Web 2.0 Expo’da öğlene doÄŸru katıldığım “Facebook Marketing: Best Practices” isimli panelde giriÅŸ konuÅŸması Facebook’daki yoÄŸun popülasyonları kapsıyordu. Haliyle Türk kullanıcı yoÄŸunluÄŸu da dile getirildi. Forrester Research’den olan moderatörün “Facebook’da Türk kullanıcı patlaması var” ÅŸeklinde yaptığı yorum anında ayaÄŸa kalkıp panele dahil olmayı o kadar çok istedim ki bilemezsiniz.
İşin ÅŸakası bir tarafa, Facebook uygulamaları ve Facebook’u bir pazarlama aracı olarak görenlerin sayısı bu tür panellerde kendini gösteriyor. Facebook’un pazarlama için kullanılması ile ilgili inanılmaz örneklerin yer aldığı bu panelde bizim gruplar ve uygulamalar olarak baktığımız noktanın aslında onlarca farklı alanı barındırdığını da gördüm. Detayları baÅŸka bir yazıda paylaşırım.
Facebook’da Türk kullanıcıların yoÄŸun olduÄŸunu bu iÅŸe konsantre kiÅŸiler biliyor, ancak fazla bilen yok. Özellikle Expo alanında (Web 2.0 Expo’da sunumların yanında bir de fuar alanı olduÄŸunu söylemiÅŸ miydim?) görüştüğüm ÅŸirketlere Türkiye interneti hakkında bilgi verirken kullandığım bu istatistik herkesin pazarımız ile ilgili aÄŸzının suyunun akmasını saÄŸlıyor diyebilirim.
Kısacası Facebook’un 4. en büyük popülasyonu olmak Türkiye’de bizi çok etkilemese bile, global platformlarda ülkedeki pazar algısının yaratılması için deÄŸerli oluyor.
Facebook FriendFeed’e özendi
16 Nisan 2008 | Yeni GiriÅŸimler, Sosyal AÄŸlar, Yenilikler, Verimlilik, Fırsatlar, Araçlar, Analiz | 11 YorumFriendFeed‘i birçok kereler Webrazzi‘de konu yaptık, ayrıca benim de son zamanlarda gerçekleÅŸtirdiÄŸim özel ve açık toplantıların hepsinde servisle ilgili dile getirdiÄŸim “2008′in Twitter’ı” söylemimi bilenler bilecektir.
FriendFeed‘in yayına girmesi ile gördüğü ilgi bu söylemimi doÄŸrular nitelikte yoluna devam ederken, elbette birçok ÅŸirket de FriendFeed‘in faydalarından kendisine fayda saÄŸlamaya çalışarak servisin sunduÄŸu harika API desteÄŸini deÄŸerlendiriyor ve destek ürünler hayata geçiriyor. Bir diÄŸer tarafta da yine birçok ÅŸirket FriendFeed‘e bir ÅŸekilde baÄŸlanabilmek için ürünlerini ÅŸekillendiriyor ve geliÅŸtiriyor.
Tüm bunların yanında tanıdıklarınızın tüm internet aktivitelerini tek bir noktadan takip edebilmeniz için bir dakika bile olsun kendi servisinden ayrılmanızı istemeyenler ve FriendFeed‘in yakaladığı fırsat ışığını kendisi de deÄŸerlendirmek isteyenler söz konusu. Mesela Facebook…
Dünyanın en popüler sosyal ağı olan Facebook, bugün itibari ile profil sayfalarında yer alan Mini-Feed kapsamında kullanıcılarının farklı servislerdeki güncellemelerini sisteme aktarmalarına olanak tanıdı.

BaÅŸlangıç olarak Flickr, Picasa, Yelp ve Delicious destekleyen Facebook‘un Mini-Feed import özelliÄŸi kullanıcıların farklı servislerdeki aktivitlerini tüm dostları ile paylaÅŸmalarını saÄŸlayacak ve FriendFeed‘e olası kaçışı engelleyecek gibi gözüküyor. En azından Facebook bunu böyle düşünerek sistemine dahil ediyor.
Aktif bir Facebook kullanıcısı olmamamın yanında FriendFeed‘e tapan bir insan olduÄŸumu öncelikle belirtmek isterim. Ancak Facebook‘un gerçekleÅŸtirdiÄŸi güncellemenin tam zamanında olduÄŸunu da söylemeden edemem. FriendFeed‘in büyüme sürecinde en azından bir grup kullanıcıyı Facebook içinde tutacağı kesin.
Bu arada yazının ana konusu olmasa bile eÄŸer FriendFeed kullanıyorsanız servisin saÄŸladığı API ile geliÅŸtirilmiÅŸ ilk Adobe AIR uygulaması olan Alert Thingy‘yi kurmanızı ÅŸiddetle tavsiye ediyorum. Masaüstü uygulamaları çok sevmeyen bir kullanıcı olarak benim ÅŸu anda masaüstümde çalışan birkaç uygulamadan birisi olduÄŸunu söyleyebilirim.
2008 yılının sosyal ağlardan ortak ilgi alanlarına yönelen trendinde artık kişilerin internet aktivitelerinin daha yoğun takip altında olacağı ortada. Farklı işlevler için tercihlere bağlı dağılan servis kullanımını tek bir noktada toplamak amacıyla FriendFeed başı çekerken, Facebook gibi bir çok servis de bu yönde çalışmalarını hızlandıracaktır. Elbette Alert Thingy gibi başarılı uygulamalar da etliye sütlüye karışmadan bu alanda kendi değerlerini yaratıp pozisyonlarını alacaklardır.
Kısacsı girişimciler açısından kimin ne yaptığı ile ilgilenmek ve fırsatları incelemek için çok önemli ve doğru bir zaman olduğunu üzerine basarak vurgulamak isterim.
Facebook, Türkçe‘nin de dahil olduÄŸu 22 lisan için kullanıcılarını tercüme uygulamasını yüklemeye çağırıyor.
Dünyanın en popüler sosyal ağının bu hareketi ile İngilizce dışındaki dillerde de hizmet verebilmesi için bir süre önce devreye aldığı kullanıcı destekli tercüme sistemini genişletip toplu bir yerelleşmeye gittiğini görüyoruz.
Åžu an için tercüme uygulamasını kuran fazla Türk kullanıcı olmadığını görsem de bugünden itibaren jet hızıyla Facebook‘un Türkçe yayınına hazırlanacağını tahmin edebiliyorum. EÄŸer siz de Facebook‘un Türkçe tercümesinde pay sahibi olmak isterseniz gerekli uygulamayı buradan kurabilirsiniz.
Peki ÅŸimdi gelelim sorumuza. Hali hazırda Facebook‘da Amerika, İngiltere ve Kanada‘dan sonra en yoÄŸun aktif popülasyonla 4. sırada olan Türkiye, Facebook‘un Türkçe olması ile bu popülasyonunu büyütmeyi sürdürür mü dersiniz? Bu konudaki fikirlerinizi Türkiye‘deki lokal sosyal aÄŸlarımızın geleceÄŸini analiz edebilmek için gerçekten öğrenmek istiyorum. Yorumlarda fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Ayrıca anketimize katılarak da fikrinizi paylaÅŸabilirsiniz.
Yukleniyor …
Birkaç dakika önce Google resmi blogu üzerinden yazılı bir basın açıklaması yaptı ve Microsoft‘un Yahoo!‘ya yapmış olduÄŸu 44.6 milyar dolarlık teklifle ilgili çok sert cümlelere yer verdi.
Microsoft‘un Yahoo!‘yu satın almasının internetin açıklık ve yenilikçilik prensiplerine engel olacağını bildirerek baÅŸlayan açıklama, Microsoft‘un kiÅŸiler bilgisayarlardaki yazılım tekelinin internete de sıçrayacağına deÄŸinerek devam ediyor.
Google‘ın konuya bu kadar hızlı bir cevap vermesi, bunu Pazar günü gerçekleÅŸtirmesi ve açıklama kapsamında oldukça sert cümlelere yer vermesi bu hafta içinde satın alma ile ilgili önemli tartışmaların olacağına iÅŸaret ediyor.
Gerçi Google‘un Microsoft‘un beklenen bu giriÅŸimine hazırlıksız yakalandığını düşünmüyorum ve mutlaka yapılan açıklamanın da uzun bir geçmiÅŸe dayandığını tahmin ediyorum.
Tüm bunların yanında Microsoft‘un Yahoo! satın almasını gerçekleÅŸtirmesi durumunda stratejisini tamamlaması için Facebook‘daki mevcut hisse oranını da yükseltebileceÄŸi göz önüne alınmalıdır. DiÄŸer taraftan Yahoo!‘nun zamanında zaten Facebook‘a bir ilgisinin olduÄŸu da unutulmamalı.
Google‘ın yapmış olduÄŸu basın açıklamasına buradan ulaÅŸabilirsiniz.
GÜNCELLEME 1: Google‘ın yapmış olduÄŸu açıklama ile ilgili TechCrunch‘da da bir yazı yayınlandı.
GÜNCELLEME 2: Microsoft‘tan Google‘ın açıklamasına cevap geldi. Yahoo!‘nun satın alınmasıyla internette online reklam ve arama motoru pazarında Google‘ın rekabet üstünlüğünün önüne geçileceÄŸi ve bu pazarda rekabetin tekrar saÄŸlanacağı belirtiliyor. Ayrıca Microsoft’un açıklık, yenilikçilik ve gizlilik konularına baÄŸlılığı da vurgulanıyor.
Biraz önce TechCrunch‘da okuduÄŸum haber Facebook‘un servisin farklı dillerdeki versiyonlarının açılması için kullanıcılarının desteÄŸine baÅŸvurduÄŸunu bildiriyor.
Bu arada Facebook’un geçtiÄŸimiz haftalarda İspanyolca versiyonu açılmış (ki benim haberim yoktu), bugün ise Almanca ve Fransızca yayına alınmış.
$15 milyar olan şirketin tercüme için kullanıcılarından faydalanacağı yöntem şöyle işliyor. Şirket önce davet yöntemiyle belirli kullanıcıları sisteme çağırıyor sonra onlara servisin belirli alanları ile ilgili tercüme edilmesi istenilen bölümleri gönderiyor. Kullanıcıların yaptıkları tercümeler diğer kullanıcıların oylamasına sunuluyor ve Facebook hedeflediği tüm dünya dillerindeki arayüzlerine kavuşuyor. Konuyla ilgili sayfalar burada.
Bir süre önce Türkçe Facebook adı altında yayınlanan Firefox eklentisinin gördüğü yüzbinler seviyesindeki ilgiyi düşünürsek, Facebook‘u Türkçe kullanmak isteyen çoÄŸunluÄŸun böyle bir geliÅŸmeden sonra neler yapabileceÄŸini tahmin edebiliyoruz.
MySpace‘in Türkiye’ye giriÅŸi, Facebook‘un Türkçe olma ihtimali, birçok yabancı yatırımcının Türkiye’ye olan ilgisi ve YouTube engellemesi göz önüne alındığında ÅŸu günlerde herhalde ülkemiz internet pazarı en hareketli günlerini geçiriyor diyebiliriz.
Ayrıca bu hareketlilik birçok şirket tarafından da son derece dikkatle ve heyecanla izleniyor. Öyle ki, sosyal ağlar ve arkadaşlık sitelerinin geleceğinin bu gelişmelerden sonra şekilleneceğine dair bir inanış var.
Benim görüşümü sorarsanız, etkinin sadece belirli bir segmentteki servisler için olumsuz yönde olacağı yönünde. Ama ne olursa olsun birçok girişimciyi ürküten bu devlerin 2008 yılında bizimle olacağı artık garantilendiğine göre planlarımızı buna göre şekillendirmek de ayrı bir önem teşkil ediyor.
Mesela bu geliÅŸmelerden sonra Türkiye‘deki internet reklamcılığının ne olacağını düşünmeye baÅŸlayabiliriz… Haliyle bu sektörün de kuralları biraz deÄŸiÅŸecek öyle deÄŸil mi?
© 2006-2008 Arda Kutsal

