorsunuz ve aldınız?

E.S. Biz sosyal ağlar tarafında büyük fırsatlar görüyoruz, bu yüzden o alana yatırım yapmak istedik ve yapmaya devam edeceğiz. Nitekim Grou.ps da dış servislerle çok entegre bir sistem. Flickr, YouTube gibi servislerle birlikte çalışabildiğimiz gibi sosyal ağlarla da birebir uyumluluk arayışı içindeyiz. Bu alanı keşfetmek istediğimiz için bu tür yatırımlar yaptık.

A.K. Satın alma fiyatını paylaşmayacağını tahmin edebiliyorum, ama Webrazzi okuyucularına fikir olması için Facebook uygulamalarının sahip oldukları kullanıcı sayısına oranla hangi seviyelerden değerlendirildiğini konuşabilir miyiz?

E.S. Genellikle Facebook uygulamalarında kullanıcı başına $0.1 seviyesinden değerlendirme yapılabiliyor. Ama bu da son zamanlarda düşmeye başladı çünkü bu tür uygulamalardan kullanıcıların çıkış engeli yok denecek kadar az.

A.K. Bu arada ofisiniz tam San Francisco’nun göbeÄŸinde. Burada olmak nasıl bir duygu?

Gayet güzel, en güzeli de binanın altında 7 Eleven olması. Geç saatlere kadar çalıştığımız için büyük avantaj sağlıyor. :)

A.K. Ofis komşularınız arasında önemli Web 2.0 girişimleri de var. Bunlarla ilgili de bilgi verebilir misin?

E.S. Evet Xobni ve Scribd alt katlarımızdalar.

(A.K. Scribd, Y-Combinator’ın en baÅŸarılı yatırımı durumunda, Xobni ise geçtiÄŸimiz günlerde Microsoft tarafından kendilerine yapılan $20M’luk teklifi geri çevirerek dikkat çeken bir ÅŸirkettir.)

A.K. Son olarak, sanırım artık Webrazzi’yi salladın ve bizimle yazılarını paylaÅŸmıyorsun deÄŸil mi? :)

E.S. Nereye yazı yazabiliyorum ki, kendi blogumu da salladım, acaip yoÄŸunum biliyorsun. :) Ama eÄŸer zaman bulursam keyifle…

A.K. Eklemek istediğin ya da Webrazzi okuyucuları ile paylaşmak istediğin herhangi bir konu var mı?

E.S. Evet, bu aralar aktif olarak kadromuzu geniÅŸletmeye çalışıyoruz. Bizimle birlikte İstanbul’da çalışan arkadaÅŸlarımız var. İstanbul ofisi için gerçekten çok iyi tasarım ve yazılımcılara ihtiyacımız var. Ekibimize katılacak arkadaÅŸlarımızın ilerleyen zamanlarda San Francisco’ya gelmelerini de saÄŸlamaya çalışıyor olacağız. Biz Grou.ps’da gerçekten Silikon Vadisi kültürü ve kalitesinde çalışıyoruz, bu sebeple bizimle çalışacak arkadaÅŸlara maaÅŸ dışında, hisse payı gibi birçok imkan da saÄŸlanacaktır. İlgilenen arkadaÅŸlar lütfen bize CV‘lerini göndersinler. (contact (at) grou.ps)

Arda - Emre

Emre ile yaklaşık 1 saatlik sohbetimizde yazıyı canlı canlı Webrazzi’ye aktardım. Benim için de keyifli ve deÄŸiÅŸik bir yazı oldu. Umarım sizler de beÄŸenirsiniz.

Bu arada bugün Web 2.0 Expo’nun sadece workshop’ları (çalıştay) baÅŸlamıştı, yarın ise asıl hareket baÅŸlıyor olacak. Elimden geldiÄŸi kadar paylaşım yapmaya çalışıyor olacağım.

Sıkça ziyaret edilen bir ‘blog’a sahipseniz ve yazılarınıza gelen okuyucu yorumlarını artık bir düzene sokmak istiyorsanız; Disqus gerçekten iÅŸe yarıyor. Siz içeriklerinize yapılan yorumları fonksiyonel bir ÅŸekilde yönetirken, yorumcularınıza da yorum yazarken aslında ilgili içerik ürettiklerini bir kez de böyle hatırlatmış olabilirsiniz.

Uygulama sevdiÄŸiniz yorumcuları RSS ile takip edebilme, istenilen yoruma doÄŸrudan ‘yanıt yorum’ yazabilme, hatalı yazılan yorumu düzenleyebilme, yorumları ‘blog’ üzerinde puanlayabilme, yorumcunuzun profil bilgilerine ulaÅŸabilme, vb.. bir çok özelliÄŸi bir arada sade bir ÅŸekilde sunuyor.

*Yüce Zerey’in ‘blog‘unda uygulamanın nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

Disqus yorumcu odaklı iÅŸlevlerinin yanında ‘Community‘ ile tüm okuyucularınızı bir arada toplayarak ‘blog’unuza ait bir sosyal aÄŸ kurmanızı saÄŸlıyor ve ‘Top Commenters’ seçeneÄŸi sayesinde kaliteli içerik, beÄŸenilen fikirler üreten yorumcularınızı ön plana çıkarıyor. Bunun yanında sitenin isim kökünde de vurgulandığı gibi tartışma yaratan yazılara odaklanıp, kullanıcıyı tartışmalara katılması için teÅŸfik ediyor. Ayrıca ara yüzleri sayesinde de baÅŸlıkta da belirttiÄŸim gibi apayrı bir yönetim kolaylığı sunarken, ara motorları için de apayrı bir kaynak oluÅŸturuyor.

Bir çok ek özelliÄŸi de bünyesinde barındıran ve takip edeceÄŸim uygulamalardan biri daha olan Disqus‘ın bir Y Combinator giriÅŸimi olması benim için çok deÄŸerli. Konu olarak benzer giriÅŸimlerden olan Intense Debate‘le benzer kullanıcı deneyimlerini barındırdığını da ayrıca belirtmek istiyorum. Åžimdiye kadar ki diÄŸer denemeler ise bence yetersizler.

Son olarak; ÅŸirket iki kiÅŸilik dev kadrosuyla ÅŸimdiden 4000 aktif ‘blog’u ağına katmış durumda olduÄŸunu ve önümüzdeki dönemlerde çeÅŸitli sürpriz farklılaÅŸmaları da bize tattırabileceÄŸini hissettiÄŸimi söylemeden geçemeyeceÄŸim.

Tabii bu sırada zat-ı ÅŸahane web 2.0′ın da alt yapı olarak yavaÅŸ yavaÅŸ doyuma ulaÅŸmaya baÅŸladığını unutmadan…

 

Simon Tisminezky isimli girişimci bir yıl boyunca arkadaşlık sitelerinde dolaşıp bir türlü istediği sonuçlara ulaşamayıp, arzuladığı sosyal ilişkileri bir türlü kuramayınca, bir şeylerin yanlış olduğunu düşünerek yepyeni bir arkadaşlık sitesi için kolları sıvamış.

Projelerde gördüğü en büyük eksiklikler halihazırdaki arkadaÅŸlık sitelerinin insan kimyası üzerine kurulmadığı. Yani saatlerce profil dolaÅŸarak bir yere varılamayacağı ve geceler boyu atılan ‘Hey seninle tanışmak istiyorum! ; )” mesajlarını nasıl ortadan kaldırabiliriz bunun üzerinde düşünmeye yoÄŸunlaÅŸmış.

İşte tam da bu sırada ‘speed dating‘ ismiyle düzenlenen aktiviteyi fark etmiÅŸ ve aynen web’e taşımaya karar vermiÅŸ. ‘Speed dating‘ yani insanların ‘3 dakika boyunca‘ karşılıklı sandalyelere oturduÄŸu ve muhabbet ettikten sonra yer deÄŸiÅŸtirdikleri konsept.

O zamanlar Stanford’da MBA öğrencisi olan Simon sınıf arkadaşıyla birlikte projeyi iÅŸ planı haline getiriyor. Risk sermayecisi hocaları sayesinde projeye kolayca A serisi yatırım saÄŸlıyorlar ve resmen kuruluyor ÅŸirket.

Yatırım sürecinde boş durmak istemeyen Simon çevresinde melek yatırımlar toplamaya başlıyor. Sitenin prototipi bu süreçte tamamlanıyor. Her şey yolunda gözüktüğü için hemen genel beta günü belirleniyor, proje lanse ediliyor.

Fakat bir sorun var, sadece 20 kiÅŸiyi kaldırabiliyor sistem. Ama basında bomba etkisi yapan Speeddate‘in bir ÅŸekilde açılış tarihine kadar tekrar kodlanması gerekiyor. Yoksa bildiÄŸiniz gibi sosyal aÄŸ delisi olan Amerikan vatandaÅŸlarının yoÄŸun tepkisiyle karşılaÅŸma ve projenin baÅŸlamadan bitme tehlikesi var.

VE bu dakikadan sonra Speeddate‘i Türk zekası kurtarıyor. Simon Linkedin‘de tanıştığı ve o dönem Silikon’da çalışan ODTÜ öğrencisi Erbil Karaman‘la pazarlığa oturuyor ve bir hafta sonra Erbil kendi ekibini kurma konusunda anlaÅŸma saÄŸlayarak projeyi teslim alıyor. Ama lansmanda açıklanan tarihe bir hafta kalıyor!

…Devam edecek…

Bu hikayeyi uzun uzun yazacağız ve ekipteki 7 Türk’ün ve olası yeni üyelerinin yaÅŸayacakları Silikon Vadisi tecrübelerini aktaracağız sizlere. Öncelikle gözünüzü Speeddate‘e alıştırmaya çalışın. Çünkü çok yakında aynı modülü hemen her büyük projenin içinde göreceksiniz. Åžimdiden MySpace‘e uyumlu hale gelen proje ile ünlülerle 3′er dakikalık canlı sohbetler düzenlenmeye baÅŸlandı bile.

Çok yakında ben de PangeaDay ile birlikte farklı bir açılım teklif edeceÄŸim arkadaÅŸlarımıza Silikon’da baÅŸarılar diliyorum. Bu hikayeyi benimle tüm detaylarına kadar içtenlikle paylaÅŸtığı için sevgili Erbil Karaman‘a teÅŸekkür ediyorum.

Erbil Pangea Day’i incelerken : ) sizler de Pangea Day Türkiye gurubuna katılarak ÅŸimdiden ekran karşısındaki yerinizi alabilirsiniz.

FriendFeed‘i birçok kereler Webrazzi‘de konu yaptık, ayrıca benim de son zamanlarda gerçekleÅŸtirdiÄŸim özel ve açık toplantıların hepsinde servisle ilgili dile getirdiÄŸim “2008′in Twitter’ı” söylemimi bilenler bilecektir.

FriendFeed‘in yayına girmesi ile gördüğü ilgi bu söylemimi doÄŸrular nitelikte yoluna devam ederken, elbette birçok ÅŸirket de FriendFeed‘in faydalarından kendisine fayda saÄŸlamaya çalışarak servisin sunduÄŸu harika API desteÄŸini deÄŸerlendiriyor ve destek ürünler hayata geçiriyor. Bir diÄŸer tarafta da yine birçok ÅŸirket FriendFeed‘e bir ÅŸekilde baÄŸlanabilmek için ürünlerini ÅŸekillendiriyor ve geliÅŸtiriyor.

Tüm bunların yanında tanıdıklarınızın tüm internet aktivitelerini tek bir noktadan takip edebilmeniz için bir dakika bile olsun kendi servisinden ayrılmanızı istemeyenler ve FriendFeed‘in yakaladığı fırsat ışığını kendisi de deÄŸerlendirmek isteyenler söz konusu. Mesela Facebook

Dünyanın en popüler sosyal ağı olan Facebook, bugün itibari ile profil sayfalarında yer alan Mini-Feed kapsamında kullanıcılarının farklı servislerdeki güncellemelerini sisteme aktarmalarına olanak tanıdı.

facebook mini feed

BaÅŸlangıç olarak Flickr, Picasa, Yelp ve Delicious destekleyen Facebook‘un Mini-Feed import özelliÄŸi kullanıcıların farklı servislerdeki aktivitlerini tüm dostları ile paylaÅŸmalarını saÄŸlayacak ve FriendFeed‘e olası kaçışı engelleyecek gibi gözüküyor. En azından Facebook bunu böyle düşünerek sistemine dahil ediyor.

Aktif bir Facebook kullanıcısı olmamamın yanında FriendFeed‘e tapan bir insan olduÄŸumu öncelikle belirtmek isterim. Ancak Facebook‘un gerçekleÅŸtirdiÄŸi güncellemenin tam zamanında olduÄŸunu da söylemeden edemem. FriendFeed‘in büyüme sürecinde en azından bir grup kullanıcıyı Facebook içinde tutacağı kesin.

Bu arada yazının ana konusu olmasa bile eÄŸer FriendFeed kullanıyorsanız servisin saÄŸladığı API ile geliÅŸtirilmiÅŸ ilk Adobe AIR uygulaması olan Alert Thingy‘yi kurmanızı ÅŸiddetle tavsiye ediyorum. Masaüstü uygulamaları çok sevmeyen bir kullanıcı olarak benim ÅŸu anda masaüstümde çalışan birkaç uygulamadan birisi olduÄŸunu söyleyebilirim.

Alert Thingy

2008 yılının sosyal ağlardan ortak ilgi alanlarına yönelen trendinde artık kişilerin internet aktivitelerinin daha yoğun takip altında olacağı ortada. Farklı işlevler için tercihlere bağlı dağılan servis kullanımını tek bir noktada toplamak amacıyla FriendFeed başı çekerken, Facebook gibi bir çok servis de bu yönde çalışmalarını hızlandıracaktır. Elbette Alert Thingy gibi başarılı uygulamalar da etliye sütlüye karışmadan bu alanda kendi değerlerini yaratıp pozisyonlarını alacaklardır.

Kısacsı girişimciler açısından kimin ne yaptığı ile ilgilenmek ve fırsatları incelemek için çok önemli ve doğru bir zaman olduğunu üzerine basarak vurgulamak isterim.


© 2006-2008 Arda Kutsal