İki yeni profesyonel sosyal ağ geliyor
9 Mayıs 2008 | Yeni GiriÅŸimler, Sosyal AÄŸlar, Fırsatlar, Analiz | 2 YorumCember.net‘in XING tarafından satın alınması Türkiye’de profesyonel sosyal aÄŸlardaki baÅŸarı potansiyelini ortadan kaldırmamış olacak ki, iki yeni servis daha bu alandaki fırsatı deÄŸerlendirmek için harekete geçti.
Söz konusu profesyonel sosyal ağlar Profesyo.net ve Pronected. Profesyo.net birkaç gün önce yayına girdi, Pronected için ise aldığım bilgiye göre geri sayım başlamış.
Profesyo.net Åžubat 2007‘de yayına giren sosyal aÄŸ Mondus.net‘in kurucularından BaÅŸar BaÅŸaran ve ÇaÄŸan Åžentürk‘ün yeni giriÅŸimi. Servisi incelediÄŸimde genel olarak geçmiÅŸ bilinçle de ilgili olabilecek bir Mondus.net detaylılığı hissettim. Durum güncelleme, network aktivitesi akışı (terime tam karşılık bulamadığım için ne hallere düştüm, network feed yani), soru-cevap gibi birçok bölüm ve özellik servise dahil edilmiÅŸ.
Mondus.net‘in en karışık bulduÄŸum gizlilik özellikleri bölümü ise Profesyo.net‘te oldukça sadeleÅŸmiÅŸ, hatta sadece iki seçeneÄŸe indirilmiÅŸ. Ayrıca servis kapsamında finansal verilere de yer verilmiÅŸ. Profesyonellerin Profesyo.net‘te daha çok zaman geçirmesinin hedeflendiÄŸini düşündüğüm yaklaşımda, sistemdeki “Rehber” bölümü de gerçek sosyal hayat için seçenekler sunuyor.

Mondus.net‘in ilk kurucu ekibinde yer alan Cem SertoÄŸlu‘nun bir süre sonra ÅŸirketten ayrılarak iLab Ventures‘a ortak olması, ve iLab‘ın Kariyer.net‘in sahibi olması durumunu düşününce giriÅŸimle ilgili orta vadede birkaç olasılık aklıma geldi. Kariyer.net‘in bir profesyonel sosyal aÄŸ kurma fikrinde olduÄŸu duyumlarımdan yola çıkarak, Profesyo.net‘in günün birinde Kariyer.net‘in bu ihtiyacını karşılayabileceÄŸi ihtimali benim tarafımdan büyük olasılık olarak gözüküyor. Yani, eÄŸer 2008′in ikinci yarısı ya da 2009 başında Kariyer.net‘in Profesyo.net‘le birlikteliÄŸi gündeme gelirse ÅŸaşırmamak gerekir. Elbette bunlar ÅŸu aÅŸamada sadece benim kiÅŸisel (garantisiz) tahminlerim.
Pronected‘a gelecek olursam, Nisan ayında yayına girmesi planlanırken teknik çalışmaların devam etmesi sebebiyle lansmanı az da olsa geciken bir servis. Servis yetkilileri ile yaptığım görüşmeden edindiÄŸim izlenim Pronected için yoÄŸun bir pazarlama sürecinin yaklaÅŸtığı yönünde. Ayrıca servisin geliÅŸtirilme sürecinde de önemli çalışmaların yürütüldüğünü öğrendim.
Global bir giriÅŸim olarak konumlandırılmış olan Pronected Türkiye ile birlikte Almanya ve Amerika pazarına dönük olarak Almanca ve İngilizce dil seçeneklerini de kapsıyor olacakmış. Pronected‘ın 2008 yılı için Türkiye, Almanya ve Amerika’da 500.000 üyeye ulaÅŸma hedefi varmış.
Servisin Business, Business+ ve Corporate+ şeklinde üyelik seçenekleri olacak ve Corporate+ seçeneği ile şirketlerin intranetlerini Pronected üzerinden kurmaları ve çalışanlarını bu platform üzerinden iletişime dahil etmeleri mümkün olacakmış.
Pronected‘ın henüz yayına girmemesine karşılık ilk ekran görüntüsünü de aÅŸağıda görebilirsiniz. Detay sayfaları ile ilgili görüntüleri henüz paylaÅŸmıyorlar, hatta ben de görmedim.

Her iki servisin de pazarda baÅŸarılı olma ihtimallerini ÅŸu aÅŸamada eÅŸit görüyorum.Hangisinin daha baÅŸarılı olacağından ziyade, ikisinden birisinin mutlaka fırsatı deÄŸerlendireceÄŸini tahmin ediyorum. Çünkü benim de son derece potansiyel gördüğüm profesyonel sosyal aÄŸ alanında Türkiye’de halen hazmedilmemiÅŸ bir dilim bulunuyor. Bu hazmedilmemiÅŸ dilim için doÄŸru model ise bana kalırsa kullanıcıya en çok faydayı en hızlı ÅŸekilde saÄŸlamaktan geçmektedir.
Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.
Öncelikle tüm Webrazzi okuyucularını sevgiyle selamlıyorum. Bir zaman önce Arda’ya sürekli yazı yazma konusunda söz vermiÅŸtim. Bugün bir telefon konuÅŸmasında verdiÄŸi gazla bu sözümü artık yerine getirmeye karar verdim. Diyeyim ve uzatmadan ilk yazıya geçeyim.
GeçtiÄŸimiz Cumartesi günü Burak Büyükdemir‘in önayak olduÄŸu E-fikrim yarışmasının sonuçları belli oldu ve ardından da bir panel düzenlendi. Orada öğrendik ki, tarım üreticileri için pazar alanı olan tarimsalpazarlama.com sitesi DoÄŸan tarafından satın alınmak üzereymiÅŸ. Bu bilgiyi bizzat sitenin kurucusu Tülin Akın verdi. (Herkes eminim merak ediyordur ama fiyat konusunda bir ÅŸey söylemedi.)
Tülin Hanım panel sonrasında bana, satıştan doğacak vergi konusunda bazı şeyler sordu. Bildiklerimi size de aktarayım.
Diyelim ki, internet sitenizin bir kısmını satıyorsunuz…
- Åžirketiniz limited ÅŸirket ise vergi ödüyorsunuz. (”Hisse satışı” demek hissedarın cebine para girmesi demek. Dolayısıyla vergiyi ÅŸirket deÄŸil, bizzat siz ödüyorsunuz.)
- Şirketiniz anonim şirket ise ve şirket hissesine en az 2 senedir sahipseniz vergi ödemiyorsunuz. (Dolayısıyla şirket hissesine 2 seneden az zamandır sahipseniz vergi ödüyorsunuz.)
Diyelim ki, internet sitenizin tamamını satıyorsunuz…
- Eğer şirketinizin bünyesindeki bir siteyi satıyorsanız, bundan siz değil şirketiniz gelir elde ettiği için bildiğimiz kurumlar vergisi şartları devreye giriyor.
- Şirketiniz bir internet sitesinden ibaret ise (örneğin cember.net) ve sitenizle birlikte şirketinizi de satıyorsanız bu durum hisse satışı olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla, yukarıda bahsettiğim ilk 2 maddeden biri devreye giriyor.
- Bir şirketiniz yok ama bir internet siteniz varsa, satıştan doğan gelir üzerinden kişisel vergi ödüyorsunuz.
Diyeceksiniz ki, “vergi ödüyorsunuz” dediÄŸin oran yüzde kaç? Kendi tecrübem %30 civarı (idi). Ve fakat bildiÄŸiniz üzere kurumlar vergisi %20′ye indi. Bu durumda gerçek kiÅŸilerin gelir vergisi oranı da düşmüş olabilir. İnternette çok aradım ama bulamadım. Åžu anki geçerli oranı bilenler yorum olarak yazarsa sevinirim.
Son bir ÅŸey daha: Åžirket hissesi satarak gelir elde ettiÄŸinizde “eÄŸer beyan ederseniz” vergisini ödüyorsunuz. Yani beyan etmemek vicdanınıza ve cesaretinize kalıyor.
En son bir ÅŸey daha: Tarımsalpazarlama.com‘un kurucusu Tülin Akın’ın babası, “Valla demek bu iÅŸlerden para da kazanılıyormuÅŸ” diyerek site satışına dair ÅŸaÅŸkınlığını dile getirdi. Kendilerini gönülden tebrik ediyorum ve tüm site sahiplerine hayırlı exitler diliyorum. ![]()
Eve gelirken süt almayı unutma; RememberTheMilk.com
8 Mayıs 2008 | Genel, Verimlilik, Araçlar | 6 YorumKullanıcılarımız birçok hizmetten faydalanmadığı gibi ‘To-do list’lerden (yapacak listelerinden) de faydalanmıyor. ‘Neden kullanmıyorsunuz, bunun yerine ne yapıyorsunuz?’ sorusuna verilen yanıtlardan bir kaçını paylaÅŸmak istiyorum: ‘Genelde unutuyorum, bir ÅŸekilde dönüyorum sonra, dönüyorum bazen iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ oluyor, ofisimdeki masamdalar, çok birikiyor evet, ajandama not alıyorum, önemliyse hatırlatırlar, unutmuÅŸum diyorum genelde dert olmuyor, post-it’lere yazıyorum’. ArkadaÅŸlarımın verdiÄŸi yanıtların çoÄŸu internet kültüründen uzaktı hatta bazıları iÅŸ kültüründen de uzaktı. Peki Türk giriÅŸimlerinin aldığı yatırım miktarlarını küçük bulmaya gelince ön sıralarda yer alan Türk internet takipçileri, giriÅŸimcileri neden interneti kullanmıyor?
Eve gelirken süt almayı unutma! Bu lafı çok duymuÅŸuzdur. İşte ‘remember the milk‘ de kullanıcıya unuttuÄŸu sütü hatırlatıyor yıllardır. En çok tercih edilen yapacak listesi uygulamalarından biri olmasının yanında dikkat çeken bir diÄŸer özelliÄŸi de Avustralya’lı olması. Ayrıca kullanıcısı ve ekip birbirine sadık; bunu son dönemlerde RWW anketinde aÅŸk listesine girerek bir kez daha doÄŸruladılar.

Gmail, Google Calendar, iGoogle, iPhone/iPod touch, vb.. bir çok servisle birlikte kullanabileceÄŸiniz RTM özellikle Gmail’i mükemmel bir ÅŸekilde tamamlamasıyla üne kavuÅŸtu. 37 Signals‘ın ürünü olan Tadalist‘ten daha baÅŸarılı (odaklı) olduÄŸunu düşündüğüm uygulamayı sevmemiz için bir neden de Türkçe hizmet veriyor olması. Tüm diÄŸer özelliklerini detaylı olarak Türkçe de okuyabilirsiniz.
Internet üzerinde aktifliğimizin artması herkesin ilgisini çekiyor ve ancak bu şekilde global pastaya dahil oluyoruz; bu yüzden her türlü çevrimdışı alışkanlığımızı yumuşak bir şekilde çevrimiçine taşıyabiliriz diye düşünüyorum. Yapacak listelerinizi de çevrimiçine taşıyarak, bu notları anlık olarak Twitter benzeri yeni nesil uygulamalardan daha doğrusu internete ulaşabildiğiniz herhangi bir yerden düzenleyebilir, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
Pastamıza hep birlikte sahip çıkalım ; )
Apple ile yapılan anlaÅŸma ile iPhone Türkiye pazarına giriyor ve bu giriÅŸ Vodafone‘la oluyor.
Vodafone, iPhone‘u Türkiye ile birlikte hizmet verdiÄŸi 10 ülkede daha pazara sokmak için Apple ile anlaÅŸmasını yaptı ve bunu web sitesinden bugün duyurdu.
BildiÄŸiniz üzere iPhone‘un Amerika satış hakkı sadece AT&T‘nin elinde bulunmaktadır. Daha doÄŸrusu sadece AT&T hatları ile satılabilmektedir. Amerika dışında ise bu kilidi kırmak için birçok yöntem mevcuttur.
AT&T hattı olan bir iPhone aldığınızda bana kalırsa en önemli konu ise ÅŸirketin saÄŸladığı sınırsız internet kullanım hakkıdır. iPhone‘un Türkiye pazarına Vodafone‘la girmesi durumunda da benzer bir uygulamanın olacağını tahmin ediyorum. Peki Vodafone iPhone cihazları ile bütünleÅŸik çalışan hangi lokal internet servisleri ile anlaÅŸma yapacak?
Hava durumu, haber, video, müzik gibi konularda global iş ortakları mı olacak yoksa lokal servisler mi tercih edilecek?
Bu soruların cevabını öğrenmek için elbette henüz çok erken, ama iPhone‘un internet kullanımına katkısı ve bu alanda Amerika‘da yarattığı deÄŸiÅŸimi ve geliÅŸimi düşününce farklılaÅŸmaya ve fırsatlara hazırlıklı olmamız gerektiÄŸini düşünüyorum.
iPhone‘un yeni nesil versiyonunun Haziran ya da Temmuz aylarında pazara sunulacağı tahmin edildiÄŸine göre Türkiye pazarına giriÅŸinin de o dönemlerde ya da biraz sonrasında olacağını bekleyebiliriz.
GÜNCELLEME 1: Bu konuda Burak Bayburtlu‘nun da yazısını okumanızı öneririm. Acaba Apple stratejisinde bir deÄŸiÅŸiklik yaparak Turkcell ve Vodafone‘la birlikte pazara girip exclusive anlaÅŸmaları bırakıyor olabilir mi?
GÜNCELLEME 2: İtalya’da da benzer bir durum söz konusu. İki ÅŸirket, Telecom Italia ve Vodafone, iPhone’un ülkedeki satış hakkını almışlar. Apple’ın tek operatörle ilerleme stratejisini cihazın 3G versiyonu ile deÄŸiÅŸtireceÄŸini tahmin edebiliriz ve Turkcell ile Vodafone’un benzer bir yapıda Türkiye’de satış gerçekleÅŸtireceÄŸini düşünebiliriz.
Apture.com içeriğe farklı bir yorum getiriyor
6 Mayıs 2008 | Yeni Girişimler, Verimlilik, Araçlar | 8 Yorum
Internet yazarları ve okuyucuları için yepyeni ve kalıcı bir deneyim olacak Apture. Uygulama ile içerik üreticisi ilgili içeriÄŸe kolayca link atacak. Bunun yanında okurlar da linkleri takip edip, içerik sayfasını terk etmek yerine, sayfa içinde kalarak bambaÅŸka bir kullanıcı deneyimi yaÅŸayacaklar. Ayrıca Apture Washington Post‘un iki blog’unda da denendi ve ÅŸimdiden geleceÄŸin habercilik anlayışını yakalamış bir uygulama olarak medyada yer buldu.
Apture gibi olan açılır pencereli uygulamalar daha öncesinde sıkça farklılaÅŸtırılarak denenmiÅŸ fakat ÅŸimdiye kadar bu kadar kompleks bir yapıda kullanıcıya sunulmamıştı. Hepimizin bildiÄŸi Snapshot, Mynet AdKlick, Linkz, Adbrite, Miva (Snapshot dışındakiler, inline ads uygulamaları) Ayrıca ilgili içerik widget’ı olan Sphere It Apture‘ın yavaÅŸ yavaÅŸ ben geliyorum derken geçtiÄŸi yollardan birisi.

Apture ses, görüntü, yazı, fotoğraf, vb.. içerik akışlarını Wikipedia, Youtube, Veoh, Revver, Google Video, Metacafe, Vimeo, Flickr, Wikimedia, Imeem vs.. gibi bir çok siteden sağlarken; sadece bir iki satır kod sayesinde sitelere entegre olabiliyor. Bugüne kadar sık kullanılan blog servis sağlayıcılarından Wordpress dışındakilerle uyumlu çalışıyor. Wordpress de önümüzdeki günlerde aynı şekilde uyum sağlayacak sisteme.
İçerik üreticileri içerikliyle ilgili link atarken bunu yine bir açılır pencere olan menü sayesinde yapıyor, okuyucunun ise bir şey yüklemesi gerekmiyor. Denemeniz için hazırlanmış sayfayı inceleyerek gözlerinizi yeni nesil içerik akışına alıştırabilirsiniz. Bir sonraki basamakta içeriklerinizi anlamlandırmanın keyfi de kesinlikle bambaşka olacaktır.
Hızlı ve ilgili içerik! Blogging kavramı fast-food’laÅŸmaya devam ediyor. Afiyet olsun! Farkındaysanız artık her ÅŸey daha anlamlı(!) olmak için.
© 2006-2008 Arda Kutsal
