Dergiler için YouTube: Mygazines.com
13 Ağustos 2008 | Dosya Paylaşımı, Yeni Girişimler | 7 Yorum
Başlık biraz anlamsız gelebilir başta ama bu servisi en iyi tanımlayan cümle bu gibi geldi. Evet, Mygazines.com dergilerin, broşürlerin ve katalogların kullanıcılar tarafından sisteme gönderildiği ve sonra herkes tarafından okunabildiği yeni bir servis.
İlk görüşte aklıma emecmua.com geldi ama arada büyük bir fark var. Mygazines.com‘da içeriÄŸin tamamına serbest ve ücretsiz olarak ulaşılabiliyor ve dediÄŸim gibi içeriÄŸi kullanıcılar gönderiyor.
Dergilerde geçen makaleleri arama imkanı da sunan Mygazines.com‘da, mesela “TechCrunch” gibi bir arama yaparsanız BusinessWeek‘den Wired‘a, Forbes‘dan TIME‘a kadar TechCrunch’ın adının geçtiÄŸi tüm sayılara ve makalelerin taranmış görüntülerine ulaÅŸabiliyorsunuz. Zaten benim en bayıldığım özelliklerden biri bu oldu diyebilirim.
İstediğiniz dergiyi ya da makaleyi sistem dahilinde favorilerinize ekleme imkanı sunuluyor olması da ayrıca güzel olmuş. Okuduğunuz makalelerle ilgili yorum yapabildiğinizi ve sistemde bir tür arkadaş ağı oluşturulduğunu belirtmeme gerek yok herhalde.

Henüz çok yeni olmasına karşılık içerik olarak doyurucu gözüken Mygazines.com‘un popülaritesinin artması ve kullanıcılar tarafından tutulması durumunda nasıl bir zenginlik sunacağını tahmin edebiliyor musunuz?
İnternette içerik paylaşımı adına modellenen ve dökümanlar için YouTube ÅŸeklinde tanımladığımız SlideShare ve DocStoc gibi servislerin yanına dergiler için hayata geçmiÅŸ olan Mygazines.com‘un dahil olmasına ÅŸahsen sevindim.
Sürekli okunan yabancı dergilerin neredeyse hepsi zaten içeriklerini online paylaşıyorlar ancak bu şekilde farklı dergilerin de keşfedilmesinin kolaylaştırılması bence bu tür bir üründe değer yaratan taraf oluyor.
Arşivler zenginleşirken, sosyal ağınız farklılaştırılır; Docstoc.com
30 Nisan 2008 | Analiz, Bilgi Kaynakları, Dosya Paylaşımı, Fırsatlar, Sosyal AÄŸlar | 1 YorumBöyle eÄŸlenceli baÅŸlıkları ancak eÄŸlendiÄŸim çalışmalarla karşılaşınca atıyorum. BilinirliÄŸi bugünlerde yeni yeni artmaya baÅŸlayan bir betayı daha sizlerle paylaÅŸmak istiyorum. Web’i kullanalım, sevelim, elleyelim böyle oyuncaklarını diyemeden de geçemeyeceÄŸim. Alexa reytinglerinde bayrağımız hep yükseklerde olsa; daha güzel olacak her ÅŸey! Konu yine sosyal aÄŸlar. Sosyal aÄŸlar yavaÅŸ yavaÅŸ ayrışacak ve farklılaÅŸacak. Åžu an sadece bir iletiÅŸim aracı, anlık mesajlaÅŸma servisi algısıyla kullanmaya baÅŸladığımız uygulamaların kendi kendilerini farkında olmadan öldürdüklerini bir çok yönden kuÅŸbakışı ÅŸekilde görecek, nerede yanlış yaptıklarını tek tek parmakla göstereceÄŸiz ~2 sene içindeki süreç sonunda. Åžimdi söz .docstoc‘ta!
Profesyonel ya da profesyonel olmayan dökümanlar paylaşılmazsa çoğalmayacak olan bilginin ürünleri. Bilgiler bir şekilde insanlara ait ve insanlar odaklı bir şekilde bilgiye sahip olmayı sürdürmek - ilgilendiği konularda uzmanlaşmakla yükümlü. Oyunun doğası gereği bu böyle! İşte tam bu oyuna göre kurgulanmış bir uygulama daha olan Docstoc beta yayında şu an.

Docstoc sadece bir stok değil. Dökümantasyonlarınızı kullanıcı dostu bir hale getirmek, onu web havuzunda anlamlandırmak ve bu sırada ilgili konularda kendinizi veya şirketinizi göz önüne çıkartabilecek trafiği sağlamak için başarıyla kurgulanmış. Benzerlerinden farkı da; sosyal ağı kurgusundaki sihirli formülde diyebilirim. Kullanıcıyı ön plana çıkartması. Bunu kullanıcının webdeki tüm diğer araçlarını bir arada profilinde paylaşmasına izin vererek, ilgili konulardaki insanları birbirlerine ve dökümanlara başarılı bir şekilde yönlendirerek yapıyor. Ayrıca arama motorlarıyla uyumunu koruduğunuz sürece şirketinizin hakim olduğu konularda paylaştığınız dosyalar, arama motorlarından trafik(doğrudan pazarlama) olarak geri dönebilir.

Ortaya atılan ve uygulanan yaratıcı fikirleri severim ama uygulanmış bir fikri yeniden ele alıp doÄŸru bir ÅŸekilde tekrardan uygulayıp-baÅŸarmak çok daha ayrı bir iÅŸ. Gönül rahatlığıyla dökümantasyon uygulamalarının Youtube‘una hoÅŸgeldin diyorum!
Ayrıca ben yazıyı yazarken Selim Yörük‘le birbirimize sataÅŸma fırsatı bulduk. Selim Docstoc‘un benzer uygulama olan Scribd yanındaki ÅŸansının az olduÄŸunu söyledi. Ama mecra konusundaki görüşümüz onunla aynıydı: “googledocs microsoft’un katı office’inden alıp online dökümana çevirdi bu mecrayı ve ÅŸimdi de google’dan daha hızlı olanlar, youtube benzeri bir atakla dökümanları daha paylaşılabilir kıldılar“.
Ne diyeyim web 2.0 kazansın! ; )
Damla damla fark yaratan gizli havuz: Drop.io
25 Şubat 2008 | Analiz, Dosya Paylaşımı, Genel, Sosyal Ağlar, Yeni Girişimler, Yenilikler | 1 Yorum
Kendini sevdiren çok az internet sitesi ile karşılaşırız. Bunun sebebi bizim siteler konusundaki seçiciliğimiz değil, müşterisini yani bizleri seçmeyi denemeyen şirketlerin sayısının fazlalığıdır. Drop.io dosya paylaşımını bir çok alternatif modüller sunarak sağlayan ve kendini sevdiren siteler listeme eklediğim son web çalışması. Sıkça kulladığımız dosya paylaşım sitelerinin arasında ön plana çıkmasını da kendini kullanıcının ihtiyaçlarına yönelik sade bir paket halinde sunabilmesine borçlu.
Drop.io sitesine girdiÄŸimiz anda sadelikle karşılaşıyoruz. Sol kısımda “Sade -gizli dosya deÄŸiÅŸimi-” vurgusu altında net bir tanım ve bilginin devamı için yönlendirme yer alıyor. Telefon, e-mail ile dosya paylaşımı yapabileceÄŸimizi ve bunun yanında widget olarak kullanılabileceÄŸini gösteriyor. Sol kısmın en alt kısmında da sitenin olası kullanım alanları yer alıyor. ArkadaÅŸlar ve aile arasında medya paylaşımı, akademik doküman paylaşımı, çalışma guruplarıyla kaynak paylaşımı, toplantılar için anlık olarak paylaşım alanı ve kiÅŸisel dosya deÄŸiÅŸiminde faydalı olabileceÄŸini ana sayfada bulundurarak kullanıcıyı akıllıca yönlendiriyorlar.
Asıl odak olan sağdaki hesap yaratma menüsündeki tüm girişlerimizi, sisteme dahil olduktan sonra değiştirebiliyoruz. Sistemdeki bu esnekliğin kendisi de ayrıca bir yenilikçilik olarak gösterilmeli diye düşünüyorum. Sistem bizden kullanıcı girişi, dolayısıyla bir e-mail onaylaması istemedi.
O kadar özenli ayrıntılarla süslü ki, alttaki kırmızı “Drop it.” düğmesinin rengindeki seçim bile kurgulu. Detaylandırmaya bu site için devam etmiyorum; çünkü bundan sonra sitenin sıcak renk haritasının çıkartmam sonrasında da seçilen yazı karakterlerini ve boyutlarını incelemem gerekecek; bu detaylarda baÅŸarılı olduÄŸuna inandığım web uygulamalarını birer birer sizinle paylaÅŸacağım.
Åžu an hazırız; sinsice en altta yer verilmiÅŸ olan gizlilik sözleÅŸmesi ve kullanım ÅŸartlarını kabul ederek, kırmızı “Drop.it” tuÅŸuyla hesabımızı açabiliriz. : )
Hesabı açtıktan sonra her türlü dosya türünü, linki ve notu açtığınız alana ekleyebilir; ayrıca gerekli izinleri verdikten bu alanı genel olarak kullanıma açabilirsiniz hatta bunu kendi web sitenize ekleyebileceÄŸiniz widget ile de yapabilirsiniz. (Widget’ın örnek bir sitedeki ekran görüntüsü için tıklayın.)
Ek olarak yer alan alternatif uygulamalardan benim ilgimi en çok telefon ile ses kaydedebilme modülü çekti; rakipleri olabilecek olan Box.net ve Yousendit sitelerinde olmayan bir özellik olması siteyi farklılaÅŸtırıyordu. Her sayfanın ayrı bir dahili numarası olduÄŸunu farkettiÄŸimde ise bu iÅŸin uzun vadede çok farklı fikirlere ilham olacağını hissettim. Bu modülde; belirtilen numarayı arayıp, dahili numarayı çevirerek sesli mesaj bıraktıktan sonra, sesiniz -.mp3 formatında- enteraktif dosyalarınızın arasında yerini alıyor. Fikir ilk olarak uygulanmasa da, doÄŸru uygulanan ilk uygulama olarak yerini alıyor. Daha önce Twitter API’leri ile denenen Twittergram sitesinde ve bir kaç sitede daha aynı sistemin uygulanmış olması; bu modülün ilk olarak Drop.io’da uygulandığı algısını hiç bir zaman deÄŸiÅŸtiremeyecek. Tıpkı Ebay’ın ilk alışveriÅŸ sitesi, Amazon’un ilk online kitap satış sitesi veya Google’ın ilk arama motoru olmadığı gerçeÄŸinde olduÄŸu gibi…
Uygulamaya dönersek; alternatifler arasında; gizli konferans ve faks seçeneği sunulmuş olduğunu görüyoruz. Gizli konferansın kaydedilmeyeceği de vurgulanarak sitenin tam bir gizli koordinasyon merkezine dönüştürülebileceği gösterilmiş. Açılan her özel alanın paylaşılması için de RSS, e-mail aboneliği ve tabii ki gizli olmayan alanlar için yer imi kutusu bulunuyor.
Özgün bir deneme yapabiliriz düşüncesiyle açtığım kullanıcı şifresi webrazzi olan drop.io/deniyoruz alanını da eğlenceli bir şekilde kullanıp; çılgınca paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Fakat ücretsiz olan 100 MB olan limiti yükseltmek için 10$ gibi bir ücret istiyorlar. Sınırsız alan yaratma şansı olduğu için, bu sınırlamanın ve fiyat politikasının çok yakında değişebileceğini düşünüyorum. (Alanın silinme olasılığı olduğu için admin şifresini paylaşamadım, denemek isteyenler yeni bir alan yaratsınlar; gerçekten keyifli bir uygulama - denemiş olursunuz.)
Drop.io gerçekten ilham veriyor!
Kevin Rose’dan yeni giriÅŸim Pownce
28 Haziran 2007 | Dosya Paylaşımı, Mesajlaşma, Sosyal Ağlar, Yeni Girişimler | 7 Yorum
Digg‘in kurucusu Kevin Rose tarafından duyurulan ve henüz özel beta aÅŸamasında sadece davetiye ile üye kabul edilen Pownce bir tür web tabanlı paylaşım platformu.
Dosya, link, etkinlik ve mesaj gönderim imkanı sunan servis, oluşturduğunuz sosyal ağınız dahilindeki kullanıcılarla web üzerinden ya da masaüstü uygulaması ile paylaşım gerçekleştirebilmenizi sağlıyor.
Pownce‘ın masaüstü uygulaması eski adı Apollo olan Adobe Integrated Runtime (AIR) ile yaratılmış.
Hem sosyal aÄŸ hem de paylaşım odaklı bir yapıda modellenmiÅŸ olan Pownce‘ın yayına alındıktan sonra inanılmaz bir ilgi göreceÄŸi ve büyük ses getireceÄŸi konusunda hiç şüphem yok.
Dilerseniz Kevin Rose‘un Pownce‘daki profil sayfasını inceleyebilir ve servis hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.
Farklı bir program arşivi Deligio
5 Mart 2007 | Dosya Paylaşımı, Fırsatlar, Yeni Girişimler | 1 Yorum
Standart program indirme sitelerinden farklı olarak, programları etiketleme ve favorilerinize ekleme özellikleri bulunan Deligio‘nun programları puanlama ve yorumlama gibi olmazsa olmaz özellikleri de bulunuyor.
Bu şekilde bir giriş yaptığımda aslında servisi çok da iyi anlatamadığımı farkettim. Aslında Deligio için social downloading (sosyal dosya indirimi) gibi bir tabir kullanırsam sanırım çok daha iyi anlaşılacak.
Web 2.0 tadında bir program arşivi olan Deligio basit arayüzü, kolay kullanımı ve etiketleme sisteminin sağladığı fayda ile bildiğimiz servislerin aksine son derece inovatif tarzı ile dikkatimi çekti.
Özellikle fark yarattığı özelliklerine baktığımızda, belirli bir etiket ile başlayıp, sonrasında farklı etiketleri aramaya katarak ilerlemek istediğiniz programa ulaşmanızı kolaylaştırıyor. Bunun yanında AJAX ile desteklenmiş favorilere ekleme özelliği de beğendiğiniz programlardan kendi arşivinizi oluşturmanız için keyifli bir araç olarak gözüküyor.
AJAX demiÅŸken, Deligio‘nun genel yapısı AJAX ile modellenmiÅŸ. Bu sayede de zaten son derece kolay olan arayüz, kullanım kolaylığı ve hız ile birleÅŸip bu baÅŸarılı uygulamayı yaratmış.
Hayata geçirilmesinin kolay olmasının yanında, kapsamındaki programlara sadece link veriyor olmasından dolayı maliyetlerinin düşük olacağı da göz önünde bulundurulduğunda, girişimciler için ülkemizde de uygulanabilecek bir model olduğunu belirtmek isterim.
İşin giriÅŸim boyutunun yanında, Deligio‘yu program arayan kullanıcılar için de denenebilecek bir kaynak olarak gösterebilirim.
© 2006-2008 Arda Kutsal
47 queries. 0.593 seconds.





