Teknik biri (yazılımcı) olmadan bir girişime nasıl imza atarsınız?

Bugün Amerika’da bir girişime imza atmak hemen her gencin aklındaki yegane fikir. Milyon dolara varıncaya kadar 6 haneli tohum yatırımlarının yapıldığı ve bir kaç yıllık şirketlere milyar dolarlar biçildiği bir pazar için bunun tersini beklemek de biraz anlamsız olur. Peki herkesin üretim yeteneğine sahip olmadığı ama bir girişime imza atmak istediği bir dünyada, teknik yani yazılımcı bir yetenek olmanız şart mı?

Bu soru çoğu zaman ‘iyi bir fikrim var ama uygulayacak yazılım bilgim ve param yok’ şeklinde karşımıza çıkıyor. Girişimcilerin teknik anlamda yetkin olması konusunda tutucu kişilerin haklı sebepleri elbette var. Ancak bu bir şart olmadığı gibi, teknik+iş geliştirici bir kurucu ekiple işe başlamanız girişiminizin geleceği için daha iyi olabilir. Tabii eğer ilk adımı atan sizseniz bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor.

Devamını Oku

‘Veri tabanı’ cephesindeki değişimler ve gelecekte bizi neler bekliyor?

Cloud Database1 milyar dolara satın alınan Instagram, onu satın alan Facebook, ayrıca Youtube, Twitter, Tumblr, Pinterest, mobil oyunlar, sosyal medya… Aslında kullandığımız tüm uygulama ve web siteleri, bizzat kullanıcılarından veya başka kaynaklardan topladığı verileri bizlere aktaran araçlar olarak tanımlanabilir.

Uygulama ve web siteleri veri tabanlarının sahip olduğu kısıt ve engelleri bizlere arayüzleri vasıtasıyla taşıyorlar, biz de farkında olmadan veri tabanı üzerinde yeni bir kayıt oluşturuyor, varolan kayıtı güncelliyor veya siliyoruz. Örneğin Instagram’da yeni bir fotograf çekip linkini Twitter’da paylaştığımızda aslında yaptığımız şey 2 farklı veri tabanı sorgusundan ibaret.

Kuşkusuz gelişen teknoloji ve farklılışan ihtiyaçlarla birlikte veri tabanı teknolojilerinde de ciddi bir değişim söz konusu. Bu değişimi 3 ana başlıkta incelemek gerekirse: veri tabanlarına yardımcı teknolojiler, bulut bilişim ve veri tabanları, gerçek zamanlı servis ve uygulamalar.

Devamını Oku

Instagram hikayesinden ilginç noktalar ve çıkarılacak dersler

Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alınan Instagram dün en çok konuşulan ve deyim yerindeyse dünya internet gündemini sallayan gelişmeydi. Zaten bu satın almaya gelene kadar Instagram yakaladığı büyüme, yatırım süreçleri ve satın alınma dedikoduları her daim gündemde kendisine yer bulmuştu. Ama gördüğüm şu ki aslında Instagram’ın 1 milyar dolarlık bir şirket olma noktasına gelene kadar aldığı yol pek fazla bilinmiyor.

Size Instagram’ın hikayesini anlatmayacağım. Hepimiz için bünyesinde temel 5 ders barındıran bu hikayenin ilginç olduğunu düşündüğüm noktalarının altını çizeceğim.

Devamını Oku

Instagram’ın göçmenleri nereye, neden gidiyor? [10 Instagram alternatifi]

Facebook’un Instagram’ı satın almasında elbette haklı sebepler var. Ancak bazı Instagram kullanıcılarının bundan memnun olmadığı ortada. Artan tepkilerin yanısıra yeni yer arayışları da göze batıyor.

Instagram hesaplarını kapatıp başka uygulamalara geçen (geçmeye hazırlanan) ve Instagram göçmenleri olarak adlandırabileceğimiz bu kitle Twitter başta olmak üzere tepkilerini duyurmaya devam ediyor. Tepkisini Instagram ile gösteren kullanıcılar da cabası. Peki bu kullanıcılar neden ve nereye göçüyorlar?

Devamını Oku

Facebook Instagram’ı neden satın aldı?

Instagram, Pinterest ile birlikte son zamanlarda hakkında en çok konuşulan iki yeni girişiminden biri. 30 milyonu aşkın kayıtlı iPhone kullanıcısı üyesi var. Android açılımı ile birlikte bu sayı hızla artıyor. Bu manzaraya bakıldığında Instagram büyük bir teknoloji firması tarafından satın alınabilecek ideal bir seçenek gibi görünüyor.

Yine de tüm bunları alt alta yazıp topladığınızda çizginin altında pek de 1 milyar dolarlık bir değer görünmüyor gibi. Instagram sadece mobil odaklı bir girişim. Üstelik doğru düzgün bir iş modeli de yok. 30 milyon, ya da Android etkisiyle 50 milyon kullanıcısı derseniz, bu gezegen üzerinde 50 milyon kullanıcıya ihtiyaç duymayacak belki de tek şirket Facebook.

Peki Facebook, Instagram’ı neden bu kadar cömert bir teklifle satın aldı? Emin olun, geçerli nedenleri var.

Devamını Oku

İçerik kalabalığı sorun yaratsa da en önemlisi yine o

İnternet içerik üretimi anlamında geleneksel medyanın önüne geçiyor. Ancak bu hızlı ve dengesiz büyüme, odaklanma hızımızın önüne geçiyor. Peki bu bilgi akışı bu hızda devam ederse içerik önümüzdeki dönemde de kral olmaya devam edecek mi?

Online kullanıcıların odaklanma sorunları ve sosyal ağlar sayesinde herhangi bir olaya karşı yankılanan sesin bir parçası olabilmesi içerik tarafına sıkıntılar getiriyor. Medyanın yeni ve güçlü ayakları olan bloglar yükselirken içerikten kazanç sağlama kültürü günlük getirilerden uzun vaadeli hedeflere uzanıyor.

WatchMojo’nun kurucu ve CEO’su Ashkan Karbasfrooshan içeriğin geleceğini, geleceğin içerikte olduğunu söyleyerek açıklamaya çalışıyor.

Devamını Oku

Mobil fotoğraf patlaması daha başlamadı bile…

Gelişmiş mobil cihazlar, uygulamalar ve web servisleri görsel web yolculuğumuzu başlatmış durumda. Kullanıcı tabanlı içeriklerde fotoğraf ve video düzenleme eğilimi giderek kendini daha fazla göstermeye başlıyor.

Instagram’ın Android uygulamasının getirdiği ‘çılgınlık‘ bu hızlı değişimin yeni bir ispatı oldu ve 6sight tarafından yapılan araştırma ile bu konuda bazı bilgiler paylaşıyor.

Söz konusu araştırmaya geçmeden önce fotoğraf paylaşımı 1 yıl içerisinde yüzde 1900 artış gösteren Instagram hakkında bir kaç rakam verelim.

Devamını Oku

Dünya Ekonomik Forumu raporu: Türkiye’de risk sermayesi bulmak çok zor

Dünya Ekonomik Forumu yıllık Küresel Bilişim Teknolojisi Raporu’nun sonuncusunu dün itiribariyle yayınladı ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 142 ülkenin teknolojik potansiyelini ortaya koydu.

İlki 2001′de yayınlanan araştırma ‘Living in a Hyperconnected World‘ başlığıyla mobil genişbant interneti ilk kez bir ölçüt olarak kabul ediyor. Dünyanın nüfusunun kesintisiz internet bağlantısına geçişini, bulut bilişimin getirdiklerini, büyük verilerin işlenmesinde karşılaşılan zorlukları, djitalleşen dünyadaki ihtiyaçları değerlendiriliyor.

Ekonomik dengeleri değiştirecek unsurların incelendiği 441 sayfalık rapor ICT, ITU gibi dünya çapındaki teknoloji odaklı araştırma kurumları, Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası gibi kaynaklardan alınan veriler ve yöneticiler arası yapılan özel bir araştırmanın sonuçlarından oluşuyor.

Devamını Oku

McKinsey: Türkiye heyecan uyandıran pazarlar arasında ama…

Teknolojinin yaygınlaşmasıyla özellikle genç nüfusa ve yüksek iş gücüne sahip pazarlar daha fazla öne çıkıyor ve  bu pazarların  uluslararası pazardaki yeri sıklıkla analiz ediliyor. McKinsey’nin hazırladığı 224 sayfalık rapor da geleceğin heyecan uyandıran pazarlarında internetin etkisini mercek altına alıyor. Ve tabii raporda Türkiye’ye özel bir yer veriliyor.

Rapor 2010 için internet kullanımına dair verilerle açılışı yapıyor.  Buna göre, ‘heyecan veren’ 30 pazarda 1 milyar internet kullanıcısı ve 535 milyon sosyal ağ üyesi bulunuyor. Dünya genelinde internet kullanıcı sayısı 2 milyarı, sosyal ağ kullanıcı sayısı 957 milyonu buluyor.

Devamını Oku

Sosyal etkileşimli e-kitaplar hayatımızda nasıl bir yer edinecek?

Mathew Ingram, “Kitapları sosyalleltirmek iyi mi kötü mü?” sorusuyla en önemli meselelerden birini düşünmeye itiyor bizi. Gerçekten okuma alışkanlığımızı değiştiren sosyal kitap yeniliklerine hazır mıyız? Yoksa kendimizi teknolojinin akışına bıraktıkça okuma alışkanlığımız gerileyecek mi?

Peki ya hayati yeteneklerden önce dijital yeteneklere sahip olmaya başlayan Z kuşağının kitap kurtları yetiştirmesi mümkün mü?

İyi bir okuyucu olmak, hemen her şey gibi küçük yaşta edinilen alışkanlıklardan biri. Ancak teknolojik gelişim hayatımızı hiç olmadığı kadar etkiliyor ve yeni teknolojileri bazen severek bazen de gayri ihtiyari kullanmaya başlıyoruz.

Devamını Oku


©2006-2012 Webrazzi
52 queries. 0,506 seconds. v2