Bir süredir ortalıkta dolaÅŸan “Facebook, Twitter’ı almak istiyor” dedikodusunun, AllThingsD’den Kara Swisher’in yazdığı yazı sayesinde gerçek olduÄŸunu öğrendik. Yapılan habere göre Facebook, Twitter’a karşılık 500 milyon dolarlık Facebook hissesi önermiÅŸ. Fakat önerilen hisse sayısı, Facebook’un 15 milyar dolarlık deÄŸeri üzerinden belirlenmiÅŸ. Gerçekçi olmayan bu deÄŸer üzerinden hisse almak Twitter yatırımcıları tarafından uygun bulunmamış ve sonuçta anlaÅŸma gerçekleÅŸememiÅŸ.

Facebook’un 15 milyar dolarlık değeri geçtiğimiz yıl Microsoft’un gerçekleştirdiği 240 milyon dolarlık yatırım üzerinden belirlenen bir rakam.  Bugünlerde Facebook’un gerçek değeri olarak tahmin edilen rakam 5 milyar dolar. Bu değer üzerinden düşünüldüğünde, Twitter’a önerilen hisselerin değeri 150-200 milyon dolar aralığında bir rakama denk geliyor.

Aslında 150 milyon dolar bile aldığı son VC yatırımda, Twitter’a biçilen 98 milyon dolarlık değerin üzerinde bir rakam. Fakat Facebook’un önerdiği rakam hisse değişimine dayandığı için, 150-200 milyon dolar arasında bir değer Twitter yatırımcılarına az gelmiş olmalı. Belki 150 milyon dolar nakit olarak önerilseydi, bugün Twitter Facebook’un bir parçası olmuştu. Fakat, Facebook’un içinde bulunduğu nakit sıkıntısı düşünüldüğünde bu kadar yüksek nakiti şirket alımı için kullanması pek mümkün görünmüyor.

Ben Facebook’un kendi gelir modelini oluÅŸturmadan, böyle bir alım gerçekleÅŸtirmesini doÄŸru bulmuyorum. Facebook’un ihtiyacı olan, kendini para kazandıran bir ÅŸirket haline çevirmek. Bunu da Twitter’ı alarak gerçekleÅŸtiremez.

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Geçtiğimiz günlerde hizmete sunulan ve bizimde haberini yaptığımız Facebook Connect ilk meyvelerini vermeye başladı. Facebook ve MySpace gibi sosyal ağlara oyun uygulamaları hazırlayan Zynga, iPhone için geliştirdiği Live Poker oyununa Facebook Connect ile bağlanma imkanı sağladı

Bu hizmetle birlikte iPhone’nundan Poker oynamak isteyenler Facebook’tan arkadaÅŸlarını masalarına davet edip, uzun Poker geceleri geçirebilecekler. Tabi iPhone’larının ÅŸarjı izin verdiÄŸi müddetçe…. Oyunda Facebook dışında Myspace, Bebo, Hi5 ve Zynga’nın kendi profilini de kullanmak mümkün.

Facebook ve MySpace’de en çok oynanan oyunlarından olan Texas Hold’em Poker’in yaratıcısı da olan Zynga, sosyal aÄŸlar ve mobil uygulamaları birleÅŸtirerek geleceÄŸin oyun kültürünün en önemli oyuncularından biri olmaya aday.

Zynga oyunlarını çeÅŸitli sosyal aÄŸlarda profillerine ekleyen oyuncu sayısı 10 milyonu geçiyor. Günlük aktif oyuncu sayısı ise 4 milyon civarı olarak söz ediliyor. Apple CEO’su Steve Jobs’un 2008 sonu iPhone 3G satış tahmininin 10 milyon olduÄŸu göz önüne alındığında, Zynga networküne Live Poker ile bir kaç milyon kullanıcı daha dahil olacak diyebiliriz.

Sosyal aÄŸlara yönelik oyun geliÅŸtirmenin geleceÄŸinin çok parlak olduÄŸu ve bu piyasadaki ÅŸirketlerin milyon dolarlık yatırımcılar bulabildiÄŸi görülürken, Türkiye’de neden bu piyasaya ciddi olarak iÅŸ yapan ÅŸirket bulunmadığı ise büyük bir soru iÅŸareti. Bir örnek verecek olursam, Facebook’un en popüler oyunlarından 4′üne imza atan Londra merkezli Playfish geçtiÄŸimiz ay $17 milyon yatırım aldı ve toplam yatırım miktarını $20 milyon’un üzerine çıkardı.

Çok fazla ciddi alınmaması gerektiÄŸini önersek de alternatif azlığından Alexa Türkiye 100‘e bakarsak, listede bir kaç tane oyun sitesi görüyoruz. Bu sitelerin günlük ziyaretçi sayıları milyonları buluyor. Çok basit bir analiz olsada genel olarak ÅŸunu çıkartabiliriz ki, Türk internet kullanıcısı söz konusu olunca online oyun piyasası kesinlikle dikkate alınması gereken ve fırsatlarla dolu bir alandır…

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Facebook, Pazar günü mobil sitesine önemli bir ekleme yaparak, durum güncellemelerine Facebook Mobil üzerinden yorum yazılabilmesine olanak saÄŸladı. Facebook’un bildirdiÄŸine göre uygulamanın hayata geçmesinden sonra ilk 24 saat içerinde Facebook Mobil üzerinden sitedeki durum güncellemelerine 1 milyon yorum bırakıldı. Bu güncellemeden önce kullanıcılar Facebook’un mobil sitesi üzerinden durum güncellemesi yapabiliyor ve arkadaÅŸlarının yazdıklarını görebiliyorlardı. Fakat arkadaÅŸlarının güncellemelerinin altına mobil site üzerinden yorum yazamıyorlardı.

Facebook yeni tasarımı ile beraber durum güncellemelerini ve yorum yazmayı öne çıkararak, kullanıcıların Facebook içerisinde hızlı bir ÅŸekilde çok daha fazla bilgiyi arkadaÅŸlarıyla paylaÅŸmalarının önünü açmış oldu. Bu açıdan ben yeni tasarımı, Facebook’un üyelerini pasif kullanıcılardan, aktif katılımcılara dönüştürmek istemesinin bir sonucu olarak görüyorum. Son dönemde de bu dönüşümün bir parçası olarak Facebook bilgi paylaşımını artırmak ve aktif kullanıcı tabanını geliÅŸtirmek için mobil servislerinin çeÅŸitliliÄŸini ve kalitesini hızla artırmakta. Bunun sonucu da Facebook Mobil kullanıcı sayılarındaki artışa yansıyor.

Facebook’un yayınladığı rakamlara göre Facebook Mobil’i aktif (geçtiÄŸimiz 90 gün içerisinde kullanmış) olarak kullanan üye sayısı 15 milyona ulaÅŸmış durumda. Bu rakam 2008 başında 5 milyondu. Bunun yanında Facebook’un iPhone uygulaması iTunes da en popüler uygulamalar arasında ve Facebook Blackberry uygulaması da bugüne kadar 1.8 milyon defa indirilmiÅŸ. Facebook Mobil standart (m.facebook.com) ve geliÅŸmiÅŸ (x.facebook.com) olmak üzere iki farklı adres üzerinden yayın yapmakta.

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

MyAds’e yetiÅŸmek zor…

7 Kasım 2008 | Analiz, Reklam Servisleri, Sosyal Ağlar | 3 Yorum

Ekim 15′te Webrazzi’de yazdığım ilk yazıda MySpace’in yeni açılan reklam platformu MyAds‘i tanıtmıştım. O günden beri Webrazzi’de 16 yazı yazdım. Fakat, MyAds bana göre çok daha hızlı ve yüksek bir büyüme oranına sahip. Açılmasından bu güne bir aydan kısa bir süre geçmiÅŸ olmasına raÄŸmen, MyAds ciddi gelirler kazanan bir reklam platformuna dönüşmüş durumda. TechCrunch’ın yaptığı habere göre servis MySpace‘e günlük ortalama 140.000 ile 180.000 dolar arası bir gelir getirmekte. Yani MyAds yıllık 50 milyon dolar getirisi olan bir servis haline geldi. Ekonomik kriz ve servisin global olarak tam anlamıyla hizmete geçmediÄŸi düşünüldüğünde bu rakamların önemi daha iyi anlaşılıyor. MyAds sadece Kanada, Ingiltere ve ABD’de kullanıma açıldı.

Krizin de etkisiyle birçok ÅŸirket için iÅŸlerin yolunda gitmediÄŸi bir dönemdeyiz. Bu ÅŸirketler arasında MySpace’in sahibi olan News Corp‘da var. Fakat News Corp’un İnternet varlıklarından sorumlu Fox Interactive Media ÅŸirketi, News Corp’un kötü finansal rakamlar yayınladığı bu dönemde %17 gibi bir gelir artış oranına sahip. Fox Interactive Media’nın gelir artışının büyük bölümünü MySpace’in artan gelirleri oluÅŸturmakta.

MySpace’in global olarak kullanıcı sayısında Facebook‘un gerisine düştüğü ve farkın giderek açıldığı ortada. Fakat, MySpace üye sayısını kontrolsüz bir ÅŸekilde arttırmaya dayanan bir büyüme modeli yerine, ayakları yere basan, gerçekci ve para kazandıran bir gelir modelini tercih ediyor. Bunun sonucunda da 2009 cari yıllında MySpace’den 1 milyar dolar gelir beklenirken, Facebook’dan beklenen rakam 250 milyon dolar seviyelerinde.

MySpace, Facebook ile global bir yarışa girmek yerine kendisine para kazandıran, reklam gelirleri yüksek ülkeleri hedef olarak belirliyor ve bu ülkelerde konumunu korumayı ve güçlendirmeyi tercih ediyor. MySpace’in CEOsu Chris DeWolfe Techcrunch50′de yaptığı açıklamada MySpace’in gelirlerinin %95′inin reklam pazarında en büyük paya sahip 9 ülkeden geldiÄŸini belirtmiÅŸti. Bu 9 ülkeden sadece Fransa ve İngiltere’de Facebook, MySpace’in önünde yer alıyor. Bu sıralar bir çok blogda Facebook’un parasının yakında biteceÄŸi hatta Facebook’un yatırım almak için Dubai’li yatırımcılarla iletiÅŸime geçtiÄŸi yazılıyor. Bunun yanında, Facebook da gelirlerini arttırmak için hızlı bir ÅŸekilde uluslararasi satış ofisleri açıyor. Åžirketin kariyer sitesine bakarken, Facebook’un Dublin de calışmak üzere Türkçe bilen “User Operations Analyst” aradığını gördüm. Facebook bünyesinde User Operations Analyst olarak çalışmak ilginç bir tecrübe olabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Salı günü ABD’de seçim günü. Yaklaşık 2 yıllık bir kampanya sürecinin sonunda ABD yeni baÅŸkanını Salı günü seçiyor. Çok büyük bir sürpriz olmazsa, Demokrat parti adayı 47 yaşındaki Illinois Senatörü Barack Obama, Amerika BirleÅŸik Devletleri’nin ilk Afro-Amerikan baÅŸkanı olacak. Obama, kampanya sürecinde web üzerinden kampanyasını örgütledi, mesajının ve görüşlerinin geniÅŸ kitlelere ulaÅŸmasını saÄŸladı ve çok ciddi miktarlarda bağış topladı.

Hatta Twitter, MySpace, Facebook gibi sosyal ağ siteleri üzerinden geniş kitlelerin politikaya katılımını sağladı ve kendisine çoğunluğu gençlerden kurulu bir gönüllüler ordusu yarattı. Ama belki de en önemlisi, Obama ve ekibi her yaptıklarını Twitter üzerinden paylaşarak, Facebook ve MySpace sayfalarında kullanıcılarla tartışmalara girerek, onların sorularını yanıtlayarak, YouTube üzerinden tüm kampanya videolarını yayınlarak ve diğer Web 2.0 servislerini etkin bir şekilde kullanarak şeffaf ve katılımcı bir politik hareket yaratmayı başardılar.

Genel olarak bakıldığında Web 2.0 teknolojileri ve sosyal aÄŸlar, 2008 baÅŸkanlık seçimlerinin gerçek anlamda bir internet ve sosyal medya seçimine donüşmesini saÄŸladı. Web 2.0 servislerinin etkin kullanımının bir sonucu olarak bu seçim belki de ABD tarihinin katılım oranı en yüksek seçimi olacak. PEW İnternet‘in yayınladığı rapor sosyal medyanın ve Web 2.0′nin seçimlerdeki önemini ortaya koyuyor. Bu rakamlara göre Amerika halkının %46’sı seçimleri İnternet aracılığı ile takip ediyor. Özellikle iki noktada önemli rakamlar görmekteyiz. Bunlardan ilki internet üzerinden izlenen video oranları. PEW rakamalarına göre Amerikalıların %35′i YouTube ve benzeri platformlardan seçim ile ilgili videolar izliyor ve kampanyaların YouTube kanallarını takip ediyor.

Bir diÄŸer önemli rakam ise sosyal aÄŸların kullanım oranı. Amerika halkının %10′nu MySpace ve Facebook gibi sitelerden seçimle ilgili bilgiler alıyor ve kendi görüşlerini bu platformlarda diÄŸerleriyle paylaşıyor. Amerika’da 30 yaÅŸ altındaki internet kullanıcılarının üçte ikisi bir sosyal aÄŸ üyesi ve bu grubun yarısı bu sitelerden kampanyalar hakkında bilgileri takip ederek kendi politik görüşlerini ve düşüncelerini baÅŸkalarıyla tartışıyor. Bütün bunların yanında belki de partiler için en önemlisi Amerikalıların %6’sının İnternet üzerinden destekledikleri adaylara bağış yapmış olmaları.

Önümüzdeki dönemde sosyal medyanın politika üzerindeki etkisinin çok daha artacağını düşünüyorum. Umarım ülkemiz de bundan payına düşeni alır.

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu
Crenvo

© 2006-2008 Arda Kutsal
47 queries. 0.620 seconds.