Haftanın Özeti – Maçkolik, Zynga, Google I/O, Turkcell, Lidyana vs. – Webrazzi TV

Yine son dakika haberleriyle dolu, çok yoğun bir haftayı geride bıraktık. Maçkolik İnternet Hizmetleri’nin el değiştirmesi, Google I/O konferansında zincirleme açıklanan yenilikleri Ali Altuğ Koca‘nın yerinde izlediği Zynga Unleashed 2012′de duyurulan yeni platform ve oyunlar bu hafyaya damgasını vuran gelişmelerden sadece bir kaçı. Bu yüzden 23. bölümümüzün süresi ilk kez 6 dakikayı geçti, mazur görünüz. Eski bölümlerimize göz atmak için buraya, tüm Webrazzi TV programları içinse buraya tıklayın.

Devamını Oku

Ve Yammer 1,2 milyar dolara Microsoft’un [Güncelleme]

Uzun zamandır konuşulan satın alma en sonunda Microsoft’un resmi açıklaması ile kesinleşti ve Yammer, 1,2 milyar dolara Microsoft’un oldu. Böylece Instagram’dan sonraki başlayan 1 milyar dolar üzeri değerleme ile satılacak yeni girişimin hangisi olduğu konusundaki sorular da cevabını buldu.

Microsoft’un yaptığı açıklamaya göre firma Yammer’ı 1,2 milyar dolar nakit para ile satın aldı. 2008 yılında kurulmuş olan Yammer’ın kurucuları David Sacks, Adam Pisoni ve yatırımcıları için bunun son derece başarılı bir çıkış olduğu kesin.

GÜNCELLEME: Yammer sosyal ağ platformu, Microsoft tarafından satın alındığı açıklandıktan kısa süre sonra çöktü. Detaylar haberimizin sonunda.

Devamını Oku

Microsoft, Yammer için 1 milyar doları gözden çıkarmış olabilir mi?

Instagram’ın 1 milyar dolarlık satışının ardından herkes 1 milyar dolar edebilecek diğer girişimin hangisi olabileceğine dair fikir yürütmeye başladı. İlk olarak Business Insider’ın fark ettiği bir tweet ardından da Bloomberg’in “konuya yakın kaynaklardan” aldığını iddia ettiği bilgilere göre bu sorunun cevabının ortaya çıkmasına çok az kaldı çünkü iddialara göre Microsoft şu anda Yammer’ı satın almak için görüşmeler yürütüyor. Aynı habere göre yazılımın devinin ödemeye hazırlandığı rakam ise 1 milyar doların üzerinde.

Aslında Yammer’ın milyar dolar kulübüne katılması çok büyük bir sürpriz değil, çünkü daha önce yayınladığımız iki farklı haberde de adı “1 milyar dolar edebilecek girişimler” arasında yer alıyordu. 2008 yılının “rüya takımında” da yer alan Yammer’ın kurucusu ve internetin yeni milyardar adayı ise tanıdık bir isim; PayPal’ın eski COO’su olarak da tanınan David Sacks.

Devamını Oku

Milyar dolarlık girişimler kulübünde kimler var?

Küresel çapta olan girişimler arasında artık milyar dolarlık değerlemelere sıkça rastlamaya başladık. Hatta 10 milyar dolar eşiği bile gayet ulaşılabilir görünüyor. Milyar dolar değere ulaşan girişimler kulübünün üye sayısı o denli hızlı artıyor ki finans çevrelerinde şirket değerlerinin aşırı yükseldiği, bunun 2000′lerdeki dot-com veya nam-ı diğer balon krizine benzer bir  çöküşü getireceği kaygıları dile getiriliyor.

Şu anda ABD’de internet pazarında 1 milyar doları geçen Facebook hariç 16 şirket bulunuyor.  İşte liste:

Devamını Oku

1 milyar dolar edebilecek 11 girişim

Facebook’un Instagramı satın alması, finans çevreleri tarafından halka arz öncesi ‘tribünlere oynamak’ olarak algılandı. Ancak birçok girimci için de yeni umutlar doğdu. Hal böyle olunca gözler 1 milyar dolar edebilecek girişimlere çevrildi. Buradan yola çıkan Business Insider, bu parayı hak edebilecek 11 girişimin listesini yayımladı. Paylaşılan girişimlerin bir çoğunun yatırımlar alarak, 1 milyar dolar eşiğini geçtiğini belirtmek istiyoruz. Ancak bu sürpriz satın almalar olmayacak anlamına gelimiyor. İşte yaklaşık 1 milyar dolarla satın alınabilecek şirketler.

Devamını Oku

TechCrunch50′nin Kazananı “En Uygun Teklifi” Alabildiğiniz RedBeacon!

redbeacon-logoMüşterilerin ihtiyaç duydukları hizmetler için talep yarattıkları, firma ve kişilerin de buna karşılık teklif verdikleri bir servis olan RedBeacon bu yılki TechCrunch50‘nin kazananı oldu.

İnternetin en etkili topluluğu karşısında sunum yapan ve Web 2.0 dünyasının en fazla ses getiren organizasyonunda birinci olan RedBeacon aynı zamanda 50.ooo dolarlık ödülün de sahibi oldu.

Çok kısaca özetlediğim RedBeacon elbette tek cümlede anlattığımdan biraz daha fazlasını sunuyor. Sisteme dahil olan tedarikçiler profillerini yaratıyorlar, bir müşteri hizmet almak istediği konuda talebini oluşturduğunda ilgili firmalar listeleniyor ve her birisinden yapılacak olan işle ilgili teklif isteniyor. Bu süreçte tedarikçilere SMS üzerinden bilgilendirme yapıldığının da altını çizelim. Bir sonraki aşamada ise müşterilerle teklifi kabul edilen tedarikçiler arasındaki randevu ayarlanıyor.

Tedarikçilerin ücretsiz olarak profil açabildikleri RedBeacon’da, sadece anlaşılan bir iş sonucunda servis tarafından tedarikçilerden ödeme alınıyor.

Henüz sadece tedarikçi profillerinin oluşturulması için 2 haftalık bir ön yayına başlamış olan servis, 1 Ekim itibariyle öncelikle San Francisco’da aktif çalışmaya başlayacak.

Devamını Oku

2008′in Rüya Takımı kadrosu

2008′de güzel günlerini yaşayan bir çok web odaklı teknolojik ürün vardı, aşağıda onlardan bir kaç dikkat çeken ürün yer alıyor.

  1. FriendFeed: Sosyal medyayı bir araya getirerek güçlü kullanıcıların özgürce tartışmalarına izin verdi. Yeni medya takibi için devrim yaratan bir filtreleme ürünü oldu. Belirli bir sıklıkta kullanılan web servislerinin bir arada sunma fikri bir çok girişime ilham oldu.
  2. Asus Eee PC 1000H: Netbook devriminin en önemli oyuncusu oldu. 10 inçlik monitörüyle mobil ortam için en uygun olan ekran boyutunu yakalarken, standart bir klavyenin %92′sine denk gelen klavye ölçüsüyle neredeyse alışkın olunan bir kullanıcı deneyimi yaşattı. Netbook salgını yayılmaya devam edecek.
  3. Android: Açık kaynak mobil işletim sistemi Android, G1′dan sonra bir çok ayrı projeyle yayılmaya devam edecek. (Netbook’larda da kullanılacağı bir grup çılgın tarafından deneyimlendi.)
  4. Facebook Connect: OpenID ile birlikte Data Portability fikrinin en güzel uygulamalarından biri olurken, Google Friend Connect’in lansman tarihini tetikledi. Web etkileşimine bu sayede yeni bir sosyal deneyim eklendi.
  5. Amazon Web Services: Amazon EC2, S3 gibi servisleri sayesinde daha doğrusu Jeff Bezos vizyonu sayesinde cloud computing’i öngörerek kat kat büyümeye başlıyor. Cloud Computing’in bu ilk ayağında işlem/donanım(compute) maliyetlerinde startup’lara avantaj sağlamaya devam edecek.
  6. Yammer: Enterprise 2.0′ı temsil eden uygulama, son kullanıcıya ulaşan başarılı startup fikirlerinin farklılaştırılarak yepyeni başarılı enterprise uygulamalara dönüşebileceğini gösterdi. Bu ürün bu seneki Techcrunch50′nin de birincisi seçilmişti.
  7. Get Satisfaction: Müşteri hizmetleri alanında tam bir sembol. Müşterilerin şikayetleri, önerileri gibi her türlü geri bildirimine ev sahipliği yapan ürüne marka temsilcileri de doğrudan katılarak resmi olarak katkıda bulunmayı (tepkileri yanıtlamayı) bir alışkanlık haline getirdiler.
  8. Hulu: Web trendleri video teknolojisini besleyecek şekilde ilerlemeye devam ederken, tüm istatistikler bu büyümeyi doğrular nitelikte. Google’da yapılan arama sayısı gün geçtikçe düşerken; YouTube, Hulu gibi video platformlarında bu sayı gün geçtikçe artıyor. Hulu yaptığı içerik anlaşmaları ile eğlenceyi (entertainment’ı) bilginin önüne geçirecek kadar popüler hale getiren en önemli uygulama.
  9. iPhone 3G: Netbook’lar her ne kadar pazar payını düşürmüş olsa da; hem geliştiricilerin hem de bağımlı kullanıcılarının gözdesi olmaya devam edecek. (Fazla söylenecek söz yok, Steve Jobs’u hasta yatağında üzmek istemeyiz daha fazla.)
  10. Qik: Mobil dünyanın web ile olan geleceğini ilk kez bu kadar net gösteren startuplardan biriydi. Sadeliği ile anlık yayın uygulamalarının Google’ı oldu ve vizyonu belirledi. (Qik’i YouTube’a satamadık gitti.)
  11. Texas Hold’Em Poker: Facebook’un 150 milyon kişiye ulaşan kullanıcı potansiyelini en iyi kullanan servislerin başında geliyor. Sosyalleşme ile oyunu buluşturan noktada aylık 7.5 milyon tekil kullanıcıya ulaştılar ve çok daha yayılacaklar.
Devamını Oku

Shout’Em ile kendi Twitter’ınızı yaratabilirsiniz

Kurumsal iletişim aracı olarak “micro blogging” fikrinin yaygınlaşmaya başlaması ile berber, birçok start-up son dönemde Twitter benzeri ürünleri ile pazarda yerini almaya başladi. LeWeb 2008 de yarışacak şirketlerden bir tanesi olan Shout`Em sunduğu birçok özellik ile gittikçe kalabalıklaşan micro-blogging pazarında kendine sağlam bir yer edinebilecek şirketlerden bir tanesi gibi duruyor.

Shout`Em’in amacı topluluklar, popüler web siteleri ve şirketler için özelleşmiş Twitter veya Pownce modellemeleri yaratmak. Bu açıdan daha önce bahsettiğimiz Yammer ve SocialCast tarzı kurumsal uygulamalara çok benziyor. Fakat benzerlerinden farklı olarak Shout`Em kullanıcılarına gelişmiş kişiselleştirebilme seçenekleri sunmakta. Bu seceneklerden en dikkat çekeni ise Shout`Em’in sunduğu geniş tasarım özelleştirme araçları. Bu araçları kullanarak oluşturduğunuz Twitter tarzı sosyal ağınızın tasarımını hazır temaları kullanarak yada kendi CSS’inizi ekleyerek değistirmeniz mümkün. Ayrıca, servis oluşturduğunuz Twitter modellemenizi kendi sitenize entegre etmenize de olanak sağlıyor. Bunun yanında Shout`Em ile kısıtlı bir kullanım için kapalı bir mikro-blogging ağı yaratılabileceği gibi, genel kullanıma açık herkesin üye olabileceği ağlar kurmak da mümkün.

Shout`Em ücretsiz bir servis olmasına rağmen kullanıcılarına paralı “premium” servisler de sunmakta. Premium servislerinden en çok dikkat çekeni kendi ağınıza reklam yerleştirebilme özelliği. Bedava hesaplarda  Shout`Em kendi oluşturduğu reklamların gösterimi yapmakta. Bunun yanında premium üyelik programları ile servisin size sağladığı adres dışında, oluşturduğunuz ağı kendinize ait bir web adresinde göstermenize de olanak sağlıyor.

Shout’Em tarzı bir platformun çok geniş bir kullanım alanı olabilir. Kurumsal iletişim aracı olarak kullanılabileceği gibi web siteleri için üyeler arası iletişim aracı olarak da düşünülebilir. Ya da özel ilgi alanlarına sahip kullanıcıların birbirleri ile bilgi paylaşımı yapmaları için Twitter ağları oluşturdukları bir platform olarak da şekillenebilir.

Kısacası bu tarz bir servisin çok çeşitli kullanım alanları olabilir fakat başarılı olabilmesi için böyle bir platformun öncelikle ölçeklenebilirlik sorunun başarılı bir şekilde çözmesi gerekiyor.

Shout’Em denemek istiyorsanız, Webrazzi için oluşturduğum uygulamayı (webrazzi.shoutem.com) inceleyebilir ve üye olabilirsiniz.

Devamını Oku

Kurumsal Web 2.0 uygulamaları ve Socialcast

Kurumsal Web 2.0 uygulamaları İnternette yükselen trendler arasında. Ekonomik kriz ortamının sadece reklam gelirine endeksli çalışan şirketlerin geleceğini tehdit ettiği bir dönemde, ücretli ve klasik iş modellerine yönelmiş kurumsal uygulamaların önü daha da açıldı. Kurumsal Web 2.0 uygulamaları denince akla ilk gelen servisler white label sosyal ağ uygulamaları, kurumsal RSS çözümleri ve kurumsal verimlilik araçları. Bir kurumsal Twitter modellemesi olan Yammer‘in TechCrunch50′den zaferle ayrılmasından sonra da, mikro-blogging ve sosyal mesajlasma araçlarının kurumsal alanda kullanımı popülerlik kazanmaya başladı.

Yammer bu alanda en çok bilinen servis fakat birçok alternatif firma da bu pazara adım atmaya başladı. Pistachio Consulting geçtiğimiz günlerde 19 kurumsal mikro paylaşım servisini karşılaştıran ilginç bir rapor hazırladı. Bu servisler arasında dikkatimi çekenlerden bir tanesi Socialcast. Yammer’den çok daha önce kurulmuş olan servis, Yammer’e göre daha gelişmiş ve inovatif özellikler sunmakta.

Socialcast bir Twitter modellemesinden çok, içinde mikro-bloging’i de içeren kurumsal bir FriendFeed uygulaması. Uygulama aralarında Delicious, RSS feedleri, Twitter, YouTube, ve LinkedIn’in dahil olduğu birçok web servisinde dağılmış olan aktivitelerinizi şirket içerisinde çalışma arkadaşlarınızla paylaşmanıza olanak sağlayan bir platform. Dolayısıyla uygulama kurumsal hayat akışı aracı olarak tanımlanabilir. Bunun yanında Socialcast’in LinkedIn Answers‘a benzeyen ve kullanıcıların calışma arkadaşlarına kolayca sorular sorup, onların sorularına cevap vermelerine de olanak sağlayan bir özelliği de var. Bu özellik sistemin kurumsal verimliliği arttırmak adına eklediği önemli özelliklerden bir tanesi.

VC firmaları her zaman doğru gelir modelleri olan şirketlere yatırım yapmak isterler. Fakat Socialcast o kadar başarılı bir gelir modeli oluşturmuş ki, VC firmalarından büyük miktarlarda yatırım almaya bile ihtiyaç duymamış. Socialcast’in gelir modeli önümüzdeki dönemde çok sık göreceğimizi düşündüğüm düşük maliyetli üyeliğe dayanıyor. Buna göre, 5 çalışana kadar şirketlerden herhangi bir ücret talep etmiyorlar. 5 kişiden sonra sisteme eklenen her çalışan için şirketlerin aylık 5 dolar ödemesi gerekiyor. Ayrıca Socialcast, üniversiteler, eğitim kurumları ve sivil toplum örgütleri için de özel programlar ve fiyatlandırmalar uyguluyor.

Türkiye’de kurumsal web uygulamalarının önemi tam olarak anlaşılmış durumda değil. Bunun bir çok sebebi olabilir ama bence en önemli nokta şirketlerin hala bu tarz uygulamaların kurumsal verimliliği ciddi boyutta arttırabileceğini farketmemiş olmaları. Fakat her işte olduğu gibi, bu pazarda da gözü kara, vizyoner girişimcilere ihtiyacımız var. Kurumsal web uygulamaları konusunda Webrazzi’de daha önceden yayınlanmış iki yazıyı “Web 2.0 kurumsal boyuta geçiyor” ve “Kurumsal wiki uygulamaları yükselişte” tekrar gözden geçirmek faydalı olabilir.

Devamını Oku

TC50 kazananı Yammer ve kurumsal Web 2.0

TechCrunch50‘ye katılan girişimler arasından sıyrılarak  birinciliği kazanan Yammer.com gözleri bir kez daha kurumsal Web 2.0 uygulamalarına çevirdi.

Yammer aslında bir Twitter modellemesi ancak şirket söz konusu popüler modeli genel sosyal boyuttan kurumsal boyuta taşıyarak inovatif bir yaklaşımla fark yaratıyor ve ileride ortaya koyabileceği iş modeli ile birçok çevrenin dikkatini çekiyor.

Yammer‘ın yaptığı işi aslında çok detaylı anlatmak gerekmiyor çünkü ürün tamamen bir Twitter diyebilirim. Tek farkı ise şirketlere özel bir Twitter uygulaması olması.

Twitter‘ın sağladığı tüm özellikleri sağlayan ancak bir şirket e-posta adresi ile kayıt yaptırmayı gerektiren Yammer, ilk başta kulağa fazlasıyla standart gelse de şirket içi Twitter kullanımı ile elde edilebilecek verimliliği kısa video demosunda izlediğinizde faydaları kolaylıkla anlaşılabiliyor. Söz konusu videoya Yammer ana sayfasından ulaşabilirsiniz.

Google‘ın sunduğu kurumsal e-posta, wiki, döküman paylaşımı ve video çözümlerinin yanında, birçok şirketin sunduğu özellikle kurumsal wiki çözümleri bu alanda dikkat edilmesi gereken gelişmelerdir. Konuyla ilgili Web 2.0 Expo San Francisco zamanında paylaştığım “Web 2.0 kurumsal boyuta geçiyor” ve “Kurumsal wiki uygulamaları yükselişte” isimli yazılarımı tekrar gözden geçirmenizi öneririm.

2009 yılında çok daha yüksek değerlere ulaşacağını ve şirketler tarafından da bugün olduğundan fazla ilgi göreceğini tahmin ettiğim kurumsal Web 2.0 uygulamaları şirketlerin rutin operasyonlarının yanında dönemsel kullanımlar için de girişimciye değer yaratabilir.

Dönemsel kullanımlar olarak pazarlama ve reklam kampanyaları döneminde ya da proje süreçlerinde değerlendirilmek üzere kolaylıkla hayata geçirilebilecek bu tür servislerin sunulması şirketler için tercih sebebi olacaktır.

Yammer‘ın TechCrunch50‘de yakaladığı başarı eminim birçok yatırımcı ve girişimcinin gözünü bu alana dikmesine sebep olmuştur. Şirketin yakın zamanda yüklü miktarda yatırım alması da kaçınılmazdır.

Türkiye pazarında da fırsat gösteren kurumsal Web 2.0 uygulamalarını takip etmeyi ve Yammer‘a göz atmayı öneriyorum.

Devamını Oku


©2006-2014 Webrazzi
25 queries. 2,706 seconds. v2