Kurumsal iletişim aracı olarak “micro blogging” fikrinin yaygınlaşmaya başlaması ile berber, birçok start-up son dönemde Twitter benzeri ürünleri ile pazarda yerini almaya başladi. LeWeb 2008 de yarışacak şirketlerden bir tanesi olan Shout`Em sunduğu birçok özellik ile gittikçe kalabalıklaşan micro-blogging pazarında kendine sağlam bir yer edinebilecek şirketlerden bir tanesi gibi duruyor.

Shout`Em’in amacı topluluklar, popüler web siteleri ve şirketler için özelleşmiş Twitter veya Pownce modellemeleri yaratmak. Bu açıdan daha önce bahsettiğimiz Yammer ve SocialCast tarzı kurumsal uygulamalara çok benziyor. Fakat benzerlerinden farklı olarak Shout`Em kullanıcılarına gelişmiş kişiselleştirebilme seçenekleri sunmakta. Bu seceneklerden en dikkat çekeni ise Shout`Em’in sunduğu geniş tasarım özelleştirme araçları. Bu araçları kullanarak oluşturduğunuz Twitter tarzı sosyal ağınızın tasarımını hazır temaları kullanarak yada kendi CSS’inizi ekleyerek değistirmeniz mümkün. Ayrıca, servis oluşturduğunuz Twitter modellemenizi kendi sitenize entegre etmenize de olanak sağlıyor. Bunun yanında Shout`Em ile kısıtlı bir kullanım için kapalı bir mikro-blogging ağı yaratılabileceği gibi, genel kullanıma açık herkesin üye olabileceği ağlar kurmak da mümkün.

Shout`Em ücretsiz bir servis olmasına rağmen kullanıcılarına paralı “premium” servisler de sunmakta. Premium servislerinden en çok dikkat çekeni kendi ağınıza reklam yerleştirebilme özelliği. Bedava hesaplarda  Shout`Em kendi oluşturduğu reklamların gösterimi yapmakta. Bunun yanında premium üyelik programları ile servisin size sağladığı adres dışında, oluşturduğunuz ağı kendinize ait bir web adresinde göstermenize de olanak sağlıyor.

Shout’Em tarzı bir platformun çok geniş bir kullanım alanı olabilir. Kurumsal iletişim aracı olarak kullanılabileceği gibi web siteleri için üyeler arası iletişim aracı olarak da düşünülebilir. Ya da özel ilgi alanlarına sahip kullanıcıların birbirleri ile bilgi paylaşımı yapmaları için Twitter ağları oluşturdukları bir platform olarak da şekillenebilir.

Kısacası bu tarz bir servisin çok çeşitli kullanım alanları olabilir fakat başarılı olabilmesi için böyle bir platformun öncelikle ölçeklenebilirlik sorunun başarılı bir şekilde çözmesi gerekiyor.

Shout’Em denemek istiyorsanız, Webrazzi için oluşturduğum uygulamayı (webrazzi.shoutem.com) inceleyebilir ve üye olabilirsiniz.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Stanford Üniversitesinden bir grup araştırmacı geliştirdikleri yöntem ile videoların içerisine sahnelerin doğal bir parçası gibi gözükecek şekilde dinamik resim ve video eklemenin basit bir yolunu geliştirmişler. Bugüne kadar videoların içerisindeki yüzeylere video ve resim yerleştirmek çok yüksek maliyetli ve zahmetli bir teknikti. Fakat kendilerine ZuneVison adını veren bu grubun geliştirdiği yöntem ile video ve resim ekleme tekniği internet üzerinden herkesin kolayca ulaşabileceği bir uygulama haline gelebilir gibi görünüyor.

ZunaVision’in geliştirdiği algoritma (“3D Surface Tracker Technology”) resim veya video yerleştirilmek istenilen zeminleri tarıyor. Bulduğu sonuçlara ve yerleştirilmek istenen resim veya videonun görüntü özelliklerine göre zeminin ve eklenen objenin ışık, gölge ve renk ayarlarını kendisi düzenliyor. Bu da eklenen objenin zeminin doğal bir parçasıymış gibi algılanmasına olanak sağlıyor. Ayrıca eklenen resim veya video kamera ve görüntü açılarındaki değişime göre, pozisyonunu, şeklini ve boyutlarını kendisi ayarlıyor. Bu sayede eklenen videoların veya resimlerin zeminlere yapay bir şekilde yapıştırılmış gibi durmasının önüne geçilmiş olunuyor. Örnek olarak resim eklediğiniz yüzeyin önünden başka bir obje geçtiğinde eklenen resim görüş alanından çıkıyor ve önünden geçen objenin arkasında kalıyor.

Böyle bir teknoloji video paylaşım siteleri tarafından kullanılmaya başlanırsa video paylaşım sitelerinin gelir sorununa cevap olabilecek bir video içi reklam yöntemi ile karşılaşabiliriz.

Bu linkten benim Webrazzi için hazırladığım reklamı inceleyebilirsiniz.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Elektronik kart dediğimiz internet üzerinden mail yoluyla gönderilen kutlama kartları e-postaların yeni olduğu dönemlerde çok popülerdi. Bir çok sitede bu işte rekabet içindeydi. Bu dönemden sonra  ekart siteleri birer birer yok oldu ve sadece büyük portalların ekart servisleri hayatta kaldı. Mynet, Turk.net, E-Kolay gibi portallar bu işe devam ediyor.  Bu portalların servisleride ilkel mail adresini yaz, resmi seç gönderden ileriye gitmiyor. Başka bir özel girişimde bulunmamakta, en azından benim bildiğim yok varsa lütfen paylaşın.

Aslında çok da zor bir iş olmamasına rağmen bu alanda özel girişimci bulunmamakta. Grafik olarak desteklenmiş, gelişmiş özelliklere sahip bir e-kart hazırlama aracıyla çok trafik çekilen bir ortam yaratılabilir. Aynı servisin sosyal ağlarla entegrasyonu yapılararak, kullanıcı tabanını gelişletip farklı işlere yönelmesi de mümkün.

Yabancı sitelerden örnek verecek olursak, MyPunchBowl online organizasyon planlama ve davetiye gönderme sitesi olarak yayın yapıyordu. Dün kendi bloglarından yaptıkları açıklamayla, servisleri arasına e-kart gönderme eklendi. Daha önce davetiye hazırlamak için kullandıkları gelişmiş görsel editörleri e-kart için tekrar düzenlenmiş ve ortaya kolay kullanımlı özel e-kartlar hazırlayabileceğimiz bir araç çıkmış. Aracın özelliklerini sayacak olursak; font değiştirme, kartın rengini değiştirme, gönderilecek kartın üzerine resim eklemek gibi aksiyonlar mevcut. Ayrıca ekartınızı Twitter ve Facebookta paylaşmak da mümkün.

Ne yazık ki Türkiye’de yukarıda saydığım e-kart sitelerinin hepsinde sadece kart seçip, mail adresi yazılıp gönderiliyor. Gelişmiş bir e-kart aracı hazırlanmamış, sosyal ortamlarla da herhangi bir etkileşim içerisine girilemiyor.

Ülkemizdeki 26 milyon internet kullanıcısının büyük çoğunluğunu temel internet kullanıcısının oluşturduğu düşünüldüğünde e-kart üzerine yoğunlaşmış bir servisin trafik yönünden sıkıntı çekmeyeceğini düşünüyorum. Hevesli girişimcilerin dikkatine…

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Facebook, Pazar günü mobil sitesine önemli bir ekleme yaparak, durum güncellemelerine Facebook Mobil üzerinden yorum yazılabilmesine olanak sağladı. Facebook’un bildirdiğine göre uygulamanın hayata geçmesinden sonra ilk 24 saat içerinde Facebook Mobil üzerinden sitedeki durum güncellemelerine 1 milyon yorum bırakıldı. Bu güncellemeden önce kullanıcılar Facebook’un mobil sitesi üzerinden durum güncellemesi yapabiliyor ve arkadaşlarının yazdıklarını görebiliyorlardı. Fakat arkadaşlarının güncellemelerinin altına mobil site üzerinden yorum yazamıyorlardı.

Facebook yeni tasarımı ile beraber durum güncellemelerini ve yorum yazmayı öne çıkararak, kullanıcıların Facebook içerisinde hızlı bir şekilde çok daha fazla bilgiyi arkadaşlarıyla paylaşmalarının önünü açmış oldu. Bu açıdan ben yeni tasarımı, Facebook’un üyelerini pasif kullanıcılardan, aktif katılımcılara dönüştürmek istemesinin bir sonucu olarak görüyorum. Son dönemde de bu dönüşümün bir parçası olarak Facebook bilgi paylaşımını artırmak ve aktif kullanıcı tabanını geliştirmek için mobil servislerinin çeşitliliğini ve kalitesini hızla artırmakta. Bunun sonucu da Facebook Mobil kullanıcı sayılarındaki artışa yansıyor.

Facebook’un yayınladığı rakamlara göre Facebook Mobil’i aktif (geçtiğimiz 90 gün içerisinde kullanmış) olarak kullanan üye sayısı 15 milyona ulaşmış durumda. Bu rakam 2008 başında 5 milyondu. Bunun yanında Facebook’un iPhone uygulaması iTunes da en popüler uygulamalar arasında ve Facebook Blackberry uygulaması da bugüne kadar 1.8 milyon defa indirilmiş. Facebook Mobil standart (m.facebook.com) ve gelişmiş (x.facebook.com) olmak üzere iki farklı adres üzerinden yayın yapmakta.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Google, mail servisi Gmail‘i rakiplerinin önüne taşımak için hamlelerini birbiri ardına sıralıyor. Bugün itibariyle Gmail üzerinden görüntülü konuşma sistemi devreye girdi. Görüntülü iletişim için tek yapılması gereken internet tarayıcısına küçük bir eklenti kurmak. Eklenti kurulduktan sonra Gmail hesabının sol menüsünde bulunan “Sohbet” bölümünden konuşmak istediğimiz kişinin üzerine gelip, açılan menüden “Video ve Daha Fazlası” sekmesinden videolu veya sesli konuşmayı başlatabiliyoruz.

Görüntülü konuşma işlemi internet tarayıcısı üzerinden yapıldığı için işletim sistemi ayırt etmeksizin çalışıyor. Belli başlı internet tarayıcıları için eklenti mevcut. Firefox, Internet Explorer, Safari ve tabi ki Chrome.

Google blogundaki açıklamaya göre görüntülü konuşma özelliği İsveç ve Amerika’daki Google ofislerinin ortak çalışması sonucu ortaya çıkmış. Google Nisan 2007′de İsveç merkezli videolu e-meeting start up’ı Marratech’i satın alığından beri bu iş üzerinde çalıştırıyordu büyük ihtimalle.

Garip olan ise Google’un masaüstü chat programı Google Talk‘ta herhangi bir video özelliğinin bulunmaması. Google’un hayata geçirdiği, basit internet tarayıcısı üzerinden görüntülü iletişim kurmak, başta Skype olmak üzere bu konseptte hizmet veren bütün şirketleri etkileyecektir.

Google köşesinden verebileceğimiz bir diğer haber ise Google Reader‘a eklenen otomatik çeviri özelliği. Google, Translate ile elde ettiği becerisini birer birer diğer ürünlerine entegre ediyor. Türkiye’de de çok popüler olan Google Reader’a eklenen otomatik çeviri özelliğiyle farklı dillerdeki sitelerin RSS beslemelerini kolayca İngilizce’ye veya başka bir dile çevirerek okuma imkanı veriyor. Ne yazık ki Google hala Türkçe’yi çeviri dilleri arasına eklemedi. Yani bu özellik bizim için çok bir anlam ifade etmeyecek. Japonca veya Çince internet sitelerini takip ediyorsanız tabi büyük kolaylık sağlayacaktır.

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu
Crenvo

© 2006-2008 Arda Kutsal
45 queries. 0.721 seconds.