Birkaç gündür video pazarında ilginç gelişmeler yaşıyoruz. Son gelişmeler bize internet üzerinden video izlemenin her ne kadar vazgeçilmez bir alışkanlık olsa da, bu sektörde kâr etmenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
Geçtiğimiz günlerde AOL sürpriz bir açıklama ile, YouTube’a rakip olan video paylaşım sitesini 18 Aralık itibariyle kapatacağını bildirdi. Kapanan servis yerine şirket, önümüzdeki dönemde TV kanalları ve yapım şirketlerinden aldığı profesyonel yapımları yayınladığı AOL Video sitesine ağırlık vereceğini söyledi.
Bu gelişme ilk başta AOL, YouTube ile baş edemedi diye yorumlansa da, aslında YouTube’un durumu da hiç parlak değil. AOL ve YouTube’un yaşadıkları sorunların temelinde de video paylaşım sitelerinin yüksek işletim maliyetlerini karşılayabilecek düzeyde reklam geliri elde edememeleri var.
Financial Times’ın yayınladığı habere göre, News Coorperation ve NBC Universal tarafından desteklenen TV programları ve film gösterim sitesi Hulu, YouTube’a göre çok daha az trafik almasına rağmen YouTube kadar gelir elde edebiliyor. Financial Times’ın Screen Digest’in rakamlarına dayanarak yaptığı habere göre 2008 yılında Hulu’nun 70 milyon dolar, YouTube’un da 100 milyon dolar reklam geliri elde etmesi bekleniyor. Ancak Screen Digest bu farkın 2009 yılında kapanacağını ve her iki şirketin de 180 milyon dolar civarında bir gelir seviyesine ulaşacaklarını öngörmüş. Fakat en can alıcı nokta ise iki şirketin kârlılık oranları. YouTube zarar ederken, Hulu’nun 2008 yılında 12 milyon dolar kâr etmesi bekleniyor.
Aslında AOL’in kapatma kararının ve YouTube’un bir türlü kâr edememesinin arkasındaki en büyük sorun, bu sitelerin kullanıcılar tarafından yüklenen videoların çoğunu paraya dönüştürememeleri. YouTube’a yüklenen videoların sadece %4’ünden para kazanabildiği tahmin ediliyor. Bunun da en önemli sebebi, video paylaşım sitelerindeki videoların çoğunun telif hakkı açısından problemli olması. Bunun sonucunda da bu siteler telif açısından problemli videolarda efektif reklam gösterimi yapamayarak gelirlerini artıramıyorlar. Dolayısıyla bu %4 geri kalan %96’nın masrafını karşılamıyor ve site zarar ediyor. Bugün Türkiye’den de YouTube, Sevenload ve benzeri sitelerde en çok izlenen Türkçe içeriğin telif hakkı alınmadan bu sitelere yüklenen diziler olduğunu tahmin ediyorum.
Fakat Hulu sitesinde gösterdiği programların tamamının telif hakkına sahip olduğundan bu videolarda istediği şekilde reklam gösterimi (özellikle video aralarında) yapabiliyor ve çok daha az kullanıcısı olmasına rağmen doğru gelir modeli ile yüksek gelirler elde edebiliyor. Birçok kişi buna karşı çıkabilir ama bence YouTube, Google’ın yaptığı en kötü yatırım.
Bu arada Hulu’nun bu yükselişine karşı, YouTube’da MGM ile bir anlaşma yaparak YouTube üzerinden film göstermeye başlayacak. Atılan bu adımla ve daha önceki yazımda bahsettiğim yeni reklam modeliyle YouTube’un durumu düzeltip düzeltemeyeceğini göreceğiz.
Risk sermayesi şirketleri nerede yanlış yaptı?
17 Kasım 2008 | Analiz, Genel, Yatırım | 3 YorumEkonomik krizin etkilerinin her geçen gün daha da derinleÅŸtiÄŸi bir dönemden geçiyoruz. 1930′lardaki büyük bunalımdan bu yana yaÅŸanan en büyük ekonomik krize ÅŸahit olduÄŸumuz bu günlerde, risk sermayesi firmalarının geleceÄŸi de birçok platformda tartışılmaya baÅŸlandı. Tartışmaların odağında TheFunded‘in kurucusu Adeo Ressi‘nin geçtiÄŸimiz günlerde Harvard Bussiness School‘da yaptığı bir konuÅŸma var. KonuÅŸmanın sunumuna bu linkden ulaÅŸabilirsiniz.
Ressi yaptığı konuÅŸmada temel olarak, risk sermayesi firmalarının yatırım modellerinin artık çöktüğünü ve bu modelin para kazandıran bir model olmaktan çıktığını belirtmiÅŸ. Böyle bir açıklama yapmasının nedeni de risk sermayesi firmlarının artık yaptıkları yatırımların karşılığını alamaz duruma gelmiÅŸ olmaları. Kısacası risk sermayesi firmaları büyük yatırımcılardan ve sermaye sahiplerinden topladıkları paraları, start-up’lara yatırıyorlar fakat yatırımların sonucunda artık zarar ediyorlar. Bunun sonucunda da yapılan yatırımlar ekonomiyi büyüterek katma deÄŸer yaratmak yerine ekonomiyi küçültüyor ve para kayıplarına sebep oluyor.
Ben bu durumu risk sermayesi modelinin bir çöküşü olarak görmüyorum. Bu durum klasik arz talep dengeleriyle açıklanabilir. Risk sermayesi firmalarının 1990′lardaki büyük kazançlarından sonra, iÅŸtahı kabaran bir çok yatırımcı bu sektöre giriÅŸ yaptı. Sonuçta sisteme kaldırabileceÄŸinden ve talep ettiÄŸinden çok daha fazla para giriÅŸi oldu. Böylece alınan risk ile kazanç arasında orantısızlık oluÅŸmaya baÅŸladı. Bu gidiÅŸatı takiben, risk sermayesi firmaları gelir modellerini doÄŸru kurabilmiÅŸ, teknolojik inovasyon getiren ÅŸirketlere yatırım yapmakla yetinmeyip yenilikçi olmayan, herkesin kolayca taklit edebileceÄŸi, gelir modeli bile geliÅŸtirememiÅŸ ve herhangi bir deÄŸer yaratmayan birçok ÅŸirkete yanlış deÄŸer biçerek yüklü miktarda nakit yatırdılar. Yatırılan bu paralar web 2.0 ÅŸirketlerinin bir türlü kâr eder duruma geçememesi ve ekonomik krizin de etkisiyle ÅŸirket alımlarının azalması ve halka arzların durmasıyla beraber yatırımcılara her hangi bir gelir getirmeyerek onları zarara uÄŸrattı.
Aslında sorunun büyük ölçüde risk sermayesi firmalarının web 2.0′dan nasıl ve ne kadar gelir elde edileceÄŸini ve bu sektörde neyin inovasyon olduÄŸunu tam olarak anlamayarak web 2.0 ÅŸirketlerine abartılı deÄŸer biçmelerini ve böylece arz-talep dengesinin bozulması olduÄŸunu düşünüyorum.
Fakat ben Ressi kadar umutsuz değilim. Arz talep dengesinde ki bu bozukluk kendi akışı içerisinde dengesini bulacaktır. Yani alınan riskler karşılığında gelen kazancın düşmesiyle yatırımlar azalacak ve risk sermayesi yeniden verimli ve pozitif değer üreten, ekonomiyi büyüten bir model olamaya devam edecektir. Bu süre içerisinde riski azaltmak isteyen yatırım şirketlerinin erken aşama sermaye aktarımlarında önemli azalmalar görülebilir. Risk sermayesi firmaları yatırımlarını iş modelini iyi kurmuş, olgunlaşan ve pazarda yerini kanıtlamaya başlamış servislere yönlendirebilirler. Bunun yanında önümüzdeki dönemde yatırımlar gelişmekte olan ülkelere kayacak gibi duruyor. Çünkü bu ülkelerdeki pazar yatırım açısından henüz doyuma ulaşmadığından, risk sermayesi firmaları göreceli olarak daha az masrafla daha çok hisse alma şansına sahipler. Bu da bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için yeni fırsatlar yaratabilir.

GÜNCELLEME: AliBaba.com tarafından bize yapılan bildirimde böyle bir ortaklığın söz konusu olmadığı bildirildi. Konuyla ilgili detaylı bilgiyi aldığımızda güncelleme yapıyor olacağız.
Aslında 1 hafta kadar önce aldığımız bir duyumdu ancak bilgimizi netleÅŸtirmeden paylaÅŸmak istememiÅŸtik. Bugün farklı kaynaklardan da doÄŸruladıktan sonra AliBaba.com‘un HemAlHemSat.com‘un çoÄŸunluk hissesini satın alarak bir süre önce zor zamanlar geçiren servise ortak olduÄŸunu söyleyebiliriz.
Bu satın alma öncesinde HemAlHemSat.com’un yönetim kademesinde de deÄŸiÅŸikliler olduÄŸunun haberini aldık, ancak bu konuda henüz kesin paylaşım yapmamız doÄŸru olmayacaktır.
Dünyanın en büyük e-ticaret platformlarından olan AliBaba.com’un HemAlHemSat.com’a ortaklığı ile birlikte ülkemizde bu alanda nelerin deÄŸiÅŸeceÄŸini merak ediyorum. Çünkü TurkTicaret.net ile AliBaba.com’un sıcak iliÅŸkileri olduÄŸunu biliyoruz. Söz konusu satın alma haberi içinde TurkTicaret.net’in payı olup olmadığını bilemiyorum ancak olabilirliÄŸini de oldukça yüksek görüyorum. Detaylı bilgi sahibi olduÄŸumuzda paylaşıyor olacağız.
DiÄŸer taraftan eBay ortaklığındaki GittiGidiyor‘un AliBaba ortaklığındaki HemAlHemSat.com’la Türkiye e-ticaret pazarında önemli bir rekabet noktasına geleceÄŸini de tahmin ediyorum. eBay’in GittiGidiyor’daki hissesini artırıp artırmayacağı henüz duyurulmamış olsada, AliBaba’nın bu kulvara giriÅŸinin GittiGidiyor için deÄŸerlendirilmesi gereken bir konu olduÄŸunu düşünüyorum, ki deÄŸerlendireceklerdir.
Elbette hali hazırda alanında lider olan GittiGidiyor’un 2009 başında Türkiye pazarına gireceÄŸini daha önce duyurduÄŸumuz eBay’in sahibi olduÄŸu PayPal ile olası entegrasyonu sayesinde saÄŸlayacağı avantajı da gözardı etmemek gerekiyor. Bunun yanında DoÄŸan Grubu’nun halen HemAlHemSat.com’da azınlık hissesi olduÄŸu söyleniyor ve grubun ÅŸirketlerinin oldum olası online ödeme sistemleri ile ilgili olduÄŸunu da unutamayız.
Bir dipnot olarak PayPal.com.tr adresinin ve PayPal Türkçe sayfalarının da yayında olduğunu kısacık geçmiş olalım.
Bu kadar kriz konuşurken aynı gün için Türkiye internet pazarından iki satın alma/yatırım haberi vermiş olmak şahsen beni memnun etti. Umarım bu parlak tablo sakinlik evresinde olduğunu düşündüğümüz pazarımız için bir devamlılık sağlar.
Facebook Mobil’de baş döndüren gelişmeler
13 Kasım 2008 | Analiz, Araçlar, Mobil, Sosyal Ağlar, Yenilikler | İlk Yorumu Yazmak İster Misiniz?
Facebook, Pazar günü mobil sitesine önemli bir ekleme yaparak, durum güncellemelerine Facebook Mobil üzerinden yorum yazılabilmesine olanak saÄŸladı. Facebook’un bildirdiÄŸine göre uygulamanın hayata geçmesinden sonra ilk 24 saat içerinde Facebook Mobil üzerinden sitedeki durum güncellemelerine 1 milyon yorum bırakıldı. Bu güncellemeden önce kullanıcılar Facebook’un mobil sitesi üzerinden durum güncellemesi yapabiliyor ve arkadaÅŸlarının yazdıklarını görebiliyorlardı. Fakat arkadaÅŸlarının güncellemelerinin altına mobil site üzerinden yorum yazamıyorlardı.
Facebook yeni tasarımı ile beraber durum güncellemelerini ve yorum yazmayı öne çıkararak, kullanıcıların Facebook içerisinde hızlı bir ÅŸekilde çok daha fazla bilgiyi arkadaÅŸlarıyla paylaÅŸmalarının önünü açmış oldu. Bu açıdan ben yeni tasarımı, Facebook’un üyelerini pasif kullanıcılardan, aktif katılımcılara dönüştürmek istemesinin bir sonucu olarak görüyorum. Son dönemde de bu dönüşümün bir parçası olarak Facebook bilgi paylaşımını artırmak ve aktif kullanıcı tabanını geliÅŸtirmek için mobil servislerinin çeÅŸitliliÄŸini ve kalitesini hızla artırmakta. Bunun sonucu da Facebook Mobil kullanıcı sayılarındaki artışa yansıyor.
Facebook’un yayınladığı rakamlara göre Facebook Mobil’i aktif (geçtiÄŸimiz 90 gün içerisinde kullanmış) olarak kullanan üye sayısı 15 milyona ulaÅŸmış durumda. Bu rakam 2008 başında 5 milyondu. Bunun yanında Facebook’un iPhone uygulaması iTunes da en popüler uygulamalar arasında ve Facebook Blackberry uygulaması da bugüne kadar 1.8 milyon defa indirilmiÅŸ. Facebook Mobil standart (m.facebook.com) ve geliÅŸmiÅŸ (x.facebook.com) olmak üzere iki farklı adres üzerinden yayın yapmakta.
Etkinliklerinizi LinkedIn’den duyurun
10 Kasım 2008 | Analiz, Etkinlikler, Sosyal Ağlar, Yenilikler | 1 Yorum
LinkedIn‘e önemli özellikler eklenmeye devam ediyor. İş ağı olarak çalışan LinkedIn’in belki de çok daha önceden eklenmesi gereken “Etkinlik” modülü hayata geçirildi. LinkedIn’de profili olan insanların büyük bölümünün amacı yeni iÅŸ baÄŸlantıları edinmek ve sektörde olan bitenden haberdar olmak. Sektörden haberdar olmak için yapılması gerekenlerin başında ise önemli toplantıları, seminerleri, organizasyonları kaçırmamak geliyor. Etkinliklerden haberdar olmak bu yüzden birçok profesyonel için büyük önem taşıyor.
LinkedIn Etkinlik sayfalarında tarih, lokasyon ve toplantı türüne göre detaylı aramalar yapılabilmekte. Bunun dışında etkinlik paylaÅŸmak, önermek, etkinliÄŸe katılacak insanları görmek mümkün. LinkedIn’in etkinlik sayfaları tasarım olarak bir numaralı rakibi Xing‘e kıyasla daha sade ve basit.
Profesyonel ağını LinkedIn üzerinden genişletenlerin bundan sonra servisin bu yönde bir bölümü olduğunu göz önüne almalarını tavsiye eder ve bu bölümlerde Türkçe etkinlik içeriğinin güncel ve yoğun olarak yer alacağını umarız.

Ek bir bilgi verecek olursam, Anderson Analytics tarafından yapılan LinkedIn araÅŸtırmasından elde edilen verilere göre LinkedIn kullanıcılarının %60‘ından fazlasının yıllık geliri $93 bin veya üzerinde. AraÅŸtırmadan çıkan en ilginç sonuç ise genel olarak 150‘nin üzerinde baÄŸlantıya sahip olan kullanıcıların yıllık gelirlerinin $200 bin - $350 bin arasında deÄŸiÅŸmesi. Bu sonuca göre ne kadar çok baÄŸlantınız varsa o kadar çok gelir elde edebilirsiniz denebilir. TechCrunch‘taki bu araÅŸtırmayla ilgili yazının yorumlarına göz atacak olursanız, insanların tanımadıkları insanlardan gelen baÄŸlantı tekliflerinden ÅŸikayet ettiklerini göreceksiniz. Sanırım birçokları “baÄŸlantı= para” denkleminin çoktan farkına varmış. Ne kadar doÄŸrudur orasını bilemiyorum…
© 2006-2008 Arda Kutsal
48 queries. 0.701 seconds.






