Zynga, Facebook Connect’li ilk iPhone oyununu yayınladı
14 Kasım 2008 | Fırsatlar, Mobil, Oyun, Sosyal Ağlar, Yeni Girişimler | 4 YorumGeçtiğimiz günlerde hizmete sunulan ve bizimde haberini yaptığımız Facebook Connect ilk meyvelerini vermeye başladı. Facebook ve MySpace gibi sosyal ağlara oyun uygulamaları hazırlayan Zynga, iPhone için geliştirdiği Live Poker oyununa Facebook Connect ile bağlanma imkanı sağladı
Bu hizmetle birlikte iPhone’nundan Poker oynamak isteyenler Facebook’tan arkadaşlarını masalarına davet edip, uzun Poker geceleri geçirebilecekler. Tabi iPhone’larının şarjı izin verdiği müddetçe…. Oyunda Facebook dışında Myspace, Bebo, Hi5 ve Zynga’nın kendi profilini de kullanmak mümkün.
Facebook ve MySpace’de en çok oynanan oyunlarından olan Texas Hold’em Poker’in yaratıcısı da olan Zynga, sosyal ağlar ve mobil uygulamaları birleştirerek geleceğin oyun kültürünün en önemli oyuncularından biri olmaya aday.
Zynga oyunlarını çeşitli sosyal ağlarda profillerine ekleyen oyuncu sayısı 10 milyonu geçiyor. Günlük aktif oyuncu sayısı ise 4 milyon civarı olarak söz ediliyor. Apple CEO’su Steve Jobs’un 2008 sonu iPhone 3G satış tahmininin 10 milyon olduğu göz önüne alındığında, Zynga networküne Live Poker ile bir kaç milyon kullanıcı daha dahil olacak diyebiliriz.
Sosyal ağlara yönelik oyun geliştirmenin geleceğinin çok parlak olduğu ve bu piyasadaki şirketlerin milyon dolarlık yatırımcılar bulabildiği görülürken, Türkiye’de neden bu piyasaya ciddi olarak iş yapan şirket bulunmadığı ise büyük bir soru işareti. Bir örnek verecek olursam, Facebook’un en popüler oyunlarından 4′üne imza atan Londra merkezli Playfish geçtiğimiz ay $17 milyon yatırım aldı ve toplam yatırım miktarını $20 milyon’un üzerine çıkardı.
Çok fazla ciddi alınmaması gerektiğini önersek de alternatif azlığından Alexa Türkiye 100‘e bakarsak, listede bir kaç tane oyun sitesi görüyoruz. Bu sitelerin günlük ziyaretçi sayıları milyonları buluyor. Çok basit bir analiz olsada genel olarak şunu çıkartabiliriz ki, Türk internet kullanıcısı söz konusu olunca online oyun piyasası kesinlikle dikkate alınması gereken ve fırsatlarla dolu bir alandır…
Facebook Mobil’de baş döndüren gelişmeler
13 Kasım 2008 | Analiz, Araçlar, Mobil, Sosyal Ağlar, Yenilikler | İlk Yorumu Yazmak İster Misiniz?
Facebook, Pazar günü mobil sitesine önemli bir ekleme yaparak, durum güncellemelerine Facebook Mobil üzerinden yorum yazılabilmesine olanak sağladı. Facebook’un bildirdiğine göre uygulamanın hayata geçmesinden sonra ilk 24 saat içerinde Facebook Mobil üzerinden sitedeki durum güncellemelerine 1 milyon yorum bırakıldı. Bu güncellemeden önce kullanıcılar Facebook’un mobil sitesi üzerinden durum güncellemesi yapabiliyor ve arkadaşlarının yazdıklarını görebiliyorlardı. Fakat arkadaşlarının güncellemelerinin altına mobil site üzerinden yorum yazamıyorlardı.
Facebook yeni tasarımı ile beraber durum güncellemelerini ve yorum yazmayı öne çıkararak, kullanıcıların Facebook içerisinde hızlı bir şekilde çok daha fazla bilgiyi arkadaşlarıyla paylaşmalarının önünü açmış oldu. Bu açıdan ben yeni tasarımı, Facebook’un üyelerini pasif kullanıcılardan, aktif katılımcılara dönüştürmek istemesinin bir sonucu olarak görüyorum. Son dönemde de bu dönüşümün bir parçası olarak Facebook bilgi paylaşımını artırmak ve aktif kullanıcı tabanını geliştirmek için mobil servislerinin çeşitliliğini ve kalitesini hızla artırmakta. Bunun sonucu da Facebook Mobil kullanıcı sayılarındaki artışa yansıyor.
Facebook’un yayınladığı rakamlara göre Facebook Mobil’i aktif (geçtiğimiz 90 gün içerisinde kullanmış) olarak kullanan üye sayısı 15 milyona ulaşmış durumda. Bu rakam 2008 başında 5 milyondu. Bunun yanında Facebook’un iPhone uygulaması iTunes da en popüler uygulamalar arasında ve Facebook Blackberry uygulaması da bugüne kadar 1.8 milyon defa indirilmiş. Facebook Mobil standart (m.facebook.com) ve gelişmiş (x.facebook.com) olmak üzere iki farklı adres üzerinden yayın yapmakta.
Facebook yok, MySpace yok, iPhone yok!
27 Ekim 2008 | Analiz, Mobil, Pazarlama, Sosyal Ağlar | 16 Yorum
Sizde olabilir, kullanabilirsiniz, ama günümüz fenomenlerini kullanmayan milyonlarca insan var. Yoğun olarak dünyanın öbür tarafında bir adada yaşıyorlar ve hepsinin gözleri çekik… Evet Japonya’ya Facebook, MySpace ve iPhone fenomeni pek de uğramadı. Nasıl olur da bu 3 fenomen Japonya’da tutmadı? Kuru fasülye Mozambik’te neden tutmadı gibi bir soruya benzese de günümüzün çığır açan sosyal ağlarından Facebook, MySpace ve devrim yaratan iPhone, Japonya’da hiç de popüler değil.
Bunun sebebi Japonya’nın internet dünyasında geriden gelmesi değil, nitekim internet kullanımında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Zaten fazlasıyla yaygın olan internet sektörünün boyutlarını 2007 yılındaki 5.6 milyar dolarlık online reklam pastası açıkça belli ediyor. Peki Japonlar ne yapıyor? İsterseniz Facebook ve MypSpace’ten yani sosyal ağlardan başlayalım. Birbirlerini “poke”lamak ya da resimlerini “tag”lemek onlara göre değil diyorsanız haklısınız. Japonya’da poke’lamanın yasak olduğu Mixi isimli sosyal ağ fenomeni almış başını gidiyor. Mixi en popular 6’ıncı siteyken, Myspace 95’inci sırada Facebook’un ise adı ilk 100’de anılmıyor.
Bu durumun bir kaç sebebi var. Facebook tam bir Amerikan kültürü örneğini yansıtırken kendine ait kapalı bir kültürü olan Japonya bu örneği kendisine yakın bulamadı. Örnek olarak Mixi’de poke’lamak yok, hatta Mixi’de amaç yeni arkadaş edinmek de değil. Sadece iletişim kurmak. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg Tokyo’da Facebook ile ilgili yaptığı bir açıklamada, Facebook’un tutmasının önemli sebeplerinden birinin gerçek isim ve gerçek fotoğrafların kullanılması olduğunu belirtmişti ve gerçek şu ki, bu durum Japon kültürüne tam bir zıtlık oluşturuyor. Mixi’de gerçek isim yok, takma isimler var ve insanlar gerçek yüzlerini ve gerçek resimlerini koymuyorlar. Ayrıca Mixi davetiye usulü ile kullanıcı kabul ediyor.
Bir başka sebep ise “dil”. Facebook’un Japonca’yı dil seçenekleri arasında sunması 4 yıldan fazla sürerken bu süre zarfında Mixi zaten 1 milyondan fazla kullanıcı edinmişti.
Sebeplerin bir tanesi ise “güven”. Japonların Japon olmayan bir markaya güvendiği pek söylenemez. Bu güveni sağlayan ve Japon olmayan siteler Wikipedia, Google, YouTube Twitter ve Amazon olarak sayılabilir ve bunların hiçbiri de bir sosyal ağ değil.
Gelelim iPhone’a. Ülkemize geldi gelmedi, tuttu tutmadı, akşamdan mağazaların önünde kuyruklar oluştu, aylık tarifesi 5 YTL oldu 10 YTL oldu, Berkecan ne yaptı, o kızdan ayrıldı, mokaçino frapuçino derken, iPhone’un hem ülkemizde hem de dünyada bir çığır açtığı gerçek. 3G’nin bile henüz olmadığı ülkemizde bas bas 3G bir telefon satılması apayrı bir “sosyal analiz” gerektirirken, nasıl olur da sevgilli Japon dostlarımız, gelişmiş 3G, 3G+ hatta yakında çıkacak olan 4G ile internette uçarlarken iPhone’a tenezzül etmezler?
Bunun sebepleri çeşitli olabilir. Öncelikle başka gelişmiş cihazların olduğu gerçek ama bu sebeplerin arasında bir tanesi var ki, cevabı duyunca şaşırabilirsiniz: Isırılmış elma sembolü (Apple Logosu) Japonya’da 7 yıl lanet, kötü şans, ölüm, yılan, şeytan anlamına geliyor. Şaka şaka…! Ama gerçek sebep belki bu şakadan bile daha vahim: iPhone’da (henüz) Emoji denilen bir çeşit japon smiley çeşidinin olmaması! Japonlar birbirlerine eposta gönderirken bu karakterlerden kullanıyorlar ve bunlardan kullanılmadığı zaman alınıyorlar ve hakaret olarak algılıyorlar. İşte bu yüzden iPhone da 2.2 sürümünde Emoji desteği sağlayacağını duyurdu.
Kısacası gerçekten de pazarlama ve satış zor işler! Özellikle global pazarlarda farklı kültürlere ulaşmaya çalışıyorsanız…
Görsel Kaynağı: http://flickr.com/photos/inju/187473047/sizes/o/
MobileCrunch‘ın haberinde bahsedildiği üzere Apple 2008 yılının 3. çeyreğinde 6.892.000 adet iPhone satmış. Bunun yanında 2.6 milyon Mac ve 11 milyon iPod’u da unutmamak gerekiyor.
Bu sayılarla şirket cep telefonu üreticileri arasında Nokia ve Samsung‘dan sonra üçüncülük koltuğuna oturmuş.
Özellikle şu günlerde dünyanın en popüler cep telefonu durumunda olan iPhone’u mobil internet konusunda getirdiği yenilik, kolaylık ve imkanlardan dolayı yakından takip etmek gerektiğine ve internet sektörünü takip ederken Web 2.0 ile birlikte anmak gerektiğine inanıyorum. Yaptığı tüm çalışmaları, geliştirdiği tüm uygulamaları ve web tarafında yarattığı App Store gibi servisleri özellikle izlemek gerektiğini düşündüğüm iPhone, dolayısıyla Apple, internetin gelecek dönemlerdeki kullanımı hakkında değerli fikirler sağlabilmektedir.
İnternetin geleceğinin taşınabilir ve mobil cihazlarda olacağını sürekli konuşuyoruz ve biliyoruz. Bu vizyon çerçevesinde işin uygulamalar boyutunda da iPhone’un çizdiği yolun erken plan yapanlar için fırsatları barındırdığını düşünüyorum.
Web tabanlı uygulamaların iPhone’a entegrasyonu bir dönemin Facebook uygulamaları trendini zaten hali hazırda yaşatıyor, ancak henüz bu alanda herhangi bir şirket tarafından dominasyon sağlanmış değil. Bu sebeple Apple’ın iPhone çalışmalarındaki hareketlerinin ve ürünün büyüme rakamlarının takip edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bugün günlük blog yazılarını iPhone üzerinden okuyan birçok kullanıcı olduğunu ve özellikle FriendFeed başta olmak üzere bilimum servisleri iPhone üzerinden takip eden ciddi bir kitle olduğunu biliyorum. Bu durum zaman içinde iPhone kullanıcılarını internete dönük kullanımlarda daha bağımlı hale getirecektir ve yeni servisler ya da mevcut servislerin iPhone versiyonlarında arayışa itecektir.
Ülkemizde bildiğim kadarıyla TEB ve Garanti Bankası iPhone uyumlu şubelerini hayata geçiren ilk bankalar, ayrıca portal tarafında da eKolay‘ın iPhone uyumlu olduğunu biliyorum. Bu gelişim sürmeye devam edecektir ve hem ülkemizde hem de dünya çapında boş kalan alanlarda iPhone uygulamaları ve servisleri yaratmak değerli olacaktır.
Dediğim gibi henüz dominasyon ve yeterince çeşitliliğin olmadığı bu alana biraz dikkat edilmesini öneriyorum. Ayrıca henüz incelemediyseniz AppLoop, fftogo ve iPhone App Store‘a fikir edinmek adına göz atmanızda fayda olacaktır.
Turkcell’in iPhone 3G dağıtımı 26 Eylül’de başlıyor!
4 Eylül 2008 | Fırsatlar, Genel, Mobil, Telekom | 12 YorumAğustos ayında Turkcell Türkiye’de iPhone 3G için talep toplamaya başlamıştı. Bugün ise şirket tarafından yapılan açıklama ile beklenen ürünün 26 Eylül‘den itibaren Türkiye pazarında olacağı duyuruldu.
Dünyada satış rekorları kıran, internet kullanımını günlük hayata entegre eden ve web girişimi sahiplerinin adapte olmaya çalıştıkları iPhone 3G‘nin Türkiye pazarına girişi ile ne tür bir hareketlilik oluşacağını tahmin edebiliyorum.
Bunun da ötesinde Turkcell‘in bu ürünü nasıl bir paket ile birlikte sunacağını merak ettiğimi söylemeliyim.
Eğer Turkcell sınırsız ve ücretsiz internet kullanımı ile iPhone 3G satışı gerçekleştirirse, ki Amerika’da satışlar bu tür paketlerle yapılıyor, Türkiye’de mobil internet alanında önemli bir fırsat doğacaktır.
Her ne kadar hali hazırda Türkiye’de 50.000‘den fazla iPhone kullanıcısı olsa da, ürünün Turkcell tarafından desteklenmesi ve kampanya paketleri oluşturulması ile gerçek pazar açılmış olacaktır.
Dünyada önemli web servislerinin iPhone destekli mobil arayüzler geliştirmeleri ve iPhone uygulamalarının önemli bir pazar oluşturmuş olması göz önüne alınınca, Türkiye internet pazarı için yeni bir dönemin başladığını düşünmeden edemiyorum.
Bence bu alanda geliştirme yapabilen kişi ve kurumlar fikir ve uygulama geliştirmeye hafiften başlamalılar.
Diğer taraftan eğer hâlâ iPhone 3G ile ilgili olup ön talep yapmamış okuyucularımız varsa, henüz geç kalmadıklarını belirtmek isterim. Turkcell ön talep formuna buradan ulaşabilirsiniz.
© 2006-2008 Arda Kutsal
51 queries. 0.609 seconds.









