FriendFeed‘i birçok kereler Webrazzi‘de konu yaptık, ayrıca benim de son zamanlarda gerçekleÅŸtirdiÄŸim özel ve açık toplantıların hepsinde servisle ilgili dile getirdiÄŸim “2008′in Twitter’ı” söylemimi bilenler bilecektir.

FriendFeed‘in yayına girmesi ile gördüğü ilgi bu söylemimi doÄŸrular nitelikte yoluna devam ederken, elbette birçok ÅŸirket de FriendFeed‘in faydalarından kendisine fayda saÄŸlamaya çalışarak servisin sunduÄŸu harika API desteÄŸini deÄŸerlendiriyor ve destek ürünler hayata geçiriyor. Bir diÄŸer tarafta da yine birçok ÅŸirket FriendFeed‘e bir ÅŸekilde baÄŸlanabilmek için ürünlerini ÅŸekillendiriyor ve geliÅŸtiriyor.

Tüm bunların yanında tanıdıklarınızın tüm internet aktivitelerini tek bir noktadan takip edebilmeniz için bir dakika bile olsun kendi servisinden ayrılmanızı istemeyenler ve FriendFeed‘in yakaladığı fırsat ışığını kendisi de deÄŸerlendirmek isteyenler söz konusu. Mesela Facebook

Dünyanın en popüler sosyal ağı olan Facebook, bugün itibari ile profil sayfalarında yer alan Mini-Feed kapsamında kullanıcılarının farklı servislerdeki güncellemelerini sisteme aktarmalarına olanak tanıdı.

facebook mini feed

BaÅŸlangıç olarak Flickr, Picasa, Yelp ve Delicious destekleyen Facebook‘un Mini-Feed import özelliÄŸi kullanıcıların farklı servislerdeki aktivitlerini tüm dostları ile paylaÅŸmalarını saÄŸlayacak ve FriendFeed‘e olası kaçışı engelleyecek gibi gözüküyor. En azından Facebook bunu böyle düşünerek sistemine dahil ediyor.

Aktif bir Facebook kullanıcısı olmamamın yanında FriendFeed‘e tapan bir insan olduÄŸumu öncelikle belirtmek isterim. Ancak Facebook‘un gerçekleÅŸtirdiÄŸi güncellemenin tam zamanında olduÄŸunu da söylemeden edemem. FriendFeed‘in büyüme sürecinde en azından bir grup kullanıcıyı Facebook içinde tutacağı kesin.

Bu arada yazının ana konusu olmasa bile eÄŸer FriendFeed kullanıyorsanız servisin saÄŸladığı API ile geliÅŸtirilmiÅŸ ilk Adobe AIR uygulaması olan Alert Thingy‘yi kurmanızı ÅŸiddetle tavsiye ediyorum. Masaüstü uygulamaları çok sevmeyen bir kullanıcı olarak benim ÅŸu anda masaüstümde çalışan birkaç uygulamadan birisi olduÄŸunu söyleyebilirim.

Alert Thingy

2008 yılının sosyal ağlardan ortak ilgi alanlarına yönelen trendinde artık kişilerin internet aktivitelerinin daha yoğun takip altında olacağı ortada. Farklı işlevler için tercihlere bağlı dağılan servis kullanımını tek bir noktada toplamak amacıyla FriendFeed başı çekerken, Facebook gibi bir çok servis de bu yönde çalışmalarını hızlandıracaktır. Elbette Alert Thingy gibi başarılı uygulamalar da etliye sütlüye karışmadan bu alanda kendi değerlerini yaratıp pozisyonlarını alacaklardır.

Kısacsı girişimciler açısından kimin ne yaptığı ile ilgilenmek ve fırsatları incelemek için çok önemli ve doğru bir zaman olduğunu üzerine basarak vurgulamak isterim.

Televizyon kanalı satın almaları, tematik kanallar, MySpace Türkiye, reklam ağı derken Fox International Channels Türkiye pazarına yeni bir medya devi olarak yerleÅŸti. Klasik ve yeni nesil medya ayrımı gözetmeden tüm kanallardan aktif bir yapılanma içinde olan Fox‘un son dönemlerdeki hazırlıklarını heyecanla takip ediyorum.

Öncelikle detaya girmeden önemli bir merak konusunu gidermek adına MySpace Türkiye ile ilgili durumu kısaca paylaÅŸayım. MySpace Türkiye bir süre önce Webrazzi‘den paylaÅŸtığım açık pozisyonlarını doldurdu ve ekibini oluÅŸturdu. Pazara giriÅŸ için gün sayıyorlar diyebilirim. Planlanandan biraz daha gecikmeli olsa da yakın zamanda olacağını içeriden ve dışarıdan birçok kaynaktan aldığım bilgilerden rahatlıkla ifade edebilirim.

Fox‘a dönecek olursam, ÅŸirket Türkiye’de klasik medya ile yeni nesil medyayı birleÅŸtiren ve içerik konusunda belki de bugüne kadar hiçbir medya ÅŸirketinin gerçekleÅŸtir(e)mediÄŸi türden bir yapılanmaya örnek teÅŸkil edecek gibi duruyor.

Konuyla ilgili geçtiğimiz günlerde Fox Internation Channels (FIC) Dijital Medya Direktörü Burak Evren ile yaptığım görüşme sonrasında şirketle ilgili önemli gelişmelerden haberdar oldum.

Ülkemizde televizyon kanallarının/medya ÅŸirketlerinin interneti kullanma modeli ÅŸu ÅŸekilde olmuÅŸtur; İnternet’te varlık gösteren televizyon web siteleri aslında kanalın kartviziti olarak pazarlamaya hizmet etmektedirler. FIC bu yaklaşımı kanal içeriklerini tamamen yine içeriÄŸe odaklı web siteleri ile destekleyerek kırmayı hedefliyor.

Örnek vermem gerekirse. Önümüzdeki günlerde D-Smart üzerinden yayına girmesi planlanan FX isimli erkeklere özel yayın yapacak olan tematik kanalın yakında yayına girecek olan web sitesinin ekran görüntüsünü aşağıda paylaşıyorum.

FX

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, klasik televizyon web sitelerinin aksine içeriÄŸi ve topluluk kültürünü ön plana çıkartan bir yapının söz konusu olması. FIC‘nin sadece FX deÄŸil, farklı kanalları için de benzer bir vizyonla hareket ettiÄŸini ÅŸirketin dünyadaki diÄŸer pazarlarda da sergilediÄŸi stratejiden deneyimlemek mümkün. Biraz sayı vermem gerekirse ÅŸirketin dünya çapında 20 büyük pazarda dijital platformlar üzerinden yayına yapan 58 farklı kanalı mevcut.

FIC‘nin Türkiye pazarına tematik kanallar ve web siteleri ile giriÅŸinin yanında bir de reklam ağı üzerinden reklam satışına odaklandığını bilenler vardır.

Birçok global ve popüler web sitesinin reklam satışını dünyada dolayısıyla Türkiye’de üstlenmiÅŸ olan FIC‘nin, geçtiÄŸimiz günlerde gerçekleÅŸtirdiÄŸi İngiltere merkezli reklam ÅŸirketi Utarget‘ın çoÄŸunluk hisse satın alımıyla video alanında Avrupa‘nın en büyük ağına sahip hale geldiÄŸini de paylaÅŸmak isterim.

Konuya hakim olanlar yazımın başından itibaren dikkat çekmeye çalıştığım operasyonun boyutunun ve Türkiye internet pazarında hem içerik hem reklam açısından deÄŸerini farketmiÅŸlerdir. Bu iÅŸin yaratacağı deÄŸiÅŸim ve oluÅŸturacağı yeni pazarlara biraz daha dikkat çekebilmek için Burak Evren‘e Utarget (gerçi satın alma sonrası yeni adı Utarget.Fox oldu) ortaklığının ülkemiz internet pazarında ne tür geliÅŸmelere taban hazırladığını sordum.

Kendisinden aldığım cevap aynen şu şekildeydi:

Utarget sisteminde bizimle çalışmak isteyecek tüm video ve içerik siteleri ilgi sahamızda. Satışı kendimiz yapacağız. 6 ay içerisinde video içeriği olmayan sitelere içeriği biz verip onlara video bölümleri açması konusunda da destek olmayı planlıyoruz.

Video reklamcılığı ile ilgili Burak Evren‘in bahsettiÄŸi atılım, Türkiye’de video içerik anlamında güçlü konumda olan ÅŸirketler için büyük bir fırsat kapısını açmış oluyor. Ayrıca elbette internet reklamcılığının önümüzdeki dönemlerde odaklanacağı mecra anlamında da önemli ipuçları veriyor.

Son olarak FIC‘nin tematik kanallarından olan National Geographic‘in 2000 saatlik içeriÄŸi olduÄŸunu da söz konusu deÄŸerli ve kaliteli içeriÄŸin boyutunu kurgulayabilmeniz için paylaÅŸmak istiyorum. Kısacası içerik saÄŸlayıcı konumunda olan bir FIC‘nin internet ve mobil alanda önemli bir pazar yaratabilmesi ve oyunun kurallarını Türkiye için deÄŸiÅŸtirmesi oldukça mümkün.

Burada bahsettiÄŸim geliÅŸmelerin ve sektör için doÄŸan fırsatların pazarı nasıl bir pozisyona getireceÄŸini tahmin edebiliyoruz. Benzer stratejilerle adımlar atacağını bildiÄŸim DoÄŸan Televizyon‘un (DTV Holding) özelllikle video içeriÄŸin paylaşılması ve yeni kanallar yaratılması konusundaki aksiyonunu da merakla beklediÄŸimi yer gelmiÅŸken belirtmek isterim.

Flickr.comDünyanın Facebook‘tan sonra en popüler fotoÄŸraf paylaşım platformu olan Flickr sistemine video özelliÄŸini de dahil etti. Bu cümlemi okuyup “Facebook’tan sonra” tarafına ÅŸaşıranlar olabilir, ama gerçek bu.

Flickr‘ın gerçekleÅŸtirdiÄŸi yenilik ile servisin Pro paket sahibi ücretli üyeleri fotoÄŸraf paylaşımının yanında 90 saniyelik videolarını da paylaÅŸabilecekler.

İlk bakışta 90 saniye çok kısa gelebilir, hatta fotoÄŸraf paylaşımın yanında video paylaÅŸmak Flickr‘ı nereye götürür gibi düşünülebilir. Ancak Flickr‘ın yaptığı açıklamada sunduÄŸu örnekleri incelediÄŸinizde aslında kullanıcıların önemli anlarını ya da kayifli fotoÄŸraflarını 90 saniyelik bir video ile güçlendirdikleri zaman ne kadar farklı bir deneyim yaÅŸattıklarını keÅŸfedebiliyorsunuz.

Her ne kadar Flickr‘ın sistemine video ekleyeceÄŸi haberi bir süredir konuÅŸuluyor olsa da, kiÅŸisel olarak böylesine baÅŸarılı bir fotoÄŸraf paylaşım servisi ile YouTube modelinde bir video servisinin birlikteliÄŸini mevcut çizgide birarada hayal edememiÅŸtim. Daha açık anlatmam gerekirse, servisin odağının deÄŸiÅŸeceÄŸini ve video servisi olmasının yaratacağı kirliliÄŸi düşünmüştüm (Gerçi tüm internet medyası bunu böyle düşünmüştü). Flickr beni bu hayal kırıklığına düşürmeden tam kıvamında bir video entegrasyonunu saÄŸlayarak yine farklılığını ve deÄŸerini ortaya koymuÅŸ oldu.

Flickr Video

Yazımın başında da dediğim gibi video gönderme özelliği sadece ücretli kullanıcılara açık, ancak her kullanıcı gönderilen videoları seyretmekte özgür. Güzel bir fotoğraf anını, kendisini destekleyen kısa bir video ile bütünlemek inanın çok büyük keyif veriyor.

Ülkemizde bu modeli kolaylıkla uygulayabilecek üç fotoÄŸraf servisi aklıma geliyor ÅŸu anda. İkisi Nokta‘dan FotoKritik ve Negatif, diÄŸeri ise Fotzilla. Neden sadece bu üçünü sayıyorum derseniz, Negatif ve FotoKritik‘in İzlesene gibi bir kardeÅŸi, Fotzilla‘nın ise Zaplat gibi bir kardeÅŸi bulunuyor. Flickr‘ın saÄŸladığı yeniliÄŸi denerler mi, orasını tam bilemiyorum.

Google‘dan sonra en çok kullandığımız iki web sitesi Facebook ve Live bize “ikisi bir arada” sunulursa ne olur?

Bu sorunun yanıtını 3 hafta önce “boyut deÄŸiÅŸtirir” olarak vermiÅŸtim ki, bu sabah fark ettiÄŸim Social.im reytingleri bir sosyolog edasıyla gülümsememe neden oldu. Sonrasında da tekrar yazıya döndüm.

“MSN Messenger, GTalk ve Yahoo Messenger kendini bir an önce yenilememek için ısrar ederken; önümüzdeki yılların en çok kullanılan anlık iletiÅŸim uygulaması Social.im olacaÄŸa benziyor. Tabii ki büyük oyuncular hızlı ve doÄŸru bir ÅŸekilde hareket edemez ya da Social.im onlar tarafından satın alınmazsa!”#

Evet, büyük oyuncular hızlı bir şekilde sırayla hareket ettiler. Önce Live ile invite2messenger dedik, şimdi de sırada Facebook Chat var.

Facebook Chat önümüzdeki saatlerden itibaren FB profil sayfanızın sağ alt köşesinde ve sitenin ilgili kısımlarında yerini alacak.

FB saÄŸdan soldan kendini ve kendisinin yeniden ÅŸekillendirmiÅŸ olduÄŸu “sosyal aÄŸ” kavramını öldürmeye devam ederken; hiç bir baÅŸarının zirvedeyken bırakılmayacağını açıkça gösteriyor.

Şimdiye kadar selam vermediğiniz arkadaşlarınızla birlikte iyi sosyalleşmeler diliyorum! Çünkü bu onları belki de FB içinde son görüşünüz olabilir. : )

Sonuç ne olursa olsun anlık mesajlaşma servisleri arasındaki bizans oyunları da asıl şimdi başlıyor!

Facebook, Türkçe‘nin de dahil olduÄŸu 22 lisan için kullanıcılarını tercüme uygulamasını yüklemeye çağırıyor.
Dünyanın en popüler sosyal ağının bu hareketi ile İngilizce dışındaki dillerde de hizmet verebilmesi için bir süre önce devreye aldığı kullanıcı destekli tercüme sistemini genişletip toplu bir yerelleşmeye gittiğini görüyoruz.

Åžu an için tercüme uygulamasını kuran fazla Türk kullanıcı olmadığını görsem de bugünden itibaren jet hızıyla Facebook‘un Türkçe yayınına hazırlanacağını tahmin edebiliyorum. EÄŸer siz de Facebook‘un Türkçe tercümesinde pay sahibi olmak isterseniz gerekli uygulamayı buradan kurabilirsiniz.

Peki ÅŸimdi gelelim sorumuza. Hali hazırda Facebook‘da Amerika, İngiltere ve Kanada‘dan sonra en yoÄŸun aktif popülasyonla 4. sırada olan Türkiye, Facebook‘un Türkçe olması ile bu popülasyonunu büyütmeyi sürdürür mü dersiniz? Bu konudaki fikirlerinizi Türkiye‘deki lokal sosyal aÄŸlarımızın geleceÄŸini analiz edebilmek için gerçekten öğrenmek istiyorum. Yorumlarda fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Ayrıca anketimize katılarak da fikrinizi paylaÅŸabilirsiniz.

Facebook Türkçe yayına geçerse popülaritesi artar mı?

Sonuçları Göster

Yukleniyor ... Yukleniyor …


© 2006-2008 Arda Kutsal