Büyüyen pazarları da tıpkı Avrupa ve Amerika’daki takibim gibi elimin altında tutmaya çalışıyorum. Örnekler vermek gerekirse; Hindistan’daki gelişmeler için Mashable yazarı Palin Ningthoujam‘ın blog’u India PR Blog; Çin girişimleri için CWR Blog, Japonya’da ise özellikle mobil 2.0 ve web 2.0 gelişmeler için Serkan Toto‘nun Tokyotronic‘i RSS listemdeler.

Bir şekilde karşılıklı yorum, fikir alışverişi yaptığım bu yazarlardan biri olan Serkan başarılı ‘blogger’ ve potansiyel seri girişimci kimliğiyle severek izlediğim bir arkadaşımdı. Almanya vatandaşı olan Serkan MBA’ine Almanya’da devam ederken öğrenci değişimiyle gittiği Japonya’da kalmaya karar vererek bu kararında ne kadar haklı olduğunu her geçen gün göstermeye devam etti.

Bugünlere kadar oradaki gelişmeleri kendi blog’undaki yazılarıyla birlikte, AsiaJin‘de ve yine son dönemde Crunchgear‘da yazarak duyurdu - bugünse en tepede yeri hazır!

Evet artık Serkan Techcrunch‘ta ve Arrington liderliğinde olan ekip arkadaşlarıyla birlikte yazıyor olacak. Yaklaşık iki hafta önce yolladığı mailde bu sevincini -ilk yazısını- paylaştı ben de Webrazzi-Techcrunch Meetup öncesi bu sevindirici haberi Türkiye’yle paylaşmak, Serkan‘ı bir de bu kanaldan kutlamak istiyorum.

Tebrikler Serkan, çok daha büyük haberlerini duymak istiyorum. Bundan sonra senin Techcrunch yazılarını çok dikkatli bir şekilde takip edeceğimiz kesin.

Fox‘un FX isimli tematik kanalı ile ilgili burada bir yazı yazmıştım. Aynı zamanda Fox‘un Türkiye’de internet alanındaki girişimlerini de aynı yazıda gündeme getirmiştim.

Şirketten bugün aldığım bir bilgi ile FX TV‘de yayınlanan Matrioshki isimli dizinin tüm bölümlerinin internet üzerinden de seyredilebilecek olmasının yanında, sezon finalinin önce internet üzerinde sonradan televizyonda yayınlanacağını öğrendim. Her iki günde bir yeni bölümünün internetten yayınlanacağı diziyi kolaylıkla online izlemek de mümkün. Yani öyle üye olma zorunluluğu gibi prosedürler yok. ;)

FX

Eğer yanlış değilsem dizinin 25 Haziran’da yayınlanacak olan sezon finalinin önce internet üzerinden yayınlanacak olması Türkiye’de daha önce görmediğimiz türden bir çalışma oluyor. Ayrıca bu proje Fox’un ilerleyen dönemlerde de uygulayacağı internet stratejisi için bazı ipuçları veriyor.

Bilgilendirme sonrasında benzer projelerin başka dizilerle ya da programlarla yapılıp yapılmayacağını sorduğumda bu düşüncem doğrulandı ancak henüz bir isim verilemeyeceği söylendi.

Ülkemizdeki online içeriğin artması benim çok değer verdiğim bir konu. Ayrıca şirketlerin stratejilerini tüm sektörlerde bu yönde modellemeleri de özellikle önemli oluyor. Bunun yanında sadece düşünce değil, uygulamanın da başarılı olması hepsinden daha büyük fayda sağlıyor. Başarısız bir uygulama malesef sadece şirketin yapılacaklar listesinden bir maddenin silinmesine yarıyor ve geri dönüşü beklendiği gibi olmuyor.

Elbette içeriğin artması, kullanılan teknolojilerin dünya standartlarına çıkması, kalitenin değer görmesi gibi gelişmelerin yanında, önemli diğer bir konu da internet üzerindeki iş modellerinin şekillenmesi. Reklam pazarının gelişimi ve reklam dışında gelir modellerinin uygulanabilmesi için alternatif kanalların ve teknolojilerin geliştirilmesi çok büyük önem taşıyor.

Bu tür adımların da önümüzdeki dönemlerde atılacağını bildiğim için Türkiye internetinin şu an için en büyük ihtiyacının fikirlerini hayata geçiren girişimciler, ve internete vizyonlarında yer veren şirketler olduğuna inanıyorum.

NOT: Yazıda bahsettiğim diziyi seyretmiyordum o yüzden onunla ilgili yorum yapamıyorum, ama yayını denemek için kısa süre izlediğimde müziklerine hayran kaldım. :)

iPhone3GApple‘ın 2 kat daha hızlı, ve ilk versiyonun yarısı fiyatındaki, 3G özelliklerine sahip yeni iPhone‘un lansmanını yaptığı bugün, ben de size başka yerde yayınlanmamış tamamen Webrazzi’ye özel bir haber vereyim.

Öncelikle şu yarı fiyatı konusuna açıklık getireyim. Apple’ın AT&T ile yeni ürün için de yaptığı anlaşma uyarınca, Amerika’ya özel satış hakkı yine bu firmada olacak. Yeni iPhone’un satış fiyatı ise müşterilerle yapılacak 2 yıllık kontratla $199 olacak.

VodafoneVodafone‘un Apple ile yaptığı anlaşma ile iPhone’u Türkiye’ye getireceğini buradaki yazımda paylaşmıştım. Bu konuda yazımın başında da belirttiğim gibi tamamen Webrazzi‘ye özel bazı bilgileri aldım.

Öncelikle bugün Vodafone web sitesi üzerinden şirket iPhone’un yeni versiyonu için ön talepleri toplamaya başlayacak. Ön talepleri toplarken bir de sürprizleri olacak. Ancak bu sürprizin detaylarını alamadık, tek bildiğimiz sürprizi önümüzdeki hafta açıklayacakları.

Herkesin merak ettiğini tahmin ettiğim yeni iPhone’un Türkiye satış fiyatı ilgili de henüz bir açıklama yapılmıyor. Bunun sebebi ise lansmanla birlikte Vodafone kullanıcılarına sağlanacak olan cazip paket seçenekleri olacakmış.

Amerika’da yeni iPhone’un piyasaya 11 Temmuz‘da sürüleceğini göz önüne alırsak bir önceki yazımda da belirttiğim gibi Türkiye pazarına da bu dönemlerde ya da biraz daha sonra sunulması olasıdır.

Ben bu yazıyı yazdığım saatlerde henüz Vodafone.com.tr üzerinde böyle bir talep toplama başlamamıştı, ancak bugün içinde bunun başlayacağını bildiğim için takip etmenizi öneririm.

GÜNCELLEME 1: Vodafone’dan Webrazzi’ye gelen açıklama ile Apple tarafından beklenen bir onay sebebiyle ön taleplerin alımına bugün başlanamadığı bildirildi.

GÜNCELLEME 2: Ön talep formu yayına alınmış.

Web’in trend haritalarına bakıldığında arama motorlarında indeksleme teknolojisi yerine anlam odaklı aramaya geçiş olacağı görülüyor. Bu geçişin öncülerinden olan arama motoru Hakia bugünden sonra Türk kullanıcılarına hitap etmekte kararlı olduğunu; önümüzdeki dönemlerde Türkçe ürün sunumu ve Türk blog küremiz için Türkçe haber yayınına başlayacaklarını belirterek gösterdiler.

Hakia CEO’su Dr. Rıza Berkan‘la yaşadığım soru-yanıt trafiğinden, gerçekten işime yarayan Hakia arama deneyimlerimden; devamında haftalardır sürdürdüğüm Hakia Club ve blog takibimden sonra çıkarabildiğim net bir sonuç var. Hakia gerek verimli arama sonuçlarıyla, gerek web dünyasına sunacağı inovatif reklam platformuyla internet dünyasını kökünden değiştirme yönünde emin adımlarla ilerliyor.

2 senedir beta operasyonu süren ve toplamda 4 senelik bir şirket olan Hakia‘nın bugüne kadar aldığı $21 milyon yatırım bulunuyor. Google, Yahoo, Wikia gibi rakiplerin yer aldığı Webware 100‘de arama kategorisinde kazandıkları ödülle Silikon Vadisi’nde ses getiren büyük çoğunluğu Türk çalışanlardan oluşan şirketin, Türk kullanıcılarına odaklanacak olan yoğun bir çalışma programına girdiğini sizlerle paylaşmak benim için çok sevindirici bir gelişme.

Önümüzdeki dönemlerde Türk blog küresi olarak Hakia’yı daha yakından takip edebileceğiz. Sunulacak reklam modeli fırsatlarından; ‘scoop bar‘ ‘meet others‘ gibi güncel, ‘search box‘ gibi gelecek geliştirmeleri tamamen kendi dilimizde kullanmaya başladıktan sonra da Hakia sektörümüz için bir lokomotif, Türk kullanıcıları için çok büyük bir nimet olacak gibi gözüküyor.

Aşağıda yazımın başında bahsettiğim soruların Hakia CEO’su Dr. Rıza Berkan tarafından verilen cevaplarını okuyabilirsiniz.

Erhan Erdoğan: İçerik üretme konusunda zayıf olduğunu düşündüğüm Türk interneti Hakia için çok zor bir ağ olmayacak mı?

Dr. Rıza Berkan: Türkiye’de Internet devrimi daha yeni gelişiyor. Bunun kullanıcı sayısı ve kurumların Internet’e geçmesiyle yakından alakası var. Türkiye’de içerik üretme şu an ilk safhalarında olsa da bu geçici bir durum. İçerik volümünün düşük olması Hakia teknolojisi için bir dezavantaj değil.

E.E.: Türkçe arayüzünüz ne zaman tamamlanacak, bunlara tüm alt linkler dahil olacak mı?(club, blog, labs vs..) bunları gerçekten gerekli görüyor musunuz, mesela blog’u Türkçeleştirmeyi?

R.B.: Türkçe arayüzü üzerine çalışmalarımıza başladık. Bugün eğer browser’da dil seçeneginiz Türkçe ise arayüzü görebilirsiniz.

E.E.: Hakia’nın sunduğu lisanslama imkanı ne gibi yenilikleri beraberinde getiriyor?

R.B.: Hakia OntoSem lisansıyla teknolojide önderlik yapan şirketler kendi semantik arama çözümlerini yaratabilecekler. En önemli yenilik bu tür çözumlerin ilk defa bütün bir endüstride yaygınlaşabilecek şekle dönüştürülmesi.

E.E: Reklam/gelir modelinizi genel olarak nasıl kurgulayacaksınız, burada inovatif bir kurgu uygulanıyor mu? Asıl anlamsal olan bu yer Türk kullanıcısına hitap edecek mi?

R.B.: İş modelimiz reklam merkezli. Bugün reklam işinde kendini kanıtlamış ortaklarla calışıyoruz. Bir taraftan da Hakia’nın inovatif reklam platformunu geliştiriyoruz. Daha iyi getiri hem Türk hem de Amerikalı reklamcılara hitap edecektir. Bu konuda bir sürü yenilik getireceğiz. Bazıları internet reklamcılığını kökünden değiştirebilecek kapasitede. Hazır olunca bu detaylar açıklanacak.

E.E.: Bundan sonrası için kısa vadeli planlarınız neler? (sms, vs..) mobilden sonra diğer servislere de yönelmeyi düşünüyor musunuz?

R.B.: Önümüzdeki günlerde ’search box’ımızı sunacağız. Bu webmasterlar icin Hakia teknolojisini hemen kullanmalarını sağlayacak bir gelişme. Hakia Club’e üye olup, bu tür gelişmelerden haberdar olabilir, ’search box’ ın ilk uygulayıcılarından biri olabilirsiniz. h-Club URL’i: http://club.hakia.com/

E.E.: Türkçe başarılı diye nitelendirdiğiniz bir arama-cevap örneği verebilir misiniz?

R.B.: Türkçe üzerine hala çalışıyoruz. Hakia Türkiye hazır olduğunda örnek vermeyi tercih ederiz.

Dr. Rıza Berkan’a ve tüm Hakia ekibine gösterdikleri ilgi ve ayırdıkları zaman için teşekkür ederim.

Web’in gözümüzün önünde şekillenen evrimi devam ediyor. Internet dünyasında alınan ortak kararlar, gidilen stratejik ortaklıklar gibi bir yemekte başlayan sohbetlerin sonu web standartları olarak hayatlarımıza giriyor. Bu süreçlerden birinin sonunda Pownce, Flickr ve OpenDNS bir araya gelerek web dünyasında geniş bir yelpazeye hatta tamamına ulaşacak bir başlangıç yaptılar. Önümüzdeki dönemlerde daha sık karşılaşacağımız bu kolaylık ‘embed’ koduna bir URL ile ulaşmayı sağlayacak olan açık standart; OEmbed.

Flickr, Viddler, Qik, Pownce, Hulu, Blip.tv ve Revision3 bu inovasyonu benimseyen ilk şirketler oldular. OEmbed örneği: http://flickr.com/services/oembed?url=http://flickr.com/photos/codepo8/2475016321/

Kullanıcı bugünden sonra video, resim ya da müzik gibi içerikleri paylaşırken bu kaynağın siteler tarafından yayınlanan kod kısmının tümünü kopyalamak yerine, OEmbed açık web API standartı sayesinde sadece bir link ile bu işlemi gerçekleştirebilecek. Şirketler de bu yenilik sayesinde tek tek video, fotoğraf servis sağlayıcılarıyla API’ler konusunda anlaşmalar yapmayacak bunun yerine bu yükü OEmbed dönüştürücülerle - kullanıcılara bırakacaklar.


© 2006-2008 Arda Kutsal